Haber TURU / Türkiye ve Dünya’da bir gün

Ağrı’da korucu noktalarına terör saldırısı

Ağrı’nın Doğubayazıt ilçesi ile Van’ın Çaldıran ilçesi sınırlarında bulunan Tendürek Dağı’nın Gökçebulak Köyü mevkisindeki korucu noktalarına PKK’lı teröristlerce saldırı düzenlendi.

AĞRI (AA)- Ağrı’nın Doğubayazıt ilçesi ile Van’ın Çaldıran ilçesi sınırlarında bulunan Tendürek Dağı’nın Gökçebulak Köyü mevkisindeki korucu noktalarına PKK’lı teröristlerce saldırı düzenlendi. Alınan bilgiye göre, saldırının ardından bölgede hava destekli operasyon başlatıldı. Bölgeye çok sayıda güvenlik gücü sevk edildi.

Tunus’ta Merzuki’ye basın engeli

- Tunus İrade Hareketi Genel Sekreteri Munsır:
- “Eski Cumhurbaşkanı Merzuki’nin röportajının yayınlanmasının yerel Kanal 9 televizyonu tarafından engellenmesi büyük siyasi skandaldır”

TUNUS (AA) – Eski Tunus Cumhurbaşkanı ve Tunus İrade Hareketi Başkanı Muhammed Munsif Merzuki’nin, yerel bir televizyon kanalına verdiği röportajın yayımlanmaması, “büyük siyasi skandal” olarak değerlendirildi.

Tunus İrade Hareketi Genel Sekreteri Adnan Munsır, başkent Tunus’ta düzenlediği basın toplantısında, tüm özgür ifade alanlarına yönelik baskıların yaşandığını belirterek, “Eski Cumhurbaşkanı Merzuki’nin röportajının yayınlanmasının yerel Kanal 9 televizyonu tarafından engellenmesi büyük siyasi skandaldır.” dedi.

Merzuki’nin röportajında sırların bulunmadığını, aksine röportajın içeriğinin olağan olduğunu ifade eden Munsır, çok kişinin Merzuki’nin siyaseten bittiğini zannettiğini ve “basına dönmesinin” kendilerini korkuttuğunu öne sürdü.

Kanal 9’un, geçen cumartesi kaydettiği röportajı yayınlamaması için hükümet başkanlığı ve cumhurbaşkanlığı danışmanlarının baskılarına maruz kaldığına işaret eden Munsır, basın özgürlüğünün korunması için mücadele başlatacaklarını ve insanların susturulduğu döneme geri dönme olasılığının bulunmadığını vurguladı.

Hareketin konuyla ilgili Uluslararası Af Örgütü ve Sınır Tanımayan Gazetecilere yazı göndereceğini dile getiren Munsır, Tunus’taki tüm partiler, gazetecilik sendikaları ve sosyal toplum kuruluşlarının basın özgürlüğünün hedef alınması konusunda açık tutumlarını sergilediğini söyledi.

Merzuki, sosyal paylaşım sitesi Facebook hesabından daha önce yaptığı açıklamada, Kanal 9 televizyonunun cumartesi kendisi ile gerçekleştirdiği bir buçuk saatlik röportajın yayımlanmasını beklerken, söz konusu konuşmanın yayına verilmemesi için birkaç yerden baskıların oluşturulduğu haberini aldığını aktarmıştı.

Okul ve çeyiz paralarını tarlada kazanıyorlar

Van’ın Gevaş ilçesinde günlük 38 lira yevmiyeyle tarlada sebze ve meyve toplayan genç kızlar, hem aile bütçelerine katkı sağlıyor hem de çeyiz ve okul masraflarını karşılıyor.

Okul ve çeyiz paralarını tarlada kazanıyorlar VAN (AA)-Van’ın Gevaş ilçesinde günlük 38 lira yevmiyeyle tarlada sebze ve meyve toplayan genç kızlar, hem aile bütçelerine katkı sağlıyor hem deçeyiz ve okul masraflarını karşılıyor.

Gevaş ilçesindeki tarım arazilerinde yetiştirilen sebze ve meyveler, genç kızlar tarafından titizlikle toplanarak tezgahlardaki yerini alıyor. İlçede son yıllarda sağlanan desteklerle binlerce dönüm tarım arazisinde yetiştirilen sebze ve meyveler, ekonomiye büyük katkı sağlıyor.

Çiftçiler, ilkbahar mevsiminden itibaren ektikleri sebzelerin hasadını da daha titiz çalıştıkları için kadın ve genç kızlara yaptırıyor. Hasat dönemi sebze ve meyve toplayan genç kızlar, hem aile bütçelerine katkı sağlamak hem de okul ihtiyaçlarını karşılamak için sabah erken saatlerden itibaren tarlada çalışıyor.

Akşam saatlerine kadar tarlalarda topladıkları domates, biber, patlıcan, kabak, karpuz, kavun gibi sebze ve meyveleri sepetlerle araçlara taşıyan genç kızlar, yüzlerini tülbentle örterek yazın kavurucu sıcağından korunmaya çalışıyor.

Dört dörtlük’ mutluluk

Van’ın Saray ilçesinde 4 yıl önce evlenen ve uzun süre bebek sahibi olamayan Yücel ve Sinem Nam çifti, 5 ay önce dünyaya gelen dördüzlerinin sevincini yaşıyor.

'Dört dörtlük' mutluluk

VAN (AA)-İnşaat işçisi Yücel Nam, AA muhabirine yaşadığı mutluluğu anlatırken, eşiyle dört yıl boyunca çocuk sahibi olmak istediklerini, Allah’ın bu isteklerini Demir, Derya, Defne ve Defin adını koydukları dört bebek vererek taçlandırdığını söyledi.

Dördüz bebeklerinin dünyaya gelmesiyle mutluluklarının da dörde katlandığını anlatan Nam, şöyle konuştu:

“Ultrason sırasında doktor, ‘Evet bebeğinizi görüyorum’ dediğinde çok mutlu olmuştum. Doktor, ‘Dur bir dakika ikincisini de görüyorum.’ deyince ‘İnanmıyorum, ikizlerim mi olacak’ dedim ve şaşırdım. Doktor, ‘Dur üçüncü bebeği de görüyorum’ dedi. ‘Hocam şaka mı yapıyorsunuz’ dedim. ‘Hayır dördüncü bebeği de görüyorum’ deyince, ben mutluluktan ne yapacağımı nasıl bir cevap vereceğimi unuttum. O mutlulukla eve koşup bu haberi babam ve annemle paylaştım.”

Nam, hiçbir sosyal güvencesi olmamasına rağmen Yüzüncü Yıl Üniversitesi Dursun Odabaş Tıp Merkezinde doktorların kendileriyle çok yakından ilgilendiğini söyledi.

Dört yıl aradan sonra dördüz bebek sahibi olmanın kendisine çok güzel duygular yaşattığını ifade eden Nam, mutluluktan “uçacak gibi” olduğunu dile getirdi.

 

“İki beşik alabildim”

Dördüz bebeği olmasının maddi imkanlarını iyice zorlaştırdığını ve ailesiyle birlikte babasının yanında kaldığını belirten Nam, “Kendi imkanlarımla iki beşik alabildim. Bir de benim bebekliğimde kullandığım beşiği şimdi kızım kullanıyor. Yetkililerden bana destek çıkmasını bekliyorum. Sosyal güvencem ve düzenli bir işim olmadığı için çocuklarıma bakmakta güçlük çekiyorum.” diye konuştu.

Anne Sinem Nam ise dört yıl aradan sonra dördüz bebeğe sahip olunca şaşırdığını ve mutlu olduğunu dile getirdi.

Birkaç yıldır Allah’a bebek sahibi olabilmek için dua ettiğini anlatan Nam, “Rabbim dualarımı kabul ederek dört evlat birden nasip etti. Eşimin sigortası ve iş güvencesi yok. Bu yüzden bakmakta güçlük çekiyoruz ama çok mutluyum.” dedi.

Macaristan’ın mülteci politikasına tepki

- Uluslararası Af Örgütü, sığınmacıların geçişini engellemek amacıyla Macaristan-Sırbistan sınırının dikenli tel örgü ile kapatılmasının 1. yılı dolayısıyla protesto eylemi yaptı

BUDAPEŞTE (AA) - Uluslararası Af Örgütü, sığınmacıların geçişini engellemek amacıyla Macaristan-Sırbistan sınırının dikenli tel örgü ile kapatılmasının 1. yılı nedeniyle protesto eylemi düzenledi.

Başkent Budapeşte’deki Keleti (Doğu) Tren Garı önünde gerçekleştirilen eylemde konuşan Uluslararası Af Örgütü Macaristan Sözcüsü Aron Demeter, Macaristan’ın sığınmacı krizinin çözümünde yer almak istemediğini söyledi.

Macaristan-Sırbistan sınırındaki 8 kilometrelik alanda yakalanan tüm sığınmacıların hiçbir hukuki sürece tabi tutulmaksızın Sırbistan tarafına çıkarıldığını belirten Demeter, ülkede çok az sayıda sığınmacı bulunmasına rağmen hükümetin bu konuda korku politikası izlediğini ifade etti.

Demeter, şöyle devam etti:

”Macar hükümeti, sığınmacı krizinde tamamen yapay bir politika izliyor. Harcadığı milyarlarca forint ile sığınmacılardan korkmamız gerektiği propagandasını yürütüyor ama geçen cuma günkü verilere göre Macaristan topraklarındaki toplam sığınmacı sayısı 628. Bence bu sayı karşısında titrememiz gerekmiyor.”

Geçen yıl sığınmacıların Batı Avrupa’ya geçmek için en önemli duraklarından biri olan Macaristan, sığınmacı girişini engellemek için Sırbistan ve Hırvatistan sınırlarına jiletli tel örgü çekmiş, sınır bölgelerinde olağanüstü hal ilan ederek yasa dışı geçişler için uygulanan cezaları artırma yoluna gitmişti.

Macaristan, sığınmacılara karşı alınan önlemler kapsamında Vişegrad Grubu’ndaki ortakları Çek Cumhuriyeti, Polonya ve Slovakya’nın desteğiyle sınırlarına asker ve polis takviyesi yapmıştı. Macaristan hükümeti, sığınmacı krizi çerçevesinde Balkan ülkelerinde yaşanan belirsizlik dolayısıyla 9 Mart’ta sınırlardaki güvenlik önlemlerini artırıp, ülke genelinde olağanüstü hal ilan etmişti.

Macaristan, 3 Nisan’da sığınmacı girişini engellemek için Sırbistan sınırındaki Bacs-Kiskun ve Csongrad bölgeleri arasında yer alan, çeşitli su yolu ve sazlıklar dolayısıyla yürüyerek geçilmesi zor Kelebia’da da tel örgü çekmeye başlamıştı. Macar hükümeti, son olarak 5 Temmuz’da aldığı karar ile Sırbistan ve Hırvatistan sınırı boyunca “derin sınır kontrolü” sistemini yürürlüğe koymuş, sınır bölgesindeki 8 kilometre içinde yakalanan sığınmacıların en yakın tel örgüde bulunan kapıya götürüleceğini açıklamıştı.

Ayrıca Macaristan, AB’nin üye ülkeler arasında zorunlu olarak uygulanmasını öngördüğü sığınmacı kotasını 2 Ekim’de referanduma götürüp halka “Macar Meclisinin onayı olmadan AB’nin Macar vatandaşı olmayan kişilerin Macaristan’da ikametine karar vermesini istiyor musunuz?” sorusu yöneltecek.

Sığınmacı karşıtı politikalarıyla bilinen Macaristan hükümeti, AB’nin kota uygulaması kapsamında alması gereken bin 290 sığınmacıyı kabul etmek istemiyor.

Geleneksel Balatlı Yağlı Güreşleri sona erdi

Düzce’nin Akçakoca ilçesinde dini bayramlarda düzenlenen Geleneksel Balatlı Yağlı Güreşleri’nde başpehlivanlığı Mustafa Çelik kazandı.

 Geleneksel Balatlı Yağlı Güreşleri sona erdi

Fotoğraf: AA/Soner Şen

Köy meydanında düzenlenen güreşler 100’ü aşkın güreşçinin katılımıyla 10 farklı kategoride yapıldı. Güreşleri çok sayıda güreşsever izlerken, sporcular kıran kırana mücadele etti.

Çekişmeli geçen müsabakalar sonunda Mustafa Çelik başpehlivan olurken, başaltı kategorisinde Kemal Tekmen, ortada Emre Gökalp , destede ise Serdar Yıldırım birinci oldu.

Dereceye girenlerin ödülleri, güreş ağası İdris Bahadır tarafından verildi.

Bahadır, AA muhabirine yaptığı açıklamada, Akçakoca’da yüzyıllardır bu güreşlerin devam ettiğini ifade ederek, bu geleneği sürüdürmek için ellerinden gelen tüm desteği verdiklerini söyledi.

Uber’in sürücüsüz araçları hizmet vermeye başladı

ABD merkezli mobil taksicilik şirketi Uber, sürücüsüz araç teknolojisiyle yolcu taşıma denemelerine başladı.

Uber'in sürücüsüz araçları hizmet vermeye başladı

WASHINGTON (AA)-ABD merkezli mobil taksicilik şirketi Uber, sürücüsüz araçteknolojisiyle yolcu taşıma denemelerine başladı.

Uber’den yapılan açıklamaya göre, şirketin sürücüsüz araç teknolojisine sahip ilk otomobilleri, trafikte test edilmek üzere ABD’nin Pittsburgh kentinde müşterilerin hizmetine sunuldu.

Uber’in test sürüşlerinde kendi kendini kontrol eden Ford Fusion marka otomobiller kullanılıyor ancak sürücüler, olası bir hata durumunda müdahale edebilmek için hala şöför koltuğunda oturmaya devam ediyor. Ayrıca, Uber mühendisleri de varsa eksiklikleri belirlemek için araçta hazır bulunuyor.

Uber’in sürücüsüz araçları, diğer otomobilleri ve nesneleri, donatıldıkları 3D özellikli kameralar ve lazerlerle tespit ederken, navigasyon sistemiyle müşterileri gidecekleri adrese taşıyor.

Şirket yakında diğer şehirlerde de denemeye sunacağı sürücüsüz araç teknolojisinin trafik kazalarını ciddi oranda azaltacağına inanıyor.

Şirketin Direktörü Raffi Krikorian, konuyla ilgili açıklamasında, dünyada her yıl 1,3 milyon kişinin trafik kazalarında öldüğünü belirterek, “Bu kazaların yüzde 94′ü insan hatasından kaynaklanıyor. Biz, sürücüsüz araç teknolojisinin bu istatistiklerde önemli düşüş sağlayacağına inanıyoruz.” değerlendirmesinde bulundu.

“Uber şöförleri programa karşı çıkıyor”

Bununla birlikte, sürücüsüz araçların yaygınlaşması durumunda işlerini kaybetme riskiyle karşı karşıya gelecek Uber şöförleri programa karşı çıkıyor. New York merkezli Bağımsız Taksiciler Derneği Başkanı Jim Conigliaro, Uber’in “otonom” araçlarının sürücüleri endişelendirdiğini vurgulayarak, “Uber’in New York’a yakın zamanda sürücüsüz araçlar göndermesini beklemiyoruz ancak bunu durdurmak için daha önce görmedikleri kadar güçlü bir kampanya başlatacağımıza emin olabilirler.” ifadelerini kullandı.

Öte yandan, müşterilerin sürücüsüz araçlara nasıl tepki vereceği şimdilik belirsizliğini koruyor. Haberin sosyal medyada yankı bulmasının ardından müşterilerin en çok sorduğu sorular arasında, “Sürücüsüz araçlar, alkollü veya agresif otomobil kullananların beklenmeyen menavralarına nasıl karşılık verebilir?” öne çıkıyor.

Uber yetkilileri ise sürücüsüz araç teknolojisini, kazaları en aza indirecek düzeye getirebilmek için çalışmalarının devam edeceğini kaydediyor.

Güfteci Akova vefayı kedilerde buldu

Bir zamanlar kaleminden dökülen sözlerle birçok şarkıcıya şöhretin yolunu aralayan güfteci Süleyman Akova, sanat camiasından göremediği vefayı kedilerde buldu.

Güfteci Akova vefayı kedilerde buldu

Fotoğraf:AA/HiKMET FARUK BAŞER

İSTANBUL (AA)-Bir zamanlar kaleminden dökülen sözlerle birçok şarkıcıya şöhretin yolunu aralayan güfteci Süleyman Akova, sanat camiasından göremediği vefayı kedilerde buldu.

Yıllar önce ekmek parası için Adana’dan geldiği İstanbul’da, Unkapanı’ndaki plakçılar çarşısına girmesiyle hayatı değişen Akova, yazdığı sözlerle bir anda sanat dünyasının dikkatini çekti.

Güfteleriyle Sinan Özen, Selahattin Özdemir, Cansever, Eyüphan, Hakan Aslan ve Meral Sezgin gibi şarkıcıların tanınmalarına ön ayak olan Akova’nın güzel günleri uzun sürmedi. Bir anda gelen ün sabun köpüğü gibi elinden kayıp gittiğinde Akova’nın yanında kalan tek dostları kedileri oldu.

Film senaryolarını aratmayan inişli-çıkışlı hayat hikayesini AA muhabirine anlatan Akova, mazinin tozlu sayfalarında aradığı teselliyi sokak kedilerinde bulduğunu belirterek, İstiklal Caddesi’nde baskülle insanları tartıp rızkını kazanmaya çalıştığını söyledi.

Akova, kedilerle de bu iş vesilesiyle tanıştığını, 1-2 kedi derken bir anda etrafının 28 kediyle kuşatıldığını ifade ederek, kedilerle dostluğunun çevredeki insanlardan da büyük ilgi gördüğünü, zaman zaman kendinden vazgeçse de kedileri için ayakta kalmaya çalıştığını dile getirdi.

“Yazdığım sözler birçok sanatçının çıkış şarkısı oldu”

Şimdiki halini görenlerin kendisinin bir zamanlar ünlü bir söz yazarı olduğuna inanmakta güçlük çektiğini vurgulayan Akova, “Yazdığım şarkı sözlerini internette bulabilirsiniz. Google’da küçük bir arama yapıldığında ünlü bir söz yazarı olduğuma ilişkin birçok haber yapıldığını görürsünüz. Unkapanı Plakçılar Çarşısı’nda çalışırken söz yazmaya başladım. İlkokulu dahi bitirmedim ve hiçbir müzik enstrümanı çalmayı da bilmiyorum. Ancak yazdığım sözler birçok sanatçı tarafından okundu. Onların çıkış şarkıları bile oldu. Mesela Sinan Özen’in okuduğu ‘Olmaz böyle bir şey çıldıracağım’ şarkısının sözleri bana aittir. Bu şarkıdan önce Sinan Özen’i kimse tanımıyordu. Özen’in yanı sıra Selahattin Özdemir, Cansever, Eyüphan, Hakan Aslan ve Meral Sezgin, benim sözlerini yazdığım şarkıları okudular. Piyasada 30′u aşkın şarkım var. Hepsi birileri tarafından okundu. Onlar şöhret basamaklarını çıkarken, ben kedi bakıcısı ve bekçisi oldum.” diye konuştu.

Bir zamanlar, sevip sevildiği İstanbul’da şimdi unutulmuş bir güftekar olarak kendi kabuğunda hayat mücadelesi verdiğini aktaran Akova, uzun yıllar önce kucağına sığındığı şehirde kendisine kalan tek gerçeğin kedileriyle kurduğu dostluk olduğunu söyledi.

“Bu camia, işi biteni kenara atar”

Sanat aleminin nankör olduğunu düşünen Akova, sözlerini şöyle sürdürdü:

“Herkes işi bitene kadar ilgi görüyor. İşi biten atılıyor. Halen MESAM üyesiyim. Söz yazarlığının yanı sıra çaycılık, kebapçılık yaptım. Şimdi ise tartıcılık yapıyorum. Hayatım hep mücadeleyle geçti. 63 yaşındayım ve hala yaşam mücadelesi vermeye devam ediyorum. Sigortam yok, emekliliğim de olmayacak. 3-4 yıldır burada tartı ile para kazanıp kedilerimle birlikte geçiniyorum. İşsiz kaldığım ve boşluğa düştüğüm dönemler oldu. Ancak kedilere gönüllü bakıcılık yapmaya başladığım günden bu yana oldukça mutluyum. Çok şükür Tarlabaşı’nda tek odalı bir yer kiraladım. Sağlığım yerinde. Kedileri çok seviyorum. Onlar olmadan yaşayamam. Kediler benim can dostlarım. Bazen hasta olduğumda, işe gitmek istemediğimde, kedilerin aç kaldıkları aklıma düşüyor. Hemen kalkıp, çalışmaya başlıyorum. Beni gördüklerinde hepsi etrafımda toplanıyorlar. Onları doyuruyorum ve birlikte burada oturuyoruz. Onlar etrafımda ya da kucağımda uyuyorlar.”

Akova, Beyoğlu’ndaki tarihi Narmanlı Han’ın bir dönem kendisi ve kediler için sığınacak liman olduğunu ancak hanın yıkılmasıyla yerlerini değiştirmek zorunda kaldıklarını ifade etti.

Bir Cevap Yazın

E-posta hesabınız yayınlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir

*

Şu HTML etiketlerini ve özelliklerini kullanabilirsiniz: <a href="" title=""> <abbr title=""> <acronym title=""> <b> <blockquote cite=""> <cite> <code> <del datetime=""> <em> <i> <q cite=""> <strike> <strong>