Cemil Yalınkılıç hoca ile Kudüs ziyaretini konuştuk.

Kudüs’de mahsuniyet gördük. Orada korku dolu bakışların üzerimizde odaklandığı bir ülke bir şehir gördük.

MENDERES SINGIN/KUDUS-IGMG Genel Merkez Hac ve Umre başkanlığının Kudüs bağlantılı umre ziyaretinin Kafile Başkanı IGMG Genel Başkan yardımcısı ve İrşad Başkanı Cemil Yalınkılıç hoca ile Kudüs ziyaretini konuştuk.

Hocam kısaca kendinizi tanıtır mısınız?

-İsmim Celil Yalınkılıç, aslen Gümüşhaneliyim, Ezher Üniversitesi’nden 1992 yılında mezun oldum. 1993 yılında Almanya’ya geldim. Almanya’nın Manheim şehrinde18 yıl imamlık ve şube başkanlığı yaptım. 2011 yılından itibaren IGMG Genel merkezinde Genel Başkan yardımcısı ve İrşad başkanlığı görevini yürütmekteyim.

Hocam Kudüs gezisini ne amaçla düzenlediniz?

-Teşkilat olarak Kudüs gezimiz ilk defa yaptığımız bir gezi değil. Milli Görüş olarak 1990 yıllarında Kudüs gezisi tertip ediliyordu, ancak 2000 yıllardan itibaren Kudüs ve Filistin’de mevcut sosyal ve siyasal sorunlar ve problemler dolaşıyla malesef uygun ortamlar bulunamadığı ve güvenlik problemi olduğu için bu ziyaretler yapılamadı.

Şu an itibaren kısmen de olsa sükunet sağlanmış oldu. Bu bağlamda teşkilatımız yeni bir karar almak suretiyle ilk defa uzun bir aradan sonra Kudüs’e yönelik umre bağlantılı bir ziyaret gerçekleştirmiş olduk.

Niçin Kudüs bizim için önemli ve biz niçin oraya ziyaret yapmak zorundayız. Hz. peygamber efendimizin bir hadisi şerifi var. “Üç mescit ziyaret yapılır; ,Birincisi benim mescidim Mescid-i Nebevi, ikincisi Mescid-i Aksa ve Mescid-i Haram” bu üç mescide ziyaret yapılır’ buyuruyor efendimiz.

Bu bağlamda peygamber efendimiz bize üç hedef gösteriyor. Ziyaret edilir mescitler olarak, biz de bu hadisin gereği biz Mescid-i Aksa’yı ziyaret etmek durumundayız. Ayrıca Mescid-i Aksa bizim için İslamın ilk kıblesidir. Kur’an-ı Kerim’de Hz. Peygamber efendimiz, Mescid-i Haram’dan Mescid-i Aksa’ya yapmış olduğu gece yürüyüşünün yolculuğunun aktarıldığı anlatıldığı Mirac olayının gerçekleştiği bir bölgedir.

Diğer yandan Peygamber efendimizin dedesi Abdulmuttalib’in de metfun bulunduğu topraklardır. İmam Şafı’nin doğum yeri Gazze´dir. Ayrıca Peygamber efendilerimizin kısmen de olsa gönderilmiş oldukları bölgeler Filistin bölgesidir.

Mescid-i Aksa hem kıblemiz olması hasebi ile hem de peygamberliğin gelmiş olduğu bölge hasebi ile ve Resülullah efendimizin ‘ziyaret edin’ emri gereği teşkilat olarak yeniden Kudüs ziyaret ve umre bağlantılı ziyaretimizi başlatmış olduk.

Hocam Kudüs ziyaretinizde ne bekliyordunuz? Kısaca ziyaretiniz olumlu yada olumsuz yanları nelerdir?

-Ben de ilk defa Mescid-i Aksa ziyaretini gerçekleştirdim. Daha evvel 1990 yıların başından beri hac ve umre bağlamında geldik-gittik ama Mescid-i Aksa ve Küdüs’ü ziyaret etme imkanımız olmamıştı. Allah’a hamd olsun bu sene 117 kardeşimiz ile birlikte bir ziyaret gerçekleştirmiş olduk.

Tabi beklentilerimizi orada buldükmü ya da ne bekliyorduk ne bulduk sorusuna, açıkça itiraf etmek gerekirse ben beklediğimin dışında bir mescid-i Aksa ve Kudüs buldum.

Her ne kadar medyadan televizyonlardan Mescid-i Aksa ve Kudüs ile bilgiler haberler görüyor olsak da ama ‘ilmenyakin’ bilmek başka bir şey, hakikaten ‘aynel yakin’ gözünüzle görerek, şahit olmak başka bir seymiş.

Herşeyden evvel Mescid-i Aksa´ya bu bölgede yaşan Kudüs de yaşayan insanların çok rahat bir şekilde rahat bir şekilde gidip namaz kılabildikleri cami olmadığını gördük.

Mescid-i Aksa’nın kendisi ve çevresi, eski Kudüs olarak bilinen bölgede yaşayan insanlar Mescid-i Aksa’ya gidebiliyorlar. Ama bu eski Küdüs’ün etrafına çevrilmiş olan Berlin duvarı gibi utanç duvarı ve o duvarın dışında kalan müslümanlar gelip Mescid-i Aksa’da namaz kılmaları mümkün değil onlara İsrail tarafından müsade edilmiyor.

Hocam Mescidi Aksa’da herkes rahat namaz kılabiliyor mu?

-Bize rehberlik yapan kardeşlerimizin anlattıklarından haraketle yirmi yıldan beri Mescid-i Aksa da namaz kılabilmek için Kudüs de yaşayıp da orda namaz kılmak için bekleyen binlerce insan var. Düşünebiliyor musunuz, aynı şehirde yaşıyorsunuz o şehrin çocuğusunuz sizin şehrin bir camisi olan kadim bir mescit de güvenlik gerekçesi ya da başka bir gerekçe ile o camide cuma namazı kılamıyorsunuz, vakit namazı kılamıyorsunuz.

Birileri size o camide namaz kılma izini vermiyor. Mescid Aksa’nın kapılarında devamlı güvenlik kontrolü var. Mescid-i Aksa’nın çok yakınlarında olan müslümanların o camiye cemaat olamadıklarını gördük, açıkçası ben bunu beklemiyordum inanın çok üzüldüm.

Diğer bir husus çevrilmiş olarak o surların içinde bulunan müslümanlar umumiyetle sabah namzında safları dolduruyorlar. Diğer vakitler sabah namazındaki cemaat mümkün değil, herkes işinde gücünde olunca öğle. ikindi akşam ve yatsı namazlarında cemaat sayısı çok azdır.

Buradan tabiatı ile ben şu sonucu çıkarıyorum. Mescidi Aksa’nın cemaatsiz bırakmamak için bu ziyaretlerin çok sıkça yapılması gerekiyor. Orada cemaat olma şuurunu bizim geliştirmemiz gerekiyor. Bu ziyaretler bir iki gün şekilde değil de daha uzun soluklu yapılması gerekiyor.

Şehrin her yanında hissedilir bir şekilde polis ve asker görüyorsunuz. Eli silahlı insanlar görüyorsunuz. Her köşede bu insanlar var, bıçak sırtında bir ülke sanki biri bir kıvılcımda sanki infilak olacakmış gibi böyle korku dolu bir ülke. Gittiğimizde ne kadar turistik bir ziyaret olsa da siz o korkuyu yaşıyorsunuz.

Kudüs ve Mescid-i Aksa’daki izlenimleriniz nedir?

-Kudüs de mahsuniyet gördük. Orada korku dolu bakışların üzerimizde odaklandığı bir ülke bir şehir gördük. Diğer gördüğümüz ise şehir adete iki farklı dünyadan oluşuyor. Yahudilerin yaşamış olduğu bölgeler çok mamur bölgeler. Orada altyapı kanalizyon, yollar, elektrik, sosyal hayat bir avrupa şehri gibi her şey yerli yerinde ama Filistinlerin yaşamış olduğu bölgeler, çok kötü mezmele gibi.

Yer altı hizmeti yok, sağlık hizmeti yok, temizlik hizmeti yok, elektrik yok, yol yok her tarafda çöpler dağ yığını gibi. Tabi bu da bilinçli bir poltikanın gereği ordaki müslümanlar malesef böyle bir hayata mahkum edilmişler.

Hocam Milli Görüş Kudüs ziyaretlerini devam edecekmi?

- Uzunca aradan itibaren bir ilk gezimiz. İnşallah Şubat ayın dan ibaret tekrar bir umre bağlantılı bir Kudüs ziyareti gerçekleştirilecek. Bu ziyaretimizde bir takım tecrübelerimizde oluştu. Bu gezilerin iki gün değil de dört güne çıkarma tekliflerimiz olacak. Diğer taraftan genç arkadaşlarımızın getirilmesi çok çok önemli ama bu arkadaşlarımız velileri ve mahremleri ile birlikte gelmelerinin daha doğru olacağını düşünüyorum.

Bizden kaynaklı problemler olmadığı müddetçe Kudüs ziyaretlerimizi sıkça yapmayı düşünüyoruz.

Bir Cevap Yazın

E-posta hesabınız yayınlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir

*

Şu HTML etiketlerini ve özelliklerini kullanabilirsiniz: <a href="" title=""> <abbr title=""> <acronym title=""> <b> <blockquote cite=""> <cite> <code> <del datetime=""> <em> <i> <q cite=""> <strike> <strong>