Dietzenbach’da ‘Sağlık Sigortası ve Emeklilikle İlgili Son Gelişmeler’ konulu seminer

EUTURKHABER/DIETZENBACH-Türkiye- Almanya arasında sağlık kurumlarınca ve çifte emeklilikle ilgili yapılan düzenlemeler hakkında bilgilendirme seminerler serisi haftasonu Dietzenbach DİTİB Fatih Camii lokalinde gerçekleşti. Frankfurt Başkonsolosluğu Çalışma ve Güvenlik Uzmanı Ataşesi Ahmet Kılınç ve AOK Hessen Etnik Pazarlama Koordinatörü Necati Suözer’in birlikte gerçekleştirdiği seminerler serisinde gündemdeki sağlık ve emeklilikle ilgili son gelişmeler hakkında cemaati bilgilendirdi ve sorularına cevaplar verildi.

DİTİB Dietzenbach Fatih Camii Başkanı Aykan Aydın, programın açılış konuşması yaparak vatandaşlarımıza kulaktan duyma bilgilere itibar etmemeleri gereğine değinerek, ”Aklınıza takılan sorular olursa soru-cevap bölümünde sorabilirsiniz.


Konusunda uzman yetkililerle sizlerin aydınlanması ve doğru bilgi sahibi olmanız için bu programa AOK’dan Necati Suözer ve Başkonsolosluktan uzman Ataşe Ahmet beyleri davet ettik. Hepiniz hoş geldiniz” dedi.

Çalıştığı kurumda 25 yıllık tecrübesi olan AOK Hessen Etnik Pazarlama Koordinatörü Necati Suözer, Hessen bölgesinde yaklaşık 8 yıldır vatandaşları cemiyetler bazında, gazete haberleri, köşe yazıları ve internet haber portalları gibi iletişim vasıtalarıyla sürekli sağlık konularındaki haklarını ve AOK’nın yeni çıkan hizmetlerini anında Türkçe anlatımla vatandaşlara ulaştırma konusunda mücadele veriyor.

Son iki yıldır da Frankfurt Başkonsolosunun talebi üzerine konusunda uzman Çalışma Ataşesi Ahmet Kılınç ile birlikte cemiyetlere giderek vatandaşları sağlık ve emeklilik konularında bilgilendiriyorlar.

Bu hizmeti yapmaktaki amacın, doğru bilgiye ulaşmak konusunda uzman kişilere danışılması gereğine değinen Suözer, ”01.09.2019 tarihi itibariyle Almanya’daki basında; Vatandaşlarımıza, sanki Türkiye ile Almanya arasındaki sosyal güvenlik anlaşmasında bir değişiklik olduğu izlenimi verildi.

Bu da şundan kaynaklandı, Türkiye’ye giden bir sigortalı sağlık kurumuna gitti, -Sana hizmet vermiyorum dediler, diğeri sağlık kurumu hizmet verdi, -İlacını ödemiyorum, gibi usülsüz davranışlar yanlış anlamalara sebebiyet verdi.

Üçüncü sebep de Almanya’daki kurumun verdiği evrağı kabul etmedi. Ülkeler arasındaki ikili anlaşmayı tek taraflı fesh etme hakkı asla yok. Yapılan hatalı davranışlar, sanki bugünün meselesiymiş gibi ortaya kondu. Halbuki Almanya ve Türkiye arasında imzalanan anlaşmada 1964 yılından beri hiç bir değişiklik yapılmadı.

TA 11 BELGESİ ACİL DURUMLAR İÇİN GEREKLİ

TA 11 belgesinin tek amacı, geçici bir süre için turistik amaçlı Türkiye’ye gittiğinizde acil sağlık hizmetlerinden istifade etme durumudur. Acil durum, (kronik rahatsızlık, bir yeriniz kırılır, şeker düşer ilaç gerekir, diş dolgunuz düşer, soğuk algınlığı) gibi acil hastalıklarda bu belgeyle tedavi hizmeti alınır.

Türkiye’de üç çeşit hizmet kurumu vardır. SGK, Vakıf hastaneleri, Anlaşmalı kurumlar. bunlardan en çok problem çıkaranlar, Vakıf hastaneleri ve Anlaşmalı hastaneler.

İSTİSMARA SEBEP; SICAK PARA 

Çünkü sıcak para ön planda olduğu için sorun oluyor. İkili anlaşmayı ele alalım: 1-Mecburi sigorta kapsamında olanlar (Çalışanlar, emekli olup sigorta kapsamında olanlar ve isteğe bağlı sigortalılar, aile sigortasında olanlar), 2-Pirim alanındaki hizmet (iki taraflı emekli için, Türkiye’de emeklilik ile ilgili çıkan en son Ağustos ayı itibarıyla alınan kararlar hakkında açıklamalarda bulunan Kılınç bu toplantılardaki amacın, vatandaşlarımızın Türkiye’deki emeklilik konusunda güvenli ve sağlıklı bilgiye sahip olmalarını sağlamak.

İŞİN EHLİ OLMAYANDAN ALINAN BİLGİLER KÖTÜ SONUÇLARA SEBEP OLUR

Bu bilgileri çeşitli şahıslar veya kuruluşlardan kendilerini sosyal güvenlik konularında uzman olduklarını iddia eden kişiler de veriyor. Kılınç Frankfurt Başkonsolosluğunda uzman olarak 27 yıllık tecrübesiyle bu konuları ayrıntılarıyla bildiğini söyleyerek, ”İşin ehli olmayan kişilerden edinilen yanlış bilgiler kötü sonuçlara sebep olabiliyor” dedi.

 AMAÇ, VATANDAŞIMIZIN DOĞRU BİLGİYE SAHİP OLMASI 

Kılınç, ”Necati beyle birlikte gerçekleştirdiğimiz çeşitli programlarda Almanya’daki sağlık sistemi ve emeklilik ile ilgili konularda doğru bilgi almalarını sağlamaya çalışıyoruz.

HER HAFTA AYRI CEMİYETTEYİZ

Vatandaşlar emekli olmaya kalkışırken nerelere başvurmaları gerektiğini iyi biliyoruz. Bununla ilgili olarak da her hafta ayrı dernekte toplantılar yaparak vatandaşlarımızı doğru bilgiye sahip olmasını sağlıyoruz.

Amacımız sizleri doğru bilgiye ulaşmanızı sağlamak ve doğru yere başvuru yapmanızı sağlamak. Türkiye’deki emeklilik sistemi üç ayak üzerine kuruludur.

Bunlar, Bağkur (İşyeri sahibi ise primlerini kendisi öder) Emekli Sandığı (Devlet memuru, primlerinin hepsini devlet üstlenir) Sosyal Sigortalar Kurumu (Bir işyerinde çalışan işçinin priminin yarısını işveren yarısını da çalışan öder) bu üç kurumun bir çatı örgütü de Sosyal  Güvenlik(SGK) Kurumunu oluşturur.

EMEKLİLİK KANUNU 01 AĞUSTOS’DA DEĞİŞTİ

Kendi içinde ayrı ayrı birimler vardır. Yurtdışı açısından 2008 yılından önce dolar ile borçlanma vardı. Çalışan erkek ve hanımlar SSK, çalışmayan ev hanımları da Bağkur’dan emekliliğe müracaat ederlerdi. Bu kanun günlüğü 3.5 dolardan borçlandırılırdı.

Bu kanun 2008′de değişti ve Sosyal Güvenlik Reformu adında bir kanun geldi. Kişinin eğer hizmeti yoksa başvurusunu ancak Bağkur’a yapabilir. Türkiye’de bir sigortalılık hizmeti varsa başvurusunu en son sigortası nerede yatırmışsa başvurusunu da oraya yapacaktır.

Türkiye’de hiç çalışmamış olanlar da Bağkur’dan emekli olması gerekiyor, bu da 20 yıl hizmet karşılığı 9 bin iş günü demektir, dolayısıyla Bağkur’dan kaçabilmek için (kanunda en son çalıştığı kuruma borçlanmasını yapar) maddesi gereğince Türkiye’de birkaç gün veya hafta sigortalı olarak bir işyerinde çalıştılar.

Vatandaş haklı olarak sigortadan 3 bin 600 iş gününden emekli olunuyor ve aylık bağlanması da Bağkur’dan çok daha fazlaydı. erkekler 60, kadınlar 28 yaşında emekli olabiliyordu.

TÜRKİYE’DE ÇALIŞMIŞ OLSA DA BORÇLANMA SADECE BAĞKUR’A YAPILABİLECEK

Temmuz ayının sonlarında torba yasayla kanun değişikliği oldu. 1 Ağustos itibarıyla geçerli olan yasaya göre; ‘Bundan sonra Türkiye’de çalışmışlığı olsun olmasın herkes borçlanmasını Bağkur’a yapacaktır.

Buna göre erkekler 9 bin gün, bayanlar 7 bin gün üzerinden borçlanma yapabilecekler. Bağkur’dan emeklilik demek, Yüksek ödemeyle düşük aylık alınacak. Kanunlar akılcı olmayabilir ama uyulması zorunlu olan metinlerdir.

1 Ağustos’tan önce emeklilik parasını yatırdığı halde şayet aylık almayı başlatmamışsa bu kanuna göre hakkını kaybediyor. Bu da Bağkur’lu ve 9 bin işgününden ödeme ve düşük aylık demek.

İtiraz hakkının doğması için, ilk aylığınız geldi ve o aylığa dokunmadan bankadan çekmeden mahkemeye verebilirsiniz. şayet çektiyseniz o mahkeme hakkınız da kayboluyor. Bilgilendirme semineri, vatandaşların sorularına aldıkları akılcı cevapların ardından sona erdi.

Comments are closed.