FC. Köln Takım Kaptanlığından, Alman Milli Takımına

SALİH ÖZCAN, ALMAN MİLLİ FUTBOL TAKIM FORMASINI KAPTI

YUSUF GÜNGÖR(euturkhaber) -KÖLN-Salih Özcan, 1998 Köln doğumlu, 15 yaşında halen Realschule 9. Sınıfında okuyor.  SVS futbol   kulübüyle futbola hayatına başladı. Futbola yatırım yapan dev kulüpler 11-12 yaşındaki çocuklara çocuk gözüyle bakmadan, ‘Gel seçmelere katıl’ diye teklif alır. Babası özveriyle çocuğunu, FC Köln Futbol takımı seçmelerine hazırlar. Gün o gündür. Giyer formasını çıkar sahaya 50-60 çocuk arasından sıyrılır takıma alınır. Asıl zorlu yarış bundan sonra başlar. Bir yıl sonunda kulüpte başarılı olamayanlar gönderilecek, başka takımlardan yine yüzlerce çocuktan iki üç çocuk tekrar takıma alınacaktır.

Yıl sonunda takımdan 5 kişi gönderilir, ama içlerinde Salih yok. Allah’a şükürler olsun. Ertesi yıl yine aynı tablo performans gösteremiyen en kötülerden üç beş kişi gidecek, yerine başka takımların en iyileri FC Köln takımına alınacak. Film yine aynı ertesi yıl yine, daha gelecek yıllar için yine aynı durum. Salih dördüncü yıl olmadan oynadığı FC. Köln takımının kaptanlığını kaptığı gibi artık geriye bakmaz.’’ Bir gün inşaallah büyüdüğümde büyük abilerin giydiği  formayı ben de giyiceğim’’ der. Salihin bilmediği bir yığın farklı insanlar ellerinde kağıt kalem sürekli yazıyor çiziyorlar. Salih, artık iyiden iyiye futbolun içinde. Bundesliga takımlarıyla çıkılan maçlarda Dortmund’dan Bochum’ a Gladbachtan Leverkusen’e kadar çıkılan maçlarda her kes herkesi artık çok iyi tanıyor.

Bir gün çekerler Salih’in Babasını ‘Uzun zamandır çocuğunuzu takip ediyoruz  siz de uygun görürüseniz onu Milli Takım seçme elemelerinde görmek istiyoruz.’ derler. Böyle bir teklif hangi bir babayı memnun etmez? FC Köln’den üç çocuk eyaletler arası Milli Takım seçmelerine katılır, gider ve dönerler. Giden çocukların üçü de Türk çocuğu, takımlarını sırtlayan zaten bu çocuklar. Neyse Yusuf seçilemez, Hikmet seçilir, Salih yedekte seçilir. Bu eyaletin seçmeleri olduğu gibi Almanya’nın tüm eyaletlerinde bu seçmeler yapılır. Hikayeyi uzatmadan sonuna gelelim. Bir kaç hafta sonra Almanca konuşan aynı kişiler Salih’in babasına gelir derler ki, ‘Biz Salih’i Alman Milli Takımı kampında bir daha görmek istiyoruz.’ Memnuniyetle. Okul tatiline rastlayan kampa Salih gider. El bebek gül bebek elinde büyüttüğü annesi ve babası ister istemez heyecanlanır. Ama vakur duruşlarıyla ‘hayırlı olacaksa olsun’ derler. Alman Bundesliga’sındaki 150 oyuncu içinden seçim yaptıkları zorlu bir kamp. Her oyuncuya adeta bir antrönör düşen, 20 kadar kameranın sürekli çekim yapıp analizler edilen maraton artık bitmiştir. Babasına derler ki: ‘Oğlunuz tüm Almanya elemeleri neticesinde Alman Milli Takımının 18 kişilik kadrosuna alınmıştır ve ilk National karşılaşmamız  Kore maçı kadrosundadır.’ Bir sevindirici haber de VFL Bochum takımında oynayan Görkem Sağlam adlı başka bir Türk çocuğuda takıma girmeyi başarmıştır.

Bu gün Salih’in babasıyla beraber Mainz’de onyanan Almanya Kore maçında Salih’i gururla izledik. Salih topla ilk buluştuğu anda kararlılıkla gönderdiği şutu Kore’li kaleci Jooseo Lee direğe uzanarak güçlükle çıkardı.1-1 berabere kaldılar.

Bu  sadece bir tek Salih’in futbol hikayesi. Biz yine ötesini büyüklere bırakalım. İşin şurasını yukarıda hiç anlatmadık. Her gün 14 yaşındaki çocuğuna 5 euro harçlık vermeye halen devam eden babanın, o çocuğunun  eline bir çanta verdiklerini. İçinde üç ayakkabı birisi sadece 279 Euyro değerinde dışarıda giyme ayakkabısından özel tişortlartlarına sayısını bilmediği arkasında adının yazılı olduğu Milli formaya kadar on bin euroyla dolacak bir yığın malzeme.

Sonra dönüp bakıyoruz ki dünya kupası elemelerine biz yine başlamadan bitirdik, yine elendik. Buradan ötesini yazmak bize düşmez. Onu büyüklere bırakalım. Biz sadece fotoğrafa her zamanki gibi ışık tuttuk o kadar.

 

Comments are closed.