Türk Hava Yolları Stuttgart Müdürlüğü’nden yeni bir hizmet..!

THY, Stuttgart-Akabe Turistik Hattı

Türk Hava Yolları, Ürdün‘ün başşehri Amman‘dan sonra uçuş sağladığı 221. Noktası olan AKABE’ye Türk Hava Yolları Stuttgart Müdürlüğü olarak Seyahat Acentaları, STK ve Türk Basınıyla tanıtım gezisi düzenledi..!

THY Stuttgart Müdürlüğü, Kültür turizmi çerçevesinde başlattığı tanıtım gezilerine büyük önem veriyor.

THY Stuttgart Müdürü Mehmet İlker Başaran ile ekibi, Stuttgart ve çevresinde THY ile tur ve turizm hizmetleri veren seyahat acentaları/Reisebüro sahipleri, STK’lar ve Türk Basın mensuplarından oluşan bir grubu, Tarih ve Kültür turizmine katkı sağlamaları ve Akabe’yi bizzat görerek, tanıklık ederek teşvik amacıyla THY’nin Amman’dan sonra 221‘inci noktası olan Ürdün’ün AKABE şehrine bir tanıtım turu düzenledi.

THY Stuttgart personeli Muhsin Öztürk

Türk Havayolları Stuttgart Müdürlüğünün tertip ettiği Ürdün tarih ve kültür tanıtım gezisine başta THY Stuttgart personelinden Muhsin Öztürk olmak üzere, IGMG Württemberg Bölgesi bölge başkanı Ünal Ünalan hocaefendi, ATİB Hac Görevlisi Hanefi Şimşek, Gözde Reisebüro sahibi Ahmet Antika, Skyway Reisebüro sahibi Emre Özel, Aras Reisen sahibi Recep Aras, Kas Reisen sahibi Mustafa Sarpkaya, Reisebüro Osman GmbH sahibi Melih Ulusoy, Topkar Reisen sahibi Fuat Topaloğlu, Elif Tours Reisebüro sahibi Şükrü Yağcı katıldı.

Stuttgart THY’nin bu Tarih ve kültür seyahatinin tanıtımında en büyük rolü olan Almanya’daki Türk Basın mensuplarından Frankfurt Milli Gazete’yi ve euturkhaber‘i Temsilen Ali Sağlam, Zaman Gazetesi Stuttgart temsilcisi Yahya Yıldırım, İhlas Medya Stuttgart temsilcisi Ali Batmaz katılarak Ürdün Akabe‘ye turizmi teşvik etmek amacıyla gezi notlarını okuyucularıyla paylaştı.

TARİHE YOLCULUK

10 Aralık 2013 tarihinde Salı günü THY Stuttgart Havalimanında Seyahat acentaları STK ve basın mensupları olarak saat 16:00’de buluştuk. Bizleri Stuttgart THY personelinden Fatih Durman karşıladı. Bu sıcak karşılaşmanın ardından bize Ürdün seyahatımızda refakat edecek olan Stuttgart THY Personellerinden Muhsin Öztürk ile birlikte bagajlarımızı THY İstanbul seferi yapacak uçağa teslim ettik.

Stuttgart THY Müdürü Mehmet İlker Başaran beyefendi de misafirlerine güzel bir seyahat dileğinde bulunarak uğurladı. Stuttgart Havalimanından saat 18:00’de önce İstanbul’a uçtuk, oradan da yerel saatle 24:00’de THY uçağı ile Ürdün’ün AKABE kenti Havalimanına yine yerel saatle 2:45’de Kral Hüseyin Havaalanı indik.

Türk Hava Yolları Akabe temsilciliği yetkililerinden Uğur Demirel beyefendi Havalimanında bizleri karşıladı ve yıllar önce Almanya’da çalışmış olan ve şimdi Akabe’de bulunan rehberimiz Almanca konuşan Selim bey 13 kişilik grubumuzu bir vasıtayla götürerek Akabe’deki otele yerleştirdi.

II. Abdulhamid’in emriyle döşenen Hicaz demiryolu ve Tren vagonlarıyla birlikte üzerinde Türk bayrağı dalgalanıyor..!

11 Aralık 2013Salı Sabah kahvaltısının ardından AKABE şehir turu yaparak Wadi Rum’a ilk günkü gezimize çıktık. Üç adet jeep kiralayıp vadinin esas derinliklerine doğru yol aldık.

1902‘de II. Albdülhamit tarafından yapılan Hicaz Tren yolu ve Lokomatif’

Orada gördüğümüz doğal film platosu dağlar ve kayalıklar ile çöl ortamında bedevi çadırları ve hayatı iç içe görmek mümkün. Doğrusu bu diyarlar gelmeye değer.

Aralık ayında bile turist yoğunluğu oldukça fazla. Bedevi çadırında birer kahve molası verdik ve burada hediyelik eşyalar alarak geri Wadi Rum çıkışına geldik. Burada kılınan namaz ve yemeğin ardından Akabe’deki otelimize dönmek üzere yola çıktık.

Yol üzerinde II. Abdulhamid’in emriyle döşenen Hicaz demiryolu ve Tren vagonlarıyla birlikte üzerinde Türk bayrağını dalgalanırken  gördük, Rehber Selim’e  burayı yakından görmek istediğimizi söyleyerek Gar’a gittik ve fotoğraflarla bu günü kayıt altına aldık. Bu demiryolu halen Potas taşımacılığında kullanılıyor.

AKABE’ye döndük sahile yakın bir yerde olan Osmanlı kalesi tadilatta olduğundan giremedik, yanındaki müzeyi gezerek, sahilde fotoğraflar çektik ve gezinti yaptık.

Akşam saat 19:00’da THY AKABE bürosunun da yer aldığı Hilton Otel’de THY Akabe Müdürü Sedat Orman ve ekibinin verdiği akşam yemeğinde buluştuk.

Hilton Otelinin özel olarak getirdiği Türkiye’den İstanbul

İstanbul Hilton’dan gelen aşçı Asistan Chef Ali Demir ve Asistan Pastrg Chef Tolga lezzetli yemekler sundular.

Hilton’da Asistan Chef Ali Demir ve Asistan Pastrg Chef Tolga Mamok’un hazırladığı leziz Türk yemek çeşitleri servis edildi.

12 Aralık 2013 Çarşamba, sabah kahvaltısının ardından Hilton oteline tanıtımı amacıyla gidildi ve otel odası ve servisler hakkında Seyahat acentaları bilgilendirildi. Aynı mekanda bürosu bulunan THY AKABA bürosunu ziyaret ederek personelle sohbet edildi.

Türk basın olarak THY Akabe Müdürü Sedat Orman ile kısa bir bilgilendirme sohbeti yaptık.

KIZILDENİZE TEK KIYISI BULUNAN TEK LİMAN ŞEHRİ AKABE GÖRÜLMEYE DEĞER

TÜRK Hava Yollarının son yıllarda tüm dünyada yaptığı

THY Akabe Müdürü Sedat Orman ile Yusuf Demirel bilgi aldık..

destinasyon ve başarılı çalışmaları ile tercih edilen ve son üç yıldır “Avrupa’nın En İyi Havayolu Şirketi” seçilen ve dünyada en çok ülkeye uçan Türk Hava Yolları, 98 ülkede 221′nci nokta olan Akabe’yi uçuş ağına kattı. Bununla birlikte işadamları turist ve öğrenciler, Amman yerine Akabe’ye otobüsle gelerek daha ekonomik olan uçma şansına sahip. Bilindiği üzere THY Ürdün’ün başkenti Amman’dan sonra ikinci noktası olan Akabe’ye de 3 Nisan 2013 tarihinden buyana seferler başlamıştı. Akabe kentine başlattığı uçuşlar ile THY Kızıldeniz’e kıyısı bulunan ve görülmeye değer turistik Akaba ile dış dünya arasında da bir köprü kurmuş oldu.

YILIN 11 AYINDA KIZILDENİZ’E RAHATLIKLA

THY Akabe Müdürü Sedat Orman, Seyahat Acentesi sahipleriyle birlikte

GİRMEK MÜMKÜN

AKABE THY Müdürü Sedat Orman, Kızıldeniz sahilinde yer alan ve Ürdün’ün tek liman şehri olan Akabe’ye yoğun bir turist trafiği olduğunu ifade ettiği tanışma ve tanıtım toplantısında şunları söyledi; ‘Uçaklarımızın önemli bir kısmı Uzakdoğu ve Avrupalı yolcular. Yurtdışından İstanbul üzerinden turistler Akabe’ye geliyor. Şimdilik Akabe’ye haftada, Çarşamba, Cuma ve Pazar günleri karşılıklı olarak üç uçak seferi yapılıyor. Seferlerin ileriki günlerde haftada 7 gün karşılıklı yapılmasını planlanıyoruz. Amman muazzam bir şehir fakat AKABE turistik yönden görülmeye değer bir konuma sahiptir. Kızıldeniz’e tek kıyısı bulunan Akabe’de yılın 11 ayı denize rahatlıkla girmek mümkündür. Her gün

THY AKABE Personeli

hava güneşlidir. Rengarenk bir su ve sualtı güzellikleri, mercan adaları, canlı çeşitliliklerinin bolluğu nedeniyle Aralık-Ocak ayında da dalış yapılabilir. AKABE, Wadi Rum ve Petra’sıyla görülmeye değer ve etkileyici bir yerdir. Petra ve Vadi Rum, 2007 yılından beri UNESCO tarafından dünya mirası listesine alındı.

Özellikle Akabe’ye 1,5 saat mesafedeki Wadi Rum inanılmaz doğal formasyonların olduğu ve aynı zamanda Arabistanlı Laurens filminin çekildiği ve aynı zamanda o tarihlerde buralarda gizlendiği bir doğal film platosu. Petra’da İndianer Jons filminin çekildiği Hazine kısmı çekildi.’ Orman, ‘Hedefimiz Akabe gibi tarihi ve doğal güzellikleri olan bir mekanı tanıtarak turist getirmek.’ dedi.

PEYGAMBER VE SAHABE KABİRLERİ ZİYARET

Rehberimiz Ürdünlü Selim

EDİLEBİLİR

Akabe THY Müdürü Sedat Orman, sorduğumuz bir soru üzerine, ‘Aynı zamanda, Doğal güzelliklere yönelik turlar, Sahil ve plaja yönelik ve en önemlisi de Peygamber kabirleri, sahabe kabirleri ve tarihi öneme sahip olan savaşların yapıldığı yerlerin ziyaret edilmesi amacıyla da inanç turizmi çerçevesinde talep üzerine turlar da düzenleyebiliriz. Siz basın mensupları olarak bu tanıtıma katkıda bulunduğunuz için teşekkür ederim. ‘ dedi.

Daha sonra hatıra fotoğrafları çekildi. Buradan Petra turistik kentive oradan da Amman’a gitmek üzere THY Akabe

Ünal Ünalan Hocaefendi

Müdürü Sedat Orman ve Uğur Demirel ile vedalaşıldı.

PETRA’YA YOLCULUK ve SÜRPRİZ..!

Aynı gün saat 10:00’da Petra şehrine doğru yola koyulduk. İki saat sürecek olan yolculuğumuzun yarısına geldiğimizde Trafik yolu kapatmış, buradan ileri geçemezsiniz çünkü ileride yoğun kar yağışı var. Yollar kapalı geçit vermiyor, diyerek geri çevirdiler. Rehberimiz Selim, 200 yılda ilk defa böyle bir kar yağışı ile karşılaşıyoruz. Hazırlıksız yakalandık. Maalesef bu ziyaretlere gitme imkanımız yok.’ dedi.

‘BAHTSIZ BEDEVİYİ ÇÖLDE KUTUP AYISI

Amman’da Tawaheen al Hawa Restaurant’dayız.

Amman’da Tawaheen al Hawa Restaurant’da

ÖPERMİŞ..!’

STK Temsilcisi olarak geziye davet edilen IGMG Würtemberg bölge başkanı Ünal Ünalan Hocaefendi içinde bulunduğumuz bu durumu açıklarken ‘’Bahtsız bedeviyi çölde kutup ayısı öpermiş..!’’ nüktesiyle hepimizi gülümsetti.

Ürdün halkı sıcak kanlı ve misafirperver..!

ARTIK geri dönerek Amman’a gitmeye karar verdik ve 5 veya 6 saatlik bir yolculuk yaparak Ölü Deniz’i gördük. Amman’a 25 Kilometre kala Holiday Inn oteline gelerek istirahata çekildik.

13 Aralık 2013 Çarşamba sabah kahvaltısı ve öğleden sonra gelen rehberimiz Selim ile beraber tekrar yola koyularak Amman’a kısa sürede ulaştık. Ancak kar yağışı yoğun bir şekilde devam ediyordu. 35-40 cm civarında kar vardı. Bu şekilde bir kar yağışı ile ilk defa karşılaşan halk hazırlıksız yakalanmıştı. Otele yerleşmemizin ardından  yörenin otantik bir lokantası olan Tawaheen Al Hawa restaurant’ta bir yemek ikram edildi. Tekrar otelimize geldik.

AMMAN MÜFTÜSÜ AHMAD İBRAHİM EL HASANAT EVİNE DAVET ETTİ

YATSI ezanı okunurken Caminin çok yakında olduğunu hissettim ve abdest alarak karla mücadele ederek zor bir yürüyüşle de olsa camiye ulaştım. Kar nedeniyle cemaat az idi.

Amman müftüsü Ahmad İbrahim el Hasanat ile Jamal Essa Alhatto.

Amman Müftüsü Ahmad İbrahim el Hasanat evine davet etti.

Namaz kılındıktan sonra orada cemaat ilgi gösterdi ve imamla tanıştık, Türk gazeteci olduğumu ve Almanya’da yaşadığımı söyledim. Kendisini tanıtan, Amman Müftüsü Ahmad İbrahim el Hasanat evine davet etti. Yaşlı bir cemaat olan Jamal Essa Alhatto ile birlikte müftü Ahmad İbrahim el Hasanat’ın evinde misafir olduk. Ürdün kahvesi ve hilbe adı verilen yiyecek ve naneli çay ikram eden ev sahibi müftü ile kısa bir sohbetin ardından sabah namazında buluşmak üzere vedalaştık.

Amman’da Melik Abdullah Havalimanındayız

14 Aralık 2013 Cumartesi sabah kahvaltısından sonra Havalimanına gidebilmek için rehberimiz Selim’in gelmesini bekliyoruz. Kar yoğunluğu nedeniyle ancak öğle vakti gelebildi ve eşyalarımızı alarak Amman Havalimanına zor da olsa ulaşabildik. Orada Rehberimiz Selim beyle vedalaşarak 15 Aralık 2013 saat 02:00’deki THY uçağı ile İstanbul’a uçtuk. Orada İstanbul’da kalacaklarla vedalaşıldı. Stuttgart yolcuları da kendi THY uçuşu için ayrıldı.

Bendeniz de Frankfurt’a gidecek olan THY uçağına sabah saat 8:30’daki uçuş için gittim.

THY‘NIN FRANKFURT SEFERİNİ YAPAN AIRBUS 340 UÇAĞINDA KOKPIT’TE YOLCULUK

THY’nin İstanbul Frankfurt seferini yapan 295 kişi koltuk kapasiteli Aırbus 340 uşağı ile havalandıktan yarım saat sonra Business Class’daki tek Türk olmam hasebiyle Kaptan pilot Yusuf Kaçan beyefendi yanıma gelerek kısa bir tanışmanın ardından,yetkisi dahilinde bendenizi Kokpit’de ağırlamak istediğini söyleyince memnuniyetle kabul ettim.

THY’ yeni göreve başlamış ve ilk uçuşu olan İspanyol pilot Carlos Rodriguez Agguirre ile de tanıştırdı. Kabinde bir de kahve ikram eden Kaptan Pilot Yusuf beyefendi ile sıcak bir sohbet ortamı oluştu.

Uçakla ve uçuşla  ilgili çeşitli bilgilendirme yapan Yusuf Kaptana bu nezaketinden dolayı tekrar teşekkür ediyorum.

Musade isteyip yerime geçtim. Yolculuğun nasıl geçtiğini bile anlamadan bir müddet sonra uçak inişe geçti. Harika bir uçuştu bunu güzel bir anı olarak her an hatırlayacağım.

Milli Gazete ve euturkhaber’i temsilen bana bu imkanı sağlayan THY Stuttgart Müdürü Mehmet İlker Başaran Beyefendi ile ekibine teşekkür ediyor, çalışmalarında başarılar diliyorum.

ÜRDÜN:

Resmi dili: Arapça, Başkent: Amman, Kral: II Abdullah, Başbakan: Faisal el-Fayez, Haşimi Ürdün Emirliği

Ortadoğu’da bağımsız bir devlet. Başkenti Amman olan ülkenin yüzölçümü 92.300 km2, nüfusu 5,153,378, resmi dili Arapça , dini İslam ve para birimi Dinar‘dır. Ürdün batıda İsrail, kuzeyde Suriye, kuzeydoğuda Irak ve güneydoğuda Suudi Arabistan ile çevrilidir.

AKABE’nin, sahil boyunca uzanan plajlar, Ürdün’ün en önemli deniz ve plaj turizmi mekanlarındandır. Akabe Kalesi, Akabe Müzesi, Ayla Arkeolojik Müzesi, Plajlar, Türk Hamamlarıyla görülmeye değer bir yer bir turistik belde. Sıcakkanlı ve misafirperver olan Ürdün halkı da bize inanç kardeşliği nedeniyle daha da sıcaklar, o insanları daha yakından  tanımaya değer. Kral Hüseyin’in ardından tahta geçen küçük oğlu Kral Abdullah Ürdün halkı tarafından oldukça sevilen bir lider. Ürdün’de, Krala mutlak bir bağlılık ve sadakat sözkonusu.

II. ABDULHAMİD‘İN YAPTIRDIĞI HİCAZ TREN YOLU VE LOKOMATİF AKABE YAKINLARINDA AYAKTA..!

1902‘de ikinci Albdülhamit tarafından yapılan Hicaz Tren yolu Akabe yakınlarında hala istasyonda Tren lokomatifi üzerinde Türk Bayrağı asılı olarak dimdik ayakta duruyor. Medine’ye kadar ulaşan tren yolunda hedef, Mekke’ye kadardı ama dönemin jön Türkleri yönetimi ele geçirince II. Abdülhamid’in düşürülmesiyle tren yolu projesi rafa kaldırılıyor. Bir Ürdün Dinarı bir Euro’dan biraz daha değerli.

ÜLKEYİ ziyaret etmek isteyen Türk turistlere ise vize uygulanmıyor. Ürdün’ün Kızıldeniz’e kıyısı olan tek şehri olan küçük bir balıkçı köyü iken şimdi ülkenin en önemli turizm ve

Turstik Akabe sahil şehri

tatil kenti durumunda. Akabe’de su sporları oldukça revaçta. Özellikle dalış sırasında Kızıldeniz’e özgü çok çeşitli rengarenk balık türleri heyecan verici. Şehrin plajları da oldukça güzel. Kızıldeniz’e yapılan bot ve yat turları da ziyaretçilerin Kızıldeniz’in tüm güzelliklerini görebileceği aktiviteler arasında. Şayet dalış yapmıyor ya da şnorkel kullanmıyorsanız, cam kaplı glass botlarla Kızıldeniz’in müthiş su altı dünyasını keşfe çıkabilirsiniz.

DÜNYANIN 7 HARİKASINDAN BİRİ: GİZLİ KENT PETRA

Yunanca bir kelime olan Petra, Ürdün’ün Lut Gölü ile Akabe Körfezi arasındaki toprakları üzerinde yer alan antik kenttir. MÖ 400 ile MS.106 yılları arasında Nebatiler’e başkentlik yapmış, Roma imparatorluğu tarafından işgal edilene kadar başkent varlığını sürdürmüş, MS büyük bir deprem olmuş. Deprem sonrası oluşan sıkıntılardan dolayı kent gözden düşmüş ve zaman içinde unutulmuş. Son yapılan çalışmalarla Petra’nın altında kral mezarları olduğu kesinleşmiştir. Tiyatro, tapınak, ev gibi yapılar kireç taşına oyularak yapılmış.1812 yılında İsviçre’li gezgin Johann Burckhardt tarafından tekrar bulunmuş, 1985 yılında UNESCO tarafından dünya kültürel mirası listesine dahil edilmiş, 7 Temmuz 2007’de dünyanın 7 harikasından birisi olarak kayda geçmiştir. Petra’da yaşamış olan Nebatiler ilk Arapçayı kullanan ve Arapların ataları olarak da biliniyor. Petra, Sümele Manastırı gibi gizli ibadet yapılan yer olarak hristiyanlarca uzu süre kullanılmıştır.

Bundan 2000 sene önce Nabatilerin kum taşından oyarak yarattıkları Petra, mimari bir mucize ile doğal güzelliği harmanlamış durumda. Kayaları adeta dantel gibi işlemişler. Yerleşim alanı oldukça geniş bir araziye sahip. Saray, adalet binası, Kraliyet mezarlığı, meclis binası, halkın barındığı evler. Kraliyet sarayı ve adalet binası cephe olarak halkın yaşadığı yöne bakıyor. Adalet binasının halka dönük cephesinin olmasının nedeni topluma suç işlememeleri gerektiğini sürekli hatırlatmak içinmiş.

Seyahat acentesi sahipleriyle Wadi Rum girişinde

WADİ RUM (Ay Vadisi) ÇÖLDE YÜKSEK KIZIL KAYALAR

Ürdün’ün en güneyinde bulunan Akaba şehrinin 60 kilometre batısında bulunun Wadi Rum’a Çöl otoyolu üzerinden rahatlıkla ulaşılabiliyor. Otoyolda Wadi Rum tabelası bulunuyor. Bu tabeladan saptıktan sonra güzel manzaralar eşliğinde çölde 30 km yol yaptıktan sonra Wadi Rum girişine ulaşıyorsunuz. UNESCO koruma listesinde yer alan Wadi Rum, 720 kilometre kare alanı kumtaşı ve granit kayaların oluşturduğu kocaman tepelerden oluşuyor. Tepelerin yükseklikleri bin 800 metreye kadar ulaşıyor. Tamamı kurak olan bu alan oldukça ince çöl kumları ile kaplı. Ticaret kervanlarının eskiden dinlendikleri yer olarak da bilinmekte. Doğal film platosu olan ve büyüleyici görüntülerin olduğu bu vadide Bedevi hayatını yaşatan bedevi çadırları ve deve turlarının da yapıldığı bir mekan durumunda.

Burada turistleri cezbedici birçok alternatif var. Jeep kiralayarak kayalar ve kızıl kum tepelerini aşarak safari turu yapmanızı kesinlikle tavsiye ederim. Ancak bunlarla pazarlık yapmanız gerekir.

Özellikle gün batımında kızıl kum tepelerinin görüntüsü muhteşem oluyor. Çölün ortasında yükselen kırmızı kayalıklar sizi başka dünyalara götürüyor.

Kaya tırmanışı yapma imkanı var, develere binerek çölde gezintiye de çıkabilirsiniz. Bedevi çadırlarının bir bölümü içerisinde oturup güzel bir çay keyfi yapabilir, yemek yiyebilirsiniz.

TÜRK YATIRIMCILARIN DA TERCİHİ AKABE

Akabe’de Türk inşaat şirketleri, Türk lokantaları, pastaneler, mobilya mağazaları ve irili ufaklı Türk işletmeleri faaliyet gösteriyor. THY Akabe bürosunun açılmasıyla birlikte sağladığı ulaşım kolaylığı sayesinde Türk işletmelerin sayısında hızlı bir artış olacağı tahmin ediliyor. Ürdün Hükümetinin sağladığı kolaylıklar ve teşvikler yabancı yatırımcılar için giderek cazip hale geliyor. Ayrıca kentte bulunan üniversitede öğrenim gören Türk öğrenciler de mevcut. Fiyat avantajları ile öğrenim harçları ve düşük öğrenim maliyeti, burada öğrenim görmek iseteyen öğrenciler için tercih nedeni durumunda.

Wadi Rum’da bedevi çadırında

LUT GÖLÜ

Lut gölü‘nün yüzeyi Akdeniz deniz seviyesinden tam 395 metre aşağıda! Yani dünyanın en derin noktasındaki gölü Lut gölüdür. Ürdün vadisinde Amman‘ın 55 km güneydoğusunda bulunan Lut gölüne 13 kişilik grubumuzla rehberimiz Almanya’da uzun süre yaşamış ve Almanca konuşabilen Ürdün’lü Selim ve getirdiği  minibüsle gittik. Yolculuk esnasında bizlere önemli yerler hakkında bigilendirdi.

Karşı sahil İsrail. Sahile yakın suda beyaz büyük tuz kitlelerini görüyorsunuz. Bu gölün başka bir özelliği yüksek tuz ve mineral oranı. %30‘un üzerindeki tuzluluk oranı ile dünyanın en tuzlu gölü. Ne olacak diyebilirsiniz? Ama Akdeniz‘in 10 katı daha tuzlu olan Lut gölünde yüzmeden ne dediğimi anlayamazsınız.

Burada normalde yüzmek teknik olarak mümkün değil aynı zamanda batmak ta imkansız! Gölün içerisinde otur kitap oku o derece! Batma riskiniz yok. Burada gözlerinize çok dikkat etmelisiniz. Zira tuz yoğunluğu %30 olduğu için gözlerinizi fena acıtabilir. Vücudunuzda açık yara var ise bu suya girilmesini pek tavsiye etmem. Göl de hiçbir bitki ve balık yaşamıyor, bu sebeple de adını ölü deniz olarak almış, ama gelgelelim son zamanlarda buranın bir mikro organizma cenneti olduğu da keşfedilmiş durumda. Ayrıca gölün çok zengin mineral yapısı sebebiyle güzellik ve cilt bakımı konusunda bir kaç fabrika kurulmuş  ve buranın çamurundan hazırladıkları farklı farklı ürünleri turistlerin beğenisine sunuyorlar. Zaten yoğun tuzlu suyun kendisi de cildinizi yumuşacık yapıyor, ama saçlar için aynısını söylenemez.

Son olarak, bu alan en eski yerleşim alanlarından biri.  Kitaplı dinler olarak anılan üç dinde de buraya atıfta bulunulmuş. Buradaki tektonik çöküntüyü yöre halkının cezalandırılması olarak tanımlamışlardır. Bu kitaplara göre çok ayıplı ve asi insanlar Allah tarafından cezalandırılıyor.

Bilim göre burada çok büyük bir deprem sonucu çökme oluşmuş. Göle gelen su kaynaklarının var olmasına rağmen çıkış yolu yok ve bu da büyük miktardaki buharlaşma ile denge kurulmuş olarak izah ediliyor.

Çağımızdaki küresel ısınmadan burası da nasibini almış. Görünen o ki yakın zamanda burası da görülemeyebilir. Onun için bu yerleri görmeyi ertelemeyin.

NEBO DAĞI

Madaba, Lut gölüne giderken yol üzerinde bulunan bir şehir. Amman’a 32 km uzaklıkta. Mozaikleri ile ünlü bir yer. Rehberimiz Selim bizi  Nebo dağına çıkarttı. Madaba nın mozaiklerini pek de göremeden geçtik. Ama Nebo’daki müzede bu mozaiklerden göerme imkanını elde ettik.

Nebo dağı ise sonraki durağımızdı. Nebo dağının önemi Hz. Musa  (AS)’ın vefatından önce çıktığı ve zirve yaptıktan kısa süre sonra öldüğü dağ olması. Burada sonradan bir kilise yapılıyor. Kilisede şu anda onarım ve tadilat işlemleri sürüyor.

Hz. Musa’nın Asası’nı temsilen dikilmiş bir de anıt mevcut. Nebo dağından vadiye bakıldığında bütün şehirleri ve yerleşim alanlarını görebiliyorsunuz. Hava açık olduğunda ise Kudüş’ü de görmek mümkün ancak Aralık ayında ziyaret ettiğimizden dolayı sis nedeniyle fazla görüntü alamadık.

Burada birkaç hatıra fotoğrafı çekilerek Hz. Musa AS’ın ayak bastığı ve bu mekandan Kudüs ve diğer yerleşim yerlerine bakış yaptığı yerde bulunmak güzel bir duygu.  Buradan Nablus’a 66 km, Jericha 27 km, Ramallah 50 km, Jerusalem 46 km, Oumran 25 km, Betlehem 50 km, Herodium 47 km, Hebron 65 km mesafede bulunmakta. Bu ziyaretin ardından orada buluna bir yöresel yemeklerin hazırlandığı lokantada birlikte yemek molası verdik. Daha sonra Madaba da bir satış dükkanına gelerek oradan hediyelik hurmalarımızı da almış olduk.

YouTube Preview Image

YouTube Preview Image

YouTube Preview Image

YouTube Preview Image YouTube Preview Image YouTube Preview Image

YouTube Preview Image

 

 

 

 

Comments are closed.