Erdoğan: ‘İslami terör’ ifadesini siz hangi hakla söylüyorsunuz

Erdoğan “Bir milyona yakın Arakanlı adeta soykırım yoluyla Bangladeşe geçmenin gayreti içinde. Biz hiçbir zaman ‘Rohingyalı Müslümanları Budistler öldürdü’ diye bir ifade kullanmadık. Peki ‘İslami terör’ ifadesini siz hangi hakla söylüyorsunuz” dedi.

Cumhurbaşkanı Erdoğan: 'İslami terör' ifadesini siz hangi hakla söylüyorsunuzNEW YORK

Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan, Türk-Amerikan Ulusal Yönlendirme Komitesinin himayesinde Marriott Marquis Otel’de düzenlenen, “Türk Amerikan ve Amerikalı Müslüman Toplumuyla Buluşma” programındaki konuşmasına katılımcıları selamlayarak başladı.

Toplantıyı düzenleyen komiteye teşekkürlerini dile getiren Erdoğan, “Türk-Amerikan toplumu uzun yıllar iki ülke arasındaki ilişkilere önemli katkılarda bulundu ve başarılarıyla bizleri gururlandırdı. Önümüzdeki dönemde de aynı çizgiyi sürdüreceğine inanıyorum.” diye konuştu.

Cumhurbaşkanı Erdoğan, dünyanın dört bir yanında 6 milyon Türk vatandaşının bulunduğunu anımsatarak, şunları söyledi:

“Bu vatandaşlarımız için asimilasyona karşı ama entegrasyondan yana bir politika izliyoruz. Burada da yaşadığı toplumla entegre olmuş Türk Amerikalılar bizim için önemli kazançtır. Sizlerden asıl beklentim Amerikan toplumunun diğer kesimleriyle uyum içinde yaşamanın ötesinde buradaki sosyal ve siyasi hayata aktif şekilde katılmanızdır. Türk Amerikalıların yerel ve federal düzeydeki temsil düzeyinin yükselmesi özellikle seçimle gelinen mevkilere talip olmanız hepimiz için yararlı olacaktır. Bununla birlikte yaşadığınız topluma entegre olmak için ne kadar çalışırsanız çalışın bazı kişilerin sizi sadece Türk Amerikalı kimliğinizle göreceklerini ve buna göre davranacaklarını asla unutmayın. Onun için aranızdaki siyasi, ideolojik veya diğer farklılıkları bir kenara bırakarak birlik ve beraberlik içinde hareket etmeniz çok önemlidir. Bir olmak iri olmak demektir, diri olmak demektir, kardeş olmak demektir, hep birlikte hedeflerinize ulaşmanız demektir.”

“Terör örgütlerine karşı verdiğimiz mücadele üzerinden ülkemiz yıpratılmaya çalışılıyor”

Türkiye’nin geçen yıl istiklal ve istikbaline yönelik, tarihinin en alçak saldırılarından birine maruz kaldığını vurgulayan Cumhurbaşkanı Erdoğan, sözlerini şöyle sürdürdü:

“Feto elebaşının ve mensuplarının Türkiye’ye iade edilmesi ve örgütün faaliyetlerinin önlenmesi konusunda Amerika Birleşik Devletleri nezdinde pek çok girişimimiz oldu. Maalesef bunlardan henüz bir netice alamadık. Ülkemize karşı Batı medyasında büyük bir karalama kampanyası yürütülüyor. Terör örgütlerine karşı verdiğimiz mücadele üzerinden ülkemiz yıpratılmaya çalışılıyor. Zamanla diğer ülkelerle birlikte Amerika’nın da Feto’nun ve iş birliği yaptığı diğer terör örgütlerinin gerçek yüzünü göreceğine inanıyorum.”

Bunun için güçlü bir kamuoyu desteğine ihtiyaçları olduğunu vurgulayan Cumhurbaşkanı Erdoğan, “Sizlerden Feto’nun Türkiye’de yaptığı haksızlıkları, akıttığı kanı, 250 şehidimiz var kolay değil, 2 bin 193 gazimiz var, affedilir değil, bunun hesabını soracağız, hukuk içerisinde hesabını soracağız. PKK’nın ve bağlantılı örgütlerin cinayetlerini, eylemlerini, saldırılarını buradaki dostlarınıza sürekli anlatmanızı bekliyoruz. Amerikan kamuoyunu terör örgütlerinin güdümünde yalan, yanlış, iftira yayan kanallar değil, sizin gibi dürüst ve temiz insanlar bilgilendirmelidir. Terör örgütleri adına Amerika’da faaliyet gösteren kişilerin ve kurumların gerçek yüzlerini buradaki namuslu insanlara gösterebildiğimiz ölçüde başarılı olacağımız açıktır. Türk Amerikan toplumu ve Amerikan Müslümanları olarak Fetocular başta olmak üzere terör örgütleriyle irtibatlı hiç kimseyi aranızda barındırmayacağınıza inanıyorum.” değerlendirmesinde bulundu.

“Peki ‘İslami terör’ ifadesini siz hangi hakla söylüyorsunuz”

Myanmar’da katliam yaşandığını, Arakanlı Müslümanların katledildiğini belirten Erdoğan, “Bir milyona yakın Arakanlı şu anda topraklarından ne yazık ki adeta soykırım yoluyla Bangladeş’e geçmenin gayreti içinde. Bakın biz hiçbir zaman ‘Rohingyalı Müslümanları Budistler öldürdü’ diye bir ifade kullanmadık. Katliamı Budistler yapıyor ama biz bunu kullanmadık. Şimdi ben buradan sesleniyorum, Budistleri dünyada bu kadar şirin gösteren kişilere, insancıl olduklarını söyleyenlere sesleniyorum. Peki ‘İslami terör’ ifadesini siz hangi hakla söylüyorsunuz?” şeklinde konuştu.

İslam dinine göre Müslümanın tanımını Arapça dile getiren Erdoğan, “Müslüman o kimsedir ki elinden ve dilinden diğer insanların emin olduğu insandır. Müslüman budur, kimseye zarar vermez. Bir insan, bir insanı eğer öldürürse tüm insanlığı öldürmüş gibidir. Bu, bizim dinimizin ilkesidir. Terörü bir akide meselesi, itikadi bir mesele haline getiren bizim dinimize kimse terörü yakıştırma hakkına sahip değildir. Kimse DEAŞ’ı İslam olarak, Müslüman olarak ifade etmesin. DEAŞ’ın İslam’la falan alakası yoktur, bir terör örgütüdür.” ifadelerini kullandı.

“3 bini aşkın DEAŞ’lıyı etkisiz hale getirdik”

Operasyon yürütülen alanda 3 bini aşkın DEAŞ teröristinin etkisiz hale getirildiğini bildiren Erdoğan, “Ben buradan Amerikalı dostlarıma da sesleniyorum. Peki siz şu ana kadar kaç tane DEAŞ’lıyı etkisiz hale getirdiniz? Tabii bizim arzumuz, keşke Rakka operasyonunda PYD ve YPG ile iş birliği halinde değil de Türk Silahlı Kuvvetleri, Özgür Suriye Ordusu ve Amerika, koalisyon güçleri birlikte bu operasyonu yapsaydık, DEAŞ’ı da oradan temizleyip atsaydık.” dedi.

“Bu tavır, küresel İslamofobinin bir parçasıdır”

Dünyanın her yerinde, farklı inanç gruplarına mensup kişiler tarafından düzenlenen terör eylemleri yaşandığını ancak yalnızca fail Müslüman olduğunda, bunun adının “İslami terör” olarak ifade edildiğine dikkat çeken Erdoğan, konuşmasını şöyle sürdürdü:

“Şayet fail başka bir inanca mensupsa bu eylem adli vaka sınırının ötesine geçirilmeden gündemden düşürülüyor. Bugüne kadar hiç ‘Hristiyan terörü’, ‘Yahudi terörü’, ‘Budist terörü’ şayet kişi herhangi inanca mensup değilse ‘ateist terörü’ diye bir şey işittiniz mi? Myanmar’da katledilen Müslümanlarla ilgili böyle bir nitelemeyi hiç duydunuz mu? Duyamazsınız, çünkü sadece eylemci Müslümansa inancıyla sıfatlandırılır, değilse hiç sözü edilmez. Bu tavır asla iyi niyetli değildir, bilakis küresel İslamofobinin bir parçasıdır. Batı ülkelerinde ve hatta global düzeyde İslam’la terör kavramlarını eşleştirme, aynı parantezin içine alma çabasının ürünüdür. Bu oyunu hep birlikte bozacağız. Buna hazır mıyız? Yapmamız gereken tek şey var, kendimiz olmak. Çünkü bir Müslümanın kendisini içinde yaşadığı topluma benimsetmek için özel bir şey yapmasına gerek yoktur.”

“Ayrım yok, bir felaket nerede varsa biz oradayız”

Myanmar’dan gelen haberlerin yürekleri dağladığını söyleyen Erdoğan, “Kızılayımız şu anda Meksika’da. Oradaki depremler sebebiyle bütün yardım ekiplerimizle oradayız. Ayrım yok. Bir felaket nerede varsa biz oradayız.” dedi.

Arakan Müslümanlarının durumunun, “insanlığın, özellikle İslam dünyasının imtihanı” olduğunu vurgulayan Erdoğan, şunları kaydetti:

“Hiç şüphesiz bu imtihan Amerika’daki Müslüman toplumu da kapsıyor. Sizlerden bu mazlum kardeşlerimize sahip çıkmanızı bekliyorum. Ayrıca Amerikan yönetiminin bu konuyla daha yakından ilgilenmesini sağlamak için geçenlerde Sayın Donald Trump ile yaptığım görüşmede, bu konuyu kendilerine de ifade ettim ve hemen ertesi gün Amerikan Dışişleri Bakanı’nın Myanmar ile ilgili açıklamasını duydum. Geçtiğimiz günlerde Kazakistan’da, dün hem Birleşmiş Milletler Genel Kurulu hem de İslam İşbirliği Teşkilatı Rohingya Temas Grubu Toplantısı’nda bu meseleyi gündeme getirdik. Arkası karanlık bir örgütün saldırıları bahane edilerek koca bir halkın kendi topraklarından adeta kazınmaya çalışılması insanlık suçudur. Acil önlem alınmazsa Bosna veya Ruanda’da yaşananlar neyse benzer bir felaketi yaşamamız an meselesidir. Türkiye olarak bu meselenin sona kadar takipçisi olacağız.”

“Müslüman için her bir masumun canı dünyaya bedeldir”

Erdoğan, birlikte çalışarak bu duyarsızlık hastalığını da yeneceklerine inandığını, bunun için öncelikle Müslümanlar arasındaki mezhepçilik fitnesinin ortadan kaldırılması gerektiğini söyledi.

Müslümanların tek dininin İslam olduğunu, gerisinin teferruat ve bu büyük resmin ayrıntıları olduğunu vurgulayan Erdoğan, sözlerini şöyle sürdürdü:

“Yaşadığımız krizler İslam dünyasının yeni bir silkinişe, yeni uyanışa ihtiyacı olduğunu gösteriyor. Müslümanlar olarak İslamın sahih ilkeleri ve uygulamalarıyla bütünleşerek kendimize yeni bir gelecek inşa etmeliyiz. Peygamberimizin vefatının ardından İslam dünyasında ortaya çıkan ve günümüze kadar gelen ihtilafları aşacak, bu büyük birikimi en doğru şekilde değerlendirilecek bir dirilişi hep birlikte başlatmalıyız. Bunun yolu itikadi sapmalara karşı çelik gibi sert, yorum farklılıklarına karşı ise olabildiğince hoşgörülü olmaktan geçiyor. Teröre bulaşan her örgütün aynı zamanda itikadi bir sapma içinde olduğu da bir gerçektir. Haksız yere bir insanı öldürmeyi tüm insanlığı öldürmek olarak kabul eden bir dinin mensupları katliam yapmaz, yapamaz. Başka kültürlerde bir kişinin ölümünü trajedi, 1 milyon kişinin ölümünü istatistik olarak görenler olabilir ama Müslüman için her bir masumun canı dünyaya bedeldir.”

Müslüman toplumların kanaat önderlerinin, alimlerinin, ariflerinin ve yöneticilerinin terörün kaynağı olan itikadi sapkınlığa karşı uyanık olması ve harekete geçmesi gerektiğini dile getiren Erdoğan, “Bu çerçevede kesin bir tavır sergilemeyen, gayret göstermeyen herkes, tarih önünde hesap vermekten daha ötesi meşruiyetini sorgulanır hale getirmekten kurtulamayacaktır. Bir olacağız, diri olacağız, iri olacağız, kardeş olacağız hep birlikte ümmet olacağız. Unutmayın gözler farklı olabilir ama gözyaşlarımız aynıdır.” ifadelerini kullandı.

Toplantıdan notlar

Toplantıya Başbakan Yardımcısı Recep Akdağ, Dışişleri Bakanı Mevlüt Çavuşoğlu, Enerji ve Tabii Kaynaklar Bakanı Berat Albayrak, Avrupa Birliği Bakanı Ömer Çelik, Adalet Bakanı Abdulhamit Gül, Ekonomi Bakanı Nihat Zeybekçi, Genelkurmay Başkanı Orgeneral Hulusi Akar, Türk Yönlendirme Komitesi eş başkanları Günay Evinç ve Halil Mutlu ile çok sayıda Türk vatandaşı katıldı.

Buluşmada, Pakistan, Mısır, Somali, Yemen, Filistin, Arakan ile diğer bazı Türk ve Müslüman topluluklardan katılımcıların da olduğu duyuruldu.

Cumhurbaşkanı Erdoğan, katılımcıların büyük sevgi gösterisi arasında toplantının yapıldığı salona girdi. Erdoğan, “Bu millet seninle gurur duyuyor”, “Dik dur eğilme, bu millet seninle.” sloganları ile kürsüye geldi.

Bir Cevap Yazın

E-posta hesabınız yayınlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir

*

Şu HTML etiketlerini ve özelliklerini kullanabilirsiniz: <a href="" title=""> <abbr title=""> <acronym title=""> <b> <blockquote cite=""> <cite> <code> <del datetime=""> <em> <i> <q cite=""> <strike> <strong>