Ahmet ALGAN/ ‘Cem Özdemir Bize Moral Dersi Veremez!..’

İNCİRLİK Havaalanı önümüzdeki ay Alman parlementerlerin ziyaretine açılacak. Büyük bir ihtimal ile Türkiye kökenli Alman milletvekili Cem Özdemir de Alman parlementerlerin arasında bulunacak ve Türklere ve hükümetimize moral dersi vermeye çalışacaktır.

AHMET ALGAN
ahmet.algan56
@yahoo.de

Bir hatırlayalım:

1998′de dört dönem (16 yıldan sonra) Helmut Kohl’un partisi Hıristiyan Demokrat Partisi (CDU) seçimi kaybetmiş, onun yerine Sosyal Demokrat Partisi (SPD) ile Yeşiller Partisi hükümeti kurmuşlardı.

Almanya Eylül 2002′de tekrar federal parlemento seçimlerine hazırlanıyordu. 2002′nin yaz ayları idi. Basında çıkan iki haber birden bire Almanya’yı sarstı.

Birincisi hükümet ortağı yeşiller parti sözcüsü Cem Özdemir’in Lobiist Moritz Hunzinger’den 80 bin Marklık ucuz kredi ve aynı şahıstan bir konuşma için 2 bin Mark alması, Milletvekili olarak uçak seyahatlerinden biriktirdiği uçuş hediyesini (Bonusmaile) özel olarak kullanması ve bir daire alımında uygunsuzluklarının olması idi.

Alman kamuoyunu sarsan ikinci haberde hükümet ortağı Sosyal Demokrat Partisi’nden Savunma bakanı Rudolf Scharping’in de Moritz Hunziger’le karanlık iş bağlantılarının olduğuydu.

Bu hadiseden sonra Cem Özdemir partisinden zararı düzeltmek için apar topar Amerika’ya gitti.

Başbakan Gerhard Schröder Savunma bakanı Rudolf Scharping’i görevinden azl etti. Böylelikle seçimleri çok az bir farkla ikinci defa kazanarak koalisyon hükümetini devam ettirebildi. Sosyal Demokratlar ile Yeşillerin hükümeti ancak Kasım 2005′te erken seçimle neticelendi.

Zira Alman başbakanı olarak Schröder Mart 2002′de Amerikalıların Irak diktatörünün kimya silahları ile dünyayı tehdit ettiği yalanına kanmadı. Irak’a karşı harbe ancak Birleşmiş Milletlerin kararı ile iştirak edeceğini söyleyerek Almanya’yı harbe katılmaktan korudu.

Yeşiller Partisi kurucu üyelerinden Jutta Ditfurth Cem Özdemir’in Amerika’ya kaçmasını ve orada beyninin yıkandığını dile getirerek kendisini Spiegel dergisi bir röportajında, ‘Amerika’nın Köpeği’ olarak niteledi.

Cem Özdemir bir kaç yıl sonra ilk önce yeşillerden Avrupa Parlementosu’na seçilerek gönderildi. Daha sonra partisinden federal parlementoya seçilerek parti başkanlığına kadar çıktı.

Cem Özdemir’in ipinin bayan Ditfurth’un dediği gibi Amerika’nın elinde olduğu Alman Parlementosu’na sözüm ona ‘Ermeni kıyımı oylaması’nı getirmesi ile belirgin hale geldi.

15 Temmuz 2016′de Feto Terör örgütü Türkiye’de askeri darbe yapıp 300′e yakın vatandaşımızı katlettikten sonra, Cem Özdemir Der Spiegel dergisine verdiği bir röportajında başka bir söz bulamamış gibi ‘Gülen cemaatı çalışmalarına şeffaflık getirmesi gereklidir’ diyor.

Hunziger krizini Amerika’nın Almanya’daki Sosyal Demokratlar ile Yeşiller ortak hükümetinden Irak intikamı alması olarak da niteleyebiliriz.

Zira hem Cem Özdemir‘in hem de Rudolf Scharping‘in devrilmesine sebeb olan Moritz Hunzinger 1975 ile 1977 arası Wayne, Pennsylvania’da Amerikan Askeri Akademisi Valley Forge’yi bitirmiş.

Fetö terör örgütünün merkezinin Pennsylvania’da olması da acaba bir tesadüf müdür?

Amerika’da bundan 100-150 sene önce sahibini kendisinden fazla savunan zencilere „Houseneger“ = „Ev zencisi“ derlerdi.

Cem Özdemir Türk olduğu halde Türkiye düşmanlığı ile „Houseneger“ olmuyor mu?

Cem Özdemir Türkiye’ye geldiğinde sakın Kürt halklarının savunucuğuna da soyunmasın, zira Berlin’deki dairesinin altında aynı binada bulunan Kürt Cemiyetine ait Salahaddin Eyyubi camisini 2008′de yerinden çıkaranlardan biri de bizzat kendisidir.

……

KAYNAKLAR:

Gerhard Schröder:

https://de.wikipedia.org/wiki/Gerhard_Schr%C3%B6der

Ekim 1998′den Kasım  2005′e kadar Almanya Başbakanı idi.

Mart 2002′de başbakan Schröder, Almanya’nın birleşmiş milletler kararı olmadan Irak savaşına katılmayacağını söylemişti.

Schröder 2002 ile 2005 arası Amerikan gizli teşkilatı NSA tarafından dinlendiği, 2014′de ortaya çıkmıştı.

Schröder hükümeti: (27.10.1998 – 22.10.2002)’nin birinci kabinesi:

https://de.wikipedia.org/wiki/Kabinett_Schr%C3%B6der_I

Lobiist Moritz Hunzinger:

https://de.wikipedia.org/wiki/Moritz_Hunzinger

Hunzinger 1975 ile 1977 arası Wayne, Pennsylvania’da Amerikan Askeri Akademisi Valley Forge’yi bitirmiş.

Cem Özdemir:

https://tr.wikipedia.org/wiki/Cem_%C3%96zdemir

http://www.hurriyet.com.tr/cem-ozdemir-birakiyor-87309

http://www.sabah.com.tr/yasam/2016/06/02/sozde-soykirim-tasarisini-imzalayan-cem-ozdemir-kimdir

http://www.tokathaber.com.tr/skandal-kararda-tokatli-imzasi/7131/

http://www.yenimeram.com.tr/iste-skandala-destek-veren-turk-vekiller-204082.htm

http://www.spiegel.de/kultur/gesellschaft/alt-linke-jutta-ditfurth-gruenen-waehler-wollen-getaeuscht-werden-a-745943-2.html

Cem Özdemir Bilderberg toplantısına davet edilmiş:

http://alles-schallundrauch.blogspot.de/2009/05/das-alibi-von-cem.html

http://www.taz.de/!5126316/

Die Publizistin Jutta Ditfurth ist vor zwanzig Jahren bei der Grünen Partei ausgetreten. Dennoch ist sie bis heute eine scharfe Kritikerin ihrer einstigen GenossInnen. Am Montag erscheint dazu ihr neues Buch “Krieg, Atom, Armut. Was sie reden, was sie tun. Die Grünen”.

Cem Özdemir Kürt camisini binadan çıkardı:

http://www.berliner-zeitung.de/laerm-aus-moschee-aergerte-die-eigentuemergemeinschaft-cem-oezdemir-klagt-kurden-aus-seinem-wohnhaus-15706260

 

(21.09.2016)

………………….

Vatanımızı yaşanacak hale getirelim

Ben bir Akdeniz şehri plan Mersin’de doğdum. Mersin’i 1969 yılında terk ettim. O zamanlar Mersin şehri 100 bin nüfusa sahipti. Her yıl nüfusu artan memleketim kötü yapılanmadan dolayı artık yaşanmayacak hale getirildi. Halbuki Çukurova çok verimli ve denize nazır güzel bir oturuma sahip. Toprağı, tabiki verimli, kırmızı toprağı kaldı ise, senede üç ürün veriyordu. O güzelim verimli topraklar şimdi binalarla dolduruldu. Eskiden güzel kokulu portakal bahçelerinden şimdi eser kalmadı. Çiftçilikle uğraşanlar da şimdi verimli toprakların üstünde beton yığınları olduğu için verimsiz ve dağ tarafına yakın taşlı arazilere ekim yapmaya çalışıyorlar. Schilde doğan, orada büyüyüp orada yaşayanlar bilirler ki, rüzgar gündüz denizden, gecede dağ tarafından eser.

Bu hususu bilmiyormuş gibi Mersin belediyesi sahilde sur gibi 20 katlı binalara izin vererek bu tabi şekilde havalanmayı sağlayan rüzgarı kesmiştir. Bu binaların arkasında yaşayan vatandaşın canı çıksın dercesine.

Rüzgarın yolunun açık olması için şehircilikten anlayan bir belediye, yolların istikametini denizden dağa doğru koyar ve şehrin temiz havasını bozmaz. Maalesef Mersin şehrinde hiç belediyecilik diye bir sey aramayın. Mersin’de ilk önce binalar yapılır daha sonra aralarına sokaklar ve alt yapı sıkıştırılmaya çalışılır. Onun için bir sokağa girdiğiniz zaman ne doğru dürüst dağı, ne de denizi göremezsiniz. Çünkü sokaklar gelişi güzel istikamette ve uzunluktadır.

Cennet gibi olması gereken bu güzel şehrimi maalesef oturulmayacak hale kim getirdi? Tarıma verimli kırmızı tarım arazilerine bina yapmaya kim müsade etti ? Kendi elimizle memleketimizi yaşanmayacak hale getirdik ve getirmeye devam ediliyoruz. Bu kötü yapılanmaya ‘Dur’ diyecek baba yiğitler nerede?

Mersin’in diğer büyük sorunu: Deniz kirlenmesi

Geçtiğimiz yaz oğlumun isteği üzerine sabahın karanlığında yola çıkarak denize götürdüm. Içel vilayetini tanıyanlar bilirler. Rüzgar kesmek için yapılan 20 katlı deniz surlarından biri olan „Flamingo 3 » adlı binanın önünden oğlum denize girdi. Güneş doğmasından 1 ila 1,5 saat geçmedi ki, o güzelim deniz bulanmaya ve pislenmeye başladı. Oğlumu hemen alarak orayı terk etmek zorunda kaldım. Zira her biri üç ila dört köy nufüsunu barındıran o binalardan akan pis sular denize akmakta. Sözüm ona atık sular arındırılarak denize akıtılmakta imiş. Halbuki Mersin ile Silifke arasında yaşayan insanların atık sularını temizleyecek büyük tesisler yapılsa, Çukurova’nın sulama ihtiyacı karşılanabilir ve böylece denizimiz de temiz kalmış olur.

Bu çirkin yapılanma enden oluyor? diye halamın oğluna sordum. Kendisi Mersinde İnşaat mühendisi. O da, işten anlamayan insanların belediyede çalıştığını ve bu insanların da her birinin bir kaç tane deniz evine sahip olduğunu söyledi. Şu anda İçel’de Akdeniz Olimpiyatları tesislerinin yapımı için dış kaynaklı milyonlar akmakta. Bu milyonların ne kadarı tesisler için yatırılacak ve ne kadarı birilerinin cebine akacak. Rüşvet ve çıkar tüm memleketimizde engellenmediği müddetce vatanımız yaşanmayacak hale gelecek.

Almanya’da alan kullanım planı yapılır. Vatandaşın insan gibi yaşaması gereuen tesisler, bu planın içine dahil edilir. Ekim alanı, yeşil saha olacak yerler sabit kalır. Oturum arazilerinin de kaçta kaçına bina yerleştirileceği tesbit edilir. Her şey plan ve programlanır, halkın da bu plana katılması ve itiraz hakları sağlanır.

Memleketimizi kendi elimizle daha fazla tahrip etmeden, işten anlayan insanların sorumluluk makamına getirilmesi gerekmektedir. Avrupa işi ehline vererek kalkınmıştır. Her sahada işi ehline vermeden kalkınmamız mümkün değildir.

 

Ahmet Algan

Yüksek Makine Mühendisi ve

Sosyal Kaza Sigortasi İş Müfettisi

ahmet.algan56@yahoo.de

 

Comments are closed.