BİLİM Teknoloji /

Sığırın kalp zarında kök hücre bulundu

Erciyes Üniversitesi Genom ve Kök Hücre Merkezinde (GENKÖK) yapılan araştırmada, sığırların kalp zarında kök hücre bulundu.

Sığırın kalp zarında kök hücre bulundu

KAYSERİ-Orhan Canbulatel (AA)-Prof. Dr. Mustafa Çetin ve Yrd. Doç. Dr. Gökçen Dinç’in danışmanlığında Sağlık Bilimleri Enstitüsü Kök Hücre Ana Bilim Dalı yüksek lisans öğrencisi biyolog Gülhan Şahin tarafından yapılan çalışma kapsamında, sığırlardan elde edilen bu kök hücrelerin insanlarda kalp hastalıklarının tedavisinde kullanımı da araştırılacak.

Şahin, AA muhabirine yaptığı açıklamada, sığır kalbinin dış kısmındaki zarda (perikard) kök hücrenin var olup olmadığını araştırdıklarını söyledi.

Çalışmada son aşamaya geldiğini ifade eden Şahin, elde ettikleri verilerin olumlu yönde ilerlediklerini gösterdiğini kaydetti.

Perikardın, üç tabakadan oluşan kalbin en dış kısmında yer alan ve çok fazla çeşitte hücre bulundurmayan bir tabaka olduğuna dikkati çeken Şahin, şöyle devam etti:

“Biz bu tabaka üzerinde kök hücrelerin var olabileceğini düşünerek yola çıktık ve çalışmayı sığırlar üzerinde yaptık. Çünkü sığırlar da insanlar gibi memeliler grubunda yer alıyor ve insan dokusuna yakın bir doku yapısı var. Perikardın daha önce birçok çalışması yapılmış ama bu çalışmalarda yama olarak, hücresiz kısmı kullanılmış. Biz hücresel kısmında kök hücre olup olmadığına baktık. 5 hayvan üzerinde çalışma yaptık ve laboratuvar ortamında 5′inden de kök hücre elde ettik.”

İnsanlarda görülen kalp hastalıklarında kök hücrenin alternatif bir tedavi yöntemi olarak kullanıldığını dile getiren Şahin, bu çalışmalarda yine hastanın kalbinin kapakçık kısmından kazıntı şeklinde kök hücrelerin alındığını ve laboratuvar ortamında çoğaltılarak enjeksiyonla damar yolundan hasarlı bölgeye gönderilerek kalbin tedavi edilmeye çalışıldığını anlattı.

Perikardda kök hücrenin varlığına dair önemli deliller tespit ederek bu konuda çok önemli ve büyük bir adım attıklarını belirten Şahin, araştırma tamamlandığında sonuçların bilimsel olarak da yayımlanacağını sözlerine ekledi.

SpaceX Falcon 9 roketinin patlama nedeni belli oldu

İsrail’in Amos-6 istihbarat uydusunu uzaya taşıyan SpaceX Falcon 9 roketinin patlama nedeni ortaya çıktı.

SpaceX Falcon 9 roketinin patlama nedeni belli oldu

NEW YORK (AA)-ABD’nin Florida eyaletindeki ABD Ulusal Havacılık ve Uzay Araştırmalar Dairesinin (NASA) Cape Canaveral hava üssünde, İsrail firmasına ait Amos-6 istihbarat uydusunu uzaya taşıyan SpaceX Falcon 9 roketinin patlama nedeni ortaya çıktı.

SpaceX firması yaptığı açıklamada, Falcon 9′un patlamasına roketin üst kısmında bulunan helyum deposundaki gaz kaçağının neden olduğunu bildirdi.

Fırlatılışından 2 gün önce hazırlıklar sırasında 1 Eylül’de patlayan roket, İsrail uydu operatörü Spacecom için “iletişim araştırması” yapacağı belirtilen Amos 6 uydusunu uzaya göndermeyi planlıyordu.

Facebook tarafından kiralanan İsrail’in Spacecom firmasına ait Amos 6 uydusuyla, Afrika’nın Güney bölgesine (Sahara altı) internet erişimi sağlanmasının amaçlandığı açıklanmıştı.

Kanatlı yem sektörüne yeni mısır türü müjdesi

Doğu Akdeniz Tarımsal Araştırma Enstitüsünde “Adasa16″ adı verilen tohumla geliştirilen yeni mısır türünün yüksek yağ oranıyla kanatlı yem sektöründe önemli oranda talep görmesi bekleniyor.

Kanatlı yem sektörüne yeni mısır türü müjdesiADANA (AA)-Doğu Akdeniz Tarımsal Araştırma Enstitüsü ile Sakarya Mısır Araştırma Enstitüsü işbirliğiyle geliştirilen yeni mısır türünün yüksek yağ oranı özelliği sayesinde kanatlı yem sektörü tarafından büyük talep göreceği belirtiliyor.

Türkiye’nin önemli tarımsal üretim merkezlerinden Çukurova’da kurulu enstitü bünyesindeki modern bitki ıslahı laboratuvarıyla yeni tohum çeşitleri geliştiriliyor.

Bugüne kadar buğdaydan pamuğa, soyadan ayçiçeğine kadar yaklaşık 60 çeşit geliştirilerek tescillendirilen enstitüde, yerli tohumlardan 26′sı yurt içinde ve yurt dışında pazarlanarak ülke ekonomisine yaklaşık her yıl 100 milyon lira katkı sağlanıyor.

Enstitüde “Adasa16″ adı verilen tohumla geliştirilen yeni mısır türünün de yüksek yağ oranıyla kanatlı yem sektöründe önemli oranda talep görmesi bekleniyor.

Doğu Akdeniz Tarımsal Araştırma Enstitüsü Müdür Yardımcısı İbrahim Cerit, AA muhabirine, son 10 yılda tohumculukta ve bitki geliştirmede enstitüde yapılan araştırmalarla ciddi mesafeler alındığını söyledi.

“Mısırda yabancı tohum hakimiyeti kırılacak”

Amaçlarının ülkenin tohumculukta dışa bağımlılığını azaltarak üreticilerin yerli tohumlara yönelmesini sağlamak olduğuna dikkati çeken Cerit, şöyle konuştu:

“Mısır tohumculuğu, yüzde 95′i yabancı çeşitlerin hakim olduğu bir alan. Bu oran çok yüksek. Mısırda yabancı tohum hakimiyeti kırılacak. Uzun yıllardır yaptığımız çalışmalarda geliştirdiğimiz ‘Adasa16′ ile yerli tohumculuk oranımızı yükseltmeyi ve Türk çiftçimizin hizmetine sunmayı amaçlıyoruz. Olumsuz çevre şartlarına karşı adaptasyon yeteneği iyi, yağ oranı da yüksek verimli bir mısır çeşidi. Yağ oranının yüksek olması çeşidimizi özellikle kanatlı yem sektörü için önemli hale getiriyor. Bu türün enerji düzeyi oldukça yüksek, tescil edilen mısır çeşitlerinde yağ oranı yüzde 3,5 civarındayken yeni çeşidimizde yüzde 4,59 seviyelerinde. Yağ oranının yüksek olması çeşidin kanatlı yem sektöründeki yem değerini ve enerji değerini de yükseltiyor.”

Hasta yemeklerini artık robotlar taşıyacak

SDÜ’den mezun olan 6 mühendis, hastanelerde hasta yemekleri ile sterilizasyon malzemelerini el değmeden ameliyathanelere taşıyabilecek robot geliştirdi.

Hasta yemeklerini artık robotlar taşıyacak

ISPARTA (AA)-Süleyman Demirel Üniversitesi’nden (SDÜ) mezun olan 6 mühendis, Bilim Sanayi ve Teknoloji Bakanlığından aldığı 100 bin liralık destekle, telefondan yönlendirilebilen ve hastanelerde hasta yemekleri ile sterilizasyon malzemelerini el değmeden ameliyathanelere taşıyabilecek robot geliştirdi.

Proje yürütücüsü Ferdi Alakuş, gazetecilere yaptığı açıklamada, geçen yıl elektrik ve elektronik mühendisliği bölümünden mezun olduğunu ve öğrenciliği döneminde arkadaşlarıyla birlikte çeşitli alanlarda robot teknolojisine uygun olarak bir çok ürün geliştirdiklerini söyledi.

Mezun olduktan sonra daha endüstriyel robotlar yapmaya karar verdiğini ifade eden Alakuş, bu amaçla 5 mühendis arkadaşı ile SDÜ Göller Bölgesi Teknokent’inde bir firma kurduklarını anlattı.

100 bin liralık “tekno girişim” desteği

Firmanın kurulmasının ardından hedefledikleri robotu yapmak için çalışmalara başladıklarını ifade eden Alakuş, daha önce yaptıklarını elektrikli araçlar ile robot sistemlerini birleştirerek, hastanelerde hasta yemekleri ile sterilizasyon malzemelerini el değmeden ameliyathanelere taşıyabilecek bir robotik araç tasarladıklarını kaydetti.

Bu kapsamda hazırladıkları “otomatik yönlendirmeli araç sistemi” projesini geliştirdiklerini dile getiren Alakuş, söz konusu projeye Bilim Sanayi ve Teknoloji Bakanlığından 100 bin liralık “tekno girişim” desteği aldıklarını kaydetti.

Aracın AR-Ge ve prototip çalışmalarının bittiğini vurgulayan ve ilk testlerde aracın başarılı şekilde geçtiğini anlatan Alakuş, “Aracımız, hastanelerde ameliyathane ile sterilizasyon odası arasında, ecza deposu ile ecza odaları arasında, hastalara yemek dağıtılmasında kullanılabilecek. Araç, çizgi izleyen robot şeklinde tasarlandı. Hastane koridorlarına ve asansörlere yerleştirilen çizgileri takip edecek araç, yazılan kodlarla verilen talimatları yerine getirecek.” dedi.

Öğrenciler için yerli deney seti üretti

Hacettepe Üniversitesi Biyoloji Bölümü Öğretim Üyesi Doç. Dr. Karaaslan, ortaöğretim düzeyindeki öğrencilere yönelik yerli deney seti üretti.

Öğrenciler için yerli deney seti üretti

ANKARA (AA)- Hacettepe Üniversitesi Biyoloji Bölümü Öğretim Üyesi Doç. Dr. Çağatay Karaaslan, ortaöğretim öğrencileri için yerlideney seti üretti.

Çalışmalarını Hacettepe Teknokent’te sürdüren Karaaslan, AA muhabirine yaptığı açıklamada, seti öğrencilerin sahip oldukları teorik bilgileri pekiştirmeleri amacıyla ürettiklerini söyledi.

Okullarda kullanılan deney setlerinin ithal olduğunu, bazı okullarda maliyetleri nedeniyle ithal ürün bile alınmadığını dile getiren Karaaslan, “Setin içinde öğretmen ve öğrenci için birer kılavuz var. Öğretmene deneyin yapılışı ve deney sonuçları, öğrenciye de deneyin nasıl yapılacağı kılavuzlarda anlatılıyor. Deneye ilişkin soruların cevabı öğretmen setinin içinde yer alıyor. Örneğin mısırdan DNA izolasyonu deneyinde çocuk ezilmiş mısır örneğini alıyor, parçalıyor ve yaklaşık 1 saat içinde net sonuç elde edeceği şekilde deneye başlıyor. Sonunda DNA’yı elde ediyor. Gözüyle görüyor. Yıllardır DNA’yı anlattığınız öğrenci, DNA’yı kendi gözüyle görebiliyor.” dedi.

Bir setten 10 öğrenci faydalanabiliyor

Benzer ithal ürünlerin yurt içi satış fiyatının 650 avroya kadar çıkabildiğini anlatan Karaaslan, “Bunların asıl üreticileri ABD. Bir ürün aldığınız zaman gümrüğü, beklemesi derken fiyat artıyor. Dışarıdan aldığınız bir ürünün maliyeti özel okul için dahi çok fazlaya geliyor. Yerli setimizin öğrenci başına maliyeti 10-15 lira. 10 kişilik bir setin maliyeti 150 lira civarında.” diye konuştu.

Maliyetin düşük olmasının daha fazla öğrencinin yararlanması açısından önemine dikkati çeken Karaaslan, hayalinin devlet okullarında ürünün kullanılması olduğunu söyledi.

 

‘Türkiye Uzay Ajansı için çalışmalar tamamlandı’

Ulaştırma, Denizcilik ve Haberleşme Bakanı Arslan, “Türkiye Uzay Ajansını kurmak için çalışmalar tamamlandı. Taslak, yeni yasama yılında Meclise sevk edilecek.” dedi.

'Türkiye Uzay Ajansı için çalışmalar tamamlandı'ANKARA – ARİFE YILDIZ ÜNAL (AA)-Ulaştırma, Denizcilik ve Haberleşme Bakanı Ahmet Arslan,Türkiye Uzay Ajansının kurulmasına ilişkin çalışmaların tamamlandığını belirterek, “Türkiye Uzay Ajansı Kanun Taslağını yeni yasama yılında Meclis’e sevk edilecek.” dedi.

Bakan Arslan, AA muhabirine yaptığı açıklamada, Türkiye Uzay Ajansının kurulması yönünde ciddi bir irade olduğuna dikkati çekti.

Başbakan Binali Yıldırım’ın da bakanlığı döneminde eylem planında yer almasını sağladığı konunun, 65. Hükümet’in eylem planında da bulunduğunu vurgulayan Arslan, Türkiye Uzay Ajansının kurulması görevinin Ulaştırma, Denizcilik ve Haberleşme Bakanlığına verildiğini anımsattı. Arslan, bakanlık olarak bu konuda her türlü hazırlığın yapıldığını söyledi.

Bakanlığına bağlı Havacılık ve Uzay Teknolojileri Genel Müdürlüğünce çalışmaların tamamlandığını dile getiren Arslan, “Türkiye Uzay Ajansının kurulması ve uzaya yönelik faaliyetlerin düzenlenmesi hakkında Kanun Tasarısı Taslağı tamamlanarak, Bakanlıkların ve çeşitli kurum ve kuruluşların görüşleri alındı. Meclis’e sevk edilecek aşamaya getirdik.” diye konuştu.

“Yeni yasama yılında Meclis’e sevk edilecek”

Türkiye Uzay Ajansı Kanun Taslağı’nın yeni yasama yılında Meclis’e sevk edileceğini bildiren Arslan, “Başbakanımızın, bakanlığı döneminde başlattığı ve çok önem verdiği bu projeyi hayata geçirmek için çalışmalarımızı sürdürüyoruz. Uzay Ajansının kurulması ile Türkiye, uzay teknolojileri alanında çok daha hızlı yol alacak. Çeşitli kuruluşlar tarafından yürütülen projelerin koordinasyonunu sağlamak amacıyla Başbakanımız Sayın Binali Yıldırım’ın başkanlığında ilgili bakanların da dahil olduğu Uzay Stratejileri Yüksek Kurulu oluşturulacak. Böylece Türkiye’nin uzay alanındaki mevcut altyapı ve yetenekleri hızla geliştirilecek.” ifadelerini kullandı.

“Birçok ülke i̇le i̇ş birliği i̇çerisindeyiz”

Uzay konusunda uluslararası iş birliklerine de çok önem verdiklerine dikkati çeken Arslan, Bakanlığının koordine ettiği bir heyetle mayıs ayı içinde Alman Uzay Ajansı ile iş birliğini geliştirme yönünde görüşmeler yapıldığını, Japon Uzay ve Havacılık Ajansı ile de çok yararlı iş birliği programlarını geliştirdiklerini söyledi.

Bakan Arslan, bu kapsamda Uluslararası Uzay İstasyonunda ortak deneyler yapılması hususunda iş birliği protokolünün 8 Eylül’de imzalandığını anımsatarak, “Aynı şekilde bir deneysel uydumuzu yine Japonya ile iş birliği çerçevesinde 2017 yılı başlarında Uluslararası Uzay İstasyonundan dünya yörüngesine bırakacağız.” diye konuştu.

Amerika Havacılık ve Uzay İdaresi (NASA), Japonya Havacılık ve Uzay Araştırmaları Ajansı (JAXA), Almanya Havacılık ve Uzay Araştırmaları Merkezi (DLR), Fransa Uzay Araştırmaları Merkezi (CNES) olmak üzere çeşitli ülkelerin havacılık ve uzay ajanslarının incelediğine dikkati çeken Arslan, çeşitli ülkelerin temel uzay kanunları ve temel uzay politikalarına ilişkin metinlerin incelendiğini ve kanun taslağı çalışmalarında bu dokümanlardan istifade edildiğini belirtti.

“Ar-Ge destek sürecini başlattık”

Bakan Arslan, Bakanlığı bünyesinde havacılık ve uzay teknolojileri ve elektronik haberleşme alanlarında Ar-Ge destek sürecini başlattıklarını ve yıl sonuna kadar değerlendirmeleri tamamlamayı hedeflediklerini ifade ederek, “Ar-Ge destek uygulamasıyla havacılık ve uzay teknolojileri konusunda çok önemli atılımlara imza atacağız. Söz konusu destek programı çerçevesinde sektör ve üniversitelerle işbirliği içinde milli uçak motoru geliştirme projeleri dahil olmak üzere havacılık ve uzay teknolojilerinde büyük atılım başlatacak çalışmalar için destek sürecini başlatıyoruz.” değerlendirmesinde bulundu.

Bir Cevap Yazın

E-posta hesabınız yayınlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir

*

Şu HTML etiketlerini ve özelliklerini kullanabilirsiniz: <a href="" title=""> <abbr title=""> <acronym title=""> <b> <blockquote cite=""> <cite> <code> <del datetime=""> <em> <i> <q cite=""> <strike> <strong>