Azerbaycan Türkü profesör, İstanbul’da ‘Tek millet iki devlet’ misyonunu yaşatıyor

 

Prof. Dr. Nazım Aghayev “Türkiye ve Azerbaycan arasındaki ilişkiler şu an en yüksek seviyede. Atalarımıza dayanan derin kardeşlik bağlarına hiçbir güç zarar veremez.” dedi.

Mehmet Kara   |02.12.2019

Azerbaycan Türkü profesör, İstanbul'da 'tek millet iki devlet' misyonunu yaşatıyor

İstanbul

8. Cumhurbaşkanı Turgut Özal döneminde imzalanan anlaşmayla Azerbaycan’dan Türkiye’ye gelen ilk öğrencilerden olan matematik profesörü Nazım Aghayev 27 yıldır “tek millet iki devlet” misyonuyla Türk akademi dünyasında çalışmalarına devam ediyor.

“Kendimi hem Türkiyeli hem Azerbaycanlı hissediyorum” diyerek Türkiye sevgisini anlatan Aghayev, Azerbaycan’ın Gence şehrinde doğup, 1993′te iki ülke arasında imzalanan öğrenci değişimi programıyla Gazi Üniversitesi Matematik Bölümünü kazandığını anlattı.

Aynı yıl Koç Vakfı tarafından 100 başarılı öğrenciye verilen bursu almaya hak kazanan Aghayev, yüksek lisans ve doktorayı da aynı üniversitede başarıyla tamamladı. 2007′de TÜBİTAK’ın doktora sonrası programını da matematik alanında tamamlayan Aghayev, kısa süre akademisyenlik yaptığı Lefke Avrupa Üniversitesinde doçentliğini tamamladıktan sonra yıllardır hayalini kurduğu İstanbul’da yaşamaya başladı.

Fatih Sultan Mehmet Vakıf Üniversitesinde (FSMVÜ) Elektrik-Elektronik Mühendisliği Bölümü’nde matematik alanında yaptığı birçok çalışmayla profesör olmaya layık görülen Aghayev, “Tek millet iki devlet” felsefesini yaşatmaya çalışıyorum dediği İstanbul’da aynı üniversitede Uluslararası İlişkiler Daire Başkanlığında görev yapan eşi Vusala Aghayeva ile birlikte çalışmaya devam ediyor.

Akademik çalışmalarını yanı sıra ahşap oyma sanatıyla da ilgilenenen ve üniversitedeki atölyesinde ahşaptan Fatih Sultan Mehmet’in portresini yapan Aghayev çifti, Türkiye sevgilerini ve iki ülke arasındaki sarsılmaz kardeşlik bağlarının AA muhabirine anlattı.

“7 yaşımdayken Barış Manço’nun “Arkadaşım Eşek” şarkısını ezbere biliyordum”

İki ülkenin merhum cumhurbaşkanları Turgut Özal ve Ebulfeyz Elçibey arasında imzalanan anlaşmayla Türkiye’ye geldiğini anlatan Aghayev, “Sovyet sisteminde geçen çocukluğumun ardından gençliğimi Ankara’da geçirdim. İlk başlarda zor oldu ama alıştım. 1906 doğumlu dedemin Osmanlı ordusunun Azerbaycan’a verdiği büyük destekleri, Enver Paşa’yı Nuri Paşa’dan dinleyerek büyüdüm. Dedem o dönem Karabağ’daki destekleri de hep anlatırdı. Dedemin söyledikleri küçük yaşta bende gizli bir sevgi oluşturmuştu. “diye konuştu.

Çocukluğunun ve ilk gençlik yıllarının TRT Radyosu dinleyerek geçtiğini, o dönem Türkiye’de popüler kültüre ait ne varsa takip ettiğini anlatan Aghayev, şöyle devam etti:

“Müzik kasetleri çıktığında Bakü’den önce şehrimiz Gence’ye gelir ve şarkıları dinlemeye başlardık. İbrahim Tatlıses, Cengiz Kurtoğlu ve Barış Manço gibi sanatçılar bizde de çok meşhurdu. 1982′de 7 yaşımdayken onun “Arkadaşım Eşek” şarkısını ezbere biliyordum. Türkiye’ye geldikten sonra ise bu sevgi daha da arttı. Üniversite yıllarım Ankara’da geçti ama İstanbul’un bende başka bir cazibesi vardı. Bu şehir benim için farklı bir mistisizm içeriyor. Fatih Sultan Mehmet’in fethinden sonra burası hem Türkler hem Müslümanlar için özel bir yer edindi. Ben de bu ruhu hissediyorum. ”

Aghayev, Koç Vakfı’nın o dönem burs verdiği 100 başarılı öğrenci arasında olduğunu ve 1993′te Vehbi Koç’un da katıldığı bir yemekteki hatırasını unutamadığını söylerek, “Bize çok güzel yemekler servis edildi. Vehbi Koç’un ise sadece patates püresi yemesi hepimizin ilgisini çekmişti. O kadar zenginken patates püresiyle yetinmesine çok şaşırmıştık. Bu güzel bir anı olarak hafızamda yer alıyor. Vehbi Koç’u da bir kez daha rahmetle anıyorum. “ifadelerini kullandı.

Türkiye ve Azerbaycan arasındaki ilişkilere de değinen Aghayev, konuşmasını şu sözlerle tamamladı:

“Türkiye ve Azerbaycan arasındaki ilişkiler şu an en yüksek seviyede. Atalarımıza dayanan derin kardeşlik bağlarına hiçbir güç zarar veremez. Giderek de bu bağlar güçleniyor. Halklar ve siyasetçilerimiz çok iyi ilişki içinde. Bunu biz çok önemsiyoruz. Ben burada asla yabancılık çekmedim. Kendimi hem Türkiyeli hem Azerbaycanlı görüyorum.

Haydar Aliyev’in söylediği gibi Türkiye ve Azerbaycan “Tek millet iki devlet”tir. Şimdiki Cumhurbaşkanımız İlham Aliyev ve Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan’ın ikili siyasetinde de bunu açık bir şekilde görmek mümkün. Aramızdaki kardeşlik genlerimize işlemiş bir bağdır. ”

Comments are closed.