100 bin Bağışçıya Ulaşan DKMS’ den Köln Başkonsolosu Mustafa Kemal Basa’ya Teşekkür Ziyareti

Alman Kemik  İliği Bankası DKMS  Müdürü Stephan Schumacher, Türk çalışanları Banu Yazıcı, Emrah Kılıç ve Demet Kaygusuz  Köln Başkonsolosu Mustafa Kemal Basa’yı ziyaret etti. DKMS heyeti, Köln Baş konsolosu M.Kemal Basa’ya görev bölgesinde çalışmalarına verdiği destekten dolayı bir plaket  ve  çiçek buketiyle teşekkür etti.

Başkonsolosun  makamında yapılan ziyarette Alman kemik İliği Bankası Müdürü Stephan Schumacher ’ Bizler Mustafa Kemal Basa’yla 2009 yılında tanıştık. Onun sayesinde kampanyalarımız dahada ilerledi.  2000 senesinde başlattığımız proğramda Türk vatandaşlarına ulaşmaya çalıştık. İlk olarak yardımcı bir Türk eleman yanımıza aldık.Ve ilk senelerde 4-5 bin bağışlayıcıya ulaştık.Fazla ilerlemediğimizi kısa zamanda fark ettik. İlk senelerde burada yetişmiş genç Türklere ulaşmaya çalıştık. Fakat velilerinin bilgileri olmadığı için gençler sorun yaptılar. Türkiye”de ve Türk medyasında bu konu gündeme fazla gelmemişti. Sayın Basa’yla tanıştıktan sonra, kendisi şemsiye görevini üstlendi. İlk basın toplantısında kendisi  ve hanımı  vatandaşlarına  örnek olarak bağışlayıcı olarak kayıt altına alındılar. DİTİB  gibi bazı dini kuruluşlar sayesinde şimdi neredeyse senede 12 bin tane kayıt yapabiliyoruz. Bir kaç gün öncede  100 bininci kayıdımızı gerçekleştirdik.’’ dedi ve Türkiye’ye dönecek olan Basa’ya  yeni  görev yerinde başarılar diledi.

MUSTAFA KEMAL BASA :’’ KÜLTÜR KODLARIMIZIN GEREĞİNİ YAPTIK’’

Kabulde kısa bir selamlama konuşması yapan Basa  da ‘’Biz gerçekten DKMS ile çok yakın bir ilişki yürüttük. Burda on binlerce broşür dağıttık. Lösemi gerçekten sınır tanımayan ilginç bir hastalık. Türk kökenli bir kemik iliğinin Türk kökenli bir hastada kullanılma şansını artırıyor. Tabiki istisnalarda var. Bir Moğol’un kemik iliği bir Çinliyle bir latin Amerikalıyla da uyuşabiliyor. Ama kural olarak aynı milletden olan hatta aynı bölgeden mesela trakyadan egeden aynı bölgeden gelen insanların genetik yapısı uyuşması, sonuçta o hastanın kurtulma ihtimalini daha da yükseltiyor.  Bu anlayışla önce toplumumuzda bilinç oluşturmak istedik.2009 yılında başladık.  Büyük elçiliğimizin desteğini yanımıza aldık. Bizim başlattığımız pilot bölgedeki çalışma başarılı olunca, bütün Almanya çapında faaliyette bulunan DİTİB olsun MİLLİ GÖRÜŞ olsun diğer dini ve kültürel çatı kuruluşlarını da yanımıza almayı başardık. Yanılmıyorsam 20 bin civarında Türk gönüllü bağışçı vardı. Bu gün bu sayı 100 bin civarında. 3-4 sene içerisinde  rakamın 4-5 katına çıktmasına katkı sağladık.Açıkcası biz yaptık dersek DKMS’deki arkadaşlara haksızlık etmiş oluruz. Ben ve ailem gönüllü bağışcı olduk. Örnek olmanın ötesinde bunu ilkelerimiz ve inançlarımız gereği yaptık. Cami dernekleriyle yaptığımız toplantılarda inancımızda ve kutsal kitabımızda yeri olan,  ‘’ bir insanı kurtaran bütün insanlığı kurtarmış gibi olur. Bir insanı öldürende bitin insanlığı üldürmüş gibi olur . Düsturuyla kültür kodlarımızla bu yararlı çalışmanın içinde bulunduk’’  şeklinde konuştu.

İskender GÜNGÖR- KÖLN-euturkhaber.com

Comments are closed.