Mehmet Hırka/ İlim Öğrenmek

İlim öğrenmek aklın Allah‘a olan kulluğudur. Nasıl ki bedenin, ruhun gıdaya ihtiyacı varsa aklında ilme ihtiyacı vardır.
Bize lazım olan asgari dini bilgiyi edinmek/öğrenmek farzdır. Bu dini bilgiyi edinerek kulluğumuzu yerine getirelim. Allah‘ın bize bahşettiği akıl nimetini kulluğundan mahrum etmeyelim.
İlmin yaşı yoktur. Bu yaştan sonra diye başlayan her cümle bizi yenilgiye götüren bir tuzaktır.
İslam‘da ilim amelden önce gelir.İlmi olmayan insan eninde sonunda şeytanın maskarası olur.
Bakın Kur’an-ı Kerim de Allah Azze ve Celle ilimle alâkalı bizlere neler söylüyor: “ De ki: “ Bilenlerle bilmeyenler bir olur mu?” Zümer Suresi : 9, ”Aklınızı kullanmıyor musunuz?” Bakara Suresi : 44

Mehmet Hırka/ İlahiyatçı-Yazar

Ancak onlardan ilimde derinleşenler ile mü’minler, sana indirilene ve senden önce indirilene inanırlar. Namazı dosdoğru kılanlar, zekatı verenler, Allah’a ve ahiret gününe inananlar; işte bunlar, Biz bunlara büyük bir ecir vereceğiz. (Nisa Suresi 162)
Rabbimiz Teala Hazretleri buyuruyorlar ki;”Kulları içinde, Allah’tan ancak âlimler / bilginler korkarlar.” (Fatır Suresi 28)

Hikmeti (ilmi) dilediğine verir. Hikmet verilen kimseye çok hayır verilmiştir. Bunu ancak sağduyu sahipleri düşünüp anlarlar.” Bakara Suresi: 269

Hadisi Şeriflerde ise Peygamberimiz Sallallahü alezhi ve Sellem şöyle buyurmaktadır

Ya öğreten, ya öğrenen, ya dinleyen ya da ilmi seven ol. Fakat sakın beşincisi olma; (bunların dışında kalırsan) helâk olursun.

“İlminden menfaat görülen bir âlim, bin abidden hayırlıdır.”

“İlmi öğreniniz.Çünkü onun öğrenilmesi, Allah’a karşı haşyettir Talebi ibâdettir. Müzâkeresi tesbihtir. Ondan bahsetmek ise cihaddır.”

Bununla beraber öğrendiğimiz ilim bizim tevazuumuzu artırmalı, ilimde derinleştikçe Allaha olan saygımız artmalıdır.
Alimde gurur ve kibir olmamalı- ilimde derinleştikce tevayuu artmalıdır.Kibir her ameli iptal ettiği gibi ilimden hasıl olacak sevaplarıda yer bitirir.

Darbı mesel olarak anlatılan şu hikaye ilimde kibirin afetlerini ne ğüzel anlatmaktadır.

Bir Arapça dil bilgini bindiği geminin kaptanına küçümseyen gözlerle bakarak,

-Sen, hiç gramer okudun mu? diye alaycı bir ifade ile sordu.
Kaptandan “Hayır” cevabını alan kendini beğenmiş adam:

- Eyvah! Gitti ömrünün yarısı, dedi.

Kaptan, bu kendini beğenmiş adama kızdı, alındı, gönlü kırıldı, fakat karşılık vermedi.

Yola çıktıktan bir süre sonra rüzgar gemiyi bir girdaba düşürdü.
Kaptan, kendini beğenmiş dil bilginine seslendi:

- Sen yüzme bilir misin?

Bilgin; telaşlı bir şekilde:
-Hayır! Bende yüzücülük arama, dedi.

O zaman kaptan:

-Eyvah! Gitti ömrünün hepsi… Çünkü gemi bu girdaptan kurtulamayacak, dedi..

Yaşamadıklarımızı- yapmadıklarımızı söylemek Allah katında büyük günahtır. Sahip olduğumuz nimetlerle gurur ve kibirlenmek zehirli bir oktur. Allahın zerre miktar gurur ve kibirli olanı cennete koymayacağını hadislerden öğreniyoruz.

Bu noktada konumuzla alakalı yine Peygamberimiz Hz.Muhammed Sallallahü aleyhi ve sellemden bir hadis aktaralım; İnsanlar helâk oldu, ancak alimler kurtuldu. Alimler de helâk oldu ancak, ilmiyle amel edenler kurtuldu. İlmiyle amel edenler de helâk oldu, ancak ihlâs sahibi olanlar kurtuldu. İhlâs sahibi olanlar da büyük bir tehlike içindedirler. (Aclunî, Keşfü’l-Hafa, 2/280 no: 2795)

O zaman aklımızın kulluğu olan ilim öğrenmeyi bir ibadet bilinci ve şuuru içinde tahsil etmeliyiz. Bu yolda atacağımız her adım bizi Allah‘a yaklaştıracak ve kulluğumuzda bize kılavuz olacaktır.

 

 

Comments are closed.