Mainz İlahiyat Meslek Okulu ilk mezunlarını verdi!..

MAINZ (BeMuf)’DAN MEZUN OLAN 30 İMAM GÖREVE BAŞLIYOR!..

Foto: A. Sağlam, Sinan Aktürk, Mehmet Çalay

EUTURKHABER/MAINZ-İlk mezunlarını veren Mainz’deki İlahiyat Meslek Okulu katılan IGMG Genel Başkanı Kemal Ergün genç imamlardan memurluk değil, aksiyon, mücadele ve İslam’ı anlatma ve tanıtma mücadelesi beklediklerini söyledi.

İlk mezunlarını veren, Almanya’nın Mainz kentinde bulunan Mainz İlahiyat Meslek Okulu (BeMuF: Berufsfachschule Muslimischer Führungskräfte) eğitim yılının bitişi dolayısıyla bir tören yaptı. Mezuniyet töreninde, hâlen okulda okuyan öğrencilere karne verilirken, mezunlar imamlık cübbelerini giydi ve diplomalarını aldı.

Okulun 4. sınıf öğrencisi olan Ahmet Faruk Berberin okuduğu Kur’an-ı Kerim ile başlayan mezuniyet töreninde öğrencilerin beşi diğer öğrencileri temsilen Türkçe, Arapça, Almanca, Fransızca ve İngilizce olarak teşekkür konuşması yaptı. Konuşmaları Safa Saraç türkçe, Bünyamin Acar arapça, Muhammed Baykal almanca; Muhammed Mustafa Çalış fransızca ve Sadık Mermer de ingilizce olarak yaptı.

Okan Apaydın öncülüğünde Okul Müdürü Abdulhalim Öner ile Bilal Kaçmaz gibi hocalarının idare ve derslerdeki hâllerini taklit eden öğrenciler, ayrıca, oluşturdukları ilahı grubuyla da çeşitli ilahiler okudu.

Kur’an-ı Kerim tilavetinden sonra Okul Müdür Yardımcısı Erkan Ergün “Ben konuşmamı teşekkür ederek bitirmek istiyorum” dediği konuşmasına, “Her baharın bir çiçekle başladığı gibi, her hayırlı işi için bir kişinin girişimi yeter ya, bu okulumuzu 5 öğrencimizle başlatan Genel Başkanımıza ve İrşad Başkan Yardımcımız Celil Yalınkılıç’a teşekkür ediyoruz.” Diye başladı. Daha sonra ise şöyle devam etti: “Hep sıkıntılı anlarda kapılarını çaldık ama bu gün en sevinçli günümüzde kapılarını çaldık. Bu alanda yılmadan, usanmadan fedakarlıklar yapan cemiyet başkanımız Orhan Akın’a, bölgemize, öğretmenlerimize ve Meryem Özmen ile Gülseren hanımefendiye, Mehmet Gedik ve Zeki Şeker ile Abdulhalim İnama özellikle teşekkür ediyoruz. Bize inanıp bu okula evlatlarını vererek bize inanan velilerimize öğrencilerimize, okul müdürümüze ve döğer öğretim üyelerimize teşekkür ediyoruz.”

Size Fidan veriyoruz, dallarını kırmayın!

Rhein-Neckar-Saar Bölge Bölge Başkanı Şerif Arslan bir teşekkür konuşması yaptı. “Şu kardeşlerimi gördüğümde kendimi görüyorum, duygulanıyorum. Bundan tam 20 sene önce 20 Mayıs 1999’da 23 yaşında Mainz Barbaros camiinde imamlığa başladım.” Diye konuşmasına başlayan Arslan, şimdi bu genç imamların, bu camiin de içinde bulunduğu binada okuyup imam olarak mezun olup görev yerlerine gitmelerine şahit olunca hakikaten çok mutlu olduğunu söyledi ve şöyle devam etti: “2005 yılında aldığımız bu camiimizin binasında böyle bir okulumuzun olması dolayısıyla Rabbimiz hamdediyor, şükrediyorum. Biliyorum ki, buradan yapılacak her hayırlı işten bana bir pay ayrılacaktır. Buraya başladığımızda imkanlarımız çok kısıtlıydı. Şimdi de kısıtlı ama, Allah bizlere bu sıkıntıları atlatma imkanı sundu. Hiç bir faaliyetimiz sonuçsuz kalmadı. Özellikle Mainz cemaatimiz çok fedakarlık etti. Mekanları bu dünyada daraldı ama, inşaallah ahirette genişlesin diye dua ediyoruz.”

Şerif Aslan, eni imamları fidana benzettiği konuşmasını şöyle tamamladı: “Biz burada bir fidan yetiştirdik. Bakınız size bir fidan veriyoruz. Bu fidanların dallarını kırmayın, meyvesi az diye, küçümsemeyin. Kurda kuşa yem etmeyin. Büyüsünler, çınar olsunlar. Allah bize nice nice hocalar ve eğitimciler yetiştirmeyi nasıp etsin.”

Avrupa Müslümanları tarihinde bir milad!

IGMG Genel Başkan Yardımcısı ve İrşad Başkanı Celil Yalınkılıç da, bu okulun Avrupa Müslümanları tarihinde bir milad olacağını söyledi. Mezuniyet töreninde konuşan Celil Yalınkılıç “Yaklaşık 5 yıllık emeğimiz sonunda Allaha şükrolsun ki, o emeğimizin karşılığını bugün aldık. Bu sadece teşkilatımızın tarihinde bir milad değildir. Avrupa Müslümanlarının tümünün tarihinde bir milad olacak ve tarihe geçecektir.” dediği konuşmasını şöyle sürdürdü:

İlk sene 11 öğrenci vardı, sonra 7’ye, 7’den de 4’e düştü. Sonraki senelerde sayılar arttı ve şimdi tam 30 öğrencimizi mezun ediyoruz. Başta cemiyetimiz, okulumuz, bölgemiz ve Genel Merkezimiz fedakarlıklar yaptı. Geleneği olmayan bir şeyi inşa etmek zordur. Bir örneği olmayan bir şeyi icad etmek zordur Ama İlahiyat Meslek Okulu ilk oldu. Teşkilatımız hem bu hizmeti yapmakla bir ilki yapmış oldu. Kim bir iyiliğe yol açarsa, o işin tamamının sevabına ortak olur.

Ama iş şimdi yeni başlıyor. Bizler, bu gençleri size emanet ediyoruz. Her biri bir fidandır. Bu fidanları korumak zorundasınız. İmam olarak görev yapacak bu kardeşlerimize yardımcı olacak, hatalarını hoş göreceksiniz. Sabırla, bu genç imamların eksikliklerini, hatalarını tamamlamalarına yardımcı olun. Cemiyetlerimizden rica ediyorum, hatta yalvarıyorum. Sabredin. Mesela, Hannover merkez camiimiz tarihinde öyle hocalar gördü ki, orada görev yapacak bu genç kardeşimizi o imamlarla mukayese etmeyin. Bu kardeşlerimizden 40 yıllık tecrübe sahibi bir imamdan beklentinizi beklemeyin. Onlara yardımcı olun. İnanıyorum ki, ileride teşkilatımızı temsil edecek konuma gelecekler. Allah muvaffakiyetler versin.”

Öğrencilerim bana sıkıntı yaşattı ama, kendilerini takdir ediyorum!

Öğrencilerin bir stand-up showla kendisinin taklidini yapmasından hareketle konuşmasına başlayan Okul müdürü Abdulhalim Öner “Çok zahmetler çektik. Ama şimdi bunun rahmetini gördük. Demek ki, zahmet olmadan rahmet olmuyor.” dedi. Öne konuşmasına şöyle devam etti: “İlk yıllarda saat 23.00’de yatılması lazım ama, öğrenci gece 01.00de pizza yapıyor. Söz dinlemiyorlar. Üç ay, hastayım deyip derse inmiyor. Ne yapacaksın? Dediğim olmuyor, ders dinlemiyorlar, ders yamıyorlar. Kafayı yememek elde değil. İstifa etmek istediğim zamanlar oldu, ama Genel Merkezimiz bunu kabullenmedi. Biz de sabrettik devam ettik. 75 öğrenciyle başladık, bugün ancak bunun 30’unu mezun edebildik.”

Abdulhalim Öner okulun kendine has kurallarını da “Bu okulda Kur’an-ı Kerim ezberi şart. Son sınıftan 5 kişi, 18 Ağustosta Kur’an ezberlerini vermek zorundalar. Diploma alamazlar.” Sözlerini ile hatırlattı ve şöyle devam etti: “Bu kadar niye çok tavizsizsiniz diyorlar. Buna mecburuz. Bir imam hatip her gün aynı sureleri okuyamaz. 4 sene sonunda en az 8 cüz ezberlemek zorundalar. Celalaeyn tefsiri gibi tefsirlerden de ahkam ayetlerinim tefsirini görüyor. Arapça seviyemiz çok yüksek. Tabii her öğrencinin kapasitesi aynı değil. Akaid ve fıkıh derslerimiz de var.”

Öğrencilerini kıskandığını ve takdir ettiğini de söyleyen Öner şunları söyledi: “Ben, bize tattırdıkları sıkıntılara rağmen bu öğrencilerimizi hakikaten takdir ediyorum ve hem kıskanıyorum. Dil bilgileriyle olsun başka meziyetleri ile bizi hakikaten 10’a katlıyorlar. Bunun için kıskanıyorum. Ben bazen kızdığımı kabul ediyorum. Ama, hem bu işimi hem de öğrencilerimi seviyorum. Allah gönlümden bu sevgimi almasın.

Şimdi bize sıkıntı çıkaran bu öğrencilerimizi özleyecek miyiz? Elbette ki. Bizler onlara 4 yıl önce, anne baba, öğretmen arkadaş olduk. Şimdi niye özlemeyelim? Onlar da bunu biliyorlar. Ama öğrencilerimiz şunu bilsin ki, artık, biz yokuz. Onlar kendileri var. Namazın önemini anlatacak, namazı kıldıracak, dini öğretecek, gençlere öncülük olacak onlar. Sorulara muhatap olacak, dert dinleyecek onlar. Allah yardımcıları olsun.”

Okul Müdürü Öner’in konuşmasından sonra mezun olan öğrenciler sahneye alındı ve kendilerine önce imamlık cübbeleri giydirildi.

Genç imamlardan İslam’ı tanıtma mücadelesi bekliyoruz

IGMG Genel Başkanın Konuşması Kemal Ergun öğrencilerin cübbe giymeleri üzerine sahneye geldi ve ilk neslin camileri açtığını, yeni neslin de külliyeler ve okullar kurduğunu söylediği konuşmasında “Bu külliyeleri yarınlara taşıyacak imamları yetiştireceğiz. Bu teşkilata imama olacak, şube başkanı, bölge başkanı, Genel Başkan olacak kimseler, doktorasını yapmış, profesör olmuş kişilerden olacak.” dedi.

İslam’la ilgili önyargıların bertaraf edilmesinin, toplumun İslam’la daha fazla tanışmasının, siyasilerin ve medyanın İslam ve Müslümanlar aleyhine olan futursuz sözlerinin önüne geçilmesinin bu genç imamların kiliselerle, havralarla, siyasi partilerle o şehirlerdeki kanaat önderleri ile ayna masada, göz hizasında bir konumda, o toplumun kültür yapısını tanıyan bu mihrap bekçileri sayesinde olacağını söyleyen Ergün konuşmasına şöyle devam etti: “Biz kendimizi iyi anlattığımız zaman bu insanlarla ortak değerlerde buluşabileceğiz. Adalet, insan hakları, özgürlük ve hukukun üstünlüğünde mutlaka buluşacağız, bu toplumda İslam’ın neşvü neva bulmasına da bu arkadaşlarımız öncülük edecek.

Bu arkadaşlarımızın hiç birinden namaz kıldırma memurluğu değil, aksiyon, mücadele ve İslam’ı anlatma ve tanıtma mücadelesi bekliyoruz. Bu teşkilatta namaza kıldıracak cemaatten çok kimse var. O konuda bir sıkıntımız yok. Gencinden ihtiyarına herkes namaz kıldıracak durumdadır. Allaha hamdolsun bu teşkilatın böyle bir geleneği vardır. İdarecilerimizin hepsi namaz kıldıracak durumdadır. Onun için namazı da kıldıracak, ama, o şehrin güvenilir kimsesi, o şehrin rol modelleri, o şehrin ağabeyi olacak, iyi ki camimizde Ahmet, Mehmet, Muhammed Abdullah hocamız var denilecek rol imamlar olacaklar.”

Genel Başkan Ergün, Mainz İlahiyat Meslek Okulunun, Avrupa’da akreditasyonu olan bir üniversitenin fakültesi olacağını söyledi ve mezun olan imamların en az beş sene imamlık yapmaları gerektiğini, daha sonra da imamların önce mastır, sonra doktora yapacağını söyledi. Ergün, bu konuda genç imamları destekleyeceklerini söyledi ve sözlerini şöyle bitirdi: “Bu teşkilatın sizde hakkı var, bu cemaatin sizde hakkı var. Onun için asla ve asla bu teşkilata karşı görevlerini unutmayacaksınız!”

Mezuniyet töreni, 3. sınıf öğrencisi Ensar Aslancan’ın okuduğu Kapanış Kur’ân-ı Kerim ile nihayete erdi.

Comments are closed.