İsmet ÖZEL: ‘Ensar’ı sevmek imandandır..!’

Hicret Müslüman hayatında Mirac kadar önemli bir şeydir…

 

Hollanda İslam Federasyonu’nun  Hollanda’nın Leiden kentinde düzenlediği hicret konulu konferansta konuşan İsmet Özel, ‘hicret-gurbet’  bağlamına açıklık getirdi.

Leiden Fatih Vakfı gençlik lokalinde okurları ile buluşan yazar İsmet Ösel ‘Hicret’ konulu bir konferans verdi.

Özel, konuşmasına ‘Muhacir gurbette midir?’ suali ile başladı. Bu suale peşinen ‘Hayır’ diyerek cevap veren Özel ʺHicret Müslüman hayatında miraç kadar önemli bir şeydir. Yani Kur’an’ın nazil olmasından itibaren Müslümanlığın neye taalluk ettiği bilhassa hicretle anlaşılır. Bildiğiniz gibi nazil olan ayetler Mekki ve Medeni olmak üzere ikiye ayrılır. Mekki ayetlerin bilhassa itikada müteallik olduğu medeni ayetlerin ise bilhassa tatbikata ait olduğu bilinir. Demek ki, Müslüman hayatının nasıl bir şekil aldığı meselesi bilhassa Medine’deki tecrübe dolayısıyladırʺ  dedi.

Hicri takvimin Müslümanların elinden alınması

Özel, cumhuriyetin ilanından sonra yaşanan takvim değişiklinin şöyle değerlendirdi.ʺ Cumhuriyetin ilanından sonra biliyorsunuz, bir takvim değişikliği yaşadık. Bu yazımızın değişmesinden, elimizden alınmasından önceydi. Yani biz hicri takvim kullanmayı terk ettik ve miladi takvim kullanıyoruz. Böyle çok mülayim bir ifade gibi bir şey ‘miladi takvim’. Yani doğum takvimi gibi bir şey. İnsanlar ne olacak işte biri hicri birisi miladi der geçer. Bu gün İsrail’de Yahudi takvimi kullanılıyor. Yani, onlar şimdi 5 bin bilmem kaçıncı yıldalar. Bunu hem günlük hayatlarında hem de resmi yazışmalarında kullanıyorlar. Hicret, Müslüman hayatında çok önemli bir şeydir. Ve bu yüzden de hicri takvimin değiştirilmesi, hicri takvimin Müslümanların elinden alınması, onların kendi zamanlarını, kendi ölçülerine uydurmalarını imkânsızlaştırır. Müslümanlıkta bir uygulama vuku bulmuştur. Resulü Ekrem (as)Arapların öteden beri kullandıkları güneş takvimini terk etmiştir. Ay takvimine geçmiştir. Biz de ayların değişmesi, adı üzerinde ayın hareketiyle olan bir şeydir. Müslümanlıkla alakalı bir şeydir. Yani Resulü Ekrem’in bir uygulaması bir tatbikatıdır. Biz zamanı hicretten önce ve hicretten sonra diye ölçüyoruz.’

Hicret derken bir göçten ve göçmenlikten bahsetmiyoruz

Özel, ʺHicret derken ıstılah olarak hicretten bahsediyoruz. Yani bir göçten, bir göçmenlikten bahsetmiyoruz. Biz muhacir dediğimiz zaman Mekke’den Medine’ye hicret etmiş olanları kastediyoruz. ‘Muhacir gurbette midir’ sorusunun hayır diye cevaplandırılmamın sebebi budur. Muhacir Mekke’den Medine’ye hicret edenlerdir. Mesela o sırada Habeşistan’a da hicret edenler vardı. Yani Müslüman oldukları için uğradıkları haksızlıklar, gördükleri zulümlerden dolayı Necaşi’nin himayesine gitmiş olan Müslümanlar da vardı. Onlara muhacir demiyoruzʺ diyen Özel muhacirlerin öneminin de; onlara ‘Buyurun gelin yapacaklarınızı bizimle yapın’ diyen Ensar’dan kaynaklandığının altını çizdi. Özel ʺHicret etmek o muhacirleri karşılayanlar olduğu için önemlidir. Onun için Ensar’ı sevmek imandandır. Dolayısıyla bu hadis; İslam’ın kabul edilebilir, İslam’ın yaşanabilir, İslam’ın el üstünde tutulabilir bir şekle bürünmesi için yer açan insanlara iman irtibatı temin ediyorʺ diye konuştu.

Özel, ʺHicretle birlikte Medine’de Allah’ın yardımıyla bir İslami hayat tesisi mümkün oldu. Ve biz Mekke’den Medine’ye hicret ederek orada keyfimize bakmak üzere, ya da işimize geldiği gibi yaşamak üzere bir İslami hayat kurmadık ʺ  dedi.

İnsan, kötüyle birlikte yaşamasını beceren yegâne yaratıktır

İnsanın, kötüyle birlikte yaşamasını beceren yegâne yaratık olduğunu söyleyen Özel ʺÇevremizde yaşanan ve bizim yaşamamız istenen abuk sabuk şeylerden kaçmıyor ve onlara bünyemizi alıştırıyoruz. Oysa diğer yaratıklar ya kaçıp kurtulurlar ya da mahvolup giderler. Ama insan kötüyle birlikte yaşamasını becerebiliyor. O nedenle hicreti anlamamız çok önemlidir.

Çünkü hicret dünyada Müslümandan daha üstün bir insan olmadığının  ve İslami bir hayat sürmekten daha iyi bir şeyin insana verilmediğinin ispatıdırʺ diye ekledi.

Özel konuşmasını şöyle tamamladı: ‘Resulü Ekrem’e dediler ki, ‘eğer kadın istiyorsan en güzellerinden seç al. Eğer servet istiyorsan aramızda toplayıp sana verelim. Eğer reislik istiyorsan bundan sonra senin sözünden çıkmayalım. Yeter ki, La ilahe illallah, Muhammenderresulüllah davasından vaz geç ’dediler.  O da ne cevap verdi?  ‘Bir elime ay’ı bir elimede güneş’i verseniz ben yine de davamdan vaz geçmem’ dedi. Şimdilerde insanlar  ‘ya idare edelim’ diyorlar bu uzlaşmacı tavır sergiliyorlar. Bu durum Sünnet-i Seniyye’ye kökünden temelinden ve her bakımdan zıttır. Müslüman hiçbir şekilde kendinden vaz geçerek bir yaşama hakkı temin etmez. Yani yaşama hakkını Müslüman olmayandan talep etmez. Onu kendisi bizzat hakkıyla elde eder. Hicret bu bakımdan önemlidirʺ.

Adnan ŞAHİN/Leiden-euturkhaber.com

Bir Cevap Yazın

E-posta hesabınız yayınlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir

*

Şu HTML etiketlerini ve özelliklerini kullanabilirsiniz: <a href="" title=""> <abbr title=""> <acronym title=""> <b> <blockquote cite=""> <cite> <code> <del datetime=""> <em> <i> <q cite=""> <strike> <strong>