Okullarda ve toplumda şiddet konusunda duyarlı olmalıyız

Kasım ayında önce Berlin’de 18 Avrupa Ülkesinin katılımıyla gerçekleşen “Şiddete karşı önlemler Kongresinde” Türkiye’yi temsilen katılmıştım. Burada TAVAK vakfının Uluslararası Koçluk Enstitüsü adına yer aldım. Orada iki gün süren yoğun arama toplantılarında şiddete ve Rasizme karşı alınabilecek önlemler konuşuldu. Benim önerilerimden birisi Şiddete karşı en etkili eğitimin, anaokulundan itibaren verilmesi olmuştu.

Dr. İnci ŞEN
Psikiyatri ve Psikoterapi Uzmanı

Bu konuda bir diğer ana konuşmacı olan Prof. Dr. Manfred Cierpka’yı tanıdım. Cierpka konuyla 20 senedir “Faustlos” yani “yumruksuz” programı altında anaokulu ve okullarda şiddete karşı çalışan bir bilim adamı.

Ülkemizdeki konum

Kendisiyle benim çalıştığım Avrupa Birliği Projesi üzerine sohbet ettik, neler yapılabileceğini konuştuk.  Prof. Cierpka da aynı benim gibi bir Amerika seyahatinde 20 yıl önce Seattle’de “Şiddeti önleme” araştırmalarından etkilenip, bu çalışmaları Seattle’la beraber Almanya’da sürdürmüş.

Okullardaki konum

Seattle ‘de 20 sene öncesinden bu konu üzerinde 1200 Bilim adamı Şiddet, Dürtü kontrollü, agresif davranışlar ve empati kurma konusunda araştırmalar yaparak anaokullarında, ilkokullarda, orta ve liselerde uygulayabilecekleri bir eğitim program hazırlıyorlar. Bu programlar kademe kademe okullara ve çocukların yaşlarına göre hazırlanıyor. Bu programda çalışanlar uygulayıcı okullardaki öğretmenleri program üzerine eğitiyorlar. Şiddet konusundaki bu dersler haftada 1 defa veya 2 haftada 1 defa yapılıyor. Program içeriğinden birkaç örnek “Başkalarına duygularınızı nasıl ifade edersiniz?”- veya “Problemlerinizi nasıl çözersiniz?” Empati kurmak, öfke kontrolü, bunlar birkaçı farklı bakış açıdan yanlış anlama gibi. Eğitim programının amacı farkındalık yaratarak, düşünceleri değiştirerek duyguların değişimini sağlamak. Bu sosyal-duygusal becerileri geliştirme ve şiddeti önleme programı tüm dünyada 26 ülkede uygulanıyor.

Çeşitli Şiddet Türleri

Öğrencilerin gördüğü şiddet türlerin başında sözel şiddet (%52) geliyor bunu duygusal şiddet (%23,7) ve fiziksel şiddet (%21,9) izliyor. Internet araştırmalarında çocuklarda şiddet anahtar kelimelerine 785 bin sonuç, şiddet önleme anahtar kelimelerine ise sadece 212 bin sonuç geliyor. UNİCEF ‘in son araştırması sanayi ülkelerinde yani ekonomik iş birliği ve kalkınma örgütü üyesi (OECD) ülkelerde 11 ile 15 yaş arasındaki çocukların %40’nın geçtiğimiz yıl fiziki kavgaya ve şiddete karıştığını ortaya koydu. Almanya’da bu oran %30 olarak ortaya çıktı. Milli Eğitim Bakanlığı okullarda şiddetin önlenmesi için eylem planı hazırladı. Bakanlık 2011 den itibaren okullarda şiddeti %10 azaltılmasını planlamaktadır. Eğitim kurumlarında şiddete dayalı yaşanan yıllık olay sayısının 2009 da 1717, 2010 da 1550 olduğu saptanmıştır. Şiddetin tavan yaptığı ve her gün gazetelerde bunun birçok örneğiyle karşılaştığımız Türkiye’de, bu tür programlara acilen ihtiyaç var.

Hükümetin konumu

Bu acıdan hükümete, Aile ve Eğitim bakanlıklarına büyük sorumluluklar düşmektedir. Bu konuda her türlü yardım için, herkesin el elle çalışıp Türkiye’deki şiddeti bir an evvel önlemenin yollarını hep birlikte bulup, çocuklarımıza ileride daha barışçıl daha anlayışlı, empati duygusu çok daha yüksek olan insanlar olarak yetiştirip çocuklarımızın hayat ve yaşam kalitelerini arttırma sorumluluğumuz vardır.

Comments are closed.