‘Saddam rejiminin çöküşünün 16. yılında Irak kargaşadan kurtulamıyor’

Irak’ta Saddam Hüseyin rejimine son vermesinin üzerinden 16 yıl geçti. Saddam’in biyolojik silahlar ürettiği iddiasıyla başlatılan kanlı işgal, ülkeye sözü verilen “demokrasi” yerine iç savaş, terör ve kaos getirdi.

'Saddam rejiminin çöküşünün 16. yılında Irak kargaşadan kurtulamıyor'ABD ve İngiltere öncülüğündeki koalisyon güçleri, 20 Mart 2003 tarihinde Bağdat’ı bombalayarak Irak’ı işgal etme dönemini başlattı. 

Bağdat’ın merkezine girildiği 9 Nisan’a kadar sivil yerleşimler başta olmak üzere devlete ait birçok askeri ve istihbarat kurumu hava bombardımanına maruz kaldı.

Irak’a “istikrar ve demokrasi” getirileceği vaat edilen operasyona “Irak’ı Özgürleştirme Operasyonu” adı verildi. Ancak bu askeri müdahale çıkartılan mezhepsel savaş ve terör eylemlerinden dolayı yüz binlerce sivilin hayatını kaybetmesine, milyarlarca doların harcanmasına ve son olarak terör örgütü DEAŞ’ın ortaya çıkmasına zemin hazırladı.

ABD’li işgalci güçler, 9 Nisan 2003′te rejimin sembollerinden Bağdat merkezindeki Firdevs Meydanı’na girerek, Saddam Hüseyin’in dev heykelini zırhlı araç vasıtasıyla Iraklıların gözleri önünde devirdi. Bu olay 35 yıl süren bir dönemin sonunu getirdi.

Saddam sonrası ülke yönetiminde söz sahibi olanlar, vatandaşlara en temel yaşam hizmeti sunmazken, büyük oranda nüfusun işsiz kaldığı ve bir o kadarının da ülkeyi terk ederek, yurt dışında hayatını sürdürdüğü biliniyor.

Iraklıların çoğu Saddam’ın baskıcı dönemini geride bıraksa da, geleceklerinin “belirsiz” ve “umut vermediği” kanaatini taşıyor.

Irak halkı aynı zamanda 9 Nisan’a ilişkin, “Bağdat’ın çöküşü” veya “Rejimin çöküşü” ikilemi içinde bulunuyor.

“Onlarca Saddam türedi”

AA muhabirine konuşan Ebu Saad İraki (67), 9 Nisan tarihini diktatörlük döneminin sona ermesi olarak addettiklerini ifade etse de, “9 Nisan 2003′te Baas ve Saddam’dan sonra onlarca Saddam türedi.” dedi.

“Ülke yönetimini ele geçiren siyasetçiler net şekilde başarısız oldular ve halka hiçbir hizmet sunmadılar.” diyen İraki, söz konusu ülke yöneticilerinin çoğunun çifte vatandaş olduklarından dolayı ülkeye bağlılıklarının olmadığını eleştirerek, şunları anlattı:

“Saddam rejimi çöktü ama değişen hiçbir şey olmadı. Irak halkı en kötü dönemini yaşıyor. Iraklılar yönetimden umutsuz şekilde yaşıyor. Irak’ta yaklaşık 4 buçuk milyon vatandaş işsiz ve 3 buçuk milyon dul kadın bulunurken bunlara hiçbir devlet desteği sunulmuyor. Bağdat’ta 2003′ten beri 448 fabrika atıl şekilde duruyor.”

“Saddam’ın yaptıklarını neden yıktınız?”

Ülkedeki umutsuzluk ve belirsizliklerden dolayı halkın önemli bir kesiminin Saddam dönemini aradığını dile getiren İraki, yöneticilere, “Saddam’ı yıktınız ama Saddam’ın yaptıklarını neden yok ettiniz? diye seslendi.

İraki, “Siyasi tabaka ülkede hiçbir kalkınmanın yaşanmasını istemiyor.” şeklinde konuştu.

Iraklı gazeteci Hüseyin Lami de, 9 Nisan’da diktatörlük döneminin kapandığını dile getirerek, “9 Nisan 2003′te Bağdat’taydım ve halkın tüm kesimlerine yönelik en kanlı suçları işleyen Saddam dönemi gözlerimizin önünde tarihe kavuşmuştu. O günü sabırsızlıkla bekliyorduk ve sonunda Firdevs Meydanı’nda rejimin heykeli yıkılmıştı.” ifadelerini kullandı.

Ülkesine Saddam dönemi sonrası sözü verilen “demokrasiyi”, “olumsuzlukları olan demokrasi” şeklinde nitelendiren Lami, “2003 sonrası halkın beklediği özgürlük, refah dolu yaşam vaatleri, eğitim, öğretim ve sağlık gibi alanlarda hiçbir olumlu gelişme yaşanmadı.” dedi.

Irak’ta yönetimin yolsuzluk yapan bir grubun eline geçtiğini kaydeden Lami, kamu mallarının adil şekilde dağıtılmadığını ve kaos dolu bir ülkede yaşadığını ifade etti.

Iraklı araştırmacı ve siyasi analist Ali Süheyl de, Nisan 2003 sonrası tek parti ve aile rejimine (Saddam) son verildiğini ifade ederek, “Bugün ise birçok parti ve ailelerin iktidarı söz konusu. Irak’ı bu şekilde yönetenlerin ülkeyi nereye götürecekleri meçhul.” dedi

Irak’ta siyasi kaosun yaşandığı ve halkın bundan dolayı geleceğini kestiremediği değerlendirmesini yapan Süheyl, “Irak, bölge ülkelerinin çıkarlarını gerçekleştirmek için saha olarak kullanılacak. Irak’ta mevcut siyasi kaosun süreceği endişesi hakim. Ekonomik olarak ise, ülkede hiçbir yerli üretim olmadığı için halk yaşanan pahalılıktan da yakınıyor. Irak halkı, ülkenin yeraltı servetinden de (petrol) yararlanamıyor. Irak’ta 2003 sonrası eğitim ve sağlık alanında da ciddi gerileme yaşandı. Ülkede mezhepçilik ve hizipçilik arttı.” değerlendirmesinde bulundu.

Bir Cevap Yazın

E-posta hesabınız yayınlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir

*

Şu HTML etiketlerini ve özelliklerini kullanabilirsiniz: <a href="" title=""> <abbr title=""> <acronym title=""> <b> <blockquote cite=""> <cite> <code> <del datetime=""> <em> <i> <q cite=""> <strike> <strong>