Bahçeli: Kaşıkçı cinayetinin faili Türkiye’de yargılanmalı

MHP Genel Başkanı Bahçeli, Kaşıkçı cinayetine ilişkin, “İktidarın çok ince olayların arkasından gitmesi, uluslararası bağlamda anlatması önemli oldu. Cinayetin failinin Türkiye’de yargılanması sağlanmalı.” dedi.

MHP Genel Başkanı Bahçeli: Kaşıkçı cinayetinin faili Türkiye'de yargılanmalıANKARA

MHP Genel Başkanı Devlet Bahçeli, basın kuruluşlarının Ankara temsilcileriyle düzenlediği sohbet toplantısında, sosyal, siyasi ve ekonomik gündeme ilişkin değerlendirmelerde bulundu, soruları yanıtladı.

Bahçeli, bir soru üzerine ABD’nin çok kişinin beklemediği bir anda Suriye’den askerlerini çekeceğine dair görüşünün Türkiye’de yankı bulduğunu, ABD’de ise Türkiye’den daha fazla yankı bulduğunu vurguladı.

Bu kararın gerçek sebeplerinin ne olduğunu tam kestirmenin, bilmenin mümkün olmadığının altını çizen Bahçeli, “Bunu öğrenebilmenin tek bir yolu vardır; o da ülkeyi yöneten değerli şahsiyetlerin konuları incelerken, kamuoyunda bilmesi gereken boyutlarıyla da bilgilendirmelerinde yarar vardır. Muhalefet partisi olarak ABD’nin ani kararının önünde ve arkasında ne yatmaktadır bunu bilemiyorum ama tahmin etmemek de mümkün değildir. Onu da tahmin edebilecek bir birikim içinde olduğumuzu da ifade etmek isterim.” diye konuştu.

MHP Genel Başkanı Bahçeli: Fırat’ın doğusuna müdahaleyi Türk milleti arzulamaktadır
MHP Genel Başkanı Bahçeli, “Terörle mücadeleyi kesintiye uğratmamak, yarıda bırakmamak için Fırat’ın doğusunda beklenen müdahaleyi Türk milleti arzulamaktadır. Biz de gerçekleşeceği inancındayız.” dedi.
26.12.2018

“Fırat’ın doğusunda beklenen müdahaleyi Türk milleti arzulamaktadır”

Türkiye’nin terörle mücadelede çok keskin ve kararlı bir tutumu olduğuna işaret eden Bahçeli, bunun Zeytin Dalı ve Fırat Kalkanı harekatları olarak ortaya konduğunu ve hayırlı sonuçların elde edildiğini dile getirdi. Bahçeli, “Terörle mücadele kesintiye uğratmamak yarıda bırakmamak için Fırat’ın doğusundaki beklenen müdahaleyi de Türk milleti arzulamaktadır. Biz de gerçekleşeceği inancındayız. Terörle mücadelede de bugünkü Cumhurbaşkanlığı Hükümet Sistemi’ne MHP olarak tam desteğimizi sürdürmekteyiz.” dedi.

Dünyadaki ekonomik dalgalanmaların özellikle kırılganlıkları yüksek ekonomileri daha fazla etkilediği belirtilerek, 2018′deki ekonomi ile ilgili atılan adımların önlemleri nasıl değerlendirdiği sorulan Bahçeli, bütçe görüşmelerinin geçen hafta içerisinde tamamlandığını ve oylamasının yapıldığını hatırlattı. Bahçeli, MHP’nin yurt dışında görevli bir milletvekili haricinde 49 oy kullanmak suretiyle bütçenin kabulü noktasında tasarrufunu ortaya koyduğunu söyledi.

2019′da Cumhurbaşkanlığı Hükümet Sistemi’nin ilk bütçesiyle girildiğini aktaran Bahçeli, burada belirlenen politikaların sonuçlarının 2019′un ilk üç ayında kendini göstereceğini ifade etti.

“Türkiye’nin Esad ile herhangi bir diyalog kurmasından yana değilim”

“Türkiye’nin şu anda Suriye’nin geleceği konusundaki iki parametresi Suriye’nin toprak bütünlüğü ve ikincisi de PKK’nın uzantıları olan terör örgütleri ile mücadele. Burada Suriye’nin toprak bütünlüğü ve PKK ve YPG’nin etkisinin sınırlandırılması amacıyla rejimle de belli oranda Ankara ile Şam arasında bir diyalog kurulmasını gerekli görüyor musunuz?” sorusuna Bahçeli şu yanıtı verdi:

“Düşünce olarak Esad rejimi ile herhangi bir şart altında Türkiye’nin bir diyalog kurmasından yana değilim. Türkiye’nin katetmiş olduğu ve sosyal maliyeti çok yüksek bir terörle mücadeleyi sonunda getirip Esad’ın tercihine ve onun iradesine teslim etmek Türkiye Cumhuriyeti devleti için en büyük kayıp ve ayıp olur. O bakımdan Türkiye’nin çok yönlü takip etmiş olduğu politikalar sonucunda, Esad rejimi demokrasi içerisinde değişikliğe uğrayabilecek gayretleri ve dünya kamuoyunu bu manada olgunlaştırabilecek yaklaşımlarına devam etmek suretiyle demokratikleşme sürecini hızlandırıp, Suriye’yi Esad rejiminden kurtarmak, bununla ilgili olarak da Soçi’den başlayan, Tahran’da devam eden çok yönlü bir politika takip edilmektedir. Bu politika yerindedir.”

“Artık Türkiye kabuğunu yırtmıştır”

Devlet Bahçeli, Türkiye’nin Cumhuriyet dönemi içerisinde bu kadar çok yönlü bir politika takip etmesine şahit olunmadığını, bu konuya partizanca yaklaşarak, gelişmelerin üstünü örtmek gibi bir düşünceye saplanmanın da doğru olmadığını vurguladı.

Türkiye’nin dün batıdan bazı tavsiyelerle politikasını şekillendirirken, şimdi batı ve doğuyu şekillendirebilecek bir kararlılıkla politikasını sürdürdüğünün altını çizen Bahçeli, telefon diplomasisi ile bir tarafta Washington, bir tarafta Moskova bir tarafta diğer ülkeler her gün aranmak suretiyle Türkiye’nin tezlerinin anlatılmaya çalışıldığını aktardı.

Bahçeli, şöyle devam etti:

“Türkiye’nin yakalamış olduğu dış politikadaki bu etkin inisiyatifi kaybetmemelidir. Onunu için de bugüne kadar takip eden politikaları çok yönlü geliştirmesinde yarar vardır. Ayrıca da MHP olarak batıda ve doğuda bu kadar etkin bir konuma gelmişken, Orta Doğu ve dünyadaki çatışmalara da son verebilecek, istikrar sağlayabilecek, demokratikleşme sürecini hızlandırabilecek diyalogları başkalarının eline de bırakmamak lazımdır. Sayın Recep Tayyip Erdoğan’ın çok yönlü değerlendirmeler ışığında kararlı tutumu bir yandan devam ederken, benim şahsen önerim İstanbul veya Ankara’da küresel güçlerin büyük zirvesini gerçekleştirebilecek bir daveti yapmasında yarar vardır. Orta Doğu’da bu kadar sıcak bir iklim varken onu kilometrelerce uzaklıktaki ülkelerin istihbarat kaynakları veya onların bir takım tasarruflarına bırakmamak, Türkiye’ye yakın bir komşu ülke olarak Orta Doğu’daki istikrarı da sağlayıcı bir kararlılıkla küresel güç zirvesinin yapılmasında bütün Orta Doğu’daki her türlü çatışmayı, göç esasını ne varsa karşılıklı görüşmelerinde yarar vardır. Öneriyi dikkate alırlar mı bilemiyorum ama almamış olsalar dahi küresel güçlerle olan ilgi ve irtibat devam ediyor. Mesela son asker çekme konusu üzerinden 14 Aralık’ta yapılmış olan bir telefonla Türkiye’nin kanaatinin alınması Orta Doğu’daki Türkiye’nin varlığının ve Orta Doğu’nun yeniden şekillenmesindeki yüksek katkısının da bir işareti olarak kabul edilmelidir. Artık Türkiye kabuğunu yırtmıştır. Güçlü devlet anlayışını artık çok çevrelere kabul ettirmek durumunda olmuştur.”

“Siyaseten itibarı sıfırlanmış bir kişi”

CHP Grup Başkanvekili Özgür Özel’in Milli Savunma Bakanı Hulusi Akar’a yönelik sözlerine ilişkin bir soru üzerine Bahçeli, şöyle konuştu:

“Bu Türkiye’yi çok üzmüştür. CHP’nin Grup Başkanvekili olan şahsiyet, televizyonlarda milletimizin de gözlerinin önündeki o çirkin üslubu, aşağılayıcı bakış açıları ne CHP’ye bir fayda sağlar ne kalkar Türkiye’ye bir fayda sağlar. Bundan en büyük zararı da zannediyorum o şahıs görür. Çünkü siyaseten itibarı sıfırlanmış olan bir kişi olarak toplumda kabul görür hale gelmiştir.”

“Hulusi Akar Paşa bayrağa sahip çıkmıştır “

MHP Genel Başkanı Bahçeli, şunları kaydetti:

“Hediyenin unsurları, Kuran’ı Kerim, bayrak ve silah. O günden sonraki gelişmeleri dikkate alınca bunu verdiğime çok memnun olduğum kanaatindeyim. 15 Temmuz 2016′daki FETÖ ihanetine karşı bugün lüzumsuz konuşmayla bu inciten şahıslara cevaben söylüyorum. Hulusi Akar Paşa, Kuran’a sahip çıkmıştır, bayrağa sahip çıkmıştır, silaha sahip çıkmıştır. Eğer Meclis’teki şekliyle kendisine yöneltilen baskıyı yerine getirmiş olsaydı bugün burada bir toplantımız olmazdı, Meclis olmazdı başka şeyler olurdu. Bu bakımdan CHP, siyasetin söylüyorum içinizde CHP ile sıkı ilişkiler içinde olan değerli basın mensupları da vardır, onları da incitmek istemiyorum fakat bir çeki düzen vermelerinde yarar var.

TBMM’de dışarıya yayının yapıldığı bir ortamda o hırçın ne dediğini tekrarlayamayacak kadar cahilce konuşmalar, CHP’ye bir şey kazandırmaz kazanan burada Hulusi Akar Paşa’mız olmuştur. Kendisine teşekkür ediyorum. Bu milletin manevi değeri olan Kuran’a sahip çıkmıştır, milli değeri olan bayrağa sahip çıkmıştır ve dolayısıyla güvenliğini temin eden silaha sahip çıkmıştır. Kutluyorum kendisini.”

Yerel seçimler

AK Parti ve MHP’nin 51 ilde kendi adaylarıyla seçime katılacağını, belediye meclis ve il genel meclis üyeliklerinde kendi adaylarıyla yarışacağını, bu 51 ilin ilçelerinde de yine kendi adaylarıyla yarışı devam ettireceğini vurgulayan Bahçeli, “30 büyük şehrin üzerinde şu an için bir prensip anlaşması sağlanmıştır. Bu 30 büyükşehirin ilçelerinde çalışmalar devam etmektedir. O da birkaç gün içerisinde zannediyorum tamamlanmış olacaktır.” diye konuştu.

“Laf lafı artırıyor”

Meclis Başkanı Binali Yıldırım’ın İstanbul adayı olması halinde TBMM Başkanı’nın kimin olacağı sorusu üzerine Bahçeli, “Daha Meclis Başkanı sorunu yokken kimi, nasıl seçeceğimizi bize niye tartışıyorsunuz? Laf lafı artırıyor, lafta Türkiye’yi bozuyor.” dedi.

Devlet Bahçeli, burada tartışmanın gereği olmadığının altını çizerek, şunları söyledi:

“Cumhurbaşkanı, Meclis Başkanı’nı aday gösterdiği takdirde istifası gerekli mi gerekmez mi tartışmasıyla bunu bir çıkmaz sokağa sokmanın manası yoktur. Meclis Başkanı milletvekilidir. Aday olur, seçildiği takdirde seçildiği gün tercihini ortaya koyacak. Meclis Başkanı olarak devam edecekse ona devam edecek, etmeyecekse belediye başkanı olacaktır. Belediye başkanlığını tercih ettiği andan itibaren kimin Meclis Başkanı olacağı Türkiye’nin gündemine gelecek. Şimdiden Meclis Başkanlığı’ndan ayrılarak, büyükşehir belediye başkanı olduğu takdirde Meclis Başkanı’nın kim olacağı tartışması Yıldırım’ın büyükşehir belediye başkan adaylığını gölgeler, tartışmayı başka bir alana çeker. O da İstanbul’daki yarışı birtakım sıkıntılara, dikkati Meclis’te Başkanı’nın kim olacağına yönlendirilir. Bunu da istismar eden Mecliste çok sayıda parti, milletvekili vardır. Devlet yönetilecekse merdiven gibi basamak basamak çıkmakta yarar var. Önce aday gösterilecek mi? Bekliyoruz. 29′un da gösterildiği takdirde seçilinceye kadar Meclis Başkanı olarak devamında biz MHP olarak fayda görürüz. Seçildiği takdirde yeniden bir Meclis Başkanı seçimi olur.”

“İttifakın takdirini Cumhurbaşkanı’na bıraktık”

“Adana, Mersin ve Manisa konusundaki son durum nedir?” sorusuna Bahçeli, şu yanıtı verdi:

“30 belediye, büyükşehir içerisinde, MHP Adana, Mersin, Manisa’da geçmişte olduğu gibi büyükşehir adayını ortaya koyuyor. Adalet ve Kalkınma Partisinin de buna biraz ılımlı yaklaştığı kanaatindeyim. Çünkü jestler filan konuşuluyor. Jestle rest arasında bir harf farkı vardır. Yani jesti reste çevirmezlerse 3 tane büyükşehir bizden olacaktır. İlçelerin hangisi olacak onu bilemiyorum. Sadir Durmaz Bey ile AK Parti’dekilerin görüşmeleri devam ediyor. Orada da anlaşılmayacak bir konu yoktur. Bunu uzatmanın, tartışmanın efendim ‘Cumhur İttifakı devam edecek mi, etmeyecek mi sorunlar mı var, engeller mi var’ Buna gerek yok. Şu aşamada, çarşamba günkü görüşmemden sonra sağlam ve sağlıklı bir zeminde gelişen ittifakın takdirini Cumhurbaşkanı’na bıraktık. Neye karar verirse ona saygı duyarız. Aksi bir yolu tercih etmeyiz.”

“Ben çok üzgünüm”

Metin Akpınar ve Müjdat Gezen hakkında, katıldıkları bir televizyon programındaki sözlerinin ardından soruşturma başlatıldığının belirtilmesi üzerine Bahçeli, İtalyan faşist lider Benito Mussolini ve sevgilisinin ayaklarından asıldığı fotoğrafı göstererek, “Bu resim korkunç bir resimdir.” ifadesini kullandı.

Bahçeli, Metin Akpınar’ın sözlerini anımsatarak, şu değerlendirmede bulundu:

“Sana zaten yazık olmuş. 21. yüzyılda, 2023 yılında Cumhuriyet’in 100. yıl dönümünün kutlanabileceği bir süreçte 1945′i örnek göstererek eleştiri yapmak…Bu eleştiri değildir. Metin Akpınar gibi toplumun genel kabul gören, sevdiği bir sanatçının bu duruma düşmesi kötü bir örnek teşkil etmiştir. Hem kendisine yazık etmiştir hem demokrasiye yazık etmiştir hem de gösterilen örnek kötü bir örnektir.

Böyle şey olmaz, olmamalıdır. Başka örnekler var mıydı? Bizim Türk toplumunun geleneğinde ayaktan asılma yoktur, geçmiş dönemlere baktığımız vakit. Ayaktan asılmayı söylerseniz bunu kastediyorsunuz. Bunu kastettiğiniz takdirde faşizmi kastediyorsunuz, faşizmi kastettiğiniz takdirde Recep Tayyip Erdoğan’ı faşizmin lideri kabul ediyorsunuz, öyle yorumlamak istiyorsunuz demek ki. Türkiye’de hiçbir siyasetçinin hakkında düşünülmeyecek bir durumdur. Bu konuda mahkeme gibi konular değil Metin Akpınar Bey’in Halk TV’ye çıkıp 5 dakikalık bir konuşma yapmasını istiyorum. ‘Ben yanlış bir örnek verdim, bu örnek yanlıştır, bu eleştiri değildir, benim gafletimdir, cehaletimdir, milletimden özür diliyorum’ demesi lazım.”

“Türkiye’nin diğer ülkeler nezdinde gücü daha fazla olacaktır”

Devlet Bahçeli, 31 Mart akşamı ile ilgili öngörüsünün sorulması üzerine, 31 Mart’ı çok önemsediğini belirterek, o akşam seçim sonuçlarının Cumhur İttifakı lehine gelişmesi dileğinde bulundu.

Mahalli İdareler Seçimlerinde Cumhur İttifakı’nın “en fazla oyu alan ittifak” şeklinde algılanmasını isteyen Bahçeli, bu olduğu takdirde 1 Nisan’da Cumhurbaşkanlığı Hükümet Sistemi’nin Mahalli İdareler Seçimleri’yle de beslenmiş şekliyle, Türkiye’nin gündeminde bulunan temel meseleleri çözmeye muktedir bir siyasi ortam oluşabileceğini dile getirdi.

Bunun olmasını istediğini vurgulayan Bahçeli, “O kadar tartışma oldu, Temsilciler Meclisinde Trump kaybetti, Senatoda bir miktar oy fazlalığıyla aldı. Trump üzerindeki tartışmalar o günden itibaren askıya alındı. Çünkü Senatodaki gücü onu gösterdi, o da biraz cesaretlendi. Türkiye’de de demek ki seçim sonuçları önem arz ediyor. Bir sefer daha millet gözden geçiriyor. Cumhurbaşkanlığı Hükümet Sistemi’nin diğer programları neyse, 2023 hedefine doğru nasıl bir yol alacaksa ona cesaret veren, kararlı duruşunu sağlayan ama her şeyden evvel FETÖ ve PKK terörüyle Orta Doğu’da barış ve huzuru sağlayabilecek bir gücü almasını çok istiyorum. Bu güç alındığı takdirde Türkiye’nin diğer ülkeler nezdinde gücü daha fazla olacaktır. O sebepten dolayı 1 Nisan sabahı hep beraber kalktığımızda ABD’den tutun Çin’e kadar Türkiye’ye tebrik telefonları gelmelidir.” diye konuştu.

Cumhurbaşkanlığı Hükümet Sistemi’nin önemi

Bahçeli, bir gazetecinin, “Ana muhalefet partisi liderinin grup toplantısında Cumhurbaşkanını hedef alarak ‘Sen meşru bir seçimle seçilmedin, benim Cumhurbaşkanım değilsin. AK Parti’ye oy verenler vermeye devam edin, sürünün’ şeklinde ifadeleri var. Siz de Cumhurbaşkanlığı Hükümet Sistemi’nin öneminden bahsediyorsunuz. Böyle bir ortamda ana muhalefet liderinin amacı nedir?” sorusunu şöyle yanıtladı:

“Cumhurbaşkanlığı Hükümet Sistemi uygulamaya geçtiği andan itibaren ana muhalefet partisi diye bir parti yok. Bunu kabul etmek durumundayız. Mecliste temsil edilen parti gücüne göre sıralanır. İktidarın karşısında birinci, ikinci, üçüncü parti şeklinde nitelendirilir. Demin ifade ettiğim şekliyle Sayın Kemal Kılıçdaroğlu benim okul arkadaşımdır, kendisine saygım vardır. Fakat son günlerdeki hırçın politika ‘sokaktı, tarlaydı’ başka şeylerdi ‘yelekti gömlekti’ neyse bundan vazgeçmesi lazım. Bunun çıkış yolu olmadığını yaşayarak yendik, 1968 nesli. Fransa’daki bir kıvılcımla Türkiye’yi nereye getirdiğini hep beraber görmeliyiz.

Bu sebepten dolayı Batı’da bir olay olmuşsa bunun hepsini heveslendirecek bir davranışın içerisine girmemek lazım. Gezi olayları da 4 ağaçla başladı nereye doğru gitti hep beraber biliyoruz. Biz ona göre ilk defa tercihimizin ne olduğunu da o zaman koyduk. Türkiye’nin demokrasi içerisinde, sandıkta milli iradenin gücüyle bir siyasi normalleşme sürecine girmesinde yarar vardır. Yoksa, ‘şöyle olur böyle olur’ bunlarla bir yere varılmaz. Bazı konularda da kimsenin kulağına kar suyu kaçırılmanın da bir manası yok. Herkesin memnun olduğu bir Türkiye değildir. Memnuniyetsizler, ‘Eğer organize olursam ne olur?’u düşünerek hareket etmek lazımdır. Onun için Kemal Bey herhalde seçim ortamında daha ılımlı bir yol izleyecektir. Birkaç kişi var orada onu sürekli konuşuyor, onları da tatile gönderse iyi olur diye düşünüyorum.”

“Siyasetin nazik yönlerinden biri”

Osmaniye’de AK Parti’nin 2, MHP’nin ise 1 milletvekili olduğunu anımsatan Bahçeli, “Arzulandığı takdirde AK Parti orada aday çıkartabilir. Bir güzel yarış yapılabilir, geçmişte olduğu gibi. Fakat Sayın Cumhurbaşkanı, Cumhur İttifakı’nın olumlu yönünü göz önüne alarak ‘Osmaniye’de aday göstermemeyi prensip olarak benimsediğini’ ifade etmiştir. Bunu bize söylemişlerdir. Ben de (arzuladığınız takdirde aday çıkartabilirsiniz ama çıkartmayı düşünmediğiniz takdirde de teşekkür ediyorum. İstediğiniz şekilde orada toplantılar da başka şeylerde yapılabilir) dedim.” diye konuştu.

“Bunun karşılığında ben ne yapabilirimi?” düşündüğünü aktaran Bahçeli, gülerek, “Rize’de ben aday çıkartmasam nasıl olur? İstanbul dikkate alındığı zaman Kasımpaşa Rize’nin 10 katı. Bu bakımdan siyasetin nazik yönlerinden bir tanesi olarak kabul edilmeli. ‘Osmaniye’de aday çıkartmamayı’ ifade etmişlerdir. Osmaniye’de MHP’nin adayı belediye başkanı olarak kazanırsa o aynı zamanda Recep Tayyip Erdoğan’ın da belediye başkanı olacaktır.” dedi.

“Her yerde kar var”

Bahçeli, seçime yönelik bir soru üzerine, (Salvatore) Adamo’nun “Her yerde kar var” şarkısını anımsatarak, güldü ve “Her partide de MHP’li aday var. Geçmişi ülkücü olanlar, yediveren gülü gibi maşallah her tarafta aday gösteriliyor. Hepsi bir araya gelmiş olsa belki biz de bir şeyler olurduk ama olamadık ne yapalım yani.” ifadesini kullandı.

Daha önce yaşanan “bazı meslek örgütlerinin isminin önünden Türk isminin kaldırılmasına” yönelik tartışmanın hatırlatılması üzerine Devlet Bahçeli, “Türk isminin kaldırılması Türk’e yakışmayan davranışlara sahip olanlar içindir. Bunların da tespiti iktidara bağlıdır. Meclis’e getirdikleri takdirde 50 milletvekili arkadaşımızla değerlendirilir, gereği de yapılır.” şeklinde konuştu.

Muhabir: Selma Kasap-Ayşe Şensoy Boztepe-Esin Işık

Bir Cevap Yazın

E-posta hesabınız yayınlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir

*

Şu HTML etiketlerini ve özelliklerini kullanabilirsiniz: <a href="" title=""> <abbr title=""> <acronym title=""> <b> <blockquote cite=""> <cite> <code> <del datetime=""> <em> <i> <q cite=""> <strike> <strong>