Frankfurt’ta ’15 Temmuz Demokrasi ve Milli Birlik Günü’

EUTURKHABER/FRANKFURT-’15 Temmuz Demokrasi ve Milli Birlik Günü’ programı yoğun bir katılımla gerçekleşti. Başkonsolosluğa bağlı Türk Kültür Merkezi’nde düzenlenen anma programına İş adamları, Sivil Toplum Kuruluşları temsilcileri ve çok sayıda vatandaş katıldı.

Anma programı şehitler için bir dakikalık saygı duruşu, İstklal Marşı’nın okunmasından sonra Cumhurbaşkanlığı tarafından hazırlanan kısa bir 15 Temmuz filminin ardından TC Frankfurt Başkonsolosu Burak Karartı 15 Temmuz Demokrasi ve Milli Birlik Gününde yaptığı konuşmada, hain FETÖ 15 Temmuz darbe girişiminin üçüncü yıldönümünde, bu büyük ihaneti hatırlamak ve hatırlatmak ve asla unutturmamak gerektiğini ifade ederek, ”15 Temmuz alışılagelmiş türden bir askeri kalkışma değildi” dedi.

Türk devleti güçlü bir sınav verdi.

O gece darbecilerin gösterdiği vahşet ve hiyaneti tanımlayacak uygun kelimeleri bulmakta zorlandığını söyleyen Karartı, ”Darbeciler, kendilerine karşı direnişi bastırmak için, Türkiye Büyük Millet Meclisi’ni, Cumhurbaşkanlığı Külliyesi’ni, Milli istihbarat Teşkilatı karargâhını ve Emniyet Özel Harekât Merkezi’ni bombaladılar. Sayın Cumhurbaşkanımıza suikast girişiminde bulundular.

O gece, 251 insanımızı kaybettik. 2000′ den fazla (2193) insanımız da yaralandı. 15 Temmuz gecesi Türk demokrasisi ve Türk devleti güçlü bir sınav vermiştir. Bu sınavı geçtiğimiz için gurur duymaktayız’ dedi.

Virüs gibi devletin önemli güç merkezlerine sızdılar

Her kesimden ve her siyasi görüşten Türk halkı kendilerini korkusuzca silahların, tankların önüne atarak demokratik haklarını talep etmiş, tarihi bir direniş ve dayanışma örneği gösterdiğini ifade ederek konuşmasında şu görüşlere yer verdi;

”FETÖ, riyakârlık, gizlilik ve ketumiyet üzerine kurulu başka bir terör örgütü olarak karşımıza çıkmıştır. FETO mensupları, liderleri Fetullah Gülen’in tavsiye ettiği şekilde, “kimseye varlıklarını fark ettirmeden sistemin damarları içinde hareket etmişler, organlarını ele geçiren bir virüs gibi “önemli güç merkezlerine” erişmişler, aşama aşama vücudun hayati merkezlerini ele geçirmişlerdir.

Böylesine karanlık ve gizli bir yapıyla mücadele etmek kolay değildir. Devletimiz, bu tehdidi bastırmak ve nihai olarak bertaraf etmek için haklı önlemler almış ve almaya da devam etmektedir.

Uluslararası toplum da bu sinsi örgüte karşı uyanık olmalı

FETÖ, Almanya dâhil olmak üzere dünyada 150′yi aşkın ülkede, okulları, sivil toplum kuruluşları, medya kuruluşları mevcuttur. Üç yıl önce Türkiye’de yaşananlar, bu örgütün sadece Türkiye’de değil yurtdışında da neler yapabileceğinin göstergesidir. Dolayısıyla uluslararası toplumun da örgütün faaliyetlerine karşı tedbirli ve uyanık olması önem taşımaktadır”

Vatan için can feda!..

Karartı, Türk Milletinin, bu hain darbe girişimini bertaraf ederek bir kez daha Cumhuriyet ilkelerine ve demokrasiye bağlılığını kanıtladığını, devletinin sonsuza kadar ayakta kalması için canını ortaya koymaya hazır olduğunu tüm dünyaya gösterdiğinin altını çizdi.

Karartı son olarak, ”Bu vesileyle, 15 Temmuz şehitlerimiz ile beraber vatanımız için canlarını feda eden tüm şehitlerimizi bir kez daha rahmetle anıyor, onlar saygıyla eğiliyor, kahraman gazilerimize ve yüce milletimize şükranlarımı ve saygılarımı arz ediyorum”. dedi.

15 Temmuz hain FETÖ kalkışmasında meydana gelen olaylar ve gelişmeler saat saat belgesel gösterimi ile hatırlatıldı.

Belgeselin ardından, Uluslalarası Demokratlar Birliği (UID) Hessen Bölge başkanlığının katkılarıyla programa katılan İstinye Üniversitesi Ekonomi ve Politika Araştırmalar Merkezi Koordinatörü Gazeteci Yazar İdris Kardaş, misafir konuşmacı olarak 15 Temmuz kalkışması ile ilgili izlenimlerini anlattı.

Dünyada bu bir ilktir. 

Dünya tarihinde bu dar zaman içerisinde böyle bir darbe ve işgal girişimini hiç bir ülkenin yaşamadığını söyleyen Kardaş, ”Hiç bir ülkede kendi uçaklarıyla kendi meclisi bombalanmamış, vergisini verdiği tanklar kendi halkını ezmemiştir. Dünyada bu travmayı hiç bir ülke yaşamadı. Dünyada bu bir ilktir. Türk milleti olarak büyük bir sınavdan geçtik, şükür ki başardık.

Milletin gücünün üstünde güç tanımadım!..

15 temmuz darbe kalkışmasında Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan’ın halkı sokağa çağırarak, ‘Ben milletin gücünün üstünde bir güç tanımadım bugüne kadar’ demesi üzerine direnişin güçlenmesine büyük katkı sağladığını bu çağrı ve dik duruşuyla, ülke tarihinin mücadelesini de özetliyordu adeta.

Kardaş; ”Cumhurbaşkanı Erdoğan’ın  Milletin gücünün dışındaki güçlerin iktidar olma isteğiyle, milletin gücünü tanıyanların iktidar olması mücadelesi hep tarihimizin bir gerçeği olarak karşımıza hep çıkagelmiştir.

Dış güçler istikrarsız bir Türkiye için PKK, DAEŞ, FETÖ gibi terör örgütlerini kullanarak, gücünü milletten alan iktidarları ülke yönetiminden uzaklaştırmak için ciddi bir mücadele var.

Bu mücadele 15 Temmuz’da çok farklı bir boyuta taşındı. Ülke Başbakanı Adnan Menderes’in asılması hadisesinin ardından ülkeyi yöneten iktidarlar muhtıralar ve darbeler atlatarak hep bu ruh haliyle yönetmeye çalıştılar.

Devletin en önemli kurumlarına sızmışlar!..

15 Temmuz bu meselenin kırılma noktasıdır. Darbe kalkışmasını yapanlar, ordunun tamamı değil, içine sızmış azınlık bir örgüt, bunu ilk gece Başbakan Yıldırım ve Cumhurbaşkanı Erdoğan kalkışma içerisinde bir gurup diye nitelendirdiler. Bu tanımlama çok önemli.

Daha önceki darbelerden ayrılan tarafı, ordunun içine sızan bir örgüt var, dışarıdan yönlendirildiği açık ve çok net, belgelerle sabit. ABD merkezli FETÖ merkezli bir yapılanma, ordunun içine sızmış. Yargıya sızmışlar 17/25 aralıkta bir FETÖ ‘yargısal darbe’girişimi oldu. Emniyete ve devletin önemli tüm organlarına sızmışlar.

Darbe kalkışması aslında bir işgal girişimidir!..

15 temmuz darbe girişimiyle ortaya çıkan gerçeğin aslında bir işgal girişimi olduğu son yaşadığımız s-400 meselesi vb. olaylarla daha da iyi anlaşıldığını ifade eden Kardaş, ”27 Mayıs’ta, 12 Mart’ta, 28 Şubat’ta, 27 Nisan’da sokağa çıkamayan halk, darbeler tarihinde  ilk defa 15 Temmuz’da anında müdahalede bulundu ve canını ortaya koyarak iradesine sahip çıkmıştır.

Türkiye bütün ezberleri bozdu!..

Menderes’in, Erbakan’ın, Özal ve Ecevit’in başına gelenler göz önünde bulundurulursa ‘Direneceğiz, ölümüne’ çağrısı halkta karşılık buluyor. Gücünü milletin oylarıyla demokrasiden alan bir liderin demokratça bir çağrısıdır.

Her görüşten halk birlikte 15 temmuzda dünyaya şu mesajı verdi; ‘Biz müslüman bir ülkeyiz selalar eşliğinde demokrasiyi kurtarıyor, milli irademizin arkasında duruyoruz, bağımsızlığımız için canımızı veriyoruz’ Bu batının tüm ezberlerini bozan ve argümanlarını altüst eden bir direniştir.

Türkiye hesapları altüst ediyor, dengeleri bozuyor

Türkiye demokrat ve müslüman kimliği ile bütün dengeleri bozuyor. ABD’nin 11 eylül saldırılarından sonra Irak işgaliyle başlayan İslamafobia sürecini altüst ediyor.

Daeş’in ortaya çıkma sürecini, oradaki ezberleri altüst ediyor. Dresden’de ortaya çıkan Pegida hareketinin bütün söylemlerini alüst ediyor.

Müslümanlar demokrasiye inanıyor, kendi milli iradelerini ortaya koymak için siyaset mekanizmasının varlığına inanıyor. Bunun için de canını veriyor.

Ülke olarak kuşatma altındayız!..

251 şehit verdiğimiz 15 temmuz kalkışmasını ve sinsi yapıyı gelecek nesillere aktarmamız gerekir, bütün meselelerde cevabımız 15 temmuz’daki direniş olmalı. Sivil Toplum Kuruluşları olarak hepiniz birer büyükelçisiniz.

Ülke olarak çok büyük bir kuşatma altındayız. Türkiye, Suriye olaylarında mücadele ediyor, İran’a ambargo, Doğu Akdeniz’de dünyanın bütün güçleri orada Türkiye’nin hakkı olanı hiç bir şekilde vermeye niyetleri yok. Kıbrıs’ı tamamen almaya çalışıyorlar.

İrademize sahipçıkalım!..

Bütün bunların nedeni; Kendi seçtiğimiz liderin bizi yönetmesini istememizde direndiğimiz içindir’ diyerek ”Kendi irademize sonuna kadar sahip çıkalım” dedi.

DİTİB Bad Vielbel Mevlana Camii Din görevlisi Mustafa Annadinç’in Şehitleri için okuduğu Kur’an-ı Kerim ve duadan sonra Anadolu Ajansı (AA), “15 Temmuz Demokrasi ve Milli Birlik Günü” kapsamında, Fetullahçı Terör Örgütü’nün (FETÖ) hain darbe girişiminde vatandaşların tanklara ve zırhlı araçlara karşı göğsünü siper ederken ve hainlerin bombaladığı meclis binası ve çevik kuvvet, emniyet binası vb. çekilen fotografların yer aldığı sergi gezildi.

Comments are closed.