28 Şubat Darbe Davası Kapatılmaya mı Çalışılıyor?

28 ŞUBAT PLATFORMU BASIN AÇIKLAMASI

  

 Değerli Basın Mensupları ve Değerli Katılımcılar:  

 Ankara 13. Ağır Ceza Mahkemesinde halen görülmekte olan, 28 Şubat Darbesi davasında  gelinen aşamadaki yargılamaya ilişkin, olumsuz gelişme ve endişelerimizi, aşağıda imzası bulunan sivil toplum kuruluşları, müştekiler ve müşteki vekilleri olarak siz basın mensupları aracılığı ile kamuoyuyla paylaşmak istiyoruz.

28 Şubat POST MODERN DARBESİ olarak adlandırılan, hazırlıkları önceki yıllarda başlayıp 1997 yılında fiilen uygulamaya konulan darbenin; devam eden yıllarda da acımasız bir şekilde sürdürüldüğü, süreçte binlerce personelin ordudan atıldığı, binlerce memurun memuriyet görevlerinin sona erdirildiği, on binlerce üniversite öğrencisinin fakülteleriyle ilişkilerinin kesildiği, yüzlercesinin ülkelerini bırakıp yurtdışına gitmek zorunda bırakıldığı, yüzlercesinin yurtdışında aldıkları diplomaların denkliklerinin iptal edildiği, katsayı uygulaması sonucu İmam Hatip ve Meslek Liselerinin eşitsiz bir sınavla Üniversite öğreniminden mahrum bırakıldığı, yüzlerce işletmenin kara listeye alınıp kapanmak zorunda bırakıldığı, hâkimlerin kaymakamların eşlerinin kıyafetleri nedeniyle soruşturma geçirip sürüldüğü, yargının baskı altıda bırakıldığı ve neticeten iktidardaki Refah-Yol olarak bilinen T.C. Hükümetinin cebren düşürüldüğü, pek çok bankanın içinin boşaltılarak yaklaşık 57 Milyar doların el değiştirdiği herkesin malumudur.

Darbenin yapıldığı günden bu yana, ortaya çıkan gerçekler, darbeyi yapan ve katkısı olanların tespiti ve anayasal düzeni ortadan kaldıran eylemleri nedeniyle yargı önüne çıkarılması için mücadele eden sivil toplum kuruluşlarının gayretleri ve yüzlerce müştekinin suç duyuruları sonucu, 28 Şubat darbesini gerçekleştirenlerden “Batı Çalışma Grubu” hakkında dava açılmıştır. Sivil şüpheliler hakkında ceza soruşturması halen devam etmektedir. Darbecilerin kahir ekseriyeti henüz yargı önüne çıkarılmadığı gibi, yargı önüne çıkarılanlarla ilgili olarak da gelinen süreçte, biz sivil toplum kuruluşlarını, müştekileri ve kamuoyunu adalet noktasında şüpheye düşüren gelişmeler yaşanmaktadır.

Bilindiği gibi; Ankara Cumhuriyet Başsavcılığınca yapılan soruşturma sonucu, 75’i tutuklu olmak üzere 103 sanık hakkında T.C. Hükümetini Cebren Düşürmeye, Devirmeye İştirak Etmek Suçundan dava açılmıştır. Yargılamanın başladığı 02 Eylül 2013 Tarihinden bu yana ise tutuklu sanıklar peyderpey tutuksuz yargılanmak üzere serbest bırakılmış, 19 Aralık 2013 tarihi itibarı ile dosyada tutuklu sanık kalmamıştır.

- Sanıklara isnat olunan suçun vahametine ve yasadaki karşılığının cezasının Ağırlaştırılmış Müebbet Hapis Cezası olmasına,

- 28 Şubat Darbesinin gerçekleşmiş ve fiilen uygulanmış bir darbe olmasına,

- Halen Sanıklardan önemli bir kısmının ifadelerinin alınmamış olmasına,

- Müştekilerin ve tanıkların dinlenilmemiş olmasına,

- Delillerin henüz toplanılmamış olmasına ve delillerin karartılma ihtimalinin yüksek olmasına rağmen CMK.100 ve devamı maddeleri dikkate alınmayarak dosyada tutuklu sanığın kalmamış olması; davanın akıbeti hakkında bizi ve tüm kamuoyunu endişeye sevk etmekte ve adaletin sağlanabileceği hususunda derin kuşkular duymamıza sebep olmaktadır.

Yargılama sırasında cereyan eden olaylar, bu kuşkuları bir kat daha artırmaktadır. Nitekim Mahkeme heyetince “Sayın” olarak hitap edilen sanıklara karşı, oldukça hoş görülü davranılıp, ilgili ilgisiz tüm beyanları azami gayretle dikkate alınırken, “Sen” diye hitap edilen müşteki ve vekillerinin en tabi ve yasal taleplerinin dahi dinlenme gereği duyulmaması, müşteki vekillerinin sözlerinin kesilmesi, sanıklara yöneltilen soruların sorulmayıp mahkeme başkanınca cevap verilmesi, duruşma salonun da sanık ve yakınları arasında devam eden sürekli irtibat, mahkemenin yanlı tutumu karşısında Reddi Hakim talebinde bulunan bazı müşteki avukatlarının taleplerinin dinlenilmeden reddedilmesi, üstelik görevlerini yapan avukatlar hakkında mahkemeye hakaret gerekçesi ile soruşturma başlatılmış olması, bu endişelerimizin ne kadar haklı olduğunu göstermektedir.

17 Aralık sonrası Türkiye’de yaşanan gelişmeler dolayısıyla Genelkurmay Başkanlığının Ergenekon ve Balyoz davaları ile ilgili suç duyurusunda bulunması, yargı üzerinde baskı oluşturacağından Ankara 13. Ağır Ceza Mahkemesinde devam etmekte olan davaya yönelik endişelerimiz, bir kat daha artmaktadır.

28 Şubat darbe döneminde, darbe yandaşları tarafından “28 Şubat’ın bin yıl süreceği” pek çok kez ifade edilmiştir. Bizler de 28 Şubat darbesine, temel ve hak özgürlüklere yapılan her türlü saldırıya karşı mücadelemizin devam edeceğini, her türlü darbe tehdidi yok oluncaya, insanların temel hak ve özgürlükleri önündeki tüm engeller kaldırılıncaya kadar yaşanan haksızlıkların takipçisi olacağımızı, tekraren tüm kamuoyuna ilan ediyoruz

Bu suçun mağdurları tüm Türkiye’dir. Bu noktada bizler, 28 Şubat darbesinin asker-sivil ayırımı gözetilmeksizin tüm aktörlerine karşı acilen soruşturmalar açılarak sermaye, yargı, bürokrasi, medya dahil 28 Şubat darbesinde görev alan tüm darbecilerin yargı önüne çıkarılmalarını, etkin, hızlı ve adil yargılamalar yapılarak darbecilerin cezalandırılmaları için gerekli işlemlerin yürütülmesini talep ediyor ve bekliyoruz.

28 ŞUBAT PLATFORMU: AGD-AKABE-AKDAV-ANADOLU PLATFORMU-ASDER-HİKMET VAKFI-HUKUKÇULAR DERNEĞİ-HUKUKÇU KADINLAR PLATFORMU-EĞİTİM BİR SEN-MAZLUMDER-MEMUR SEN-ÖNDER-ÖZGÜRDER-SAĞLIK SEN-ULUSLAR ARASI-HUKUKÇULAR BİRLİĞİ-TGTV-28 ŞUBAT ÖĞRETMENLER PLATFORMU- İKADER -BAŞKENT KADIN PLATFORMU

Comments are closed.