Halil Kaba: ”Bedenimiz Dünyaya, Ruhumuz Sonsuzluğa Taliptir”

Hollanda İslam Federasyonuna bağlı küçük cemiyetlerinden biri olan Veenendaal Tevhid Camii’nde nostaljik bir iftar programı gerçekleştirildi. Bu cemiyet ilk alındığı haliyle duran tek cemiyet özelliğini taşıyor. Daha önce gençlik başkanlığı görevinde bulunan İsmail Şentürk bu teşkilatın faal bir şekilde devam etmesi için elinden gelen gayreti göstermektedir. Son dönemlerde HDV ihlas Camii ile yapılan kutlu doğum gibi bazı ortak çalışmalar veenendaal’a hareketlilik getirdi. 

Bu iftarda da yine birlik ve beraberliğe verdiği önemi ortaya koyan Şentürk çevresindeki diğer cemiyetleri davet etmeyi ihmal etmedi.

Milli Görüş Ede cemiyeti ve HDV Veenendaal İhlas Camii yöneticilerinin davet edildiği programa Hollanda İslam Federasyonu gezici vaizi Halil Kaba konuşmacı olarak davet edildi. Küçük ancak samimi ve sıcak bir ortamda yapılan iftarın ardından Halil Kaba cami lokalinde yaklaşık bir saat süren bir sohbet verdi.
Kaba, madde ve mânâ âlemi, dünya ve ûkba hayatı üzerine konuştu.

‘Ramazanda sevaplar da günahlarda kat kat artar’

Ramazan ayının önemini anlatırken onu içinde, ayetle sabit olan ve bin aydan daha hayırlı olduğu belirtilen kadir gecesinin önemine değindi. Bu bir ömre bedel olan gecenin kıymetinin iyi bilinip iyi anlaşılması gerektiğinin altını çizdi.
Ramazanda sevaplarında günahlarında kat kat artırıldığını hatırlatan Kaba diye dua etti. Kaba dünyada ve Türkiye’de gelişen olayları anımsatarak gidişatın çok iyi olmadığını söyledi. “Rabbim bizler hem dünyada hem ahirette iyilikler bahşeylesin. Ramazanda müminler hayırda yarışırlarken, bakın son seneler, azgınlar, caniler, katiller, hainler de ramazanı fırsat bilip istismar etmeye çalışıyorlar. Niçin? Cehennemdeki mertebelerinin artması için. Allah ramazanda azanlardan eylemesin ” diyen Kaba sohbetini A’raf suresinden bir kaç ayeti açıklayarak sürdürdü.

A’raf neresi?

Kaba önce A’raf’ın cennet ve cehennem arası bir makam olduğunu şöyle açıkladı. “Ortada bir yer. Cenneti kazanamadığı için, cennete gidemeyen. Cehennemlik ameli olmadığı için cehenneme girmeyen, fakat cennete bakarak iştahlanan, cehenneme bakıp, “aman Allah’ım cehenneme düşmekten sana sığınırım” denen bir makam.” Kaba gerek cehennemde gerek cennette ve gerekse Araf’takilerin bulundukları yerlerden birbirlerini görebileceklerini belirtti.

Dünya ve insan ilişksi

Kaba dünya hayatını ahiret hayatına göre anne rahmine benzeterek; “Dünya, hayatın bir bölümünde anne rahminde bekleme salonu gibidir. Anne rahmindeki bir çocuğa, ‘Ey çocuk, sen 9 ayı doldurdun ve artık dünyaya çıkacaksın. Ve orası bu içinde bulunduğun dünyadan kat kat büyük ve içinde dağlar tepeler, ağaçlar kuşlar ve aklına gelmedik pek çok nimetler var’ diyerek saysanız o çocuk görmediği için ne der? Kısaca hepsini reddeder. ‘Ben göbeğimden yiyorum, rahat rahat yatıyorum, senin o anlattıkların dağlar dereler gezegenler filan hepsi hayaldir’ diye itiraz eder mi? Evet, görmediği için edebilir. Aynen bizde ‘Her bir mümine dünya büyüklüğünde iki tane cennet verilecek’ dediğimizde olur mu deniliyor. Olur, elbette zira insanın gönlü ve arzusu dünyaya göre ayarlanmış değildir. Düşünelim, hiç kimse sahip olduğu ile yetinmez. Hep daha iyisini, daha fazlasını arzu eder. Ev alırız, sonra villa isteriz. Villa sahibi oluruz önünde havuzu olsun isteriz. Vesaire. Zira insanoğlunun yapısı öyledir. İnsanın gönlü ve duyguları çok engindir. Bunlar dünyaya göre değildir. Bir benzetme yapacak olursak ‘vücudumuz’ son derece dökük, iğreti bir ‘arabaya’ benzer. Oysa ruhumuz o iğreti kaporta içerisinde, gaza hafif dokunuşta saniyede 300 kilo metre yol alabilen, çok ama çok güçlü, bir motora benzer. Motor süratli ama tekerler ve diğer aksamlar ona uygun değil. Yani gerçek o ki, gönüllerimiz çok müthiş bir enerjiye sahip. Ancak bedenimiz buna cevap verecek güçte değildir. O sadece bu dünyadaki ihtiyaçlara yönelik halk edilmiştir.”

Ruhumuz ölümsüzlüğe taliptir

İnsanlar için cennette sonsuz nimetlerin hazırlanmış olduğunu, yaşlanmak dâhil hiçbir olumsuzluğun olmadığını hatırlatan Kaba insanoğlunun ebediyete talip olduğunu söyledi. “Hiç kimse ölümü istemez. Çünkü biz beden olarak ölmeye mahkûmken ruh olarak ölümsüzlüğe talibiz de ondan.” diye konuştu. Bölge vaizi Halil kabanın nefis konuşması sayıları az ancak gönülleri çok samimi insanlar tarafından sonuna dek büyük bir dikkatle dinlendi. Daha sonra birlikte eda edilen yatsı ve teravih namzlarından sonra program hitam buldu.

Adnan Şahin – Veenendaal

Bir Cevap Yazın

E-posta hesabınız yayınlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir

*

Şu HTML etiketlerini ve özelliklerini kullanabilirsiniz: <a href="" title=""> <abbr title=""> <acronym title=""> <b> <blockquote cite=""> <cite> <code> <del datetime=""> <em> <i> <q cite=""> <strike> <strong>