Frankfurt’ta, “Türkiye’nin Deniz Jeopolitiği ve Mavi Vatan” konferansı

ALİ SAGLAM/FRANKFURT-Hessen Eyaleti Atatürkçü Düşünce Derneği bilgilendirici konferanslarını sürdürüyor. Frankfurt Griesheim Saalbau’da gerçekleştirilen “Türkiye’nin Deniz Jeopolitiği ve Mavi Vatan” konulu Emekli Tümamiral Cem Gürdeniz’in konferansı büyük ilgi gördü.

Hessen Eyaleti Atatürkçü Düşünce Derneği Y.K. adına Başkan Yelda Acar-Gösterişli programın açılışında katılımcılara selamlama konuşması yaptı.

”Türkiye Cumhuriyeti, jeopolitik konumu nedeniyle ülkemizin kurulduğu yıllardan bugüne emperyalist devletlerin ve onların destekledikleri yurtdışı ve yurtiçi terör örgütlerinin hedefinde olmuştur. Tarih boyunca denizlere açılamayan ülkelerin var olma savaşını kaybettiği bu bölgede, üç tarafı denizlere çevrili Türkiye Cumhuriyeti için denizcilik ve donanma hayati öneme sahiptir.

Bu nedenle, Deniz Kuvvetleri’mizin son yıllarda yetiştirdiği en önemli değerlerden biri olan Emekli Tümamiral Cem Gürdeniz’i Frankfurt’a davet ettik. Deniz Kuvvetleri Plan Prensipler Başkanlığı görevini yürüttüğü 11 Şubat 2011 tarihinde sözde Balyoz Davası’nda sahte delillerle tutuklanan ve 19 Haziran 2014 tarihinde özgürlüğüne kavuşan değerli komutan, bu tarihten itibaren ülkemizin geleceği için çalışmalarına devam etmektedir.

Son yıllarda sıklıkla kullanılan “Mavi Vatan” kavramını 2006 yılında kullanarak, Ege’deki deniz yetki alanlarımızı kapsayan vatanın adını koymuştur. Hedefteki Donanma, Mavi Uygarlık, Çelik Gemiler Demir Bahriyeliler, Mavi Vatan Yazıları kaleme aldığı önemli kitaplardır.

Bu milli davayı bütün yönleri ile bizlere anlatacak olan Sayın Gürdeniz’i Frankfurt’ta ağırlamaktan ötürü onur duyuyoruz. Rheinland-Pfalz Atatürkçü Düşünce Derneği ile birlikte düzenlediğimiz bu etkinliğimize katılımınız için hepinize teşekkür ederim”

Emekli Tümamiral Cem Gürdeniz’in  “Türkiye’nin Deniz Jeopolitiği ve Mavi Vatan” konulu konferansında ülke olarak sanayi devrimini kaçırmamız ve  deniz donanmasının yetersizliğinden dolayı Girit’in kaybedildiğini ifade ettiği konuşmasında ülkemiz ve geleceğimizle ilgili hayati önemi olan konulara değindi.

JEOPOLİTİK GERÇEK: Mavi Vatan, Türk boğazı, Kıbrıs

Gürdeniz, ”Türkiye’nin güvenliği, refahı, mutluluğu ve her türlü staratejik geleceğinin, vazgeçilmez şekilde çevrelendiğimiz denizlerimizle iç içe olduğumuzun öncelikle bir deniz ülkesinde olduğumuzun bilincinde, farkında olmalıyız. Tercihimizi karasal değil, hele ki 21. yizyılda denizden yana kullanacağız. Çünkü, dünyaca kabul gören gerçek görüş, 21. yüzyıl artık okyanuslar yüzyılı. Artık bütün mücadele okyanuslara yöneliyor”

2023 yılında deniz Jeopolitiğimizin üç önceliğine değinen Gürdeniz, bunları şöyle sıraladı: ”1. Mavi Vatan, 2. Türk boğazı, 3. Kıbrıs. Bu üçünü de birbirinden ayırmayalım, merkez bu. Haberlerde vs. Kıbrıs, Mavi Vatan ve Boğazlar, möntro ilgili gibi birşey duyduğunuzda dikkat kesilmeliyiz. Denizler bizim kanımız, atar damarlarımızdır. Bunlar kesildiğinde hayat biter.

Gelecek kuşakların mutluluğu, huzurlu ve güvenliği için Deniz Jeopolitiği, siyaset üstü bir anlayış ve dikkatle takip edilmeli ve geliştirilmelidir”

BÜYÜK BAŞARIMIZ

Türk ordusunun büyük başarısı olarak nitelendirdiği 15 Temmuz’da yapılan başarısız darbe teşebbüsünün henüz sabahında hedefe intikaldeki hızını gözler önüne seren Gürdeniz, ” Darbe teşebbüsünden 120 saat (5 gün sonra) sonra kıyıbaşına çıktık. 15′inde darbe teşebbüsü oluyor, 16′tısında Milli güvenlik kurulu toplanıyor, müdahale kararı alınıyor, 17′sinde güçler kuvvetler intikallere geçiyor, 19′u öğleden sonra da donanma Mersin’den hareket ediyor, 20′si saat sabah 10’00′da Kıyıbaşı tutuluyor.

TÜRKLERİN GÜCÜNÜ ASLA KÜÇÜK GÖRMEYİN

Kısa sürede böyle bir denizaşırı zafer dünyanın hiç bir yerinde örneği yok. Amerika’da savaş stratejilerinde Türklerin bu başarısını örnek olarak gösterdiklerine şahit olan Gürdeniz, ‘Türklerin gücünü asla ve asla küçük görmeyin.

Bugünlerde en en son ‘Barış Pınarı Harekatı’nda da bu özelliğimize dünya şahit oldu. Bütün baskılara, kumpaslara, yaşananlara ve tehditlere rağmen, FETÖ darbe girişimine rağmen ordumuz büyük bir başarıya imza atmıştır.

GÜCÜMÜZÜN FARKINDAYIZ

Clington’un ‘Türkler kadar gücünün farkında olmayan bir ulus görmedim!..’ sözünü hatırlatan Gürdeniz cevaben ‘Hayır, biz gücümüzün farkındayız’ Kıbrıs Barış Harekatı, Kardak krizi, bunlara örnek gösterilebilir. Ayrıca, Ege’de bulunan 152′ye yakın adacıkların ileride elimize geçmesi için mutlaka ya hukuk yoluyla bir şekilde çözülecek.

Yunan medyasında, Türkiye’nin Mavi Vatan tatbikat serisi, Fırat Kalkanı, Zeytin Dalı operasyonu, Pençe Operasyonu, Barış Pınarı Operasyonlarındaki başarılarından dolayı büyük panik yaşandığına değinen Gürdeniz, ‘Onlar da biliyor ki sıra bu adalara gelecek’ dedi.

Karadeniz, Türk Deniz Kuvvetleri için Möntrö’nün önemi büyüktür. Montrö sayesinde Mustafa Kemal 13 yıl ayrı kaldığımız göz bebeğimiz Türk Boğazlarını geri almıştır.

DONANMAMIZ GÖZBEBEĞİMİZDİR

21. Yüzyılda ordumuz çok önemli ama göz bebeğimiz donanmamızdır. Donanma yönetmek zor ve pahalı iştir, mühimmatları çok pahalıdır, bunu milli imkanlarla yaparak ucuza maletmek çok önemlidir fakat koruyacağımız 460 bin kilometrekarelik bir ‘Mavi Vatan’ımız var, 9 bin kilometrelik bir sahil şeridimiz var ve koruyoruz. Şimdi bu donanma daha da güçlenmelidir.

2009′larda FETÖ yayın organı Zaman, ‘Türkiye’nin havadan bağımsız tahrikli denizaltıya ne ihtiyacı varki? diye yazıyordu, neden çünkü emperyalist abileri onlara, bu projenin üstüne gidin, bunu engelleyin. Türkler denizaltıya sahip olursa Eğe ve Akdeniz’de onları tutamazsınız’ diyorlardı. O günlerde her hafta aleyhte yazı çıkardı. Çok şükür herşeye rağmen engellenemedi.  Türk tarihinin en utanç verici sahnesidir.

FETÖ denen organizasyonun kılcal damarlarımıza girdiği, Türk medyasını ele geçirdiği, 15 Temmuz’da ne haltlar işlediğini hep gördük. Kendi halkına ateş eden alçak bir örgüt.

Türk Deniz Kuvvetleri  milli sanayiden gücünü alan en modern teknolojiyle donatılmalı, uçak gemisi, Nükleer denizaltı dahil kuvvet planını bu şekilde hedeflemelidir.

21 GÜN KURALINI UYGULAYACAĞIZ

Milli gemiden sonra Türk Denizaltı projesine devam edildiğini müjdeleyen Gürdeniz, ”Şayet Türkiye önümüzdeki 10 yıl içerisinde milli denizaltıyı başarırsa dünyada kendi denizaltısını dizayn edip inşa eden 10 ülke arasına girecek” tespitini yaparak, 21. Yüzyılda deniz Jeopolitiğimizin vazgeçilmez hedeflerimizi de şöyle sıraladı; ”Karadeniz’e yabancı gemileri sokmayacağız, 21 gün kuralını uygulayacağız. Yabancı gemiler Karadeniz’e geldiğinde denizimizi 21 içinde terk etmek zorunda.

Açık deniz alanlarını tekrar %75′e çıkartacağız, çünkü tehdit kalmadı, Adalar egemenlik devri silahsızlık koşuluyla verilmiş olduğundan bizim buna BM güvenlik konseyine itiraz hakkımız vardır, çünkü adaların çoğu silah deposu haline gelmiştir. Anlaşmaya riayet edilmediğinden dolayı geri almamız söz konusudur.

Doğu Akdeniz Ege’den farklı çünkü orada sadece Yunanla muhatabız, Doğu Akdeniz’de ise 7 devlet var. Buradaki gerçek 750 bin kilometrelik bir alanın kavgasıdır. Burada Mavi Vatan 150 bin m2, Kuzey Kıbrıs’taki kolordu ve denize çıkışı olan sözde Kürdistan, bu üç tane Jeopolitik hedef bir bütündür. Doğu Akdeniz’in temelinde bu üç politika yatar.

Kıbrıs Cumhurbaşkanı Rauf Denktaş’ı Balyoz kumpasına eklediler. Bu dönem Türklerin en kara dönemidir. En yakın arkadaşınız, Astsubayınız, FETÖ’cü çıkıyor. Üçüncü safha, Kumpas davalarıdır. En başarılı olduğu dönemde insan kendi ordusuna bu ihaneti yapabilir mi.

MAVİ VATAN’IN DOĞUSUNU VE BATISINI GARANTİLEMELİYİZ

Diğer safha bunlar da yetmedi bizleri tasfiye ederek yerine FETÖ’cüleri yerleştirdiler. Bu da yetmedi askeri, silah kullanarak darbe yapmaya kalktılar. O da başarısız oldu. Son safha şubat 2018, Yunanistan, Mısır ile anlaşma yapmadan Türkiye’nin Libya ve Suriye ile mutlaka bir anlaşma yapması gerekir ki bu ikisi olduğunda Mavi Vatan’ın doğu ve batısını garantilemiş oluruz.

21. Yüzyıl Jaopolitik gereği Mavivatan, Anavatan, Yavruvatan artık bütünleşti. 1 milyon küsür kilometre artık bir bütün, buna Kuzey Kıbrıs Türk Cumhuriyeti ister bağımsız ister şimdiki pozisyonuyla buna dahildir. Oradaki askeri varlık onun ayrılmaz bir parçasıdır ve sonsuza kadar kalmalıdır. diyen Gürdeniz, son söz olarak ”Kuzey Kıbrıs Türk Cumhuriyetinin varlığını sulandıracak, geri adım attıracak her hareket Anadoluya ihanettir. Kuzey Kıbrıs’a sahip çıkmak Mustafa Kemal’e sadakattir” dedi.

Verilen kısa bir aranın ardından soru-cevap bölümüne geçildi. Gürdeniz, son kara harekatıyla ilgili soruya şu cevabı verdi; ”Haddimi bilirim, ben Kara harekatını değerlendirmem, deniz harekatı ile ilgili her şeyi değerlendirebilirim. Ama Barış Pınarı Harekatı’nın, Fırat Kalkanı Harekatı’nın, Zeytindalı Harekatı’nın neden yapıldığını Jeopolitik nedenlerini çeşitli vesilelerle sizlere çok iyi anlattığımı düşünüyorum. Bizim Kürt vatandaşlarımızla hiçbir sorunumuz yok.

KÜRT VATANDAŞLARIMIZLA SORUNUMUZ YOK

Bu ülke Kürt Amiral de çıkartmıştır, General de çıkarmıştır, Profesör de, İş adamı da, Başbakan da çıkarmıştır. Kürtlerle hiç sorunumuz yok, eğer o Kürtlerin içindeki bazı guruplar aynen FETÖ’cüler gibi Emperyalizmin enstrümanı oluyorsa onlarla sorunumuz vardır.

TÜRKİYE İKİNCİ BİR İSRAİL’E ASLA İZİN VERMEZ

O yüzden, denize çıkışı olan bir Kürdistan, Türkiye’nin Jeopolitik çıkarlarının düşmanıdır. Çünkü ikinci bir İsrail’in kurulmasıdır. Rusya’nın, Türkiye’nin, İran’ın ve Çin’in kuşak yolunun Güneyden kuşatılması demektir. Böyle bir şeye izin verilmesi Türkiye Cumhuriyeti’nin toprak bütünlüğü, siyasi bütünlüğü egemenliğinin parçalanması demektir. Buna Türkiye hiçbir koşulda izin veremez. Böyle bir durumda da Türk insanı Sakarya savaşına geri döner.

Diğer bir soruya da şu cevabı verdi; ”Hepinizin bildiği gibi FETÖ’nün girmediği alanın olmadığı yer yoktu. Ben stratejinin gereğine bakarım. Stateji, zaman, mekan ve kuvvettir. Şu andaki jeopolitik gerileme var mı yok mu ona bakarım. Türkiye, FETÖ kalkışmasından 40 gün sonra devlet refleksiyle ordusunu kama gibi Suriye’ye sokmuştur.  Şayet biz o refleksi yapmasaydık, bugün o kantonlar birleşmiş, belki de Akdeniz’e çıkış sağlanmıştı.

Şu anki pozisyonunda Türkiye’nin jeopolitik kaybı var mı, yok. daha erken yapabilir miydi evet, Suriye rejimiyle arayı açmayabilirdi. 15 Temmuz başarılı olsaydı şimdi çoğumuz yoktu’ dedi.

15 TEMMUZ BİR OYUN MUYDU?

Gürdeniz, 15 Temmuz bir oyun muydu? sorusuna şu cevabı verdi: ”FETÖ’den en büyük darbeyi yemiş, 3,5 yılını 60 m2′de geçirmiş bir Amiral olarak 18 yıl ceza almış biri olarak bana kimse 15 Temmuz bir oyundu demesin. Tartışmam bu kadar net söylüyorum.

Bu adamların yaptığı kötülüğü hayal bile edemezsiniz. Merak edenler bizim ek delil klasörlerine baksın. Yaptıkları alçaklığı size anlatamam. Mafya bile aileyle uğraşmaz biliyor musunuz. Bunlar ailelerle uğraştı, çocuklarla uğraştı. Türk tarihi bu kadar alçak bir yapılanmayı tarihinde görmedi.

FETÖ YAPILANMASININ KÖTÜLÜĞÜNÜ HAYAL BİLE EDEMEZSİNİZ

Bunların kötülüğünü hayal dahi edemezsiniz. Bunların arkalarında CIA, MOSSAD, MIF gibi, Almanya da dahil gizli örgütler var. Görüyorsunuz bütün FETÖ’cüler burada bu size bir şeyler anlatmıyor mu?

Gemi sayımız ile ilgili soruya da; ’140 parça gemimiz var, Türkiye dünyadaki en büyük donanmalar içinde ilk 10′a giriyor. Şükür kendi gemimizi ve silahımızı kendimiz yapma pozisyonuna geldik. Bunun için gurur duyuyorum. En son hizmete giren Kınalıada Savaş gemimizin füzelerinin yarısı tamamen millidir ve adı da ‘Atmaca!dır. Yunan basını ‘Türk İHA’larından bıktık, Ege’deki uçan kuşu bile bunlar vuruyor’ diyorlar.

Barış Pınarı Harekatı’yla ilgili suruya da; ‘Bana göre geç kalmış bir harekat, Trump’ın mektubunu kabul etmezdim, ben olsaydım, Pens ve Ponpeu’yu asla kabul etmezdim, harekatı durdurmazdım, İncirlik ve Küreciği de derhal kapatırdım’ dedi.

Konferans sonunda Hessen Eyaleti Atatürkçü Düşünce Derneği Y.K. adına Başkan Yelda Acar-Gösterişli, Emekli Tümamiral Cem Gürdeniz’e kitap hediye etti. Gürdeniz  daha sonra okurların kitaplarını imzaladı.

 

Comments are closed.