BİZİ BURADAN TAKİP EDİN!... Geniş içerik ve yepyeni bir görüntüyle hizmetinize sunduk. Yenilenen Haber Portalımzı ziyaret etmek için TIKLAYIN...

Hollanda Müslümanlarının Meseleleri ele alındı

‘Müslümanlar ötekileştirilmek isteniyor!’

 

NIF idarecileri, Elspeet toplantı merkezinde düzenlenen kampta özellikle Hollanda Müslümanların dünü, bugünü ve yarınını masaya yatırdılar.

Hollanda İslam Federasyonu tarafından cemiyet başkanları ve tüm idarecilerine yönelik düzenlenen ve 2 gün süren hafta sonu kampında başta Hollanda Müslümanlarının konumu olmak üzere çeşitli konularda fikir alışverişi yapıldı. Elspeet kasabasında bulunan toplantı merkezinde düzenlenen ve 2012 çalışma yılının bu son kampına yaklaşık 90 kişi katıldı. Teşkilatlanma başkanı Tahir Karademir’in yönettiği kamp Mustafa Urganç’ın Kur’an tilavetinden sonra yapılan yoklama ile başladı. Başkan Yaramış yeni göreve gelen Schiedam Merkez Camii cemiyet başkanı Zekeriya Budak’ı tebrik ederek başarılı çalışmalar diledi.

Kampın ilk günkü bölümüne Genel Merkez’den Genel başkan yardımcısı ve Eğitim Başkanı Ekrem Kömürcü, Hasene yardım kurumu başkan yardımcısı Mustafa Uyanık, Kurumsal İletişim başkan yardımcısı Osman Yusuf ve Sosyal Hizmetler başkan yardımcısı Süleyman Yılmaz katılarak birer seminer verdiler. Daha sonra NIF gençlik adına Erkan Turan ve Yeni Çınar Cenaze Vakfı adına Fuat Nurlu birer bilgilendirme konuşması yaptılar. İkinci gün ise IGMG Genel Sekreteri Oğuz Üçüncü ile Hollanda’dan CMO başkanı Raşit Balın katılacağı ʺAvrupa’daki Müslümanların dünü, bugünü ve geleceğiʺ konulu bir panel programlanmıştı. Ancak son anda Oğuz Üçüncü’nün rahatsızlığı sebebiyle panele katılamayacağı ortaya çıkınca Raşit Bal tek olarak konuyla alakalı görüşlerini anlattı. Daha sonra salondakilerle karşılıklı olarak konu üzerinde görüş alış verişi yapıldı. Kürşat Bal’ın yönettiği panel yaklaşık üç saat sürdü. Son olarak federasyon başkanı Mehmet Yaramış bir değerlendirme konuşması yaptı.

Kampta yapılan konuşmalardan öne çıkan başlıklar şöyle:

Ekrem Kömürcü:Bir buçuk yıldır görevde bulunan Eğitim Başkanı Kömürcü, Genel Merkez olarak hummalı bir şekilde çalışarak çok kıymetli eğitim materyalleri hazırladıklarını ancak bunun idareciler tarafından istenilen ölçüde kullanılmadığını dile getirdi.

Yeni yönetmelikle çalışacağız

ʺBizden öncekilerin hazırladıklarının üzerine yeni şeyler ekleyerek daha sistemli ve daha profesyonel çalışacağızʺ diyen Kömürcü Ocak ayı içinde çıkması planlanan bir iç yönetmelik hazırladıklarını söyledi. Bu yönetmelikle eğitim çalışmalarında izlenecek yolun detaylı bir şekilde açıklanacağını ifade etti. Kömürcü kısa başlıklar halinde geleceğe yönelik yapacakları çalışmalarını sıraladı. Ev sohbetleri, Byk, ŞYK dersleri ve çocuk kulübü konularında çalışmalara hız verileceğini belirtti.Kömürcü, Yurt Dışı Türkler ve Akraba Toplulukları Başkanlığı’na eğitimle alakalı yeni projeler sunulacağını söyledi.

Kurumsallaşmaya doğru

Eğitimde kurumsallaşmanın önemli olduğunu belirten Kömürcü bilhassa ülke müfredatıyla çalışan resmi anaokulları açma yönünde çalışmalar yapılacağını söyledi. Materyallerin hazır olduğunu sadece bu konuda resmi girişimlerin başlatılması gerektiğini belirtti. Belçika’da bulunan İbn-i Sina okulunun resmen imam hatip okulu olarak tanındığını artık buradan mezun olanların ilahiyat fakültesine devam edebileceğini duyurdu.

Kurumsal iletişim

Ardından söz alan Kurumsal İletişim Başkan yardımcısı Osman Yusuf bir seminer vererek Genel Merkez’de iletişimin nasıl yapıldığını, genele nasıl yansıdığını ve yeni ortaya çıkan sosyal medyanın önem ve kullanımı konularında bilgiler aktardı. Yusuf sosyal medya kullanıcılarının izinsiz olarak İGMG logolu siteler açtıklarını hatırlatarak bu konuda sürekli uğraş verdiklerini belirterek site açmak isteyenlerin izin almaları ve mevcut olan kriterlere uymaları gerektiğini söyledi. Yusuf konuşmasının son bölümünde genel sekreterliğin yaptığı hukuksal kamusal çalışmalar hakkında kısa bilgilendirmede bulundu. Bu bağlamda ayrımcılık ve vatandaşlıkla alakalı şuan 14 ayrı davanın yürütüldüğünü belirtti. Bunun yanı sıra gençlik dairelerinin takibi ile ilgili çalışmaları, ARGE hukuk ve toplum alanındaki çalışmaları ve sünnetle alakalı yapılan çalışmaları örnek olarak verdi.

12 milyon insana ulaştık

Hasene’nin ihtiyaç ve sorunlardan doğmuş olduğuna vurgu yaparak sözlerine başlayan Hasene yardım kurumu başkan yardımcısı Mustafa Uyanık şöyle konuştu. ʺAvrupa’da Müslüman bir kitle var. Bu Müslüman kitlenin içerisinde ümmet bilincinde olan bir kitle var. Bu insanlar hem dini inanışları gereği hem insan olmanın gereği diğer insanlarla paylaşma gereği hissediyor. Tabi bunu kendisi de yapabilir ama ümmet bilinci gereği istiyor ki; bunu Tanzanya’daki kardeşi ile de paylaşmak. Burada ihtiyaç ortaya çıkıyor ve peşinden de sorunu da geliyor. Buralara münferit ulaşmak zordur. Bunun için bir organize gerekiyor. İşte bunun karşılığı olarak da bu Hasene kurulmuş oldu. 2010 itibariyle kurulmuş olan Hasene şuan ikinci yılında. İki yıl içerisinde Hasene’de hedef şuydu; 2015 yılı içerisinde 60 milyon gibi bir yardımla 4 kıtada milyonlara ulaşmaktı. Elhamdülillah şuan itibariyle buna yaklaşmış durumdayız. Şuan iki yıl içerisinde 30 milyonun üzerinde bir yardımla 64 ülkede 12 milyon insana ulaşmış durumdayız.ʺ

Uyanık bir de 2025 hedeflerinin olduğunu kısaca her beş yılda 60 milyon hedefine ulaşmaya çalışacaklarını söyledi. Hedeflerine ulaşmanın yolunun gönüllü ağını genişletmekten geçtiğini belirten Uyanın bu arada sosyal medyanın da çok önemli olduğunu söylerken şöyle bir örnek verdi. Yüzbinlerce takipçisi olan saygın bir kişi, bir sanatçı yada bir işadamı takipçilerine ‘Ben Hasene ile birlikte ile filan fakir ülkede 500 bin liraya bir klinik açılışına katılıyorum’ dediği zaman geri kalan kısmın o şahsın takipçileri tarafından karşılanabiliyor olduğunu söyleyerek sosyal medyanın önemine işaret etti.Konuşmasının ilerleyen dakikalarında idarecilere başta Myanmar’la alakalı çalışmalar olmak üzere yapa geldikleri diğer çalışmalar hakkında bilgiler sundu. Bu çalışmaların bir özetini bir de videogösterimi aracılığı ile gösterdi.

Sosyal hizmetler can damarımızdır

Süleyman Yılmaz konuşmasına sosyal hizmetlerin çok önemli bir birim olduğunun altını çizerek başladı. Sosyal hizmetlerin denge unsuru açısından hizmetin dinamosu denebilecek ve mali ibadetlerin yapıldığı bir birim olması bakımında önemli bir birim olduğunu söyledi. ʺMali ibadet demek elini taşın altına koymak demektirʺ diyen Yılmaz bu ibadetten imtina edenlerin diğer hizmetlerde de elini taşın altına koymayacağı bir gerçektirʺ diye konuştu. Sosyal hizmetleri dünya çapında çok önemli çalışmalarda bulunduğunu, örnek olarak dünya kurban kampanyasını ilk olarak bu teşkilatın başlattığını söyleyen Yılmaz ʺŞimdilerde bildiğiniz gördüğünüz gibi herkes dünyanın çeşitli yerlerinde kurban kampanyaları yapıyor. Bir şekilde herkes bir hayır hizmetinin ucundan tutmaya çalışıyor. İşte öncülerden olmamızdan dolayı Cenab-ı Hakk’a hamd ediyoruzʺ diye konuştu. Fitre zekât dağıtımı konusunda da ümmet bilincinin yayılmasına ve bu müessesenin olması gerektiği gibi işlemesinin sağlanmasına yani Kur’an’ın bahsettiği gibi 8 zümreye dağıtılmasına öncü olduklarını söyledi.

Ev sohbetleri hedefimizi yaklaştık

Gündem dışı söz alan NIF gençlik başkanı Erkan Turan kendilerine yapılan bu pozitif ayrımcılık için program sorumlusu Tahir Karademir’e teşekkür ederek başladığı bilgilendirmesinde gençlik teşkilatının çalışmalarını başlıklar halinde aktardı. Bilhassa ev sohbetleri konusunda güzel çalışmaların yapıldığını belirten Turan, gençlere yardımcı olmalarından dolayı cemiyet başkanlarına teşekkür etti. Genel Merkez gençlik başkanlığı tarafından 173 adet ev sohbeti hedeflerinin yüzde seksenini yakalamış durumda olduklarını dile getirdi. Kısa süre önce aynı mekânda 85 gencin katıldığı bir eğitim kampı gerçekleştirdiklerini bildiren Turan gayet verimli bir çalışma olduğunun altını çizdi. Erkan konuşmasının sonunda idarecilere ‘gençleri evlendirin’ çağrısında bulundu.

Yeni Çınar Cenaze Vakfı

Fuat Nurlu yeni Çınar Cenaze Vakfı ile alakalı bilgiler aktardı. Geçmişte bir dizi sıkıntıların yaşandığını ancak şuan her şeyin yolunda gittiğini söyleyen Nurlu, benzer kurumların denetiminin Hollanda Merkez Bankası tarafından yürütüldüğünü ve kendilerinde değişen mevzuata göre gerekli değişiklikleri yaptıklarını belirtti. Nurlu vakfın bir sigorta şirketi olmadığını Müslümanlar arsında bir imece türü yardımlaşma olduğuna dikkat çekti ve ‘Vakfa üye olmanın iki temel şartından birinin kişinin Müslüman olması, diğeri ise Hollanda’da oturum iznine sahip olmasıdır’ dedi.

Müslümanlar ve Hollanda kamu alanında iki yüzlü olmasın

NIF’i temsilen, Müslümanlar ile hükmet arasında resmi iletişim kurumu olarak kurulan CMO’nun başkanı olduğunu belirten Raşit Baş CMO’nun iki önemli hedefi olduğunu bunlardan birinin kamu alanının oluşumunda katkıda bulunmak olduğunu söyledi ve ʺHollanda son bir asır içerisinde kendine ait kamu alanını tespit ve inşa etti. Bunu da geleneksel guruplar olan Katolikler, Protestanlar, sosyalistler ve liberaller bir araya gelerek ve biraz da pazarlık ederek yaptı. Birlikte kamu alanını tanımladılar yani. Gruplardan hiç biri bu belirlenen kamu alanını tek başına işgale yeltenmedi. Ortak olarak bu kamu alanına herkes sahip çıktı ve yakaladıkları bir düzen sürüp giderken o alana Müslümanların gelmesi ile düzen biraz afalladı. Dolayısıyla bir milyon Müslümanların da yer aldığı bu kamu alanının yeniden belirlenmesi gerekiyordu. Zira bazı gerilimler ve ön görülmeyen durumlar oluştu. Düşüldü ki, Müslümanların da bu kamu alanını benimsemesi ve sahiplenmesi gerekiyor. Bu amaçla kurulan CMO aracılığı ile bu konu konuşuluyor. Biraz da pazarlık yapılıyor. Ben şu an bu pazarlığı yapıyorumʺ dedi. Bal ʺBu alan, biraz verilip, biraz alınarak ve diğerlerini biraz yerlerinden oynatarak oluşturulmaya çalışılıyor. Müslümanlar olarak kendimize bir alan açmaya çalışıyoruz ve bizi buraya çağıran insanların bize bu alanı açacağına dair bir öz güvenimiz varʺ şeklinde konuştu. Bal CMO’yu oluşturan gurupların da kendi özel alanları olduğuna işaret ederek ʺHerkes kendi çatısı atında istediği gibi davranabilmelidir. Bizim istediğimiz her Müslümanın kendine ait olan kimliğini sahih bir şekilde yaşayabilmesidirBiz kamu alanı fazla müdahale etmeden sahih bir şekilde Müslümanlığımızı yaşamayı istiyoruzʺ diye konuştu.

Bal 1990’lı yıllara kadar göçmen olarak yaşamanın her iki taraf içinde fazla sorun teşkil etmediğini belirterek ʺAma doksandan sonra burada kalışımız kesinleşince, bizim burada göçmen gibi davranmamız problem olmaya başladı. Göçmen gibi davranınca biz buranın ötekisi olmaya başladık. Ve ötekisi ise problemli bir konumdur. Çünkü öteki olmak yük olmak, tehlikeli olmak, bozguncu olmak demektir, yani düzeni bozan anlamına geliyor. Dolayısıyla şu an Hollanda’da bulunan Müslümanlar öteki olma riskiyle yüz yüzelerʺ ifadelerinde bulundu. Bal daha sonra salondakilerle karşılıklı olarak konu üzerinde fikir alış verişinde bulundu.

Peygamberimizin ahlakına sarılalım

Son olarak federasyon başkanı Mehmet Yaramış bir değerlendirme konuşması yaptı. Yapılan bu kampın hayırlara vesile olmasını dileyerek sözlerine başlayan Yaramış kısa süre önce vefat eden Leerdam teşkilatı kurucu üyelerinden Davut Bal’ın ve bununla birlikte tüm geçmişlerin ruhu için bir Fatiha okunmasını istedi. Yaramış kampın ikinci günü,‘Avrupa’daki Müslümanların meseleleri’konulu paneldeyapılan konuşmalara değinerek, buradaki yaşamımızın çok dar bir çerçevede değerlendirilmemesi ve gereksiz yere bir takım vehimlere kapılmamak gerektiğine vurgu yaptı.ʺBize yakışan Peygamberimizin ahlakına yapışmaktır. Onu kendimize model almamız lazım. O bizim kurtuluş vesilemizdir. O kıyamete kadar da hep rol modelimiz olacaktır. Biz ne yaptığımızın, nasıl yaptığımızın ve kimin için yaptığımızın farkında olmamız gerekiyor. Biz yaptıklarımızı Allah rızası için ve Resulullah’ın yaptığı şekilde yapmak zorundayız. Başka yollara tevessül ederek bir şey yaptığını sananlar da var maalesefʺ diye konuştu.

Adnan Şahin/Elspeet-euturkhaber.com

 

 

 

Comments are closed.