width=750

Cumhurbaşkanı Erdoğan: İmar barışına müracaat edenlerin sayısı 1 milyonu aştı

Cumhurbaşkanı Erdoğan, imar barışına müracaat edenlerin sayısının 1 milyonu aştığını belirtti.

Cumhurbaşkanı Erdoğan: İmar barışına müracaat edenlerin sayısı 1 milyonu aştı

İSTANBUL

Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan, partisinin Kartal, Maltepe, Ataşehir, Üsküdar ve Sarıyer’de düzenlenen mitinglerinde halka hitap etti.

Kartal mitinginde İstanbul’a ve Kartal’a yapılanları bilen vatandaşların pazar günü gerçekleştirilecek seçimde kendilerini yalnız bırakmayacaklarını dile getiren Erdoğan, “Diğerlerinin İstanbul’la, Kartal’la ilgili yaptıkları ne var? Hiçbir şey var mı? Bunlar hangi yüzle geliyorlar.” diye konuştu.

Cumhurbaşkanı Erdoğan, İstanbul’da Büyükşehir Belediye Başkanlığı yaptığında Kartal’ın halinin çok kötü olduğunu, ilçenin kalkınması için gayret gösterildiğini anlatarak, şöyle devam etti:

“Bu gayreti veren bir anlayış var. O da AK Parti. Biz size efendi olmaya değil, hizmetkar olmaya geldik ve hizmetlerle yanınızda bulunduk. Hatırlayın o Kartal’ın halini. Suyumuz var mıydı, her taraf delik deşik miydi, yollarımız var mıydı? Buraları ilçe haline getiren biziz. Bizden sonra şu anda CHP zihniyeti burada. Memnun musunuz, var mı hizmet? Bu sahili de ‘Ben yaptım.’ der. Bütün bu sahil düzenlemelerini kim yaptı? Biz yaptık. Niye? Benim Kartallı kardeşlerim deniz kenarında, şu sahillerde rahat gezinsin diye bu adımları attık. Sadece Kartal’a 16 yılda 3 katrilyon devlet olarak yatırım yaptık. Belediye biz de olduğu zaman yaptıklarımızı konuşmuyorum, belediye hariç. Biz ehiliz. Daha da güzeli olacak. Ama pazar inşallah farklı olacak.”

Erdoğan, CHP’nin Cumhurbaşkanı adayı Muharrem İnce’nin birçok yerde bir şeyler anlattığını belirterek, İnce’nin ve partisinin Kartal’a verebileceği bir şey olmadığını ifade etti.

Bu seçimle beraber vatandaşlardan alınacak destekle ve icazetle yola devam edeceklerini belirten Erdoğan, Mart 2019 Yerel Seçimleri’nde de Kartal Belediyesi’ni tekrar geri alacaklarını söyledi.

‘Kartalımıza güzel bir millet bahçesini yapacağız’

Artık hastanelerde durumun çok iyi olduğunu, ilaçların her eczaneden alınabildiğini dile getiren Erdoğan, konuşmasını şöyle sürdürdü:

“Bay Kemal’in SSK genel müdürü olduğu zaman çektiğimiz çileleri biliyorsunuz değil mi? SSK’da az çile çektirmedi. Şimdi Pendik’teki devlet hastanesi muhteşem. Aynı şekilde Kartal… Daha idealleriyle geliyoruz. Şimdi bir de Anadolu yakamıza şehir hastanemizi yapıyoruz. İnşallah Anadolu yakasında yapılacak şehir hastanesiyle sıkıntı olan bir yer varsa anında o şehir hastanesine, Samandıra’ya buradan hemen geçeceksiniz. Samandıra’daki askeri havalimanının olduğu yere şehir hastanesi yapıyoruz. Anadolu yakasının sağlık noktasında bir sorunu kalmayacak. Niye? Halk içinde muteber bir nesne yok devlet gibi, olmaya devlet cihanda bir nefes sıhhat gibi.

Şimdi ne diyorlar? ‘Ben niye şehir hastanesi yaptırayım?’ Kim diyor bunu? Adaylardan biri. Sen ne için geliyorsun o zaman? Şehir hastanesi yaptırma, devlet hastanesi yaptırma, ne yaptıracaksın ne, onu söyle. Proje söyle, proje. Bay Muharrem, sen ne yaptıracaksın onu da söyle. Yoksa memurlara, gençlere tekme tokat mı gireceksin? İşte nasıl küfürler ettiğini görüyorsunuz.”

Bu dönem iki önemli projeleri olduğunu aktaran Erdoğan, “Bunlardan biri millet bahçeleri, biri millet kıraathaneleri. İnşallah Kartalımıza güzel bir millet bahçesini yapacağız, bir de güzel bir millet kıraathanesi yapacağız. Biz yaparız, onlar yıkar. Onlar yıkım ekibi, biz yapım ekibiyiz.” dedi.

Erdoğan, Yavuz Sultan Selim Köprüsü’ne gerek olmadığının söylendiğine değinerek, “Ne diyor? ‘Onun şöyle ücreti var, bunun böyle ücreti var.’ Kardeşim öyle veya böyle, sen işine gelen köprüden geç. O pahalı olandan geçme, onu biz özel sektöre yaptırdık. Bu, kaynakların çeşitlendirilmesidir. Parası olan özel sektörün, Yavuz Sultan Selim Köprüsü’nden geçer, diğerleri diğerlerinden geçer. Bay Muharrem, sen onlardan geç. Biz, bunların adedini artırdık. 15 sene sonra bu köprü aynen birinci ve ikinci köprüler gibi olacak. Devlete bunlar teslim edilmiş olacak. Biz bunları yaptık, hala yapıyoruz. Kaynakları çoğaltıyoruz.” diye konuştu.

Erdoğan, “Pazar günü ben milletime güveniyorum, ben milletimi seviyorum. Milletim bunlara gereken dersi pazar günü verecektir.” dedi.

‘Üniversite zaten ücretsiz’

Cumhurbaşkanı Erdoğan, partisinin Maltepe mitinginde yaptığı konuşmada, eğitim, sağlık, emniyet ve adalet temel taşlarıyla yola çıktıklarını, bu temel taşların üzerine enerjiyi, ulaşımı, turizmi, tarımı koymayı vadettiklerini hatırlatarak, bunları yaptıklarını ve yapmaya devam edeceklerini söyledi.

Kadıköy’den Kartal’a kadar tren, Avrasya Tüneli, Marmaray yaptıklarını ifade eden Erdoğan, şunları kaydetti:

“Benim Maltepeli kardeşim Marmaray’dan istifade ediyor mu? Ama bunlar ‘istemezük’ diyor. Hele denizin altından olunca zaten görmüyorlar. Bakan kör. Avrasya Tüneli’ni de görmüyorlar çünkü o da denizin altından. Bizim fiilimizin ulaştığı yere bunların hayalleri bile ulaşamaz. Şimdi Yavuz Sultan Selim Köprüsü’nü yaptık. Yavuz Sultan Köprüsü ile alakalı olarak da ne diyorlar? ‘Efendim Özal’ın yaptığı köprünün fiyatı şu, Demirel’in yaptığı köprünün fiyatı bu’. Şimdi bayramda tamamen ücretsiz yaptılar. Tamam, Bay Muharrem sen de ücretsiz olandan geç. Ne işin var senin Yavuz Sultan Selim Köprüsü’nde, oradan gitme. Ama biz 15 sene sonra bu köprü ne olacak, bu da devlete verilecek. Biz kaynakları çeşitlendirerek ne yapıyoruz, bu köprüleri yaptık. Bununla ne adımını attık, ‘Ağır vasıtaları oraya kaydıralım, 1. ve 2. köprüden ağır vasıtalar geçmesin’ dedik. Ya biz bunu yaptık, sen ne yaptın? Senden önce gelen CHP’liler ne yaptı, onu söyle. Var mı bir eseriniz, yok.”

Erdoğan, öğrencilerin kitaplarını ücretsiz aldığını hatırlatarak, CHP’nin cumhurbaşkanı adayı Muharrem İnce’nin “Üniversiteleri ücretsiz yapacağız.” vaadini hatırlatarak, şöyle devam etti:

“Ya senin dünyadan haberin yok. Üniversite ücretli mi? Ya üniversite zaten ücretsiz. Kaldı ki harçları kim kaldırdı? Biz kaldırdık ya, harç vardı, biz kaldırdık. Kimden miras? Onlardan miras. Burs olarak ne alıyorlardı biz geldiğimizde? 45 liracık. Şimdi ne veriyoruz. 470 lira veriyoruz. Mastır öğrencisine 940 lira veriyoruz. Doktoraya asgari ücret veriyoruz. Bakın nereden nereye. Ya bunları biz veriyoruz. Ama ne genel başkanın haberi var ne de Bay Muharrem’in haberi var. Ya bunların derdi bu değil ki. Biz şu ana kadar ne kadar derslik açtık biliyor musunuz? 280 bin derslik açtık. Peki ne kadar öğretmen atadık biliyor musunuz? 580 bin öğretmen atadık. Ama Bay Kemal ne diyor? ‘Ne kadar varsa hepsini atayacağım’ diyor. Ya dürüst ol, yalan söyleme. Ama bunların zaten işi yalan, meslekleri yalan. Bay Muharrem Yalova’da dershane işletiyordu. Orada 10 tane öğretmenin bu SSK primini dahi ödemedi. Şimdi onların SSK primini ödemeyenden bu Türkiye’ye cumhurbaşkanı adayı olur mu?”

Türkiye’de üniversitesi olmayan il kalmadığını vurgulayan Erdoğan, 75 üniversite varken şimdi Türkiye genelinde 205 üniversite olduğunu söyledi.

“Biz öğrenciyi merkezlere değil, üniversiteyi öğrencilerimizin ayağına götürdük.” diyen Erdoğan, üniversitelerde kısa bir zaman sonra kalitenin de yakalanacağını söyledi.

Erdoğan, “Kaliteyi de yakaladığı zaman işte bizden Aziz Sancarların sayısı da 1 tane, 2 tane olmayacak. İnşallah bunların sayısı çok artacak. Bu konuda da kararlıyız.” ifadelerini kullandı.

‘Neymiş, mahkum olmamış’

Erdoğan, İstanbul Büyükşehir Belediye Başkanlığı’nı CHP’den aldığını hatırlatarak, katılımcılara şöyle seslendi:

“Her taraf çöp dağlarıyla dolu muydu? Hava kirliliği had safhada mıydı? İstanbul’da su var mıydı? CHP demek susuzluk, kirlilik, yolsuzluk demektir. İSKİ yolsuzluğunu hatırlayın. Maltepe Belediyesi’nin de bir tane elemanı içerideymiş. Üstelik de Başkan Yardımcısı. Neden biliyor musunuz? MLKP’den dolayı, yani terör. Düşünün terör örgütü mensupları Maltepe’yi yönetiyor hale bak. Benim Maltepeli kardeşlerim hala bu partiye oy mu verecek Allah aşkına. Artık gereğini pazar günü yapmanız lazım. Şu anda içeride ve yanılmıyorsam 10 yıla mahkum olmuş. Hale bak. Maltepe’yi kimler yönetiyor? Diğer tarafta da bakıyorsun bir diğer parti aday gösteriyor. Kim bu aday? Malum bir partinin terör örgütünün arkasında olduğu ve 7 Haziran seçimlerinde benim Kürt kardeşlerime ‘Dökülün sokağa.’ dedi, hepsini sokağa döktü. Diyarbakır’da 53 Kürt kardeşimi bunlar öldürdü. Bu adam şu anda Cumhurbaşkanı adayı. Neymiş, mahkum olmamış. Bunu Bay Kemal savunuyor. ‘Mahkumiyeti mi var?’ diyor, ‘YSK buna aday olabilirsin.’ dedi… Yani YSK burada vicdani davranmamışsa, böyle bir yanlış yapmışsa aynı yanlışı biz de yapacak mıyız? Bu parti başka gösterecek aday bulamadı mı? CHP’nin adayı ilk iş Edirne’de gidiyor, bunu makamında ziyaret ediyor, HDP’nin adayını. Hale bak, hale… Oraya gidip, oradan icazet alıp, oradan ‘Acaba oy koparabilir miyim?’ onun hesabı için. Terör örgütü ile bunlar el ele, kol kola yürümediler mi? Ankara’dan İstanbul’a yürümediler mi? Şimdi pazar günü bunlara bir Osmanlı tokadı yakışmaz mı?”

“Kızılay’ı da sat”

TİKA’nın Türkiye’nin dünyadaki yatırımlarını organize ettiğini, AFAD’ın ise adeta Kızılay gibi nerede bir afet, sıkıntı varsa, yurt içi ve dışına koşan bir örgüt olduğunu anlatan Erdoğan, konuşmasını şöyle sürdürdü:

“Bunları satacakmış. Kızılay’ı da sat. Bunun ki aynen şuna benziyor; ‘Okullar olmasa Milli Eğitimi yönetmek ne kadar kolay. Hiç bir şey olmasa Cumhurbaşkanlığı yapmak ne kadar kolay.’ Bu adımları atarken Türkiye’yi muasır medeniyetler seviyesinin üstüne çıkaracağız. Hedefimiz bu. Bu hanımefendi, beyefendiler hep söyler ya. ‘Şöyle Atatürkçüyüz, böyle Atatürkçüyüz.’ Yalan değil mi? Hiç bunlarla alakası yok. Herhalde Atatürk sağ olsa bunları mezara gömer. Niye? Çünkü bunlar yalancı. Dürüst değil ama AK Parti ne aldatan olur, ne aldanan olur. Biz bu adımları kararlılıkla attık. Türkiye’de 25 havalimanı vardı, bu sayı 59′a çıktı. Türkiye’nin her yerine artık uçakla gidebiliyor musunuz? Artık uzaklar yakın oldu mu? Neredeyse lüks otobüs fiyatına uçakla gidiyoruz. Bunlara sorsan, bundan da rahatsızlar. Bu havalimanından da rahatsızlar. ‘Böyle bir rakamla havalimanı, hastane yapılır mı?’ diyor. Yaparız. Biz halkımızın huzuru için yaparız.”

‘Terörle mücadelede inlerine gireceğiz’

Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan, enerjide Türkiye’nin, dünya devleri arasında yerini aldığını belirterek, “Şimdi nükleer enerjiye, elhamdülillah geçiyor muyuz? Bunun adımlarını da attık mı? Hızla birincinin adımını attık, ikinci, üçüncü ve dördüncü nükleerin de inşallah adımlarını atacağız.” dedi.

Yapacakları çok iş var bulunduğunu, kimseye muhtaç olmayacaklarını, kendi göbeklerini kendilerinin keseceklerini ifade eden Erdoğan, “Terörle mücadelede inlerine gireceğiz.” dediğini anlattı.

“Telefonla niye tehdit ediyorsun”

Cumhurbaşkanı ve AK Parti Genel Başkanı Erdoğan, Afrin ve Cerablus’a 200 kişinin geri döndüğünü, bu sayının daha da artacağını dile getirerek, onların evlerine, kendi topraklarına dönmeyi arzu ettiklerini söyledi.

CHP ve diğerlerinin derdinin ise “Bunların burada ne işi var.” dediğini dile getiren Erdoğan, “Biz ensarız, onlar muhacir. Ne Bay Muharrem ve diğerleri ensarın ne olduğunu bilmez. Terörle mücadele biz de sonuna kadar devam edecek.” dedi.

Erdoğan, HDP’nin güneydoğuda AK Parti’nin il ve ilçe başkanlarını telefonla tehdit ettiklerini vurgulayarak, “Terbiyesiz eğer sıkıysa gel şehir merkezine. Telefonla niye bu tehditleri yapıyorsunuz. Öyle Kandil’in tepesinde durmakla bu iş olmaz. Oradan telefonla ilçe başkanımı, il başkanımı tehdit etmekle bu olmaz. Artık bunlar geçmişte kaldı. Suruç’ta bir adım attınız. Suruç’ta attığınız adımın bedelini çok daha ağır ödeyeceksiniz. Zira orada attığınız adımda, o PKK’nın paçavrasını elinde tutan katil şu anda içeride. Bizim PKK ile mücadelemiz bundan sonra çok daha kararlı gidecek. FETÖ ile mücadelemiz çok daha kararlı gidecek.” diye konuştu.

CHP Genel Başkanı Kemal Kılıçdaroğlu ve Cumhurbaşkanı adayı Muharrem İnce’nin terörle, FETÖ ile mücadele konusunda bir açıklamalarının olmadığını belirten Erdoğan, “Niye beraberler de onun için.” dedi.

“Bunlar pazar günü sizin dersinizi bekliyor”

Cumhurbaşkanı Erdoğan, Ataşehir mitinginde yaptığı konuşmada, kalabalığa “Pazar günü sandıkları patlatıyor muyuz? Ataşehir’de bu yolsuzlukların hesabını soruyor muyuz? Düşünün yolsuzlukların içerisinde olanlar nerede? Parlamentoda. Öyle mi? Belediye Başkanı nerede? Ah ah… Ne günlere kaldık. Artık benim Ataşehir’e inanmış olan kardeşlerimin pazar günü bunun hesabını sorması lazım.” diye konuştu.

Ataşehir’in dönemlerinde ilçe olduğunu hatırlatan Erdoğan, “Şimdi diyorum ki, pazar günü gelin sandıklarda demokratik olarak bu hesabı soralım. Ben size inanıyorum.” dedi.

“Bunlar pazar günü sizin dersinizi bekliyor”

Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan, köprülere ilişkin bilgileri şu sözlerle paylaştı:

“Bakınız, size şimdi bazı rakamları vereceğim. Yavuz Sultan Selim, 26 Ağustos 2016… Geçen araç sayısı ne biliyor musunuz? 69 milyon. Aynı şekilde Avrasya Tüneli, 20 Aralık 2016′da açıldı. Geçen araç sayısı ne biliyor musunuz? 23 milyon. Osmangazi Köprüsü, 30 Haziran 2016′da açıldı. Geçen araç sayısı ne biliyor musunuz? 13 milyon 384 bin. Şimdi, Bay Muharrem diyor ki ‘Onun fiyatı şu, bunun fiyatı bu…’ Şimdi ben size Bay Muharrem’in yalanlarını söylüyorum. Demirel’in köprüsü olarak söylediği ’11 lira.’ Yani birinci köprü. Üçüncü köprüye ’114 lira.’ diyor. ‘Demirel’in köprüsü tek yönlü para alınıyor, üçüncü köprü ise çift yönlü alınıyor.’ diyor. Bu da ayrı yalan. Üçüncü köprüden bir defa tek yönlü ücret alınıyor. Otomobil geçiş ücreti 13 lira 5 kuruş. Yavuz Sultan Selim Köprüsü, 2025 yılında yani 7 yıl sonra devlete geçecek, bizim olacak ama 7 yıl burayı işletecekler. Birinci ve ikinci köprüyle otoyollar bayramda ücretsiz. Çünkü her bayram öncesi AK Parti hükümeti, Bakanlar Kurulu kararıyla köprü ve otoyolları ne yapıyor? Bedava yapıyor. Bu bizim bugüne kadar yaptığımız uygulama Bay Muharrem. Sen bundan rahatsız mısın? O zaman sen de bir ve ikinci köprüden git, elini tutan mı var? Oralardan git. Niye oradan gitmiyorsun? Veyahut da sandalla geç karşıya. Bunu da yapabilirsin. Çok daha isabetli olur. Hepten ücretsiz ama kalkıp da devletin, kaynakları çeşitlendirerek bu kadar güzel bir eseri Türkiye’ye kazandıracak sen buna leke atmak için her türlü taklayı atacaksın. Kardeşlerim; bunlar pazar günü sizin dersinizi bekliyor.”

‘İdeolojik yaklaşımları bırakın’

Erdoğan, CHP’lilerden ideolojik davranmamalarını isteyerek, katılımcılara “Ataşehir’in Belediye Başkanı’nın eşi burada bol bol daire sahibi oluyor, bol bol daire dağıtıyor. Bunların hesabını benim Ataşehirli kardeşim sormayacak mı? Pazar günü sandık niye geliyor önümüze? Demokratik bir şekilde bu hesabı soruyor muyuz? Bu sizin hakkınız. Hesabı siz soracaksınız. Ataşehir bu defa 2019 Mart’ına farklı hazırlanacak. İnşallah belediye başkanlığını da biz bu CHP’den alacağız. Pazar günü ilk sınavı yapıyoruz, ondan sonra da geleceğe hazırlanıyoruz.” şeklinde seslendi.

“Afrin’de 4 bin 600′ü aşkın teröristi etkisiz hale getirdik.” diyen Erdoğan, “Cerablus’ta 3 bini aşkın DEAŞ’lıyı etkisiz hale getirdik. Şimdi Irak’tayız, Kandil’deyiz, gerekirse Sincar’da olacağız. Ülkemizi rahatsız eden kim olursa olsun hiç, dinlemeyiz vururuz.” şeklinde konuştu.

Erdoğan, imar sorununu çözdüklerini belirterek, vatandaşlardan müracaatlarını bir an önce yapmalarını istedi. Erdoğan, “Şu an itibarıyla imar barışına müracaat edenlerin sayısı 1 milyonu aştı. Bu sorunu bugüne kadar kimse çözdü mü? Şimdi biz çözüyoruz.” dedi.

‘Bizim iktidarımız yolsuzlukların iktidarı değil’

Cumhurbaşkanı Erdoğan, Üsküdar mitinginde yaptığı konuşmada, “Bizim iktidarımız yolsuzlukların iktidarı değil. Bay Kemal, siz yolsuzluklara gömüldünüz.” ifadesini kullandı.

“Amanoslarda dağları deldik”

Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan, Üsküdar’ın Marmaray’ın merkezi olduğunu belirterek, açıldığından bugüne kadar 268 milyon yolcu taşındığını anlattı.

Yavuz Sultan Selim Köprüsü, Avrasya Tünel ve Osmangazi Köprüsü’nün vatandaşlar tarafından kullanıldığını dile getiren Erdoğan, şöyle konuştu:

“Her ne kadar Bay Muharrem beğenmiyorsa da Osmangazi Köprüsü’nden 13 milyon 384 araç geçti. Bay Muharrem fiyatı çok fazla, diyor. Üçüncü köprüden tek yönlü para alınıyor. Otomobil geçiş ücreti 13 lira. Yavuz Sultan Selim Köprüsü 2025′te, 7 yıl sonra devlete terk edilecek. Bay Muharrem, biz iş biliyoruz. Buranın parası sana fazla geliyorsa, sen de o zaman Demirel’in yaptığı birinci köprüden geç, Özal’ın yaptığı ikinci köprüden geç. Orayı tercih etme. Bunlardan da memnun değilsen sandalla geç. Mecbur değilsin onlardan geçmeye, geç diğer ikisinden. Biz hizmetimizi yapıyoruz. İsteyen Yavuz Sultan Selim’den, isteyen diğer ikisinden geçer. Bayramlarda da bunları ücretsiz yapıyoruz. Zaten 7 yıl sonra orası da devlete verilecek. O zaman farklı adımlar atabiliriz. Belki ondan önce daha farklı adımlar atabiliriz. Ama bizi kalkıp da bunlarla tehdit etme yoluna gitme. Çünkü biz bu eserleri ülkemize kazandırdık. Bay Muharrem acaba Marmaray’dan, Avrasya’dan geçti mi? Bay Kemal geçti mi? Geçse bile gizli geçer. Öyle veya böyle, biz eğitimde, sağlıkta bu adımları atarak, ulaşımda tarihi adımlar attık.”

Erdoğan, Türkiye’ye yollar yapıldığını ifade ederek, “Dağları deldik, Ferhat olduk. İşte Şirin karşımda. Şirin’e ulaşmak için dağları deldik. Dün Mardin, Şanlıurfa, Gaziantep’teydim. Amanosları da deleceğiz, dedim. Amanosları delerek teröristlerin inlerine gireceğiz. Girdik mi? Girdik. Giriyor muyuz? Giriyoruz. Üsküdarlının teröristlere karşı özel bir sempatisi vardır değil mi? Sizin adınıza biz zaten gereğini yapıyoruz.” şeklinde konuştu.

Bedelli açıklaması

Cumhurbaşkanı Erdoğan, şunları söyledi:

“Bedelliyle alakalı inşallah 24′ünden sonra masamın üzerinde önemli olan çalışmalarımdan bir tanesi de odur ama ben Bay Kemal gibi palavra atamam. Bay Muharrem gibi atamam. Genelkurmay Başkanımı çağıracağım, Milli Savunma Bakanımı çağıracağım, onlarla beraber oturacağız, konuşacağız ve nihai kararımızı da vereceğiz.”

“Bunlar bu milletin Adalet Bakanlığı’na güvenmiyorlar, maalesef George’a güveniyorlar”

Cumhurbaşkanı ve AK Parti Genel Başkanı Recep Tayyip Erdoğan, “Bay Kemal dedi ki, ‘Bu raporlarla Amerika, Feto’yu Türkiye’ye vermesi lazım.’ dedi mi? Ama Cumhurbaşkanı adayı başka konuşuyor Bay Kemal başka konuşuyor, şimdi bunların hangisine inanacağız. Bundan sonra özür dilediler mi? Dilemediler. Bunlar bu milletin Adalet Bakanlığı’na güvenmiyorlar, maalesef George’a güveniyorlar.” dedi.

Erdoğan, Sarıyer’deki mitingteki konuşmasında, Türkiye’yi “eğitim”, “sağlık”, “adalet”, “emniyet” sütunları üzerinde yükseltmeyi hedeflediklerini ifade ederek, eğitimde, sağlıkta, adalette ve emniyette adımlarını attıklarını kaydetti.

Öğrencilik döneminde parayla bile kitap alamadıklarını anlatan Erdoğan, eğitimde en önemli reformlarının öğrencilere kitapların ücretsiz dağıtılması olduğunu dile getirdi.

Cumhurbaşkanı Erdoğan, üniversite öğrencilerine verilen 45 lira bursu 470 liraya çıkardıklarını ifade ederek, “Master öğrencilerine 940 lira burs, doktora öğrencilerine asgari ücret veriyoruz. Bunları yapan biziz. Buralara gelen, eğitime bu desteği veren biziz. 280 bin derslik yaptık. Benim sınıfımda 75 öğrenci vardı. Şimdi ortalama 32. Buraya getirdik biz bunu. Anadolu’da 100′ün üzerinde öğrencinin olduğu sınıflar vardı. Oralardan buralara geldik. Kaliteyi artıralım dedik. Biz 16 yılda 580 bin öğretmen aldık. Şu anda da ihtiyaç oranında, mesela bu yıl 20 bin öğretmenin ataması yapılıyor. Biz bunların adımlarını attık.” diye konuştu.

Sarıyer’in sağlık sorunun çözüldüğünü belirten Erdoğan, konuşmasını şöyle sürdürdü:

“Dağları deldik mi? Metroyla tünel geçişlerini yaptık mı? Peki ya bizden öncekiler, bu CHP’liler, şunlar, bunlar, niye bunları yapmadılar? Benden önce CHP belediyesi vardı değil mi? Şimdi burada CHP belediyesi yok mu? Nasıl memnun musunuz? Hizmeti veren yine neresi? Büyükşehir. Ben geldiğimde CHP belediyesi vardı. İstanbul çöplük müydü? Hava kirliliği var mıydı? Susuzluk var mıydı? Şimdi bunların hiçbiri kaldı mı? Demek ki biz bu millete efendi olmaya değil, hizmetkar olmaya geldik. Buna devam edeceğiz. Ümraniye çöplüğü patladı, 39 vatandaşımız öldü. CHP belediyesi vardı orada. Ben size belgelerle konuşuyorum, atıp tutmuyorum.”

“Ne kadar Amerika’nın yolunu bilir, bilemiyorum”

Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan, CHP’nin Cumhurbaşkanı adayı Muharrem İnce’nin Yavuz Sultan Selim Köprüsü’nün pahalı olduğunu söylediğini aktarırken, “Bay Muharrem, bayramda birinci köprü, ikinci köprü ücretsiz. Sen oradan geç. Üçüncü köprüye niye geliyorsun? Gelme buraya. Kaldı ki biz bunu, kamu özel ortaklığıyla yaptırdık. 7 sene sonra bu köprü devletin malı olacak. Sen bu işlerden anlamazsın Bay Muharrem. Sen bir dershane açtın, buradaki öğretmenlerin SSK primlerini bile ödemedin. Sen de helal haram nedir bilmezsin.” dedi.

Halka güvendiğini belirten Erdoğan, şunları söyledi:

“Beyefendiye Amerika’dan telefon geliyormuş. Ne kadar Amerika’nın yolunu bilir, bilemiyorum ama Amerika’dan telefon gelmiş. Sana kimden telefon geldi? Demek ki herhalde orada bunların bir ofisi var, büyük ihtimalle o ofisten bunlara telefon gelmiştir. Neymiş? Bizim gönderdiğimiz 85 koli, bunlar gazete küpürüymüş. Dediler ki ‘Biz adamlarımızı gönderelim, Adalet Bakanlığında bunları incelesin.’ Geldiler, incelediler. İncelediler de ne oldu? Bay Kemal dedi ki, ‘Bu raporlarla Amerika, Feto’yu Türkiye’ye vermesi lazım.’ dedi mi? Ama Cumhurbaşkanı adayı başka konuşuyor Bay Kemal başka konuşuyor, şimdi bunların hangisine inanacağız. Bundan sonra özür dilediler mi? Dilemediler. Bunlar bu milletin Adalet Bakanlığı’na güvenmiyorlar, maalesef George’a güveniyorlar.”

Erdoğan, Türkiye’nin eğitimde gayet güzel gittiğini ve mesafe aldığını, sağlıkta herkesin istediği hastaneye gittiğini, ilaçlarını istediği eczaneden aldığını anlattı.

Bir cumhurbaşkanı adayının, şehir hastanelerinin ülkeye getireceği faturanın hesabının yapılmadığının söylediğini aktaran Erdoğan, “Sen bu işlerden anlamazsın. Senin buna ne tecrüben ne ekonomi noktasındaki anlayışın yeter. Önce bunu öğreneceksin.” ifadelerini kullandı.

“Bu inançla, bu güvenle Allah’ın izniyle pazardan sonra durmak yok diyeceğiz”

Cumhurbaşkanı ve AK Parti Genel Başkanı Recep Tayyip Erdoğan, “Ben de buradan Kürt vatandaşlarıma sesleniyorum, HDP’nin arkasında terör örgütü PKK’nın olduğunu bilmiyor musunuz? Eğer biliyorsanız hala bunlara nasıl oluyor da destek veriyorsunuz. CHP’nin bunlarla nasıl dirsek temasında olduğunu bilmiyor musunuz?” dedi.

Erdoğan, AK Parti Sarıyer mitinginde yaptığı konuşmada, Cumhurbaşkanlığı’nın güçlü liderlik, tecrübe, inanç ve güçlü Meclis gerektirdiğini söyledi.

Şu anda 16 yıllık tecrübeyle ve 4 yıllık İstanbul Büyükşehir Belediye Başkanlığı ile milletin karşısında olduğunu dile getiren Erdoğan, “Diyorum ki pazar günü bu kardeşinize, bu evladınıza 5 yıl daha tekrar ‘devam’ talimatını, icazeti verin. Biz de ülkemizi uçurmaya devam edelim.” diye konuştu.

Muhalefetin hiçbirinde devlet tecrübesi, devlet deneyimi olmadığını belirten Erdoğan, şöyle devam etti:

“Siz şimdi dükkanınız olsa, bu dükkanınızı bir çırağa teslim eder misiniz? Bunlar çırak bile değiller. Böyle bir riske girilebilir mi? Ne diyor genel başkan? ‘Gel bakalım Muharrem.’ Bu şekilde yaklaşılan bir insana bu ülke teslim edilir mi? Aynı genel başkan ne diyecek pazardan sonra? ‘Git bakalım Muharrem.’ Niye? O da çünkü neticeyi görüyor. Ama ben sizlere güveniyorum, inanıyorum. Bu inançla, bu güvenle Allah’ın izniyle pazardan sonra durmak yok diyeceğiz.”

“Ben kek diyorum, o keklik diyor”

Şehir hastaneleri projesine değinen Erdoğan, İstanbul’un Anadolu ve Avrupa yakasına iki şehir hastanesi yaptıklarını hatırlattı.

Avrupa Yakası’nda İkitelli’ye yaptıkları hastanenin 3 bin 300 yataklı dev bir hastane olacağını, bu hastanelerin havalimanlarına da yakın olduğunu belirten Erdoğan, Atatürk Havalimanı’nı da Millet Bahçesi yapacaklarını söyledi.

Bunun dışında her ilçeye o ilçenin koşullarına göre millet bahçeleri yapacaklarını anlatan Erdoğan, ayrıca ilçelere Millet Kıraathaneleri yapacaklarını ifade etti.

Cumhurbaşkanı Erdoğan, Cağaloğlu’ndaki eski meşhur kütüphanenin, millet kıraathanesi haline geldiğini belirterek, sözlerine şöyle devam etti:

“Öğrenciler gelecek çayını, kahvesini içecek, simidini yiyecek. Ücret yok. Adam keke kafayı taktı. Ben kek diyorum, o keklik diyor. Bu hale geldi. Çünkü dürüstlük yok bunlarda. Ama bu milletin kendi medeniyetinde, kendi kültüründe bir kitap okuma kültürü var. Biz istiyoruz ki gençliğimizi o gayrimeşru yollardan kurtaralım, gençliğimizi kitaba, okumaya sevk edelim. Onun için bu kıraathaneleri artıralım. Ama bu kıraathane deyince ne anlıyor biliyor musunuz? İskambil, okey oynanan yerler vardı ya bunlar onu anlıyor. Kıraat okumak demektir, hane ev. Yani okuma evi demektir, bunu öğren Bay Muharrem. Bay Kemal, bunları öğrenin. Yani Türkçeniz kıtsa, Osmanlıcanız kıtsa, Arapçanız kıtsa ne yapayım. Ama öğrenecekler.”

Zeytinburnu ilçesine bağlı Merkezefendi Mahallesi’nde böyle bir kıraathanenin yer aldığını ve içinde 17 bin kitabın bulunduğunu anlatan Erdoğan, burada üniversite ve lise öğrencilerinin kitap okuma imkanı bulduğunu, ayrıca Zeytinburnu Belediyesi’nin bu öğrencilere çorba ikram ettiğini aktardı.

CHP’nin Cumhurbaşkanı adayı Muharrem İnce’nin bundan rahatsız olduğunu dile getiren Erdoğan, “Bundan rahatsız oldu diye ne yapacağız? Vaz mı geçelim?” dedi.

“Arabalarınız tertemiz, pırıl pırıl olsun”

Cumhurbaşkanı ve AK Parti Genel Başkanı Erdoğan, Türkiye’deki 6 bin 100 kilometre bölünmüş yola 16 senede 20 bin kilometre ilave ettiklerini hatırlatarak, şunları kaydetti:

“Taksiciler bu işi iyi bilir. Onlar bu yolların kahrını çekti. Ama UBER’den kurtuldunuz değil mi? Bitti mi UBER işi? Bir açıklama ile bitti mi? UBER’in patronu ziyaret etmek istedi ama ben sizleri kıramazdım. Kabul etmedim. Ama sizden de bir ricam var. Ne olur arabalarınız tertemiz, pırıl pırıl olsun. Arabanın içinde ne siz sigara için ne de müşteriye sigara içirtin. Her şeyi ile dört dörtlük olun. Bu noktada bize şikayet gelmemeli. Beni mahcup etmeyin. Ben patronu bile kabul etmedim. Çünkü ben ‘Taksicilerimi size ezdirmem.’ dedim.”

Türkiye’nin Cumhuriyet tarihinde yapılmamış tünellerini ve yüksek hızlı tren yaptıklarını anlatan Erdoğan, “Adaylardan bir tanesi çıkıyor ne diyor? ‘Ne gerek var yüksek hızlı trene…’ Beyefendi yüksek hızlı trene karşı. Neymiş, göçü artırırmış. Lafa bak. Yüksek hızlı tren olmasa, otobüs olsa göç olmuyor mu? Modern dünyanın imkanlarından benim ülkemin dört bir yanı istifade edecek. Yüksek hızlı trenden de uçağından da. Biz geldiğimizde 25 havaalanı vardı, biz bunu 59 havalimanına çıkardık. Ne yapalım yani havalimanı yapmayalım mı?” ifadelerini kullandı.

Dün akşam İstanbul Yeni Havalimanı’na uçakla ilk inişi gerçekleştirdiğini hatırlatan Erdoğan, “29 Ekim’de inşallah resmi açılışını yapacağız ve şu anda bu haliyle dünyanın ilkleri arasında. Yılda 90 milyon yolcu kapasitesi var. 2023′te 150 milyona çıkacak ve dünyanın bir numarası olacak.” dedi.

“Benim milletimin vicdanı yol vermez”

Erdoğan, CHP’nin Cumhurbaşkanı adayı Muharrem İnce’nin aday olur olmaz HDP’nin Cumhurbaşkanı adayı Selahattin Demirtaş’ı cezaevinde ziyaret ettiğini anlatarak, Demirtaş’ın terör örgütüyle beraber hareket ettiğini söyledi. Erdoğan, “Benim Kürt kardeşlerimi sokağa döken o değil miydi? 53 Kürt kardeşimi öldüren onlar değil miydi? Ya senin ne işin var bu adamı ziyarette? Eğer türbe ziyareti yapacaksan git başka bir yere yap, ne işin var orada.” ifadelerini kullandı.

Diğer Cumhurbaşkanı adaylarının da “Bir Cumhurbaşkanı adayının cezaevinde ne işi var?” açıklaması yaptığına işaret eden Erdoğan, şunları kaydetti:

“Buna bir defa bu şekilde Yüksek Seçim Kurulu bir yol vermişse buna benim milletimin vicdanı yol vermez. Niye? 53 Kürt kardeşimi maalesef öldüren veya öldürmeye neden olan böyle bir kişi, bu ülkede Cumhurbaşkanı adayı olmamalı, olamaz ve şu anda adımları attılar.”

“HDP’nin arkasında PKK’nın olduğunu bilmiyor musunuz?”

Cumhurbaşkanı Erdoğan, geçenlerde Şanlıurfa Suruç’ta bir PKK’lının, AK Parti milletvekilinin ağabeyini öldürdüğünü belirterek, şöyle devam etti:

“Mardin’deydim, Nusaybin İlçe Teşkilatı şimdi Kandil’den tehdit ediyorlar. Diyorlar, ‘Çekileceksiniz, çalışmayacaksınız, aksi takdirde sizler akıbetinizi şimdiden belirleyin.’ PKK terör örgütü şu anda HDP’ye destek veriyor. Ben de buradan Kürt vatandaşlarıma sesleniyorum, HDP’nin arkasında terör örgütü PKK’nın olduğunu bilmiyor musunuz? Eğer biliyorsanız hala bunlara nasıl oluyor da destek veriyorsunuz ve CHP’nin bunlarla nasıl dirsek temasında olduğunu bilmiyor musunuz? Bunlara nasıl destek veriyorsunuz. Onun için pazar günü çok farklı bir noktadayız.”

Cumhurbaşkanı Erdoğan, şu anda yeni bir sürecin içine girdiklerini anlatarak, bu pazar gününün bir dönüşüm noktası olduğunu söyledi.

Marmaray’ı 29 Ekim 2013′te açtıklarını ve şu ana kadar buradan geçen yolcu sayısının 268 milyon olduğuna dikkati çeken Erdoğan, “Yavuz ,sultan Selim Köprüsü’nü 26 Ağustos 2016′da açtık, şu ana kadar oradan geçen otomobil sayısı 69 milyon, Avrasya Tüneli’ni 20 Aralık 2016′da açtık, geçen araç sayısı 23 milyon. Osmangazi Köprüsü’nü 30 Haziran 2016′da açtık geçen araç sayısı 13 milyon 384 bin. Yapılan işler boş değil, hepsi çok önemli bir hizmeti görüyor.” dedi.

Erdoğan, şu ana kadar bir milyona yakın vatandaşın imar barışına müracaat ettiğini dile getirerek, Sarıyer’in bu barıştan İstanbul’un en fazla istifade edecek ilçesi olduğunu aktardı.

Bu sürecin hızla devam ettiğini belirten Erdoğan, “Şurada kısa bir sürede bir milyonun üzerine çıkmış olması anlamlıdır. Demek ki bu konuda hassas olan vatandaşlarım bu işi takip ediyor.” diye konuştu.

Cumhurbaşkanı ve AK Parti Genel Başkanı Erdoğan, özgürlükler noktasında çok hassas olduklarına dikkati çekerek, “Temel hak ve özgürlüklerde, inanç özgürlüğünde, düşünce özgürlüğünde… Yok Alevi’ymiş, Sünni’ymiş, Türk’ü, Kürt’ü, Laz’ı Çerkez’i, Gürcü’sü Abaza’sı… Böyle bir ayrım bizde yok. Biz yaratılanı yaradandan ötürü severiz. Bu yola da böyle çıktık.” diye konuştu.

Bir Cevap Yazın

E-posta hesabınız yayınlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir

*

Şu HTML etiketlerini ve özelliklerini kullanabilirsiniz: <a href="" title=""> <abbr title=""> <acronym title=""> <b> <blockquote cite=""> <cite> <code> <del datetime=""> <em> <i> <q cite=""> <strike> <strong>