TRUMP Haberleri: Trump Clinton’dan 200 bin az oy almasına rağmen başkan oldu

ABD’nin 45. başkanı seçilen Cumhuriyetçi Trump, rakibi Demokrat Clinton’dan 200 bin daha az oy almasına rağmen 270 seçici kurul üye sayısını geçerek başkan oldu.

Trump Clinton'dan 200 bin az oy almasına rağmen başkan olduWASHINGTON (AA)-ABD’de önemli bir sürprize imza atan Cumhuriyetçi Donald Trump, Demokrat rakibi Hillary Clinton’dan yaklaşık 200 bin daha az oy almasına rağmen, başkanlık için gereken 270 seçici kurul üye sayısını geçerek başkan oldu.

Cumhuriyetçi Trump, rakibi Demokrat Parti adayı Hillary Clinton’a karşı birçok kritik eyalette beklentilerin ve anketlerin aksine büyük başarı elde etti.

Başta Florida olmak üzere Ohio, Pensilvanya ve Kuzey Carolina gibi “salıncak eyaletler (swing states)” olarak tanımlanan yerlerde Clinton’a üstünlük sağlayan Trump, Arizona ve Wisconsin gibi oranları birbirine çok yakın yerlerde de rakibini geride bıraktı.

Trump 29 eyalette güldü, Clinton 19′da kaldı

Amerikan medyasında yer alan haberlere göre Trump 29 eyalette seçimleri kazanırken, seçici kurul delege sayısını da 290′a yükseltti. Böylece Cumhuriyetçi aday, Beyaz Saray’a çıkması için gerekli olan 270 delege sayısını aşmış oldu.

ABD’nin eski Dışişleri Bakanı olan Hillary Clinton ise toplamda 19 eyalet ve başkent Washington DC’de seçimleri kazandı. Clinton’ın delege sayısı 228’de kaldı.

ABD seçimlerinde adaylardan birinin başkan olabilmesi için 538 seçici kurul delegesinden 270′ini garantilemesi gerekiyordu.

Henüz sonuçları netleşmeyen iki eyaletten Michigan’da Trump, New Hampshire’da ise Clinton yarışı önde götürüyor. Her iki eyalette de ortaya çıkan çok küçük farklar, bazı yerlerde oyların yeniden sayılmasına ve sonuçların gecikmesine neden oldu.

200 bin az oy alarak başkan oldu

Bu başarısıyla siyasi kariyeri olmadan 60 yılın ardından başkanlık koltuğuna oturan ilk kişi olan Trump, ülke genelindeki sandıklarda rakibi Clinton’dan 200 bin az oy almasına rağmen seçimleri kazandı.

Ülke genelinde 59 milyon 440 bin civarında oy alan Trump, 59 milyon 650 bin civarında oy alan Clinton’dan az oy almasına rağmen başkanı belirleyen seçici kurul üyeleri sayısında 270′i geçerek koltuğa oturmaya hak kazandı.

ABD’de nüfus ağırlıklarına göre her eyaletin farklı sayıda seçici kurul üyesi bulunuyor ve toplam sayısı 538 olan kurulun salt çoğunluğuna ulaşan aday başkan oluyor.

Trump’ın daha az oy alarak başkan olmasında, bir eyaleti kazanan adayın o eyaletteki tüm seçici kurul üyelerini kazanması da çok önemli rol oynadı. Örneğin küçük farkla bile olsa Florida, Ohio ve Kuzey Carolina gibi eyaletleri kazanan Trump, bu eyaletlerdeki tüm seçici kurul üyelerini hanesine yazdırdı.

Trump’a seçimi “beyazlar” kazandırdı

Trump’ı başkanlığa taşıyan en önemli unsurun, ülkedeki kayıtlı seçmenlerin yüzde 70′ini oluşturan beyazların yüzde 58′inin Trump için oy kullanması olduğu belirtiliyor. Clinton ise beyaz Amerikalıların sadece yüzde 37′sinin oyunu alabildi.

Kayıtlı seçmenlerin yüzde 12′sini oluşturan siyahiler arasında Clinton yüzde 88 ile Trump’a fark atarken, kayıtlı seçmenlerin yüzde 11′lik bölümünü oluşturan Hispanikler arasında bile Trump’ın yüzde 29 oy oranına ulaşması sürpriz olarak değerlendirildi.

Kampanya döneminde birçok kez “Meksika sınırına duvar örmekten” bahseden Trump’ın Latino kökenlilerin yaklaşık yüzde 30′unun oyuna ulaşması ayrıca değerlendirilmesi gereken bir konu olarak görülüyor.

ABD’nin yeni başkanı 20 Ocak 2017′de yapılacak yemin törenin ardından görevine başlayacak.

 

Dışişleri Bakanı Çavuşoğlu:

Trump’la birlikte ilişkilerimizi daha da geliştireceğiz

Dışişleri Bakanı Çavuşoğlu, “Biz ABD ile her zaman ilişkilerimize önem veriyoruz. Güvene dayalı ilişkilerimizin gelişmesi lazım. Dolayısıyla Trump’la birlikte de yine güvene dayalı ilişkilerimizi daha da geliştireceğimizi umut ediyoruz.” dedi.

Dışişleri Bakanı Çavuşoğlu: Trump'la birlikte ilişkilerimizi daha da geliştireceğiz

İSTANBUL (AA)-Dışişleri Bakanı Mevlüt Çavuşoğlu, “Biz ABD ile her zaman ilişkilerimize önem veriyoruz. Güvene dayalı ilişkilerimizin gelişmesi lazım, sadece ikili ilişkilerimizin değil, birçok alandaki işbirliğimizin. Dolayısıyla Trump’la birlikte de yine güvene dayalı ilişkilerimizi daha da geliştireceğimizi umut ediyoruz. Bu konuda hiçbir şüphemiz yok.” dedi.

Okan Üniversitesinde basına kapalı gerçekleştirilen “Girişimcilik Dersi”nde öğrencilere hitap eden Çavuşoğlu, çıkışta gazetecilerin sorularını yanıtladı

Çavuşoğlu, Bild gazetesinde yer alan “Alman özel kuvvetlerinin, Türk motosiklet çetesine baskın yaptığı iddiası”na ilişkin soru üzerine, haberin kendilerine geldiğini dile getirerek, “Şu anda büyükelçiliğimiz ve bazı şehirlerdeki başkonsolosluklarımız, bu konuda incelemelerini yapıyor. Daha sonra elde ettiğimiz bilgide böyle bir şey varsa kamuoyumuzla paylaşacağız. Şu anda inceleme safhasındayız, arkadaşlarımız yakından takip ediyor.” diye konuştu.

“ABD başkanlığına Donald Trump’ın seçilmesi, Türkiye-ABD ilişkilerini nasıl etkiler?” sorusuna Çavuşoğlu, şu yanıtı verdi:

“Her şeyden önce, bu seçimlerin ABD’ye ve tüm dünyaya hayırlı olmasını dileriz. Elbette demokratik seçimlerde halkın tercihine herkesin saygı duyması lazım. Bu saygıyı da ilk gösteren zaten Hillary Clinton olmuştur ve Trump’ı arayarak tebrik etmiştir. Ayrıca seçim öncesinde adaylar birbirleriyle ilgili yine bazı konularda önemli açıklamalar yaptı, retorik içine de girdiler. Seçim öncesi olabilir ama seçim sonrası kazanan Başkan Trump’ın da Clinton ile ilgili sarfettiği nezaket içeren sözler de önemlidir. Siyasette her zaman görmek istediğimiz budur. Biz ABD ile her zaman ilişkilerimize önem veriyoruz. Güvene dayalı ilişkilerimizin gelişmesi lazım, sadece ikili ilişkilerimizin değil, birçok alandaki işbirliğimizin. Dolayısıyla Trump’la birlikte de yine güvene dayalı ilişkilerimizi daha da geliştireceğimizi umut ediyoruz. Bu konuda hiçbir şüphemiz yok. Elbette her başkan, ABD’nin de çıkarlarını savunmak zorunda ama ABD gibi küresel bir aktör, dünyanın sorunlarına da her zaman daha duyarlı olmak zorunda. Bizimle işbirliği içinde olduğu zaman da bu duyarlılık her zaman adalet çerçevesinde yapıcı bir şekilde olur. Çünkü bizim Türkiye olarak dış politikamızın ana unsurlarından biri de insan odaklı, adaletli, yapıcı dış politikadır. İnanıyorum önümüzdeki süreçte ilişkilerimiz ABD ile daha da güçlü olacaktır. Trump’ın ekibini de tanıyoruz, kişisel dostluklarımız da var. Hatta sabah aradık, tebrik ettik ekibindeki arkadaşlarımızı. Önümüzdeki süreçte, ocak ayından sonra işbaşı yaptıktan sonra ekibini kuracaktır, biz de yeni yönetimle Türkiye olarak işbirliğimizi sürdüreceğiz.”

Çavuşoğlu, ticari ilişkilerin nasıl etkileneceğine ilişkin soru üzerine, Trump’ın iş adamı olduğunu ve ekonomiye önem verdiğini belirterek, Trump’ın ABD ekonomisini güçlendirmek ve birçok ülkeyle ekonomik ilişkilerini daha fazla geliştirmek istediğini ifade etti.

Türkiye’nin ekonomik ilişkilerini geliştirmek için çeşitli adımlar attığını dile getiren Çavuşoğlu, “Fakat potansiyelin çok gerisinde olduğunu da biliyoruz. Müttefikiz, siyasi ilişkilerimiz var, işbirliğimiz var, NATO içindeyiz ama ABD, bizim dış ticaretimizde ilk 3 ortaktan birisi değil, ilk 5 de değil. Potansiyel var. Gümrük Birliği anlaşmasının güncellenmesi, Türkiye’nin AB ile ABD arasındaki TTIP anlaşmasına dahil olması gibi önemli aşamaları da aşarsak, bizim ABD ile ekonomik ilişkilerimiz de daha güçlü olur. Trump yönetiminde de bu anlayış var, hem ABD ekonomisi güçlendirme, hem de dünya ile ekonomik işbirliğini artırma. Türkiye de bu anlamda daha önemli bir ticaret ortağı olabilir. Biz buna hazırız.” dedi.

“Trump’ın ve yönetiminin FETÖ’ye bakış açısı net, bunu kampanya zamanında da gördük”

Çavuşoğlu, “Fetullah Gülen’in iadesi noktasında bir gelişme bekliyor musunuz?” sorusuna karşılık şunları söyledi:

“Trump’ın ve yönetiminin FETÖ’ye bakış açısı net, bunu kampanya zamanında da gördük. Esasen biz şu andaki yönetimden FETÖ’nün bize iadesini istiyoruz, beklentimiz budur. Yani bu işi savsaklamamaları gerekiyor. Ellerinde en güçlü dosya var. Delilleri içeren dosyayı biz, aşama aşama ilettik. En son Adalet Bakanımız, yine çok güçlü bir dosyayı kendi eliyle teslim etti. O ziyaretten sonra Adalet Bakanlığımız bize yeni deliller ulaştırdı, Dışişleri Bakanlığına. Biz de büyükelçiliğimiz aracılığıyla Washington’a bu delilleri ilettik. Dolayısıyla şu anda ABD eğer diyorsa ‘Bizim elimizde yeterli delil yok’, biz de deriz ki ‘Bu doğru değil, şu anda elinde en sağlam deliller var.’ Bir an evvel geçici tutuklanmasını, bize de bir an evvel iade edilmesini bekliyoruz. Yeni yönetimden de tabii inşallah yeni yönetime bırakılmaz bu iş, elbette bu talebimiz yeni yönetimden de geçerlidir. Türkiye’de darbe girişimi yapıldıktan sonra Trump’ın Türkiye’ye yönelik sarf ettiği sözleri de hatırlıyoruz. Cumhurbaşkanımıza yönelik gayet pozitif, Türk halkını ve Cumhurbaşkanımızı takdir ettiğini de söylemiştir ve darbe girişimine, darbecilere karşı tavrını koymuştur. Yeni yönetimden her alanda olduğu gibi bu konuda da -inşallah kalmaz- ama beklentilerimiz açıktır.”

“Başından beri biz AB’ye bu mesajı veriyoruz”

Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan’ın, AB’ye yönelik “Nihai kararınızı verin” sözlerine ilişkin soru üzerine Çavuşoğlu, bunun Cumhurbaşkanı Erdoğan’ın ilk çağrısı olmadığını kaydetti.

Dışişleri Bakanı Çavuşoğlu, “Defalarca AB, Türkiye’yi oyalarken Türkiye’nin önüne siyasi engeller çıkarırken ve Türkiye’ye yönelik mesnetsiz -daha önce reddettiğimiz raporlarda da görüyorsunuz- suçlamalarda, ithamlarda bulunurken ‘Türkiye’nin tam üyelik değil de Türkiye’ye başka şeyler verelim’ önerileri gelirken de sayın Cumhurbaşkanımız, ‘Eğer bizi istemiyorsanız, Türkiye’yi tam üye olarak istemiyorsanız, bunu da net bir şekilde dürüst olun, bize söyleyin, bizi oyalamayın’ diyor. Defalarca sayın Cumhurbaşkanımız bu mesajı verdi, ilk defa vermiyor. Şimdi de darbe girişiminden sonra ‘Yok şöyle olursa üyelik durur’, terörle mücadele konusunda ‘Bak üyelik sürecini durdururuz’… Biz de diyoruz ki ‘Bizimle böyle tehditvari bir şekilde ilişkilerinizi sürdüremezsiniz, ne yapmak istiyorsanız, kararınızı verin. Durdurmak istiyorsanız da durdurun. Sürdürmek istiyorsanız, biz buna hazırız ama bizi eşit ortak olarak görmek durumundasınız. Bizi ikinci sınıf bir ülke olarak gördüğünüz sürece ilişkilerimiz belli bir mesafenin ötesine gidemiyor. Bu bakış açınızı değiştirmeniz lazım.’ Sayın Cumhurbaşkanımızın verdiği bu mesaj, ilk defa değildir. Başından beri biz AB’ye bu mesajı veriyoruz, yineliyoruz.” değerlendirmesinde bulundu.

“Rusya ile ilişkilerimizi ileriye götürmemiz, AB’ye ya da başka bölgelerdeki ilişkilerimize bir alternatif değil”

Bakan Çavuşoğlu, Rusya ile ilişkilerde gelinen noktayı da değerlendirerek, “Rusya ile ilişkilerimiz henüz uçak düşürme hadisesinden önceki döneme ulaşmadı.” dedi.

Çavuşoğlu, çünkü ticaretin önünde bazı engellerin olduğunu aktararak, “Ama o dönemin daha da ilerisine gitmek için, uçak düşürme hadisesinin öncesindeki ilişkilerimizin de ilerisine gidebilmek için, kararlılıkla mekanizmalarımız var. 3 defa görüşme oldu iki cumhurbaşkanı arasında. Telefonda sık sık görüşülüyor. Keza biz muhataplarımızla görüşüyoruz. 2017′nin başında Yüksek Düzeyli Stratejik İşbirliği Konseyi Toplantısı Rusya’da gerçekleştirilecek. Onun öncesinde Lavrov ile hazırlık toplantısını Türkiye’de yapacağız. Bazı konularda görüş ayrılığımız olabilir, Kırım, Suriye, Esed konusunda ama bu konularda da diyaloğumuz var.” ifadelerini kullandı.

Özellikle Suriye konusunda oluşturulan yeni bir mekanizma bulunduğunu belirten Çavuşoğlu, “Genelkurmay başkanlarımız sürekli görüşüyor, istihbaratlarımız, diplomatlarımız sürekli görüşüyor, bazen ayrı ayrı, bazen birlikte görüşmeler yapıyorlar. Biz, doğru bildiklerimizi, düşüncelerimizi hem ikili ilişkilerimiz bakımından, hem de bölgesel işbirliğimiz bakımından Rusya ile de paylaşıyoruz.” diye konuştu.

Çavuşoğlu, şu anda ilişkileri daha ileriye götürme konusunda ortak bir irade olduğunu vurgulayarak, şöyle devam etti:

“Bu da güzel. Bizim Rusya ile ilişkilerimizi ileriye götürmemiz, AB’ye ya da başka bölgelerdeki ilişkilerimize bir alternatif değildir, bu tamamlayıcıdır. Hiçbir zaman da böyle görmedik. Daha önce, uçak düşürme hadisesinden önce Rusya ile ilişkilerimiz çok iyiyken ve birinci ticaret ortağımız Almanya ile beraber ya da ikinci ticaret ortağımız iken bile biz bunu bir alternatif görmedik. Niye alternatif görelim? Çünkü Türkiye, çok yönlü bir dış politika izlemeli, proaktif bir dış politika izlemeli. Çok yönlü dış politika izlerken de ilişkilerini gayet dengeli bir şekilde sürdürmelidir. Bizim de yapmaya çalıştığımız bu.”

ABD Temsilciler Meclisi Başkanı Ryan:

Trump siyaseti tamamen değiştirdi

ABD Temsilciler Meclisi Başkanı Ryan, ABD’nin 45. Başkanı seçilen Cumhuriyetçi Donald Trump’ın ‘siyaseti tamamen değiştirdiğini’ söyledi.

ABD Temsilciler Meclisi Başkanı Ryan: Trump siyaseti tamamen değiştirdi

WASHINGTON (AA)-ABD Temsilciler Meclisi Başkanı Paul Ryan, ABD’nin 45. Başkanı seçilen Cumhuriyetçi Donald Trump’ın “siyaseti tamamen değiştirdiğini” söyledi.

Ryan, temsilcisi olduğu Wisconsin eyaletinin Janesville kentinde yaptığı basın açıklamasında, Trump’ı seçim zaferi dolayısıyla tebrik etti.

“Bu, hayatımda gördüğüm en olağanüstü siyasi başarıydı” diyen Ryan, şunları kaydetti:

“Donald Trump bu ülkede kimsenin duymadığı sesi duydu. İnsanlarla kimsenin yapmadığı şekilde bağ kurdu. Siyaseti tamamen değiştirdi. Trump şimdi birleşmiş Cumhuriyetçi bir hükümete liderlik edecek ve ülkenin büyük sorunlarını çözmek için el ele çalışacağız.”

Ryan, daha önce Trump’a yönelik eleştirilerine atıfta bulunan bir soru üzerine, yeni başkanla ilişkilerinin iyi olduğunu söyledi.

Yeni dönemde 44. ABD Başkanı Barack Obama’nın sağlık reformunu yürürlükten kaldırabileceklerine işaret eden Ryan, “Artık tamamıyla Cumhuriyetçi bir hükümetimiz var. Bu sorunları çözebiliriz.” dedi.

Ryan, ayrıca seneye yeniden Temsilciler Meclisi Başkanı adayı olabileceğinin sinyalini verdi.

‘Donald Trump’ için;

Marka tescil başvurusunda bulunmuş

Kırıkkaleli bir iş adamının yaklaşık 4,5 ay önce “Donald Trump” ismi için Türk Patent Enstitüsüne marka tescil başvurusu yaptığı ortaya çıktı.

'Donald Trump' için marka tescil başvurusunda bulunmuşKIRIKKALE (AA)-Kırıkkale’de bir iş adamının, ABD’nin yeni Başkanı Donald Trump’ın ismi için yaklaşık 4,5 ay önce marka tescil başvurusunda bulunduğu ortaya çıktı.

Kentte 8 yıldır gayrimenkul sektöründe çalışan iç mimar Mustafa Akyürek (35), AA muhabirine yaptığı açıklamada, ABD’nin yeni başkanı Trump’ın sektörde duayen olduğunu söyledi.

Bu nedenle Türk Patent Enstitüsüne 22 Haziran 2016′da, “Gayrimenkul Komisyonculuğu, Müşavirliği ve İdaresi Hizmetleri” sınıfında marka tescil başvurusunda bulunduğunu aktaran Akyürek, başvuruyu “Donald Trump” markası adıyla yaptığını belirtti.

Akyürek, gayrimenkul sektöründe var olma mücadelesi verdiklerini anlatarak, “22 Haziran 2016′da patent uzmanımız tarafından Türk Patent Enstitüsüne başvurumuz gerçekleşti. 22 Temmuz 2016′da yayın kararı alındı. 3 ay içinde itiraz gelmezse tescil kararı çıkıyor. 24 Ekim 2016′da Sayın Donald Trump’ın Türkiye’deki avukatı tarafından Türk Patent Enstitüsüne itiraz dilekçesi geldi. Biz de savunmamızı verdik. İnşallah, bizim lehimize sonuçlanacağını düşünüyoruz.” diye konuştu.

Trump’ın ABD emlak sektörünün duayeni olduğu için böyle bir başvuru yaptığını dile getiren Akyürek, “ABD Başkanı olduğundan dolayı değil, emlak sektörünün duayeni olduğu için ismine patent başvurusunda bulunduk.” dedi.

Akyürek, ABD’deki başkanlık seçimleriyle ilgili tahminlerinin tuttuğunu da belirterek, “Biz kendimiz ve Türkiye için Trump’ı destekliyorduk.” ifadesini kullandı.

CHP MYK’da Trump ele alındı

CHP Merkez MYK, Genel Başkan Kılıçdaroğlu başkanlığında topladnı. Toplantıda Trump’ın ABD başkanı seçilmesi ile Türkiye’nin iç ve dış politikasındaki gelişmeler ele alındı.

CHP MYK'da Trump ele alındıANKARA (AA)-CHP Merkez Yönetim Kurulu (MYK), Genel Başkan Kemal Kılıçdaroğlu başkanlığında haftalık olağan toplantısını gerçekleştirdi.

Edinilen bilgiye göre, parti genel merkezinde, yaklaşık 2 saat süren toplantıda, Cumhuriyetçi aday Donald Trump’ın ABD başkanlığına seçilmesini değerlendirildi.

Trump’ın seçilmesinin, Türkiye ve bölge ülkelerine olası yansımalarının ele alındığı toplantıda, dış politikada yaşanan gelişmeler de görüşüldü.

Olağanüstü Hal (OHAL) uygulamaları, gazetecilerin ve HDP’li milletvekillerinin tutuklanması gibi konuların da gündeme geldiği toplantıda, AK Parti’nin, CHP’nin Parti Meclisi Bildirgesi’ne ilişkin yaptığı suç duyurusu da ele alındı.

Toplantıda, bildirgenin maddelerinin halka detaylı bir şekilde anlatılmasının önemine vurgu yapıldı.

Bir Cevap Yazın

E-posta hesabınız yayınlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir

*

Şu HTML etiketlerini ve özelliklerini kullanabilirsiniz: <a href="" title=""> <abbr title=""> <acronym title=""> <b> <blockquote cite=""> <cite> <code> <del datetime=""> <em> <i> <q cite=""> <strike> <strong>