Toptaş: “Efendimiz, Hicret Vakasında Bize Tedbiri Öğretmiştir.”

 

ilahiyatci-Yazar yazarlarında Mahmut Toptaş Hollanda İslam Federasyonunun Schiedam’da tefekkür konferansları çerçevesinde düzenlediği hicret konulu bir konferansta konuştu.

 

“Doğrunun ölçüsü Kur’an’dır.”

Daha öncede birkaç kez Hollanda’da konferans veren Mahmut Toptaş konuşmasının başında dinleyicilerine daha önceki konferansında öğrettiği bir ayet ve bir hadisi sorarak hatırlayan olup olmadığını anlamaya çalıştı. Bazı kişiler öğretilen ayet ve hadisi hatırladılar. ʺMümin mümini aynasıdırʺ mealindeki hadis ve ʺDoğru teraziyle tartınızʺ mealindeki ayetten yola çıkarak sohbetine başlayan Toptaş doğru terazinin Kuran olduğunu hatırlattıktan sonra yeryüzünde yaşayan 7 milyar insanın elinde terazisi olmadığında harplerin meydana geldiğini belirtti. ʺDoğrunun ölçüsü yok. Doğru parmakla hesap

Mahmut Toptaş

ediliyorʺ diyen Toptaş şöyle konuştu. ʺİnsanlar adalet içerisinde yaşasınlar, adaleti ayakta tutsunlar diye Allah (cc) Peygamberleriyle kitabı terazi olarak indirdiğini haber veriyor. Neyin doğru, neyin yanlış olduğunu en iyi bilen Allah’tır (cc). Ve o da bize kuranında; şunlar haramdır, yasaktır diyor ve gerçekten şu anda o yasak dedikleri şeylerin insanlığa zarar verdiğini bütün insanlık görüyor. Şunlar emredilmiştir yapınız dediği şeyler de bize fayda veriyor. Bunların başında namazımız gelir. Sizin burada yani Avrupa’nın içerisinde kaybolup gitmenizi engelleyen ibadet namazdırʺ diyen Toptaş kendisinin de 1973 yılında Fransa’ya gelmiş olduğunu hatırlatarak o dönemde kendilerini bir araya getiren şeyin Cuma namazları olduğunu söyledi.

Hicreti doğru anlamak

Toptaş daha sonra Hicretle alakalı olarak şunları söyledi. ʺHicreti biz şöyle anlamayalım; ‘Yani 1434 yıl önce sevgili peygamberimiz Mekke’den Medine’ye hicret etmiş ve biz o yıl dönümünü anıyoruz’ anlamında almayacağız. Ondan ders alacağız. Efendimiz hicret edeceği günü ve saati Hz. Ebubekir’e bile söylememiş. Ama demiş ki, ‘Ya Ebubekir! İki tane deve al. Onlara iyi bak’ demiş. Ve bu şekilde hicrete hazırlanmıştır. Allahuteala kullarına yardım edeceğini vaat ediyor ancak Allahuteala başka bir ayeti kerimede kullarının var olan güçlerini Allah yolunda kullanırlarsa yardım edeceğini de beyan buyuruyorʺ. Peygamberimizin pek çok mucizelerinin olduğunu ancak bize örnek teşkil edecek yerlerde mucizeye başvurmadığını söylüyor. Toptaş Efendimizin Hz. Ebubekir’e iki deve alıp beslemesin söylemesinin bize bir tedbiri öğrettiğini anlamamız gerektiğini belirtiyor.  Toptaş ayrıca Peygamber efendimizin hicret için Müslüman olmayan ama çevre yollarını çok iyi bilin bir adamı da ücret karşılığı, kendilerine yol göstermesi için yanlarına aldığını da söylerken peygamberimizin bu davranışıyla da bize yapacağımız işleri biliyorsak kendimiz yapmamızı ama bilmiyorsak o sahada uzman bir kişinin bilgisine başvurmamızı işaret ettiğinin altını çiziyor.

Din Allah’ın (cc) dini olunca, onun önü açılır

Tüm tedbirleri aldıktan sonra yola çıkan ve mutlaka peşlerine düşüleceğini bilen peygamberimiz azlığından şikâyetçi olmamış, bu nedenle endişeye kapılmamıştır diyen Toptaş ʺBu günkü Müslümanlar olarak düz mantıkla şöyle düşünsek; ‘Mekke’de bir tek adam, Abdullah oğlu Muhammed. Milletin öyle biliyor çünkü.  Peygamber olarak görevlendiriliyor ve o insanlığa bunu duyurmaya başlıyor. Bunun başarı şansı ne olabilir? Kendisine iman eden bir tek hanım Hz. Hacer ve bir çocuk Hz. Ali. Bir de kendi yaşlarında denecek ve şehrin tanınmış simalarından Hz. Ebubekir kendisine iman etmiş. Karşı tarafta ise Mekke devleti var. Bir diğer tarafta Bizans imparatorluğu duruyor. Doğu tarafta iki bin yıldır devam eden Pers imparatorluğu yani İran var ve bunların arasında ‘Ben bütün insanlığa rahmet peygamberi olarak görevlendirildim’ diyen bir insan. Şansı ne olabilir? Bizim mantığımıza göre şansı sıfırdır. Ama din Allah’ın (cc) dini olunca onun önü açılır. Nasıl açılır ya da, açılmış? Hollanda gibi bir yerde, Schiedam denilen bir şehirde bu kadar Müslüman, onun adının anıldığında salatü selam getirmeye devam ediyor. Allah’ın (cc) emir ve yasaklarını yerine getirmek üzere şu kadar milyon avrosunu harcıyor ve mescidi nebevinin bir şubesi olarak bu külliyeyi açıveriyorʺ ifadelerinde bulundu. Bir saati aşkın bir süre sohbetine devam eden ilahiyatçı yazar Mahmut Toptaş hoca efendi kendine has akıcı üslubuyla dinleyenlere hicret hakkında önemli bilgiler aktardı. Toptaş programdan sonra Mehmet Yaramış ve Hollanda’daki yakınları ile birlikte Den Haag’daki panorama müzesini ve bazı önemli yerleri ziyaret etti

Tefekkür konferanslarımız devam edecek

‘Sanal ortamda iletişimin çok hızlı bir şekilde kurulabildiği ve bilgiye ulaşmanın çok kolay olduğu bir ortamda yaşıyor olsak da bu tür yüz yüze sohbetlerin ayrı bir tadı ayrı bir hazzı vardır. Dolayısıyla bunlar vazgeçilmez değerlerimizdir’ diyen federasyon başkanı Mehmet Yaramış bu tür konferansların devam ettirilmesi için gayret edeceklerini belirtti.

Adnan Şahin/Schidam-euturkhaber.com

 

Comments are closed.