Güney Hollanda Bölgesi Kampında Örnek Dava İnsanı Anlatıldı

ADNAN ŞAHİN/ELSPEET-Hollanda İslam Federasyonu yöneticileri ve cemiyet başkanları ve bazı birim başkanları Elspeet kamp merkezinde bir araya geldiler.

Dolu dolu geçen iki günlük kampta yoğun bir şekilde bilgi alışverişi yapıldı. Kampta davet edilen Dr. Yusuf Işık ve Prof. Dr. Özcan Hıdır tarafından değişik konularda seminerler verilirken diğer bir salonda güncel konularda paneller düzenlendi.

NIF’e bağlı Kurumsal iletişim birimi, Hollanda’da siyasetle ilgilenen bazı simaları ve akademik çalışmalar yapan bazı gençleri kampta bir araya getirerek; “Hollanda’da siyaset ve biz” başlıklı bir panel düzenledi. Panel ve seminer için kampa davet edilen isimler şunlardı.

NIF Kurumsal İletişim (KİB) Başkanı Hasan Hüseyin Göğüş, NİDA partisi meclis üyesi Aydın Peksert, Arnhem Verenigd Arnhem kurucusu Kürşat Bal, CMO Başkanı Raşit Bal, Leiden SP’den Mustafa Kuş ve akademisyenlerden Bahaeddin Budak, Mehmet Erik, Muhammed akbaş, Eyüp Demirdaş, Halil Karaaslan, Mustafa Aslan ve Ergün Madak.

Kampın ilk günü Dr Yusuf Işık “örnek dava insanı” başlıklı seminerini sunarken öncelikle 4 büyük halifenin özelliklerini anlatarak başladı.

Işık bu özelliklerin her milli görüşçü de olması gerektiğini altını çizdi. İşte o dört büyük halifenin öne çıkan özellikleri; Hazreti Ebubekir gibi davasına sadık, samimi ve bağlı olmak. Hazreti Ömer gibi Hakkı bâtıldan ayıran adil olan doğruyu yanlışı çok iyi bilen ve sezen olmak.

Hz Osman gibi edep ve hayâ timsali olmaktır. Hz Ali gibi ilimde üstün, bilgili, kıvrak zekâlı olmak, inandığı dava hakkında yeterli derecede bilgili olmak.

Işık konuşması içinde bu özellikleri kendi nefislerinde yaşamaya çalışan örnek liderlerin bazılarının isimlerini şöyle sıraladı: Ali İzzet Begoviç, Muhammed Cinnah, Muhammed Sami Ramazanoğlu, Muhammed Zahid Kotku, Seyyid Kutup, Abbas Medeni Hasan, Turabi Mehmet, Akif Ersoy, Süleyman Hilmi Tunahan, Said Nursi, Malkom X, Muhammed Hamidullah, Necip Fazıl ve Necmettin Erbakan.

Dr. Yusuf Işık daha sonra “Örnek dava insanı” çok yakından vakıf olduğu merhum Prof. Dr. Necmettin Erbakan Hoca’nın biyografisinden kesitler anlattı. Erbakan Hocanın insanları İslam davasına hizmete davet ettiğini ve bu en güzel şekilde yaptığını söyleyen Işık onun azılı düşmanlarını bile kırmadan incitmeden nazik ve dostlukla onları ikaz ettiğini, dilinin çok yumuşak olduğunu, kendisine ölüm fermanını verenleri bile bağışladığını ve onlara bile hakaret etmediğini, aşağılamadığını hatırlattı. Işık, onun davasını anlamak kavramak ve yaşatabilmek için onu çok iyi tanımak gerektiğini söyledi. Işık merhum Erbakan’ı anlayanların anladıklarını belirterek şu tespitlerde bulundu: “Bunun içindir ki vefatından sonra onu sevmeyenler dahi Erbakan’ı “anladık ama geç anladık” dediler. Bunun içindir ki 34 ülkeden hiç kimseye nasip olmamış gıyabi cenaze namazı kılındı. Her İslam ülkesinin toprağından Topraklar getirilerek mezarına kondu.”

Işık Milli Görüş davasının sürdürülebilmesi için suni gündemlere takılmadan rahmetli Erbakan Hoca gibi hedefe kilitlenerek ona ulaşmak için uğraşılması gerektiğinin altını çizerken bunun dava etrafında eskiden olduğu gibi sımsıkı birlik ve beraberlikle olabileceğine işaret etti.

İkinci gün ise Prof. Dr. Özcan Hıdır “Rabbe giden Yol” başlıklı bir seminer verdi. Hıdır rabbe giden yolu dinimizin iki temel kaynağı olan Kur’an ve Sünnet ışığında anlatmaya çalıştı. Bu iki kaynakta “yol” kavramının nasıl anlaşılıp nasıl kavrandığını anlatmaya çalıştı. “Bu “yol”nasıl tanımlanmış? Engelleri nelerdir? Bu “yola” götüren kılavuz ve yapı taşları nelerdir” bu sorular üzerinde durdu.

Hıdır Ankebut suresinin 69’uncu ayetini hatırlatarak buradaki üç kavramın önemine değindi. Birincisi “cihad” mücadele kavramı. Bu kavrama İslam âlimlerinin 12 hatta daha fazla anlam verdiklerini ve “silahla savaşmanın” bu 12 unsurdan sadece biri olduğunu belirten Hıdır oysa geriye kalan anlamlarla anlatılmaya çalışılan “nefis mücadelesinin” çok daha önemli olduğunu söyledi. Hıdır “Müslümanların içinden çıkmış bir takım sıkıntılı gruplar yüzünden cihad kelimesi maalesef kullanamaz hale geldik, getirildik. Hâlbuki Batı insanına cihad kelimesini biz çok iyi anlatmalıyız. Müslümanlara, bilhassa akademisyenlere en çok sorulan sorunun “cihad” hakkındadır” diye konuşan Hıdır bunu anlatmanın bir yolu bulmalıyız diye konuştu.

Hıdır ayette geçen diğer önemli bir kavram ise Allah yolunda ihlasla mücadele edenlere “yolların gösterileceği, önlerinin açılacağı” yönündeki müjdesinin olduğunu söyledi. Özcan Hıdır Aynı ayette geçen bir diğer önemli kavramın ise; sebil’in çoğulu olan “Subülena” yani yollarımız kavramı olduğunu belirtti. Allahuteala’nın, ”Ama bizim yolumuzda cihad edenleri kendi yollarımıza eriştireceğiz” mealindeki ayette birden fazla yolun varlığına işaret ettiğini hatırlattı ve bunun da üzerinde durulması gereken önemli bir kavram olduğunu söyledi. Hıdır bu yolların tek yol olan “Sırat-ı Müstekıymı” oluşturan ince ya da değişik yollar olduğu düşünülmesi gerektiğini belirtirken gününüz yollarıyla bir benzetme yaparak; aynı istikamete giden, uçak, tren veyahut bisiklet yollarını örnek gösterdi.

Kampta federasyon yöneticilerinden bazı birimler 10’ar dakikalık sunumlar yaparak çalışmaları hakkında bilgiler verdiler. El Biruni yatılı eğitim yurdu müdürü Bilal Yanık bir konuşma yaparak önce yurdun kuruluş amacını anlattı. Yurdun, gelecekte Müslümanları temsil edecek, kendi din ve kültürünü bilen, omurgalı insanların yetiştirmek için açıldığını hatırlattı. Yanık yöneticilerden milli görüşün bu çok ünik olan yurduna daha çok destek vermelerini istedi.

Ardından Avicanne College (İbn Sina) ortaokulu öğretmenlerinden Eyüp Demirdaş bir konuşma yaparak bu okul hakkında bilgiler aktardı. Kısa bir süre sonra okulun yeni bir bina taşınacağını ve çok güzel çalışmaların olacağını duyurdu. Bu geçiş döneminde çok sık bir şekilde kontrol edildiklerini belirten Demirdaş, kontrol edenlerin okul hakkında çok olumlu intibalarla ayrıldıklarını ifade etti.

Kampta Çınar Cenaze Vakfı görevlisi Fevzi Aksoy da bir sunum yaparak Çınar’ın ne olduğu ve neler yaptığı ve daha yapmayı hedeflediğini anlattı. Çınarın sadece Türk vatandaşlarına değil Türk hava yollarının uçtuğu her ülke vatandaşına hizmet sunduğunu ancak bunun ülkelere göre şartları olduğunu söyledi.

İkinci günün son bölümünde ise şube başkanları toplantısı yapıldı. Şube başkanları şubeleri hakkında bilgiler verdiler ve ayrıca dilek ve temennilerini de dile getirdiler. Bölge başkanı Mehmet Erdoğan başkanları dinledikten sonra hepsine teşekkür etti. Sorulan sorulara cevap verdi. Dilek ve temennilerin bölge yönetiminde değerlendirileceğini söyledi. Erdoğan bu kampın başkanların istekleri doğrultusunda gerçekleştirildiğini belirterek, kampa istenilen sayıda katılımın olmadığının altını çizerek başkanların buna biraz daha itina göstermelerini istedi. Başkan Bu kampımızda bir kez daha “örnek dava” adamı temasını işledik. Bunu elbette başkanlarımız bilmektedirler. Ancak yönetici ve idareci kadromuzda sürekli yenilenmeler olmaktadır. Bu yeni idarecilerimize; Milli Görüş teşkilatlarının Avrupa’da cihad şuuruyla bu hizmetleri nasıl yaptığını bir şekilde vermek durumundayız.” İfadelerini kullandı. Başkan kampın genel manada güzel geçtiğini söyleyerek katkıda bulunanlara teşekkür etti.

Programda sosyal faaliyetler çerçevesinde yüzme ve Gökkuşağı Sanat Merkezi oyucularının sahne gösterisi yer aldı. Sezer değmez ve Mehmet Yücel’in sunduğu program okunan Kur’an tilavetiyle son buldu.

 

Bir Cevap Yazın

E-posta hesabınız yayınlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir

*

Şu HTML etiketlerini ve özelliklerini kullanabilirsiniz: <a href="" title=""> <abbr title=""> <acronym title=""> <b> <blockquote cite=""> <cite> <code> <del datetime=""> <em> <i> <q cite=""> <strike> <strong>