Gıda Sektörümüz Alman Devleriyle Buluştu

Almanya’da sayıları 10 binleri, ciroları milyarlarca Euro’yu bulan Türk gıda firmaları, Türk toplumunun tüketim alışkanlıklarındaki değişikliklere paralel olarak değişim sancıları yaşıyor. Bugüne kadar Alman fuarlarına katılıp stand almak marifet sayılırken, Türk gıda sektörü artık kabuğunu kıdı. Sektör sorunlarına çözüm üretmek için BUV öncülüğünde ilk kez kendi fuarı lemit 2014’ü gerçekleştirerek Alman gıda devleriyle kendi platformunda buluştu.

Almanya’da sayıları 80 bini, ciroları ise 20 milyar Euro’yu aşan Türk firmalarının yarıya yakını gıda alanında faaliyet gösteriyor. Tarihi, göç tarihiyle birlikte yazılan Türk gıda sektörü artık kabuğunu kırıyor. Türk gıda sektörü ilk kez, Almanya İş Hayatı Dernekleri Federasyonu BUV öncülüğünde kendi fuarları lemit 2014’ü gerçekleştirerek Alman gıda devleriyle buluştu. 3 – 3 Mayıs’ta Hilton Düsseldorf’ta gerçekleşen fuara KRV Perakendeciler Birliği (Handelsverband NRW) ve Alman süpermarket devleri EDEKA ve REWE de partnerlik yaptı. İlk olmasına rağmen yüzde 90’ı Almanya’dan 50 civarında firmanın stand kurduğu lemit Almanya 2014 Gıda Fuarı ve Forumu’u gıda devlerinin de takdirini kazandı.

Fuarın yanı sıra forum kısmında Türk gıda sektörünün sıkıntıları ve çözüm yolları masaya yatırıldı. Forum-panel kısmının moderatörlüğünü yapan Alman RTL televizyonunun eski muhabiri Andre Zalbertus, Türk yiyecekleriyle üniversite öğrenciliği döneminde Berlin’de ilk tattığını ve hayatının vazgeçilmezi olduğunu, özellikle sarımsaklı Türk sucuğunu çok sevdiğini söyledi. Zalbertus, lemit’in yeni köprüler kurduğuna dikkat çekti. Burada açılış konuşması yapan BUV Başkanı Osman Kımıl Türk gıda sektörüyle ilgili ilk kez düzenlenen Lemit’e ilginin bu derece büyük olmasının sevindirici olduğunu kaydetti. “Bu fuar önümüzdeki yıllarda planladığımız fuarlarının ilkidir” diyen Kımıl, önümüzdeki yıllarda yapılacak olan fuarlarda Afrika ve Asya pazarlarının da dikkate alınacağını aktardı. Kımıl, “Bu nedenle BUV içindeki çalışma grubundan sürekli bir Gıda Sektörü Komisyonu kurulmuş olmasını sizinle paylaşmaktan onur duyuyorum” dedi. BUV’u da tanıtan Kımıl, 2009 yılında kurulan BUV’un artık 21 üye derneği olan federal düzeyde bir kuruma dönüştüğünü, 21 derneğin ise 3 bin civarında işadamı üyesi olduğunu bildirdi. BUV KRV’den, BIDI GmbH sahibi Yunus Bıdı ise BUV KRV’nin üyeleriyle birlikte ilk kez Lemit fuarını organize ettiğini aktardı. Fuarda firmaların çok çeşitli ürünlerini sergilediğine dikkat çeken Bıdı, katılımcıların yeni üretim teknikleri, hizmetler ve ticari imkanlar konusunda bilgilenme imkanı bulduğunu kaydetti. Bıdı, “lemit 2014 bir çok girişimci için çok önemli. Çünkü, değişen tüketim alışkanlıkları nedeniyle perakendeciler burda, tüketim eğilimleri, trend ve inovasyonlar, geleceğin ürünleri konusunda bilgilenmek istiyorlar” dedi, EDEKA ve REWE’ye teşekkür etti.

Fuara katılarak bir konuşma yapan KRV Perakendeciler Birliği (Handelsverband NRW) Genel Müdürü Dr. Peter Achten, “Perakendeciler Birliği olarak sizinle konuşmayı, bilgi alış verişinde bulunmayı çok önemli buluyoruz. Bu nedenle üyelerimiz REWE ve EDEKA buraya katılmada bir saniye bile tereddüt etmediler. Bizim de kendi standımız var burda” dedi. Almanya’da perakendeciliğin önemi konusunda rakamlar da veren Achten, “Almanya’da perakencilik sektörü yılda 400 milyar Euro ciro yapıyor. Bu ise otomotiv endüstrisinden çok daha büyük bir rakam demektir. Siz ve bizim satmadığımızı kimse ürütemez. Perakendeciliğin üçte biri, yani 130 milyarın üzerindeki kısmı ise gıda sektörüdür. Yani sektörünüzde kendinize büyük bir güvenle haraket etmenizi salık veririm. Sizlere fuarda bol işler ve kazançlar diliyorum” dedi. EDEKA yönetiminden Marco Hinze ise, Lemit fuarına katılabildiklerinden dolayı EDEKA olarak müteşekkir olduklarını söyleyerek, “Burada çok sayıda yeni kontakt, ticari bağlantı kurma imkanı buluyoruz. Burda çok sayıda harika ürün gördük” dedi. Kısa bir film ve sunumla EDEKA’yı tanıtan Hinze, “11 bin 585 marketimizle Almanya’da en büyük iş verenlerden biriyiz” dedi. Başarılarının temelinde iyi yetişmiş kalifiye gençlere şans verme, istihdam etmenin yattığını bildiren Hitze, Türk girişimcilere de bunu tavsiye etti. REWE Yönetim Kurulu Üyesi Thomas Nonn ise Almanya’da meslek birlikleri konusunda tetaylı bir sunum yaptı, fuarla ilgili ise “50 katılımcıyla başladınız, bu da fuarın tutacağının bir göstergesi” dedi. Daha sonra ise toplu şekilde temsili açılış kurdelesi kesildi. Resmi açılışın ardından Rhein-Bach Yüksekokulu’ndan Prof. Dr. Hasan Alkaş’ın da bir konuşma yaptığı, EDEKA’dan Ender Çevik, REWE Group’tan Mesut Eroğlu, BIDI GmbH sahibi Yusun Bıdı ve Enka Food GmbH’dan İsmail Aktitiz’in konuşmacı olarak katıldığı panel tartışması gerçekleştirildi.

GELECEĞE DÖNÜK ÜRÜNLER SUNARSA TÜRK GIDA SEKTÖRÜNÜN GELECEĞİ PARLAK

Alman perakende piyasasının devleri daha sonra fuar ve Türk gıda sektörüyle ilgili sorulan soruları cevaplandırdı. EDEKA temsilcilcisi Marco Hitze, “Türk gıda sektörü eğer birlikte çalışmaya önem verir, dayanışma içinde olursa, geleceğe dönük ürünler sunarsa geleceği iyi olacaktır. EDEKA ve REWE böyle yapıyor” dedi. Türkler firmalarının müşteri merkezli çalışmayı bildiğini kaydeden Hitze, “Ancak market, özellikle geçmişte çok küçüktü.Bunlar büyütülebilir. Biraz daha kendilerini yenilemeliler” dedi.

ALMANYA’DA ETNO GIDA SEKTÖRÜNÜN ŞANSI YÜKSEK

KRV Perakendeciler Birliği Genel Müdürü Dr. Achten ise, “Piyasada çok önemli olan Türk firmalarının bu fuarla kamuoyuna çıkmaları çok önemliydi. Çok iyi oldu. Özellikle de büyük perakendeci kuruluşlar EDEKA ve REWE ile işbirliğiyle yapılması. Bu noktada bağlantılar kurulması çok gerekli. Çünkü yapısal değişim dönemi yaşıyoruz. Bunu birlikte aşabiliriz” dedi. “Türk gıda sektörünün geleceğini harika görüyorum” diye Dr. Achten, “Hakika görüyorum. Çünkü Almanya’da etnik yiyecekler, Etno Food’un çok büyük şansı var” dedi. Türk gıda sektörünün ihtiyacı olan yenilikleri sorduğumuz Dr. Achten; “Bence içerde biraz daha profesyonelleşmeye gidilmeli. Satın alma, servis, ürün bilgisi konularında örneğin. Bazı Türk firmaları çok önde. Personel, teknik ve yapısal alanlarda daha optimal hale getirmek mümkündür sanıyorum. Bu alanlarda çok daha gelişme potansiyeli duruyor. Bunlar da büyük şanstır” dedi. Alman tüketicinin Türk ürünlerine ilgisinin nasıl çekilebeliceğini sorduğumuz Achten, “Bence ilgi var. Özellikle meyve sebze alanında Türk firmalarının yüksek yeteneği var. Diğer alanlarda ise bir çok ürün tanınmıyor. Bu alanlarda marketing, satış çalışmaları yapılabilir. Belli ürünlere dikkat çekilmeli” dedi. Önümüzdeki yıllarda da lemit’e verip vermeyeceeklerini sorduğumuz Achten, “Evet, sanıyorum vereceğiz. Hem sizde daha çok Türk üye kazanmaktan mutluluk duyarız” dedi.

TÜRK MARKETLERİ ALMAN ÜRÜNLERİ SATIP MÜŞTERİYE ULAŞABİLİR

REWE Group Yönetim Kurulu Üyesi Thomas Nonn ise, “Almanya’daki Türk gda sektörünü zorluklar bekliyor, eğer güçlü partnerler kazanmazlarsa. Örneğin ürün sağlama konusunda her market kendisi uğraşıyor. Bu çok zor bir şey. Ama örneğin REWE gibi bir grup içinde olduğgunuzda, REWE bir çok imkan sunuyor ve çok işiniz azalıyor” dedi. “REWE olarak bir çok Türk firmasıyla birlikte çalıştıklarını bildiren Nonn, Türk girişimcilerin yapmasi gereken yenilikleri ise şöyle saydı: “Konu müşterinin ilgisini çekmeyle ilgili. Türk dükkanlarındaki ürünlere bakınca tamamen Türk ürünleri. Büyük potansiyel sunan Alman tüketiciler oralardan sadece bildikleri şeyi alıyor. Çünkü diğer ihtiyaçları orda yok. Ürünler çeşitlendirilebilir Almanya ve Avrupa’dan”

Lemit’in yapılmasının çok yerinde olduğunu kaydeden Nonn, “Türk girişimcilerin böyle bir platform kazanmaları çok iyi. Benzer problemler konusunda bilgi alış verişi, müşteri kazanma imkanları. REWE ve EDEKA gibi kuruluşlarla da tanışıp bunlarla birlikta çalışma imkanlarını da konuşuyorlar” dedi. REWE şubelerinde Türk ürünleri satan, helal ürün satan çok sayıda şube olduğunu bildiren Nonn, “Kimisini Türk, bir kısmını Alman firmalarından alıyoruz” dedi.

TÜRK FİRMALARI YENİ DAMAK TADINA DİKKAT ETMELİ

EDEKA yönetiminde Ralf Lübbing ise, “Türk firmaları şu anda kısmen küçük firmalar ve genelde Türk ailelere satış yapıyor. Ama bir çok şey değişiyor. Damak tadı değişiyor. Bugün burda ilk kez tuzlu yoğurdu denedim çok hoşuma gitti. Sanıyorum gelecek nesillerin berzer tüketim alışkanlıkları olacak. Türk firmaları da bu yeni damak tadına dikkat etmeli. Yeni ürünler getirmeli. Daha geniş marketler farklı tatlar, Türk ve Alman ürünleri birlikte sunulmalı. Bu nokta güçlü partnerlere ihtiyaçları ve biz burdayız. EDEKA marketlerinde şimdiden Türk ürünleri var” dedi. Yenilenme konusunda Türk firma ve marketlerin daha büyük mekanlara, müşterinin kendi hizmetini yaptığı marketlere ihtiyacı olduğunu belirten Lübbing, “Bence güçlü partnerlere de ihtiyaçları var. Örneğin EDEKA bayisi olup yine bağımsız kalmak mümkün” dedi.

FUARDAN İZLENİMİMİZ ÇOK POZİTİF

Stand açtıkları Lemit fuarı ilk kez yapılmasına rağmen çok memnun kaldıklarını bildiren Lübbing, “İlk kez katıldık, bugün tanıştık. Fuardan izlenimimiz çok pozitif, olumlu oldu. Çok iyi bir etkinlik yapılmış. Önümüzdeki yıllarda da katılma konusunda düşüncemiz çok pozitif” dedi.

BUV Başkanı Osman Kımıl ise, fuar sabahı “acaba nasıl olacak” diye tatlı bir heyecan duyduklarını, ancak coşkulu atmosferi görünce herkesin çok rahatladığını kaydetti. Kımıl, “Gördük ki, hakikatan çok önemli, yapılması gereken bir fuardı. Bu fuarın büyüyerek devam etmesi lazım. Türkiye’ye giden her Alman dostumuz bize önce Türk yemeklerinden bahseder. Niye biz burda onlara yemeklerimizi yeterince tanıtamıyoruz. Türkleri bir yönüyle gıda sektörü üzerinden tanıyorlar. Elimizde hakikaten çok iyi ürünler var. Bunların en iyi şekilde tanıtılması ve pazara kazanılması gerekiyor” dedi. Bir çok yiyeceğin ortak hale geldiğini kaydeden Kımıl, “örneğin döner artık bizim ortak yiyeceğimiz haline gelmiştir. Bunun gibi ürünleri çoğaltarak yiyecek kültürümüzü burda daha tanınır, piyasada iş görür hale getirebiliriz” dedi. Türk gıda sektörünün yeniliklere ihtiyaç duyduğunu belirten Kımıl, “Küçük marketlerin önümüzdeki 5-10 yıl içinde yaşama şansı çok az. Bunların ya birleştirilerek veya yeni inovatif düşünceler eklenerek bunların geliştirilmesi gerekiyor. Koperatifleşme olabilir. Farklı çatılar altında birleşme olabilir. Biz bu sorunlara çözüm bulmak için 1.5 yıl önce bu bölgede bir komisyon kurduk. Komisyonun çalışmaları sonucu fuar noktasına geldik. Sektörün sıkıntılarını bildiği için bu fuarın daha verimli olacağı kanısındayız. Farklı tüketim alışkanlıklarına farklı çözümler üretmeliyiz” dedi. Kendi fuarlarını düzenleyip sorunları yönünde insiyatif almak istediklerini bildiren Kımıl, “Şirketlerimiz Alman büyük fuarları içinde hep kayboldular. Yeterli muhatap bulamadılar. Bakın burda REWE, EDEKA ile görüşmeler yapıldı. İşadamlarımız onlarla direk görüşüyor. İleride diğer grupları da koyabiliriz. Bu şekiliyle yapılan ilk fuar. Amacımız işadamlarımıza yeni perspektifler kazandırabilmek. Ürünlerini daha yeni şekilde presente edebilmek, pazarı ayaklarına getirmek istedik. Fuarlar çağımızın pazarları, panayırları. Büyümek isteyenler fuarlara önem vermeli. Dikkat edin, Almanya’nın en büyük işlevlerinden biri fuarcılıktır. Biraz da böyle büyümüştür. Biz fuarı önümüzdeki yıllarda da tüm Avrupa’ya yayılarak sürdürmek istiyoruz. Fransa, Hollanda, Belçika’dan talepler oldu” dedi.

 İSKENDER GÜNGÖR – DÜSSELDORF

Comments are closed.