ABD’de Seçime Doğru: Dış politika geri planda kaldı!..

Clinton-Trump rekabetinde dış politika geri planda kaldı

Yeni başkanını seçmeye hazırlanan ABD’de dış politika, yaklaşık 1 yıldır devam eden seçim kampanyası sürecinde geri planda kaldı.

Clinton-Trump rekabetinde dış politika geri planda kaldıWASHINGTON (AA)-ABD’de 8 Kasım’da yapılacak 58. başkanlık seçimi öncesinde Hillary Clinton ileDonald Trump arasındaki rekabet, iki adayın “skandalları” etrafında gelişirken dış politikaya ilişkin tartışmalar, seçim kampanya döneminde merkezi yer bulamadı. Oysa tüm dünya, ABD’nin yeni başkanının kim olacağını büyük bir merakla bekliyor.

 Clinton rakibine oranla tecrübeli

Dış politika adayların kampanyasında merkezi bir yer işgal etmezken Clinton, rakibine oranla bu alanda daha “birikimli” ve “devlet tecrübesine sahip” olarak değerlendiriliyor.

Ön seçim ve sonraki süreçte ABD’nin enerjisini kendi bahçesine harcaması gerektiği yönünde mesajlar veren Trump, Clinton’a kıyasla daha “izolasyonist” bir dış politika izleyeceği izlenimi verdi.

Türkiye ile ilgili söylemleri

Türkiye’nin Clinton veya Trump’ın başkanlığında nasıl bir gündemle karşı karşıya kalabileceğine ilişkin yeterli açıklama olmadı. Türkiye’yi “NATO müttefiki” ve “DEAŞ karşıtı koalisyonun önemli bir parçası” olarak tanımlayan Clinton, bununla birlikte DEAŞ’a karşı PYD/YPG’ye silah desteği verebileceğini dile getirdi.

Suriye, Irak ve DEAŞ’la mücadele

Clinton, Suriye lideri Beşşar Esed’in meşruiyetini kaybettiğini, ılımlı muhaliflere silah verilebileceğini, belli bölgelerde uçuşa yasak ve/veya güvenli bölgeler oluşturulabileceğini ve savaşın diplomatik yolla sona erebileceğini ifade eden bir çizgiyi takip etti.

Trump ise uçuşa yasak ve/veya güvenli bölgeler oluşturulabileceğini ve ABD’nin Esed’i devirmek için girişimde bulunmaması gerektiği savunan, bununla birlikte muhalif grupların silahlandırılmasına şüpheyle bakan bir yaklaşımı temsil etti.

Seçim kampanyasında dış politika konusunda en hararetli konulardan biri, Rusya oldu. (Suriye ve Ukrayna’dan dolayı) Rusya’ya ilave yaptırım talep eden Clinton, ABD’nin Moskova’ya karşı Avrupalı müttefiklerini güçlendirmesinin daha doğru olduğunu savundu.

Buna karşın ABD’nin Rusya ile daha iyi geçinerek Ortadoğu’da ve DEAŞ’la mücadelede daha etkin olabileceğini düşünen Trump, Moskova’nın “agresif” tavırlarından dolayı Ukrayna’ya ölümcül silahlar verilebileceğini dile getirdi.

Fitch’ten Trump değerlendirmesi

Fitch Ratings, Donald Trump’ın ticaret alanındaki planlarının uygulanması halinde bunların tam sonuçlarını kesin olarak öngörmenin zor olduğunu belirtti.

Fitch'ten Trump değerlendirmesi

NEW YORK (AA)-Uluslararası kredi derecelendirme kuruluşu Fitch Ratings, ABD’de Cumhuriyetçi Parti’den başkan adayı ve işadamı Donald Trump’ın ticaret alanındaki önerilerinin sonuçlarını öngörmenin zor olduğunu bildirdi.

Fitch Ratings, ABD’de 8 Kasım’da yapılacak başkanlık seçimi öncesi adayların ticaret ve ekonomi alanlarındaki önerilerini değerlendirdi.

Trump’ın, ABD’yi Kuzey Amerika Serbest Ticaret Anlaşması’ndan (NAFTA) çıkarmayı veya anlaşmayı tekrar müzakere etmeyi önerdiğini hatırlatan Fitch, işadamının başkan seçilmesi durumunda Meksika’dan ithal edilen mallara yüzde 35, Çin’den ithal edilen mallara da yüzde 45 gümrük vergisi koymayı planladığını anımsattı.

“Trump’ın önerilerinin tam sonuçlarını kesin olarak öngörmek zor”

Fitch’den yapılan açıklamada, ABD’nin bugüne kadar hiçbir uluslararası serbest ticaret anlaşmasından çekilmediği belirtilirken, ABD’de ithal mallara 1929′daki Büyük Buhran’dan beri Trump’ın planladığı ölçüde gümrük vergisi eklenmediği ifade edildi ve “Trump’ın önerilerinin tam sonuçlarını kesin olarak öngörmek zor” ifadesi kullanıldı.

Açıklamada ayrıca, Trump’ın ticaret önerilerinin, Meksika ve Çin’den ithalat yapan otomotiv ve uzay endüstrisinde faaliyet gösteren Amerikalı üreticilerin tedarik zincirlerine olumsuz etkisi olacağına dikkat çekildi.

“Clinton mevcut ticaret politikalarından çok da sapmadı”

Fitch, Demokrat Parti’den başkan adayı Hillary Clinton’ın da Trans-Pasifik Ortaklığı (TPP) ticaret mutabakatına karşı olduğuna işaret ederek, yine de Clinton’ın mevcut ticaret politikalarından çok da sapmadığını bildirdi.

Clinton’ın, Başkan Barack Obama yönetiminin büyük başarısı olarak nitelendirilen TPP’e karşı çıkması, kendisini destekleyen Obama’dan ayıran en büyük ticaret politikası farklılığı olarak biliniyor.

Obama’nın hayata geçirdiği Medicaid (yoksular için sağlık sigortası) programını destekleyen Clinton’a karşın, Trump Medicaid programında birçok değişiklik yapmak istiyor.

Fitch, Medicaid programında, federal hükümet yerine eyaletlere daha fazla serbestlik tanımak isteyen Trump’ın bu önerisini gerçekleştirmesi halinde federal fonlarda gelecek 10 yılda 105 ila 606 milyar dolar arası düşüş yaşanabileceğine ve eyaletlerin maddi olarak zorlanabileceğine dikkat çekiyor.

ABD başkanlık seçiminin en çok konuşulan ismi Trump oldu

ABD’de Cumhuriyetçi Parti’nin başkan adayı Trump, seçim kampanyası boyunca yaptığı ırkçı çıkışları, gafları, kadınlara yönelik sözleri ve taciz iddialarıyla sürekli gündemde kaldı.

ABD başkanlık seçiminin en çok konuşulan ismi Trump olduWASHINGTON (AA)-ABD’de Cumhuriyetçi Parti’nin başkan adayı Donald Trump, seçim sürecinde beklenmedik bir performans sergileyerek başkanlık iddiasını devam ettiriyor. Trump, son bir yıldır gafları, taciz iddiaları ve sert çıkışlarıyla Amerikan kamuoyunun gündeminden düşmüyor.

Başkanlık yarışına dahil olacağını açıkladığında kendisine fazla şans tanınmayan Trump, buna rağmen ön seçimlerde parti içindeki diğer güçlü adayları geride bırakmayı başardı ve Cumhuriyetçi Parti’nin başkan adayı oldu.

Partinin önde gelenleri iş adamının Cumhuriyetçi Parti’nin “değerlerini” tam olarak yansıtmadığını savunduğu için Trump, hiçbir zaman partinin desteğini tam olarak alamadı.

Donald Trump, seçim konuşmalarında yaptığı ırkçı çıkışları, gafları, kadınlara yönelik sözlerleri ve çok sayıda kadının ileri sürdüğü taciz iddialarıyla sürekli gündemde yer alıyor. Trump, bu nedenle Amerikan medyasının kendisi aleyhine çalıştığı yönündeki eleştirilerini sık sık dile getiriyor.

“Müslümanlar ABD’ye alınmasın”

Trump, medyada en çok eleştirilen açıklamalarından birini, seçimden bir yıl önce başlayan ön seçim sürecinde yaptı. Trump, Cumhuriyetçi Parti’nin adayı olabilmek için yarıştığı sırada yaptığı konuşmalarda özellikle Müslümanlar ve Meksikalı göçmenler aleyhine söylediği sözlerle dikkati çekti.

Müslümanların ülkeye girişinin de engellenmesi gerektiğini savunan Trump, “ne olup bittiğini anlayıncaya kadar” bu tür önlemlerin uygulanması gerektiğini kaydetti.

Meksika sınırına duvar

ABD’deki göçmenler arasında en fazla nüfusu oluşturan Meksikalı göçmenler, Trump’ın seçim kampanyalarından en çok etkilenen gruplardan biri oldu.

Meksika’dan ABD’ye yasa dışı girişleri engellemek için büyük bir duvar inşa etmek istediğini, bunun parasını da Meksika’ya ödeteceğini belirten Trump, Meksika’dan gelen göçmenlerin büyük kısmının suçlu kişiler olduğunu iddia ederek, “Ülkemize uyuşturucu sokuyorlar. Bu kişiler tecavüzcü” ifadesini kullandı.

“DEAŞ’ı Obama ve Hillary kurdu”

Cumhuriyetçi adayın gerek partisi gerekse medya tarafından en sert eleştirildiği konulardan biri, “terör örgütü DEAŞ’ın kurucuları”nın aslında ABD Başkanı Barack Obama ve Demokrat Parti adayı Hillary Clinton olduğu iddiasıydı.

“DEAŞ, Obama’yı gururlandırıyor. Obama, DEAŞ’ın kurucusudur. DEAŞ’ı Obama ortaya çıkardı. Yalancı Hillary de onun ortağı.” şeklindeki sözleri Trump’ı eleştiri oklarının hedefi haline getirdi.

Cinsel taciz iddiaları

Seçime yaklaşık bir ay kala Amerikan kamuoyu ,Trump hakkındaki cinsel taciz iddialarıyla sarsıldı.

Önce Trump’ı geçmiş yıllarda kadınlar hakkında edebe aykırı sözler söylerken gösteren bir video kamuoyuna sunuldu. Hemen ardından çok sayıda kadın, kamera karşısına geçerek Trump tarafından tacize uğradığını iddia etti.

Trump, suçlamaları kabul etmedi ancak ABD kamuoyunu ikna etmekte çok da başarılı olamadı.

“Seçim sonucunu kazanırsam kabul ederim”

Irkçı söylemleri, diğer başkan adaylarına yönelttiği suçlamalar veya hakkındaki taciz iddiaları nedeniyle sık sık eleştiri oklarına hedef olan Trump, seçime bir ay kala da seçim sonuçları hakkındaki iddialarıyla tartışma konusu oldu.

Seçime “hile karıştırılacağını” ileri süren Trump, Clinton ile katıldığı en son televizyon münazarasında seçim sonuçlarını kabul etmeyeceğini söyledi.

“Tüm seçmenlerime ve destekçilerime şu sözü vermek istiyorum. Bu büyük ve tarihi başkanlık seçimlerinin sonuçlarını seçilirsem kabul edeceğim.” diye konuşan Trump, rakibi eski Dışişleri Bakanı Hillary Clinton’ın seçimlere hile karıştırdığı yönündeki iddialarını yineledi.

 

ABD’de Trump arayı kapatıyor

ABD’de Clinton’ın peşini bırakmayan e-posta skandalına ilişkin soruşturmanın yeniden açılması, cinsel taciz iddialarıyla kan kaybeden Cumhuriyetçi Parti’nin başkan adayı Donald Trump ile arasındaki puan farkının azalmasına neden oldu.

ABD'de Trump arayı kapatıyorNEW YORK (AA)-ABD’de başkanlık seçimine 6 gün kala cinsel taciz iddialarıyla kan kaybeden Cumhuriyetçi Parti’nin başkan adayı Donald Trump rakibi Hillary Clinton ile arayı kapatıyor.

Demokrat Parti’nin başkan adayı Clinton’ın peşini bırakmayan e-posta skandalına ilişkin soruşturmanın yeniden açılması, rakibi Trump ile arasındaki puan farkının azalmasına neden oldu.

Adaylar arasındaki puan farkı anketlerde 1-2 puan arasında değişiyor.

ABC News ile Washington Post gazetesinin son anketine göre, Clinton ile Trump arasındaki puan farkı 1′e indi. Clinton’a destek yüzde 46 iken Trump’a destek yüzde 45 oldu.

ABD’nin önemli siyasi analiz sitelerinden Real Clear Politics’te yer alan ulusal bazdaki anketlerin ortalamasına göre ise Clinton ile Trump arasındaki puan farkı 2,2′ye indi.

Skandallar adayları nasıl etkiledi?

Clinton, Trump’a yönelik cinsel taciz iddialarının ardından rakibiyle arasında puan farkını açmıştı. Ancak Federal Soruşturma Bürosunun (FBI) Clinton’ın e-posta skandalına ilişkin soruşturmayı yeniden açmasının ardından, ABC News ile Washington Post gazetesinin ortak anketine göre, Clinton’a destek yüzde 51′den yüzde 46′ya düştü.

Clinton, 23 Ekim’de Trump’ın 12 puan önündeyken, bir hafta sonra adaylar arasındaki puan farkı 1′e indi.

Anketlerin güvenilirliği

Anketlerin birçoğunda Clinton üstünlüğü az farkla da olsa devam ediyor, bazı anketler ise Trump’ı önde gösteriyor.

CNN’de yer alan ulusal bazdaki 5 anketin ortalamasına göre, Clinton’a yüzde 46, Trump’a yüzde 42 destek var.

Rakamlardaki farklılık, anketlerin güvenilirliğinin sorgulanmasına neden oluyor. İngiltere’nin Avrupa Birliği’nden ayrılma referandumuyla ilgili yanıltıcı anketler akılla geldiğinde, benzer bir sürprizin ABD’de de yaşanabileceği ihtimal dahilinde görülüyor.

ABD’de seçimin maliyeti 100 milyar doları aşacak

ABD’de başkanlık ve kongre üyeliği için yarışan adayların harcamalarının 6,5 milyar doları aşması bekleniyor.

ABD'de seçimin maliyeti 100 milyar doları aşacak

WASHINGTON (AA)-Tüm dünyanın sabırsızlıkla beklediği ABD Başkanlık ve Kongre seçimlerine sayılı günler kaldı. 8 Kasım Salı günü sandık başına gidecek Amerikalılar, hem ülkenin yeni liderini hem de yeni kongre üyelerini belirleyecek.

Seçim kampanyaları için harcanan milyarlarca doların ekonomiye katkısı göze çarpsa da araştırmalar, belirsizlikten kaynaklanan maliyetin bundan çok daha fazla olduğuna işaret ediyor.

Washington merkezli Center for Responsive Policy’nin (Duyarlı Politika Merkezi) verilerine göre, başta Demokrat Hillary Clinton ve Cumhuriyetçi Donald Trump olmak üzere başkanlık için yarışan tüm isimlerin harcamaları yaklaşık 2,5 milyar dolara ulaştı. Ayrıca, 435 sandalyeli Temsilciler Meclisi üyeliği ve 34 Senatör koltuğu için yarışan yüzlerce adayın seçim kampanyaları için 4 trilyon dolardan fazla para harcandığı belirtiliyor.

Toplamda 6,5 milyar doları aşması beklenen seçim harcamalarının üçte birlik gibi önemli bir bölümünün adayların reklamları için medya kuruluşlarına ödendiği tahmin ediliyor.

Hillary için 4 bin 200, Trump için 880 kişi çalışıyor

Seçim harcamalarındaki en önemli payı ise yüzde 35 ile kampanya çalışanlarına ödenen maaşlar oluşturuyor. Hillary Clinton’ın seçim kampanyası için çalışan kişi sayısı Trump’ın neredeyse 5 katı seviyesinde bulunuyor. Clinton’ın kampanyasında 4 bin 200 kişi, Trump’ın kampanyasında sadece 880 kişi görev yapıyor.

Seçimlerden kaynaklanan belirsizlik yatırımların ertelenmesine neden oldu

Seçimler için yapılan harcamaların başta medya ve hava yolları gibi bazı sektörleri olumlu etkilediği ifade ediliyor. Ekonomistler, 6,5 milyar dolarlık seçim harcamalarının 18 trilyon dolarlık ABD ekonomisine önemli katkı sağlayacağını düşünmüyor. Ayrıca, seçimlerden kaynaklanan belirsizliğin yatırımların ertelenmesine neden olduğu belirtiliyor.

AA muhabirinin konuya ilişkin sorularını yanıtlayan Peterson Uluslararası Ekonomi Enstitüsü Uzmanı Jacob Kirkegard, seçimlerin genelde ekonomiye zarar verdiğini ancak 2016 başkanlık seçimlerin maliyetinin önceki seçimlere kıyasla fazla olduğunu söyledi.

Kirkegard, “Seçim belirsizliği özellikle bu seçimde daha yüksek. Çünkü adaylardan biri daha önce test edilmemiş, hiç siyasi tecrübesi yok. Ayrıca, ekonomi politikalarını anlamak zor. Vergileri azaltmayı, Meksika sınırına bir duvar örmeyi ve birçok insanı sınır dışı etmeyi istediğini biliyoruz ama bunun pratikte nasıl işleyeceğine dair fikrimiz yok. Bu nedenle Trump’ın seçilme ihtimali piyasalara çok büyük belirsizlik getirdi.” ifadelerini kullandı.

Donald Trump’ın ofis ve otellerinin mermerleri Bursa’dan

Amerika Birleşik Devletlerinde (ABD) Cumhuriyetçi Partinin başkan adayı iş adamı Donald Trump’ın ofis ve otellerinde kullanılan mermerlerin Bursa’dan ihraç edildiği bildirildi.

Donald Trump'ın ofis ve otellerinin mermerleri Bursa'danBURSA (AA)-Amerika Birleşik Devletlerinde (ABD) Cumhuriyetçi Partinin başkan adayı iş adamı Donald Trump’ın ofis ve otellerinde kullanılan mermerlerin Bursa’danihraç edildiği bildirildi.

“2. Bursa Blok Mermer Fuarı”na katılan Efendioğlu Mermer Sanayi ve Ticaret AŞ’nin Yönetim Kurulu Başkan Yardımcısı Ergün Efendioğlu, gazetecilere yaptığı açıklamada, fuarın çok güzel geçtiğini ifade etti.

Dünyada yaklaşık 40 milyar ton mermer rezervinin olduğunu belirten Efendioğlu, “Mermer rezervinin 14 milyar ton civarı, yani yüzde 30′u Türkiye’de ve özellikle de Ege ile Marmara bölgelerinde. Bu bölge, Türkiye rezervinin yüzde 40′ına sahip. Bursa da çok önemli rezervlere sahip.” dedi.

Blok mermere bu oranda sahip olduğu için sektörün önde gelenlerine fuarın Bursa’da yapılmasını önerdiklerini belirten Efendioğlu, “Fuar, geçen yıl çok büyük ilgi gördü ve bu yıl o ilgiyi ikiye katladık. Geçen yılki fuarda 500 adet blok mermer sergilenirken bu yıl bin 80 adet blok mermer sergileniyor.” diye konuştu.

Trump’un otellerine beyaz Marmara mermeri

Efendioğlu, başta Amerika olmak üzere 40 farklı ülkeye Bursa mermerinin ihraç edildiğini aktardı.

Amerika’nın işlenmiş üründe başı çektiğini, Çin’in de blok mermerde daha fazla alım yaptığını anlatan Efendioğlu, Bursa’nın, hem blok hem de işlenmiş mermer ihracatı yaptığını belirtti.

Büyük projelere de değinen Efendioğlu, şunları kaydetti:

“Amerika’da büyük siyasetçilerin, sporcuların, çok büyük mimarların projelerini yapıyoruz. Donald Trump’un birçok otelinde ve alışveriş merkezlerinde, Amerika’nın birçok bankalarında beyaz Marmara mermeri kullanıldı. Beyaz Marmara mermeri 2014′te yılın ticari ürünü seçildi. Bursa’nın ürünü bu her şeyden önce. Trump’ın kızının özellikle çizgili Marmara mermerine yönelik çok büyük bir hassasiyeti var ve Türkiye’ye mimarlarını gönderdi. Kızının, ‘Çizgili Marmara mermeri kullanılarak banyonun duvarlarında çizgi takip ettirebilir mi?’ diye bir ricası olmuş. Bunu önce İtalyanlardan istemişler. İtalyanlar böyle bir şeyin mümkün olmadığını söylemişler. Mimarlar bize geldi ‘Yapabiliriz’ dedik. Hatta kar kış günü şubat ayında, mantığını anlamak için Marmara Adası’na gitmek istediler ve götürdük. Mimarlar mermeri görünce olabileceğine ikna oldular. Biz de Trump’un kızının istediği şekilde yaptık. Daha sonra Amerika’dan buraya Donald Trump’ın iki mimarı geldi ve ‘Trump’ın kızına bizi mahçup etmediniz. Teşekkür ederiz’ dedi. Ondan sonra Trump’ın bütün ıslak zemin projelerini beyaz çizgili Marmara mermerinden yapıyoruz.”

“Hindistan’dan çok yoğun talep alıyoruz”

Sektörde, özellikle Çin’in yavaşlamasından dolayı yüzde 10′luk daralmanın yaşandığını belirten Efendioğlu, “Hindistan’ın kotaları vardı yüzde 20 kotayla mermer alıyordu. O kota dolduğunda o yıl mermer almıyordu. Hindistan kotayı tamamen kaldırdı, şu anda Hindistan’dan çok yoğun talep alıyoruz. Özellikle şu son çeyrekte çok daha iyi gideceğine inanıyorum daralmayı kısmen kapatacaktır.” değerlendirmesinde bulundu.

Bir Cevap Yazın

E-posta hesabınız yayınlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir

*

Şu HTML etiketlerini ve özelliklerini kullanabilirsiniz: <a href="" title=""> <abbr title=""> <acronym title=""> <b> <blockquote cite=""> <cite> <code> <del datetime=""> <em> <i> <q cite=""> <strike> <strong>