IGMG Sünnet yasasından memnun

İslam Toplumu Milli Görüş (IGMG) Genel Başkan Yardımcısı Mustafa Yeneroğlu, Federal kabineden 10 Ekim 2012 tarihinde çıkan sünnet yasası ile ilgili olarak, “Sünnet yasasının büyük ölçüde iyi düşünüp taşınılarak hazırlandığını ve olumlu bir bakış açısıyla formüle edildiğini görüyoruz. Yasa bu anlamda milyonlarca Müslüman vatandaşın dört gözle beklediği hukuk güvenliğini de sağlar nitelikte.” ifadelerini kullandı. Yeneroğlu ayrıca şunları kaydetti:

“Köln Eyalet Mahkemesi’nin kararından bu yana Müslümanlar ve Yahudiler arasında bir hukukî itimatsızlık hüküm sürüyordu. Doğurabileceği hukukî sonuçlar nedeniyle şimdiye kadar sünnet yapan doktorlar ve Yahudi sünnetçiler de bir güvensizlik içerisindeydiler. Federal kabinenin ortaya koyduğu sünnet yasası ise kaygıları giderici ve beklentileri karşılar nitelikte.

Bu noktada özellikle memnuniyet verici olan, sorunun ceza yasasında değil, Alman medeni kanununun Aile Hukuku kısmında yapılan düzenleme ile çözülmesi olmasıdır. Bu, mağdurlar açısından olduğu gibi aynı zamanda sünnet karşıtları için de önemli bir sinyaldir. Nitekim sünnet karşıtları binlerce yıllık bir geleneği kriminelleştirmek için büyük çaba sarfetmişlerdir.

Yasada olumlu olarak öne çıkan bir diğer konu ise, Berlin’deki geçici düzenlemenin aksine, sünnet için dini bir gerekçenin talep edilmemesidir. Zira bu birçok sorunu beraberinde getirebilirdi. Sözgelimi, kim, hangi kritere göre bir gerekçenin yeterli olup olmadığını belirleyecekti? Bu sebeple kısa zamanda ihtiyaca cevap niteliğinde yeterli bir yasal düzenleme hazırlanmış olmasından dolayı destek veren parlamenterlere teşekkürlerimizi sunuyoruz.

Ancak detaylara inildiğinde bazı sorular ortaya çıkmıyor değil: Örneğin her türlü doktor müdahalesinde kapsamlı bir bilgilendirme gerekli ve önemlidir. Bu şimdiye kadar sünnet operasyonlarında da böyle idi. Burada yasayı hazırlayanların zaten hukuken zorunlu olan ve pratikte uygulanan bir durumu neden gereksiz bir şekilde tekrarladıkları sorusu akla geliyor. İkinci bir nokta ise ‘‘çocukların veto hakkı’’ anlamına gelip ne kastedildiği tam anlaşılamayan “Kindeswohlvorbehalt” (Çocuğun esenliği şartı) kavramıyla ilgilidir. Esasen bütün eğitim hakkı bu mesele ile doğrudan ilişkilidir. Umarız ki bu ifadenin özellikle sünnet bağlamında kullanılmış olması farklı yorumlamalardan dolayı farklı uygulamalara neden olmaz ve bizleri yeniden hukukî bir güvensizliğe itmez.”

Comments are closed.