Çevre ve İklim için Güç Birliği

ECOLOG Enstitüsü ve TAM Vakfı işbirliği ile hayata geçirilen „KLIMIG-Çevreve İklimi Korumak Bizim Elimizde“ Hannover´de gerçekleştirilen sempozyumla çalışmalarına başladı. Proje, Türkiye ve Eski Sovyetler Birliği kökenli göçmenler arasında çevre duyarlılığının arttırılması hedefini güdüyor.

ESSEN/euturkhaber- Kuzey Ren Vestfalya, Aşağı Saksonya ve Hamburg eyaletleri başta olmak üzere Türkiye ve Eski Sovyetler Birliği kökneli göçmenler arasında çevre ve iklim koruma bilincinin geliştirilmesi adına hayata geçirilen KLIMIG Projesi, resmi olarak çalışmalarına başladı.

Hannover Belediye Başkanı Regine Kramarek´in selamlama konuşmasıyla başlayan etkinlikte açılış konuşmasını yapan Türkiye´nin Hannover Başkonsolosu Tunca Özçuhadar, sınırlar ötesine taşan bir sorun alanı olarak çevre ve iklim değişiklikleri konusunda herkesin el ele vermesi gerektiğini söyledi. Alman Rus İşadamları Genel SekreteriDmitrij Vaisband´ın yanı sıra TAM Vakfı Genel Müdürü Dr. Andreas Goldberg ve Proje yöneticisi Dr. Silke Kleinhückelkotten katılımcıları selamladı.

Çevreye yarayan ekonomiye de yarıyor

Federal İklim Koruma inisiyatifini tanıtan Federal Çevre Bakanlığı´ndan Mareike Welke, bu alanda geliştirilen araç ve yöntemleri  sundu. Hanelerde enerji kullanımı ve ısınmaya ilişkin küçük tedbirler alarak, önemli bir tasarruf sağlamanın mümkün olabildiğini vurgulayan Silke Kleinhückelkotten, ışıklandırma değişikliği, soğutucuların düzenli kullanımı, çalışmayan aletlerin fişten çekilmesi ve doğru televizyon seçimi gibi hususlara dikkat edilerek dört kişilik bir hanede 320 Euro dolayında tasarruf sağlanabileceğini belirtti. İklime zarar vermeyen tüketim alışkanlıklarının çoğunun kolay ve hızlı biçimde uygulanabilir olduğunun altını çizen Kleinhückelkotten, bunların çok nadir durumda ek maliyete yol açtığına değindi.

Göçmenler daha fazla uçağa biniyor, Almanlar daha uzağa uçuyor

Türk ve Rusça konuşan göçmenlerle çevre duyarlılığı konusunda gerçekleştirdiği bir araştırmanın sonuçlarını sunan Prof. Dr. Marcel Hunecke, Türk ve Rus göçmenler arasında uçağı ulaşım aracı olarak kullananların oranı hayli yüksek olmasına karşın, Almanların daha uzak mesafelere ve daha sık sayıda uçuş yaptıklarını belirti. Buna göre Türk göçmenlerin % 64´ü uçağı ulaşım aracı olarak kullanırken, Rusça konuşulan ülkelerden gelenler arasında bu oran % 54 seviyesindeAlmanlar arasındaise sadece % 29´luk kesim uçağı ulaşım aracı olarak kullanıyor. Buna karşın Türkler 5.400 km´lik ortalama uçuşlar gerçekleştirirken bu miktar Rusça konuşanlarda 6.100 km´ye Almanlar arasında ise 7.500 km.ye ulaşıyor. Her iki göçmen  grubu yılda 2,6 uçuş gerçekleştirirken , bu sayı Almanlar arasında 3,3´ü buluyor. Buna karşın otomobil kullanımında tam tersi bir görünüm ortaya çıkıyor. Almanların % 70´i otmobil sahibiyken, bu oran Rusya kökenliler arasında % 46´ya, Türkler arasında ise % 41´e geiliyor. Ancak yıllık olarak kaatedilen kilometre seviyesinde 18.900 km ile Türkler ilk sırada yer alıyor. Almanlar 16.900 km kat ederken, Rusya kökenliler 13.400 km araç kullanıyor. Bir ilginç sonuç ise toplu taşıma araçların ilişkin, Rusça konuşan göçmenlerin % 82´si topluma taşıma aracı kullanak,  78 olan Almanya ortalamasının üzerine çıkıyor. Türklerin ise sadece % 52´si toplu taşıma araçlarını kullanıyor.

Medya daha aktif olarak kullanılmalı

Sunumların ardından „Günlük Yaşamda  Çevre ve İklim Koruması“ başlıklı panel gerçekleştirildi. TAM Vakfı  adına proje koordinasyonunu gerçekleştiren Caner Aver´in yönettiği oturuma TV moderatörü Hasan Aka, Berlin Türk-Alman Çeve Merkezi Yöneticisi Dr. Turgut Altug, Ajanda 21 Göçmenler Derneği´nden Nadiya Dorokhova, Leuphana Üniversitesi Öğretim Üyesi Dr. Christine Katz, Yeşil Çember Yöneticisi Gülcan Nitsch, Rusya Kökenli Almanlar Birliği´nden Anna Welz katıldı. Oturumda farklı kesimlerin sürece aktif biçimde dahil edilmesi için yapılabilecekler konuşuldu. Anadilde medyaların bu bağlamda sunduğu potansiyel dile getirildi.

Oturumun ardından proje yöneticileri Caner ve Dr. Silke Kleinhückelkotten yeni projeyi detaylarıyla tanıtırken, ardından başlayan oturumda iklim ve çevre için kültürlerarası bir birlik kurmak üzere bir araya gelindi. Leuphana Üniversitesi Öğretim Üyesi Dr. Christine Katz öncülüğünde oluşturulan birliğin oluşum sürecini işletmek üzere bir kurucu komisyon oluşturuldu.

Comments are closed.