Doğu Türkistanlı Kardeşlerin de Artık Bir Yerleri Var

On yıl önce Hollanda’ya gelmeye başladılar. Son üç yıldır çalışan bir vakıfları oldu ama kendi yerleri olmadı. Nihayet bu yıl kiralık ta olsa bir yere kavuştular.  

Ve Doğu Türkistanlı Müslümanlar bu sevinçlerini bu gün dostları ile paylaşıyorlar.

 

Halen dünyanın gözü önünde soykırımla karşı karşıya olan Doğu Türkistan bir şekilde kaçarak Hollanda’ya sığınan bir avuç Müslüman Uygur türkü buradaki varlıklarını sürdürmek için birbirlerine tutunmaya kendi kimlikleri korumaya çalışıyorlar. Bunu yapabilmek için önce bir araya gelebilecekleri bir yere ihtiyaçları vardı elbet. Onlarda bunun için uğraş verdiler ve nihayet on yıl sonra bu hayallerine kavuştular. İşte bu mutlu günlerini sevdikleri ile paylaşmak için bir gün düzenlediler. Uzaktan yakından misafirleri geldi. Ta Türkiye’den İsveç’ten ve Hollanda’nın çeşitli yerlerinden davetlileri geldiler. Konuşmalar yapıldı ve Uygur kardeşlere verdikleri bu kutsal mücadelede başarılar dilendi. Zeist diyanet cmii görevlisi Adem hoca, Faslıların Zeist camii imamı  ve Amersfoort tevhid mescidi imamı, Hollanda İslam Federasyonu başkanı Mehmet Yaramış ve yönetiminden Ahmet Yılmaz ve Tahir Karademir katıldılar.

Bu gurbet hayatınızı hicrete çevirebilirsiniz

Programda bir konuşma yapması için davet edilen Yaramış şöyle konuştu. ʺKendi mekânınız hayırlı olsun. Cenabı Allah sizlere burada hayırlı hizmetler vermeyi nasip eylesin. İşgal altındaki yurdunuzdan koparak gurbet ellere düştünüz. Rabbulalemin inşallah bu gurbetinizi hicrete tebdil eylesin. Siz de inşallah bir gün kendi yurdunuza hür ve huzur içinde dönersiniz. Resulullah Mekke’den ayrılırken orayı tekrar gelip feth etmek maksadıyla ayrılmıştı ve buna inanmıştı. Eğer sizde bu inançla yurdunuzdan ayrıldıysanız burası da sizin için bir hicret demektirʺ diyen Yaramış bunun en önemli şartının buna inanmak olduğunu belirtti. Yaramış kendilerinin de yıllar önce çok çok olumsuz şartlarda çalışmalara başladıklarını ve bu gün Allah’ın izniyle pek çoğu çifte minareli onlarca camiye ve on binleri bulan cemaate ulaştıklarını söyleyerek hamt etti. Yaramış kısa bir süre sonra onlarında çok önemli ve güzel çalışmaların altına imza atacaklarından hiç şüphe etmediğini söylerken her zaman kendilerinin yanında olacaklarını ifade etti. 

Bu ilk programımızda çok eksiklerimiz olmuştur 

Bizim sorduklarımızı anlayabilen ama tam olarak cevap veremeyen Zeist Doğu Türkistan Eğitim Vakfı başkanı Abdulkasım Abdulaziz’den neler yapmak istedikleri hakkında tercüman aracılığı ile biraz bilgi almaya çalıştık. ʺHollanda’ya gelişimiz on yıl kadar oldu. Elimizdeki verilere göre şuan itibariyle Hollanda’da yaklaşık yaşlı – çocuk hepsi iki bin Doğu Türkistanlı bulunuyor. Yıllardır bir yerimiz yoktu ve kimliğimizin önemli unsurları olan dini ve milli kültürümüzü bir arada yaşayamıyor yaşatamıyorduk. Bu yeri açmakla amacımız bunu yaşatmaktır. Bunu son birkaç yıldır kardeş kuruluşlardan olan Milli Görüş olsun diyanet olsun ve diğer kardeşlerin yerlerinde yapmaya çalışıyorduk. Bu vesileyle kendilerine teşekkür ediyoruz. Bu gün nihayet kiralıkta olsa böyle bir yere kavuştuk ve çok mutluyuz. Bu sevincimizi Hollanda’nın muhtelif yerlerinde yaşayan insanlarımızı, eğitimcilerimizi, işverenlerimizi olabildiğince sivil toplum kuruluşlarını davet ederek onlarla paylaşmak istedik. İlk defa böyle bir şey düzenliyoruz ve elbette çok eksiklerimiz olmuştur. Davet edemediklerimiz olmuştur. Kısa bir zaman içinde bu kadarını yapabildik. İnşallah ilerde eksiklerimizi telafi etmeye çalışacağız. Şimdilik herkesten dua ve yardım bekliyoruz. Bu yerde sohbetler konferanslar seminerler vererek kendi kimliğimizi korumaya, yaşamaya ve yaşatmaya çalışacağızʺ.

Ağıt mı? Destan mı? Türkümü yoksa?

Doğu Türkistan halkı yok edilmeye çalışılıyor!

Türkiye’den bu açılışa katılmak için gelen Türkiye Doğu Türkistan eğitim vakfı başkanı ile konuşuyoruz. Kendini ifade edecek derecede Türkçe konuşabiliyor. Konuşmacı olarak programa katılması nedeniyle birkaç cümle ile duygularını dile getirmesini istedik. Bir dokun bin ah işit sözü burada tam kavramını buldu.  Önce bize burada böyle bir yerin açılmasından duyduğu memnuniyeti dile getirerek burada Doğu Türkistanlılara kucak açan tüm kardeşlere teşekkür ettiğini belirtti. Daha sonra sözü Doğu Türkistan’da yaşananlara getirdik. ʺDoğu Türkistan’da yaşananlar akılların alamayacağı boyuta ulaştıʺ diyor ve bunları söylerken bir anda duygulanıyor ve titreyen dudaklarıyla birlikte adeta bütün vücudu zangırdıyordu. Devam ediyor. ʺİnsanlar söyleyeceklerime inanmakta güçlük çekebilirler. Zira şu an Doğu Türkistanlılar yok edilme hareketiyle karşı karşıyadırlar. Eskiden işkenceler çok oluyordu ama bir yok etme politikası işlemiyordu. Oysa şimdi her türlü yol denenerek Doğu Türkistan Halkı yok edilmeye çalışılıyor. Ve tüm dünya bunu elleri kolları bağlı gibi sadece seyrediyor. Doğu Türkistan’dan gelebilenler aracılığı ile oradaki durumu öreniyoruz. Son bilgilere göre işkencenin yok etme politikasının boyutları o derece vahim bir hal almış ki, akıllara durgunluk verecek şekilde. Kısaca yaşama hakları ellerinden alınıyor. Daha ne olsun? Altı aylık hamile bayanlara çok ağır baskılar yapılarak çocukları düşürülüyor. 13 yaşındaki bir çocuk kuran öğrendi diye öldürülüyor! Daha ne olsun ki? Kısaca Filistin gibi ülkelerde de şiddetli zülüm yapılıyor biliyoruz. Ama bizimki hiçbir zulümle kıyaslanamayacak boyutta. Çünkü biz tamamen bitirilmek isteniyoruz. Biz de boş durmayıp bunu dünyaya duyurmaya çalışacağız bu bizim vazifemizdirʺ.

Adnan Şahin/HOLLANDA-euturkhaber.com

Comments are closed.