‘Kadına şiddetin din ile ve İslam’la ilgisi yok’

Şiddet gören kadın ve kızlara danışmanlık hizmeti için Köln merkezli başlayan ve 35 kentte hizmet veren GEWALTLOS (şiddetsiz) projesi Türk kadınları için de Türkçe hizmet başlattı. Projeyi tanıtan yetkililerden Angelika Wiedenau ve Beate Pinkert şiddetin din, İslam kaynaklı olmadığına vurgu yaptı, araştırmaların Avrupalı kadınların üçte birinin şiddet gördüğünü ortaya koyduğunu hatırlattı.

Köln Katolik Kadınlar Sosyal Hizmetler Kurumu (SKF) yöneticilerinden Angelika Wiedenau, kadına karşı şiddetin tüm toplumların sorunu olduğunu, İslam’a mal edilmesinin tamamen yanlış olduğunu söyledi. SKF (Sozialdienst katholischer Frauen e.V. Köln) şiddete uğrayan kadın ve genç kızlara, www.gewaltlos.de internet adresinden verdiği danışmanlık hizmetlerine Türkçe danışmanlığı da ekledi.

Türkçe hizmet için sosyal pedagog Dilek (güvenliği için soyadı mahfuz) de istihdam edildi.Türk görevli Dilek’le birlikte söz konusu hizmeti  tanıtan Angelika Wiedenau, “Bu hizmeti verdiğimizde Berlin, Münih gibi yerlerden aradık ve ihtiyacın federal düzeyde olduğunu anladık. Toplam 150 olan SKF derneklerine projeye katılmayı teklif ettik, şu an 35’i projenin içinde. Ayrıca çok dilli hizmet talebi de gelince, Türkç-Almanca danışmanlık hizmeti başlattık” dedi.

KADINA ŞİDDETE KARŞI TÜRKÇE DANIŞMA HİZMETİ

Sosyal Pedagog Dilek ise “Hizmetlerimiz iki bölümden oluşuyor. Birinde formlarımız var, bayanlar gelip oraya kaydoluyor, orada şiddete karşı bilgileniyorlar. Diğerleri ise, isterlerse isimlerini dahi vermeden, anonim kalarak www.gewaltlos.de ’den chat yani sohbet odalarımıza girip sorunlarını paylaşarak danışabiliyorlar. Dört sosyal hizmet uzmanı hizmeti veriyoruz.

Hepimizin bilgisayar başında belirli saatleri var. Şiddet göre kadın ve kızlar bize danışabiliyor. Yüz yüze değil, sadece internet üzerinden bu hizmeti veriyoruz. Sohbette bizimle direk iletişime geçebilecekleri gibi, mail de atabiliyorlar. Chat, yani sohbete ilk giren lobi odasına giriyor. Sonra bire bir danışmanlık isteniyor. Dilek olarak benimle görüşebiliyorlar” dedi.

Şiddet uygulayan erkeklerden dolayı danışmanlar olarak kendilerinin de tehlike altında olduğunu ve gizli kalmaları gerektiğini bildiren Dilek, “İnternet üzerinden kadınlar daha rahat açılıyor, konuşabiliyor. Genelde kendilerine güvenleri yıpranmış oluyor. Önce onları güçlendirmeye çalışıyoruz. Cesaret edin, korkmayın, bu durumdan kurtuluş şansınız var diyoruz. Yol gösteriyor, çeşitli yerlere yönlendiriyoruz.

Eğer evin odasında hapsedilme gibi bir durum varsa polisi aramasını öneriyoruz. Biz aramıyoruz, çünkü beyanların doğruluğunu bilmiyoruz.” dedi. Hizmetlerinin sözlü şiddeti de kapsadığını bildiren Dilek, “Her danışmanın belirli ziyaretçileri var, benim şu an, biri Türk, üçü Alman dört ziyaretçim var. Başka yerlerdeki tecrübelerimden de biliyorum; Türk kadınlar Türk danışmana daha çok güveniyor, içini döküyor” dedi.

Aile içi şiddetin sanılandan daha yaygın oludunu bildiren SKF Köln yönetiminoden Beate Pinkert ise, “Araştırmalara göre her üç kadından biri hayatında şiddete uğruyor. Belki bazıları düşük düzeydedir ama bu oran yüksek” dedi.Bir gazetecinin sorusu üzerine erkeğin kadına şiddet uygulamasının dinle ilgisi olmadığını bildiren Pinkert, “Türk kadınlarının şiddettin yoğun mağduru olduğu söyleniyordu. Ancak bir kaç yıl önce yapılan bir araştırmada hiç böyle bir şey çıkmadı. Rakamlara göre Avrupa’da her üç kadından biri şiddet mağduru.

Hatta Danimarka gibi gelişmiş ülkelerde şiddetin yüksek olduğu belirlendi” dedi. Wiedenau ise şiddet mağdurlarının gelip başvurduğu merkezlerine gelenlerin Türkler ziyade büyük çoğunlukla Alman olduğunu bildirerek, “Şiddetin İslam’la ilgisi olduğu söylenemez” dedi. İyi bir okul eğitiminin bile şiddete engel olmadığını hatırlatan Wiedenau, belki kreşten itibaren erkek çocuklarının şiddete karşı eğitilmesi gerektiğini kaydetti. Dilek ise, “İslam kadına özel değer vermiştir ve kadına şiddet yasaktır” dedi.

İskender GÜNGÖR – KÖLN

Comments are closed.