Ulusu, ‘Atatürk için Cumhuriyet Bayramı’nın yeri farklıydı’

Çankaya Köşkü’nün özel kalemi ve kütüphanecisi olarak görev yapan Nuri Ulusu’nun oğlu gazeteci – yazar Mustafa Kemal Ulusu, Beykoz Üniversitesi’ne konuk oldu. Babasından dinlediği Atatürk’ü anlatan Ulusu, Atatürk’ün, Cumhuriyet Bayramı’na ayrı bir özen gösterdiğini belirtti.

Atatürk’ün hayalinin her zaman çok partili demokrasi olduğunu da belirten Ulusu, tüm planlamaların buna göre yapıldığını söyledi. Atatürk’ün yaklaşık 5 bin kitap okuduğunun bilgisini de veren Ulusu, bunların % 70’inin tarih kitabı olduğundan bahsetti.

Beykoz Üniversitesi, 29 Ekim Cumhuriyet Bayramı öncesi önemli bir etkinliğe ev sahipliği yaptı. Ulu Önder Mustafa Kemal Atatürk’e 19 Mayıs 1919 yılında Samsun’a çıktığı Bandırma Vapuru’nda 1. Kamarot olarak hizmet eden Hacı Tevfik Ulusu’nun torunu, Çankaya Köşkü’nün özel kalemi ve kütüphanecisi olarak görev yapan Nuri Ulusu’nun da oğlu olan gazeteci – yazar Mustafa Kemal Ulusu, ‘Gerçek Atatürk’ü Tanımak İster Misiniz?’ başlığı altında babasından dinlediği anıları paylaştı.

Beykoz Üniversitesi öğrencileri ve akademisyenleri ile bir araya gelen Ulusu, Atatürk’ün pek bilinmeyen yönleri hakkında bilgi verdi. Atatürk’ün Cumhuriyet Bayramı’na ayrı bir özen gösterdiğini belirten Ulusu, “Yıllarca babamdan dinlediğime göre Atatürk, dini ve resmi tüm bayramlara karşı çok duyarlıydı ama Cumhuriyet Bayramı’nın yeri ayrıydı. 28 Ekim gecesi hafif bir şeyler yer ve erkenden odasına çekilirdi.

Ertesi gün törende neler konuşacağının planını yapardı. 29 Ekim sabahı erkenden tıraşını olurdu. Böylece ilk elini öpenler onlar olurdu. Sonra diğer çalışanlar da Atatürk’ün elini öperdi. Bu sırada Atatürk sanki askeri bir törendeydi. Çalışanlara ikramiyeler de verirdi. Babam da Cumhuriyet Bayramı’nı bu özenle kutlamayı evimizde sürdürdü” dedi.

Hayali çok partili demokrasiydi

Cumhuriyet’in çok zor şartlarda kurulduğunu ve Atatürk’ün çok partili demokrasi hayalini kurduğunu anlatan Ulusu, Türkiye Büyük Millet Meclisi’nin (TBMM) yapım aşamasında yaşananları da anlattı: “Atatürk mimarların getirdiği çizimleri beğenmiyor.

Çizimleri masaya yatırıyorlar. Babam da yanında. ‘Evet çok güzel çizmişsiniz, çok güzel olmuş ama çok büyük bir eksiklik var. Yakın zamanda çok partili bir demokrasi olacak. Siz sadece tek parti, iktidar partisi için çalışma odası yapmışsınız. Diğer partilerin toplantı yapabileceği, sabaha kadar çalışacakları için de dinlenecek odaların yapılması gerekiyor’ diyor.

Bir gün de sofrasında bir milletvekilinin, ‘Paşam, yarın sizi ömür boyu Reis-i Cumhur ilan edelim’ demesine de ‘Siz beni Mısır ve Arnavutluk kralına mı benzetmeye çalışıyorsunuz’ diyerek tepkisini gösteriyor.

Bir gün yine birinin ‘Paşam, tarihin en büyük komutanı sizsiniz, en büyük savaşı da Kurtuluş Savaşı’ sözleri üzerine Atatürk, ‘Hayır, tarihimizin en büyük komutanı Hz. Muhammed’dir, en büyük savaşı da Bedir Savaşı’dır’ cevabını veriyor.”

Dua okunurken ağlardı

Atatürk’ün çok duygusal biri olduğunu da anlatan Ulusu, “Atatürk, Dolmabahçe Sarayı’nda yakınlarına nişan ve düğün tertip edermiş. Yine güzel bir yaz günü düğün yapılırken sabahın erken saatlerine kadar eğlence devam etmiş. Davetliler sarayın bahçesine çıkmışlar.

Atatürk, manevi kızı Nebile’yi çağırtmış ve ‘Hadi kızım tam ezan vakti, o güzel sesinle bir sabah ezanı oku da hepimiz dinleyelim’ demiş. Nebile ezan okurken Atatürk’ün gözlerinden yaşlar süzüldüğünü anlatırdı babam. Dua okunurken de duygusallaşırdı” ifadelerini kullandı.

5 bin kitap okumuştu

“Kitaplar, Atatürk’ün her şeyiydi” diyen Ulusu, “5 bine yakın kitap okumuştu. Bunların % 70’i tarih kitabıydı. Zaman zaman yakınlarından bu konuda ‘Ne kadar çok tarih kitabı okuyorsunuz’ diye sözler duyduğunda, ‘Ben bütün zaferlerimi tarih bilgime borçluyum’ cevabını veriyordu.

Şiir ve makaleler yazıyordu” dedi. Ulusu, daha sonra Atatürk’ün en sevdiği şiir olan Salih Rıfat’ın ‘Ya İstiklal Ya Ölüm’ şiirini okudu.

Atatürk’ü Bandırma Vapuru’nda zafere uğurlayan son kişinin gemide çalışan dedesinin vasıtasıyla babası olduğunu anlatan Ulusu, 10 Kasım 1938’de de Atatürk’ü babasının uğurladığını söyledi. Ulusu, babasının komadayken uyandığını ve tarihin 29 Ekim olduğunu öğrendikten sonra son nefesini verdiğini anlattı.

‘Sıradan biri olmayın’

Türkiye Futbol Federasyonu Başkanı olmayı henüz 14 yaşındayken kafasına koyduğunu söyleyen Ulusu, gençlere tavsiyelerini sıraladı: “Hayallerinizin peşinden koşun ve hoşgörülü olun. Hangi ırka, hangi mezhebe sahip olduğunuz hiç önemli değil.

Hata yapın ama aynı hatayı 2. 3. kez yapmayın. Vasat insan olmayın. Ortaya muhakkak bir farklılık koyun. Hayır işlerinde çalışarak yeni dostlar edinin. Mutlaka spor yapın. Zaman yönetimine çoğumuz özen göstermiyoruz ama zaman çok hızlı geçiyor. Hiçbir konuda bahane üretmeyin.

Başkalarını da hiç suçlamayın. Yeri geldiğinde sorumluluklarınızı, hatalarınızı kabul edin. Her şeyi basitleştirin. Farklı yetenekler de kazanmaya çalışın. Üniversite eğitiminiz burada bitebilir ama öğrenmeniz hep devam etsin. Bilgilerinizi güncelleyin. Özetin özeti gençler, sakın ha sıradan biri olmayın.”

Comments are closed.