Elazığlı depremzedelerin kuzu sevinci

Küçükbaş hayvancılığın yoğun olarak yapıldığı Elazığ’da, 24 Ocak’ta yaşanan depremden maddi olarak zarar gören hayvan yetiştiricileri, devletin desteği ve bereketli kuzu doğumları ile moral buluyor.

İsmail Şen   |22.03.2020
Elazığlı depremzedelerin kuzu sevinci Fotoğraf: İsmail Şen/AA
 

Elazığ

Küçükbaş hayvancılığın yoğun olarak yapıldığı Elazığ’da, 24 Ocak’ta yaşanan depremde ahır, yemlik ve samanlıkları ile hayvanları zarar gören hayvan yetiştiricileri, devletin sağladığı destekler ve bereketli kuzu doğumlarıyla moral buldu.

Merkez üssü Sivrice ilçesi olan 6,4 büyüklüğündeki depremin hayvan yetiştiricilerini de etkilediği kentte, Tarım ve Orman Bakanlığı, hayvanlarını kaybeden üreticilere 400 küçükbaş ve 88 büyükbaş hayvan, yemliği enkaz altında kalanlara da 137 bin 600 kilogram yem yardımı yaptı, ahırı yıkılan veya ağır hasar gören üreticilere 1045 hayvan barınak çadırı kurdu.

Deprem bölgesinde bu yıl şubat ayı ile başlayan kuzu doğumlarındaki bereket ile devletin verdiği destekler, depremzede hayvan yetiştiricilerine moral oldu.

Kuzulama döneminin başlamasıyla yoğun mesai harcayan yetiştiriciler, günün 24 saati gebe hayvanlarını takip ediyor, günde 3 kez yemlerini veriyor, yeni doğan ve süt emme alışkanlığı kazanmaları için annelerinden ayrı yerlerde tutulan binlerce kuzuyu günde 2 kez anneleri ile buluşturuyor.

“Süt koşusu” renkli görüntüler oluşturuyor

Kapıların açılmasıyla büyük bir telaşla koşmaya başlayan kuzular, yüzlerce hayvanın arasından annelerini ya kokusundan ya da sesinden tanıyor. “Süt koşusu” olarak adlandırılan, kuzuların anneleriyle buluşma anı, renkli görüntülere sahne oluyor.

İl Tarım ve Orman Müdürü Turan Karahan, AA muhabirine yaptığı açıklamada, tarım ve hayvancılık kenti olan Elazığ’ın, yaklaşık 800 bin küçükbaş ile 200 bin büyükbaş hayvan potansiyeline sahip olduğunu belirtti.

Deprem felaketinden hayvan yetiştiricilerinin de etkilendiğini ifade eden Karahan, “Tarım ve Orman Bakanlığımız, hayvanı telef olanlara hayvan verilmesi, samanlıkları veya yemlikleri enkaz altında kalmış üreticilerimize yem desteğinin sağlanması noktasında ciddi bir irade ortaya koydu. Bu irade ile hiçbir üreticimiz mağdur edilmeden hayvanları kendilerine teslim edildi. Aynı şekilde ahırları yıkılmış ya da hasarlı olduğu için yıkılan üreticilere, hayvanlarının soğuktan ve dış etkenlerden zarar görmemeleri için çadır hayvan barınakları verildi, verilmeye devam ediliyor.” diye konuştu.

350 bin kuzu meralarla buluşacak

Karahan, depremin ardından devletin yardımları ve şubat ayı itibari ile kentte başlayan bereketli kuzu doğumlarının, üreticiye büyük moral verdiğini dile getirdi.

Elazığ’da geçen yıl 300 bin civarında kuzu doğumu gerçekleştiğini aktaran Karahan, şunları kaydetti:

“Deprem felaketini biraz olsun gölgeleyen ve insanların üretim ve istihdama dayalı moral ve motivasyonunu arttıran baharın bereketi, kuzuların bereketiyle yeniden yeşeriyor. Kuzu doğumları geçen yıla oranla büyük bir artışta. 350 bin civarındaki yavru, mera ve çayırlarla bulaşacak. İnşallah bu bereketle Elazığ’da depremin yaralarını bir an önce sarmış olacağız ve insanlarımız eski mutluluklarına ve huzurlarına dönmüş olacaklar.”

Yoğun mesai harcıyorlar

Merkeze bağlı Yemişlik köyünde hayvan yetiştiriciliği yapan Nusret Küçük, depremden maddi ve manevi olarak etkilendiklerini ancak hem devletin yardımları hem de doğum sezonunda ağıllardan yükselen kuzu sesleri ile afetin etkisinden uzaklaştıklarını aktardı.

Doğum sezonunda yoğun bir mesai yaşadıklarını aktaran Küçük, “Bir hareketlilik var. Her an, hayvan yavrusunu doğururken telef olmasın, fire vermesin diye başındayız. Sürekli takip ediyoruz.” dedi.

Yeni doğan kuzuların soğuktan etkilenmemesi, hastalıklardan korunması ve iyi beslenmesi için hassasiyet gösterdiklerini ifade eden Küçük, yavruları, süt emmeleri için günde iki kez anneleriyle buluşturduklarını dile getirdi.

“Süt koşusu” olarak adlandırdıkları bu buluşma anını hayretle izlediklerini aktaran Küçük, “Bu kadar insan bir araya gelse kimse kendi çocuğunu belki bulamaz, hepsi aynı renkte, aynı ırkta. Ben 10-20 taneyi bir araya getiremem hepsi aynı olduğu için ama anaları tanıyor.” ifadelerini kullandı.

Hayvan yetiştiricisi Eser Küçük ise kuzuların doğmasıyla yaşadıkları deprem felaketini unuttuklarını, günün 24 saati hayvanları ile uğraştıklarını anlattı.

AA

Bir cevap yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir

*

Next Post

Koronavirüsle mücadelede mümkünse her gün banyo yapılmalı

Sal Mar 24 , 2020
Prof. Dr. Yorulmaz, koronavirüsle mücadelede mümkünse her gün, hiç olmazsa iki günde bir banyo yapılması gerektiğini bildirdi. Cihan Demirci   |23.03.2020 Edirne Trakya Üniversitesi (TÜ) Tıp Fakültesi Hastanesi Halk Sağlığı Anabilim Dalı Başkanı Prof. Dr. Faruk Yorulmaz, AA muhabirine yaptığı açıklamada, koronavirüs tedbirleri kapsamında “evde kal” çağrısının üzerine tüm yaş gruplarının […]

Editörden

www.euturkhaber.com

KANDİLİNİZ KUTLU OLSUN!.. Şabanın 14.ünü 15. e bağlayan gece gündüzü oruç tutulur, gecesi ibadetle, tövbe ile geçirilir. Berat Kandili nedir? Berat Kandili; Ramazanın müjdecisi…Şaban ayının yarısı gecesi… Berat… borçtan, hastalıktan, suç ve cezadan beraet etme, kurtulma… günahlardan arınma, temize çıkma, ilâhî af ve rahmete nâil olma… Berat gecesi de diğer gecelerimiz gibi her birimiz için birer, tefekkür, tezekkür ve yenilenme gecesidir. Berat; kırılan kalpleri onarma, dargınlık duvarlarını yıkma, kin, nefret ve intikam duygularını aşma günüdür. Yüce Yaradan’ın affına erebilmek için yaradılanı affetme günüdür. Berat; bizlere her türlü şer, kötülük, zulüm, haksızlık ve adaletsizlikten beri olmayı, onlardan teberra ederek uzak kalmayı öğretir. Hz. Peygamber (SAV) şöyle buyurur: “Şaban ayının 15. gecesini ibadetle geçirin, gündüzünde de oruç tutun. Çünkü Yüce Allah, bu gece dünya semasına rahmetiyle tecelli eder ve 'Yok mu tövbe eden, tövbesini kabul edeyim! Yok mu rızık isteyen, rızık vereyim! Yok mu şifa isteyen, şifa vereyim!.. Yok mu başka isteği olan ona da istediğini vereyim" (İbn Mâce, Sünen, "İkâmetü's-salât", 191.) Allah cc Berat etmiş olarak Ramazan-ı şerife girmeyi nasip eylesin!..

Quick Jump