width=750

Adnan Oktar grubuna operasyon: Mal varlığına el konuldu

Gözaltındaki Adnan Oktar’ın mal varlığına el konuldu!..

İstanbul merkezli 4 ilde, Adnan Oktar grubuna yönelik operasyonda 235 kişi hakkında yakalama kararı çıkarıldı. Operasyon kapsamında gözaltına alınan Adnan Oktar’ın mal varlığına el konuldu.

Gözaltındaki Adnan Oktar'ın mal varlığına el konulduİSTANBUL

Kamuoyunda “Adnan Hoca” olarak bilinen Adnan Oktar ve grubuna yönelik operasyonda, ”suç örgütü elebaşı” olduğu iddiasıyla hakkında gözaltı kararı verilen Adnan Oktar ile Oktar Babuna’nın da aralarında bulunduğu 166 şüpheli gözaltına alındı.

İstanbul Cumhuriyet Başsavcılığı’nca, Adnan Oktar ve grubuna yönelik, “suç işlemek amacıyla örgüt kurma, çocukların cinsel istismarı, cinsel saldırı, reşit olmayanla cinsel ilişki, çocuğun kaçırılması veya alıkonulması, cinsel taciz, şantaj, kişiyi hürriyetinden yoksun kılma, tehdit, cebir, siyasi ve askeri casusluk, dini inanç ve duyguların istismar edilmesi suretiyle dolandırıcılık, suçtan kaynaklanan mal varlığı değerlerini aklama, özel hayatın gizliliğini ihlal, resmi belgede sahtecilik, Terörle Mücadele Kanunu’na muhalefet, iftira, halkı askerlikten soğutma, hakaret, suç uydurma, yalan tanıklık, nitelikli dolandırıcılık, Kaçakçılıkla Mücadele Kanunu’na muhalefet, Vergi Usul Kanunu’na muhalefet, rüşvet, eğitim ve öğretim hakkının engellenmesi, eziyet, suçtan kaynaklı mal varlığı değerlerini aklama, özel hayatın gizliliğinin ihlali, kişisel verilerin kaydedilmesi, siyasi hakların kullanılmasının engellenmesi, Terörle Mücadele Kanunu’na muhalefet, Ailenin Korunması ve Kadına Karşı Şiddetin Önlenmesine Dair Kanun’a muhalefet” suçlarından soruşturma başlatıldı.

Soruşturma kapsamında İstanbul Mali Suçlarla Mücadele Şube Müdürlüğü ekiplerinin yaklaşık 2 yıl süren çalışması ve MASAK’ın yürüttüğü inceleme sonucunda, yurt dışından gelen kayıt dışı paralarla suç gelirlerinin aklandığı tespiti yapıldı.

Bunun üzerine haklarında gözaltı kararı verilen 106′sı kadın 235 şüphelinin yakalanması için İstanbul’da 22 ilçedeki 115 adres, Ankara’da 2 ilçedeki 3 adres, Muğla ve Antalya’da birer adres olmak üzere 120 adrese operasyon düzenlendi.

Gözaltı sayısı 166′ya yükseldi 

Operasyonda, ”suç örgütü elebaşı” olduğu iddiasıyla hakkında gözaltı kararı verilen Adnan Oktar ile Oktar Babuna’nın da bulunduğu 166 şüpheli gözaltına alındı.

Oktar’ın kaçmak isterken polis ekiplerince yakalandığı öğrenildi.

Operasyon düzenlenen adreslerde yapılan aramalarda, 50′nin üzerinde tabanca ve tüfek bu silahlara ait ile çok sayıda mermi, çelik yelek ve bir zırhlı cip ele geçirildi.

Gözaltına alınan şüphelilerin bir kısmı, Haseki Eğitim ve Araştırma Hastanesi’nde sağlık kontrolünden geçirildikten sonra İstanbul Emniyet Müdürlüğü’nün Vatan Caddesi’ndeki yerleşkesine götürüldü.

Hastaneye getirilişi sırasında basın mensuplarının suçlamalarla ilgili soruları üzerine, Oktar, “İngiliz derin devletinin oyunları bunlar, hepsi yalan.” dedi.

Oktar, hastanedeki işlemlerin ardından emniyete götürüldüğü sırada, buradaki bazı vatandaşlar tarafından yuhalandı.

Mal varlıklarına el konuldu

İstanbul Cumhuriyet Başsavcılığı’nın talebi üzerine, Sulh Ceza Hakimliği’nce şüphelilerin mal varlıklarına el konulmasına hükmedildi.

Hakimlik, ayrıca arama yapılan yerlerde ele geçirilen kıymetli her türlü mal ve eşya hakkında da kazanç müsaderesine tabi olabileceği gerekçesiyle el koyma kararı verdi.

Bu arada, emniyet kaynakları da şüphelilerin şirket, vakıf ve derneklerine kayyum atandığını bildirdi.

Muhabir: Halil Demir,Muhammed Enes Can

Halim Ş,

‘Oktar’ın grubuna katılan kızım beni dinlemedi’

Avusturya’da fırın işleten Halim Ş, Adnan Oktar’ın grubuna katılan kızı M.Ş’yi kurtarmak çok çabaladığını, yapılan operasyondan büyük bir memnuniyet duyduğunu kaydetti.

'Oktar'ın grubuna katılan kızım beni dinlemedi'

İSTANBUL

Avusturya’da fırın işleten Halim Ş, Adnan Oktar’ın grubuna katılan kızı M.Ş’yi kurtarmak çok çabaladığını, yapılan operasyondan büyük bir memnuniyet duyduğunu kaydetti.

Halim Ş, AA muhabirine yaptığı açıklamada, kızının Viyana’da üniversite okurken bir arkadaşının vasıtasıyla gruba dahil olduğunu belirtti.

Oktar grubunun kızının eşinden boşanmasına neden olduğunu ve kızının İstanbul’da gelerek burada Anadolu Yakası’nda bir evde kalmaya başladığını anlatan Halim Ş, şöyle konuştu:

“Nasıl yapıldığını bilmiyorum ama kızım arkadaş kurbanı oldu. Hatta kızımın Trabzonlu arkadaşı da gitmiş ama çocuğu var diye kabul etmemişler. Kızımın çocuğu olmadığı için kabul etmişler. Çoğu zaman bir takım kurumlarla, insanlar iletişime geçerek yardım almak istedim. Benim ona söyleyecek bir şeyim yok ancak biz insanız, babayız. Kaç yaşına gelirse gelsin benim kızım. Kabullenemediğimiz çok şey oldu ama kızımı oradan çıkartmak istedim. Başarılı olamadım. Eşim bile bu olaylardan dolayı rahatsızlık geçirdi, malulen emekli oldu.”

M.Ş’nin Avusturya’da düzenlenen İslam tarihi konusundaki bir yarışmada birinci olduğunu da dile getiren Halim Ş, şöyle devam etti:

“Kızım boş bir insan değil. Vazgeçiremedik. Benim kızımın İngilizcesi ve Almancası iyi olduğu için çeviriler yapıyor. Kızım 2 kişiyle birlikte kalıyordu. Hatta ben onlara ‘Gelin size babalık yapayım. Ofis açalım size burada. Özel yeriniz olsun. Adnan Oktar adına çeviri yapmayın, kendi işinizi yapın’ dedim. Kızım, onlar için altın yumurtlayan tavuktu. Kitaplar, dergiler onlar sayesinde basıldı. ‘Biz yerimizden memnunuz. Allah’ın izniyle cenneti kazanacağız’ diyorlardı. ‘Sizi, bu yaptıklarınızdan sonra cehennem bile kabul etmez kızım. Hırsızlık yapıyorsunuz, başkalarının fikirlerini çalıyorsunuz. Bizim kültürümüze yakışmıyor’ dedim ama dinlemediler.” diye konuştu.

Kızının ailesinin yanına dönmesini istediğini anlatan Halim Ş, operasyonun daha önce yapılmasını beklediğini kaydederek, “Ülkemizin adaleti geçtir ama sağlıktır. Bu operasyon sevindirdi hatta sevindirdi kelimesi bile yetmez. Sorumlu ve ön ayak olan kişilerden Allah razı olsun. Çocuğumuz inşallah yanımıza döner.” ifadelerini kullandı.

‘Adnan Oktar çocuklarımı kendi uçağıyla kaçırmış’

Avusturya’da yaşayan ve kızlarının Adnan Oktar tarafından Türkiye’de alıkonulduğunu iddia eden Koçak, çocuklarının kandırıldığına inandığını belirterek “Devletime güveniyorum. Güvenim de boşa çıkmadı. Sabrettim, bekledim, bugünü de yaşadım” dedi.

'Adnan Oktar çocuklarımı kendi uçağıyla kaçırmış'

İSTANBUL

Avusturya’da yaşayan ve iki kızının Türkiye’de Adnan Oktar tarafından alıkonulduğunu iddia eden Elvan Koçak, AA muhabirine eski eşiyle 2012′de boşandıklarını ancak 17 yaşındaki Büşra ve ikiz kardeşi Muhammed Hüseyin ile 20 yaşındaki kızı Şeyma ile çok iyi ilişkileri olduğunu dile getirdi.

Şeyma’nın Avusturya’da mimarlık eğitimi aldığını, lise öğrencisi Büşra’nın tıp eğitimi alacağını ifade eden Koçak, yaşadıklarını şöyle anlattı:

“Küçük kızım Büşra’yı 6 aydır göremiyordum, en son 2017′nin Ramazan Bayramı’nda beraberdik. Sonra küçük kızımla kopukluk oldu, bana hem ablası hem de ikiz erkek kardeşi ‘Büşra tıp okuyacak, dersleri çok ağır.’ dedi. Latince de almıştı. Üniversite hazırlık sınıfına geçecekti. Çocuğun üzerine gitmek istemedim. Diğer iki çocuğumla yemek yiyor, tatile gidiyor, yurtdışına çıkıyorduk ama Büşra ile bir kopukluk vardı. Bahanelerle beni bir süre daha oyaladılar. En sonunda Türkiye’den bir haber geldi 7 Ocak’ta, ‘Büşra’yı biz Adnan Oktar’ın televizyonunda gördük.’ diye Sonra araştırdık, ortaya çıktı ki en son görüştüğümüzden sonra annesi ortak velayetimiz olan çocuğu okulundan, ‘Türkiye’de doktorun yanında staj görecek diye Türkiye’ye göndereceğim.’ diyerek almış. Temmuz 2017′den itibaren Adnan Oktar’ın programlarına çıkıyormuş. Tabii biz takip etmediğimiz için annesiyle de ayrı olduğumuz için, diğer çocuklarımla görüşüyordum ama Büşra ile görüşemiyordum. Beni hep kandırmış çocuklar, ben kızarım diye benden korkmuşlar.”

Koçak, Büşra’nın Adnan Oktar’ın yanında olduğunu öğrenmesinin ardından büyük kızı Şeyma’yı aradığını, ancak ondan da müsait olmadığı yanıtını aldığını belirterek, “Şeyma’nın da yaklaşık 40-45 gündür orada olduğunu öğrendim. Şeyma aralık ayının başında gitmiş. Aradığımda ‘Görüşemem, ben buradayım iyiyim, burada üniversite okuyacağım. dedi. ‘Hemen oradan ayrılın gerekirse ben gelip alayım.’ dedim. Kabul etmedi. Oğlum Muhammed Hüseyin’e ablalarını almak için gideceğimi, suç duyurusunda bulunacağımı söyledim. Muhammed Hüseyin, annesine her şeyi anlatmış.” ifadelerini kullandı.

Viyana’da savcılığa ve polise şikayette bulunmasının ardından Türkiye’ye gelerek suç duyurusunda bulunduğunu söyleyen Koçak, “Türkiye’ye gittiğim andan itibaren Adnan Oktar benim Türkiye’ye gideceğimi öğreniyor ve kendi televizyonunda benim hakkımda haberler yapmaya başlıyor. Annesi Türkiye’ye giderken Muhammed Hüseyin’i de götürmüş. Ocak ayının sonuna doğru suç duyurusunda bulundum. 10 gün içinde karar çıktı. Önceki eşimle velayet ortaktı, Türkiye’de tamamen bana verildi. Velayetin verildiği gece çocuklarımı kaçırdılar yurt dışına. Küçük kızım Büşra ve ikiz kardeşi Muhammed Hüseyin 17 yaşındaydı, büyük kızım Şeyma o zaman 19 yaşındaydı, şimdi 20 yaşında.” diye konuştu.

Elvan Koçak, ocak ayında Türkiye’de çocuklarının velayetini almasının ardından eski eşi ve çocuklarının tehdit iddiasıyla kendisi hakkında suç duyurusunda bulunduğunu belirterek, davayı kazandığını söyledi.

Türkiye’de velayet karar çıktığı gün sosyal hizmet uzmanlarıyla çocuk büroya gittiğini ve çocuklarının Atatürk Havalimanı’ndan yurt dışında çıkıştığını öğrendiğini anlatan Koçak, “Adnan Oktar kendi uçağıyla kaçırmış Türkiye’den çocuklarımı. Çünkü ben o gece Türkiye’den bütün uçuşları incelettirdim. Pasaporttan çıkışları var fakat sonrası yok.” dedi.

“Uluslararası örgüt”

Koçak, çocuklarından 1 ay öncesine kadar haber alamadığını ifade ederek, şöyle devam etti:

“1 ay önce Hollanda’da ortaya çıktılar. Hollanda’da ortaya çıkmalarının nedeni de şu, ben Türkiye’de çıkan kararları buraya getirdim, burada avukat tuttum, Avusturya’da da aynı kararlar çıktı; ‘annesine uzaklaştırma, çocukların pasaportları alınacak, yurt dışına çıkamayacak, bu örgütten uzak tutulacak.’ diye. Sonra gizli bir el Avusturya’daki kararların hepsini yaklaşık 45 gün önce onların lehine çevirdi. Benim lehime olan kararların hepsini iptal ettiler ve onların lehine çıkardılar. Bundan sonra çocuklar ve anneleri Hollanda’da ortaya çıktı ve sosyal medya hesaplarından paylaşım yapmaya başladı. Türkiye Cumhuriyeti Devleti ile bu konuda haber alışverişinde bulunuyordum. Bir devlet büyüğümüz bana ‘Sabretsin beklesin. Bu, uluslararası bir örgüt. Biz her şeyin takipçiyiz.’ dedi. Ben devletime güveniyorum. Güvenim de boşa çıkmadı. Sabrettim, bekledim, bugünü de yaşadım. Çocuklarımın da birkaç güne doğruyu görüp geleceğini düşünüyorum.”

“Sabırla mücadeleme devam ettim”

Boşanma nedenlerinden birinin, eski eşinin Adnan Oktar’a bağlılığı olduğunu belirten Koçak, “Çocuklarımı böyle bir pisliğin içine sokacağını düşünemedim. Önce eski eşimi, sonra çocuklarımı kandırmışlar. Hepsinin kandırıldığına inanıyorum. Ben inanmıyorum benim çocuklarım oraya isteyerek gitsinler; isteyerek gitseler de sonradan pişman oldular. Kesinlikle çocuklarımı suçlamadım. Benim hakkımda suç duyurusunda bulundular, mesnetsizce iftiralar attılar, çocuklarımın üzerinden onlar söylediler. Hiçbirine kulak asmadım. Sabırla mücadeleme devam ettim. Bugün devletimizin gerekeni yaptığını düşünüyorum.” diye konuştu.

Koçak, hem Avusturya’da hem Türkiye’de hukuki mücadele verdiğini belirterek, “Hukuksuz hiçbir şey yapmadık. Benim görüştüğüm kişiler Adnan Oktar tarafından günlerce içeride tutuldu. Ailelerimize geçmiş olsun, böyle rezil bir örgütten kurtuluyoruz. Çok şey yaşadım bu süreçte. Böyle bir örgütten ailelerimiz, Türk milleti kurtuluyor.” dedi.

Bir Cevap Yazın

E-posta hesabınız yayınlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir

*

Şu HTML etiketlerini ve özelliklerini kullanabilirsiniz: <a href="" title=""> <abbr title=""> <acronym title=""> <b> <blockquote cite=""> <cite> <code> <del datetime=""> <em> <i> <q cite=""> <strike> <strong>