Frankfurt’ta Çin zulmü protesto edildi

SEL GELMEDEN SET OLUN!..

EUTURKHABER/FRANKFURT-Doğu Türkistan’da gerçekleştirilen Çin zulmüne karşı Avrupa’da protestolar gün geçtikçe artıyor.

Almanya’da yaşayan duyarlı müslümanlar zulme sessiz kalmadılar. Kamuoyuna Çin’in Uygurlara yaptığı akıl almaz işkence ve bir halkın yok olmakla karşı karşıya kalmasına razı olmayan gençlerden Afganlı Arian, kızkardeşi Aria ve Türk kızı Çiğdem ile birlikte organize ettikleri ve Doğu Türkistanlı Uygur Kultur Merkezi’nin de desteklediği  ”Çin Zulmünü Protesto Yürüyüş ve Mitingi” Frankfurt’ta büyük bir katılımla gerçekleşti.

Doğu Türkistan halkının yalnız olmadığını, dertlerini ve maruz kaldıkları Çin zulmünü tüm dünyaya duyurmak, uluslararası kamuoyu oluşturarak baskı oluşturmak amacıyla Doğu Türkistan ve Türk bayraklarının açıldığı yürüyüş Frankfurt Hauptbahnhof’tan başladı.

‘Çin zulümüne karşı omuz omuza’, ‘Zulme sessiz kalma’ ‘Çin, Doğu Türkistan’dan defol’ ‘Uygurlara özgürlük’ ‘Uygurlara insan hakları’  gibi sloganlarla miting alanı Frankfurt Rossmark’a sloganlar eşliğinde sıkı güvenlik kordonu altında gelindi.

Çin zulmü nazileri geride bıraktı

Burada gerçekleştirilen konuşmalarda Çin’in Doğu Türkistan’da her geçen gün artan İnsan hak ihlalleri, asimilasyon, tecrit politikaları, din, kültür, içtimai ve idari yasak ve baskıların ardından şimdi de Çin kardeş aile projesi ve toplama Nazi kamplarından daha zalimce işlenen cinayetleriyle insan hak ve hürriyetini yerle bir eden Çin yönetimi zulüm ve vahşetini inanılmaz boyutlara getirdiği gerçeği anlatıldı.

Uygur halkına soykırım uygulanıyor

Yaklaşık 30 Milyonluk nüfusa sahip Doğu Türkistan halkını Çin resmi makamlarınca 5 veya 6 milyon olarak göstermesi büyük bir soykırımın korkunç habercisi olarak yorumlanıyor.

”Çin işgaline karşı sessiz kalmayın”

Doğu Türkistanlı Uygur Kultur Merkezi başkanı Atahan KORESH

Doğu Türkistanlı Uygur Kultur Merkezi başkanı Atahan Koresh,  Tüm ülkelere seslenerek ”Çin işgaline karşı sessiz kalmayın” dedi. ”Almanya’da yaşayan müslüman gençlerden Afganlı Aryan, kız kardeşi Arya ve Türk kızı Çiğdem ile birlikte organize ettikleri bu organizeye Doğu Türkistanlı Uygur Kultur Merkezi olarak biz de destekledik” diyen Koresh, İşgalci Çin zulmünü Euturkhaber’e anlattı.

30 Milyonluk Doğu Türkistan nüfusunu 6 milyona indirmek amacındalar

”Çin resmi makamlarınca Doğu Türkistanlıların nüfusu 12 milyon olarak belirtiliyor. Yurt dışındakilerle birlikte 15 milyon olarak gösteriliyor. Doğu Türkistandaki Türklerin sayısı 30 milyon civarında.

Birkaç ay önce bir Çin yetkilisi Doğu Türkistan’da 5/6 milyon civarında Türk nüfusu var diye çok korkunç bir rakam açıkladı. Bunu ne sebeple böyle söyledi. Öyle anlaşılıyor ki ‘Soykırım’ çağrışımı yapılan bu söz ile 30 milyonluk Türk nüfusun 6 milyona indirilmesi hedefleniyor.

Eğer Çin işgali engellenemezse birkaç yıl sonra korkunç son kaçınılmaz olabililir. Görülüyor ki kımızı çizgi çoktan geçilmiştir. Uygur Türklerini egemenlikleri altında olmasi için akla hayale gelmeyen baskılar var. Kitaplar yakılmış, Uygurca okullar kapatılmış, din eğitimi tamamen durmuş, Kur’an-ı Kerimler yakılmış, camiler kapanmış, 50′nin üzerinde cami yıkılmış ve domuz ağılı olarak kullanılıyor.

Uygur halkının dış dünya ile bağını kopardılar

Çin hükümeti birkaç yıldır dış dünya ile tüm telefon ve internet bağlantılarını, tüm posta hizmetlerini kesti, ayrıca Uygur halkının Köyden köye gitmesi yasak, şehirler arasında tüm temel seyahatleri kesti. Ben dört seneden beri aile ve yakınlarımdan haber alamıyorum. Çinli yetkililer, herhangi bir yabancının serbestçe seyahat etmesine, herhangi bir Uygur ile görüşmek üzere Doğu Türkistan’a seyahat etmelerine izin vermiyor.

Hep aynı bahane: Radikal dinci terörist

Hastalansa bir insan doktora polis olmadan gitmek yasak, mahalleden mahalleye gitmek yasak, iki kişi kendi dillerinde konuşmak yasak, Uygur vatandaşları için bunlar radikal islamcı dinci, terörist diyerek adlandırıp cezalandırmasına bir bahane buluyor. Bunlara göre dünyadaki 1 buçuk milyar müslüman cezalandırılması gereken terörist.

Aileler parçalanıyor

Bunlar bizim sosyal, ekonomi ve ailevi sistemimizi bozmuş durumda. Her bir ailede bayan varsa o eve bir çinli yerleştiriliyor, kocası hapishaneye veya kamplara gönderiliyor. Beş nufuslu bir ailenin annesini bir tarafa, babasını bir tarafa göndereriyor, Çocukları da ayrı ayrı kamplara göndererek aile birliğini parçalıyorlar. Kamplarda yer kalmadığında ise hastalanan, deliren ve ölme aşamasında olanları sokaklara atıyorlar, insanlara hayvan muamelesi yapıyorlar. Kultürümüzden uzaklaştırılıyoruz. Müzik, yöresel kıyafet, folklor, tarih ve edebiyatımız engellenmiş durumda.

Uygur halkı işkence altında asimilasyona tabi tutuluyorlar.

Tüm yüksek eğitimli, iyi eğitimli, nitelikli, iyi vasıflı ve deneyimli Tecrübeli Uygur bilim adamları, Uygur teknoloji uzmanları, Uygur mühendisleri, Uygur üniversiteleri başkanları, Uygur üniversiteleri profesörleri ve tüm Uygur aydınları herhangi bir yasal prosedür olmaksızın ve herhangi bir suç olmaksızın kilitlenerek Çin ordusu ve silahlı Çin haydutları tarafından Çin’in Uygur Toplama Ölüm Kamplarında işkence altında asimilasyona tabi tutuluyorlar.

Allah’tan ümit kesilmez

Allah’a şükür İslam dünyası ve Türk dünyası uyanıyor. Allah’tan ümit kesilmez, hürriyetimiz çok yakındır, Her ne olursa olsun biz mücadelemize devam edeceğiz. Durmak yok mücadeleye devam. Doğu Türkistan meselesi, ne dini ne etnik ve kültürel meseledir. Bu mesele bir insanlık meselesidir.

Çin insanlığı kendine köle yapma amacında

Gerek Türk dünyası, gerekse İslam dünyası, kardeşlerimiz bu meseleye sahip çıkmak zorunda çünkü, bugün bu zulme ‘dur’ demeyen insanlığın aynı akibete uğramaları kaçınılmaz olacaktır. Çin tüm insanları başka milletlerin dinlerini kültürlerini değiştirerek kendine kul ve köle yapma amacında. Çinliler, Doğu Türkistan halkını evinde, yatak odasında, mutfağında, tuvalet, yollarda, otobüslerde, okullarda her durumda takip ediyorlar. Hayvan gibi görüyorlar, aşağılıyorlar.

Çin zulmüne karşı birlik olalım

Biz bunları şiddetle kınıyoruz. Eğer biz birlik ve beraberlik içinde hareket edersek çinlilerin böyle yapması mümkün değil. Buna birlik ve beraber olarak engel olabiliriz. Bugün gerçekleşen yürüyüş ve mitingi Afgan kökenli Ariyan kızımız, ağabeyi ve Türk kızı Çiğdem organize etti, Doğu Türkistan Uygur Kultür merkezi olarak biz de gençlerin bu duyarlılığına katkıda bulunduk. Emeği geçenlere, yürüyüş ve mitinge katılan Kazakistan’dan, Kırgızistan’dan, Türkmenistan’dan, Azerbaycan’dan, Türkiye’den, Afganistan’dan, Tacikistan’dan, Hindistan ve Pakistan’dan duyarlı tüm ülkelerden katılan gençlere Doğu Türkistan meselesine sahip çıkan herkese teşekkür ediyorum.

Sel gelmeden Set olun!..

Son olarak; Orta Asaya halkı, Ortadoğu Halkları, Kuzey ve Güney Amerika halkları, Afrika halkları bu sesimize kulak vermeliler. Eğer bugün Doğu Türkistan Uygur halkının yanında olmazsanız. Sahip çıkmazsanız bu bela sizlerin de hayatını cehenneme çevirir. Sel gelmeden önce set çekiniz. Önleminizi şimdiden alınız. Çinlilerin sömürü siyasetine ve diktatörüsine karşı el ele vererek dayanışma içinde olursak başımıza gelen bu belayı def edebiliriz” dedi. Akşam geç saatlere kadar devam eden miting olaysız sona erdi.

Comments are closed.