Yurt genelinde “Evde kal” çağrısına büyük oranda uyuluyor

İZMİR (AA) – Yeni tip koronavirüs (Kovid-19) tedbirleri kapsamında Ankara, İstanbul ve İzmir başta olmak üzere yurt genelinde, "Evde kal Türkiye" çağrısına büyük oranda uyulduğu görüldü.

Başkent Ankara'da "Evde kal" çağrısına uymayanlar, şehrin işlek noktaları olan 15 Temmuz Kızılay Milli İrade ve Ulus meydanlarına geldi.

Bazı kişilerin, alınan tedbirlerden özellikle sosyal mesafe kuralına uymadığı gözlendi. Meydanlarda ve civarındaki parklarda yaşlı vatandaşların da olduğu görüldü.

Normal zamanda kalabalık olan Altındağ ilçesi Hamamönü bölgesinde ise sessizlik hakim. Meydanlarda maske ve eldivenli bir şekilde görevlerini yerine getiren polis ekipleri, vatandaşlara zorunlu olmadıkça evden çıkmamaları ve maske takmaları yönünde uyarılarda bulundu.

Ayrıca sokağa çıkma kısıtlaması bulunanlara yönelik denetlemeler de devam ediyor.

– İstanbul uyarıları dinledi

İstanbul'da Taksim Meydanı, İstiklal Caddesi ve Galata Kulesi ile Beşiktaş'ta sakinlik hakim oldu. Yenikapı ve Cankurtaran sahillerinde vatandaşların çağrılara uyarak dışarı çıkmaması nedeniyle boş kaldı.

Fatih, Bayrampaşa, Gaziosmanpaşa ve Bahçelievler'deki meydanlarda az sayıda insana rastlanılırken yol kenarlarındaki bankların çevresinin şeritle kapatıldığı göze çarptı.

Öte yandan Esenler Belediyesinin dün aldığı tedbirler kapsamında yaya geçişlerine kapatılan Dörtyol Meydanı ve Davutpaşa Caddesi’nde kimsenin bulunmadığı, polis ve zabıta ekiplerinin bu buralarda güvenlik önlemi aldığı görüldü.

Metrobüs başta olmak üzere minibüs, tramvay, metro ve otobüslerde yoğunluğun olmadığı, vatandaşların sosyal mesafeyi korudukları gözlendi.

İstanbul Anadolu yakasında ise sahil bölgelerinde sakinlik gözlenirken trafik yoğunluğu bulunmuyor.

– İzmir'de sokaklar meydanlar boş kaldı

İzmir'de pandemi öncesi gün içinde birçok insanın kullandığı meydanlar boş kaldı. Tarihi saat kulesinin yer aldığı Konak Meydanı, tarihi Kordonboyu'nda yer alan Gündoğdu Meydanı gibi birçok yer "Evde kal" çağrıları doğrultusunda kuşlara kaldı.

Şehir içi trafiğinin de azaldığı kentte maske kullanımı da uyarılara bağlı olarak arttı.

Meydanların boş kaldığı Aydın’da Adnan Menderes Bulvarı ile Sevgi yolunda da sakinlik hakim. Manisa, Uşak ve Denizli'de de vatandaşlar "Evde kal" çağrılarına uydu.

Muğla'nın turizm merkezleri Marmaris, Bodrum ile Fethiye ilçelerinin yoğun olduğu sahil, plaj, cadde, meydanları, yürüyüş yollarında sakinlik sürüyor.

Afyonkarahisar'da da Kent Meydanı, Bankalar Caddesi, Uzun Çarşı girişi ve belediye etrafında insan ve trafik yoğunluğu bulunmuyor. Sokaklardaki az sayıda insan ise polis ve zabıta ekiplerince uyarılıyor.

– Marmara da evde kaldı

Sakarya'da kentin işlek yerlerinden Çark Caddesi, 15 Temmuz Demokrasi Meydanı, Şemsiyeli Park ve Karaağaç Caddesi'nde sessizlik hakim oldu. Birçok mağazanın kapalı olduğu kentte oturma alanları emniyet şeridiyle çevrildi.

Kocaeli'de işlek yerlerin başında gelen Kent Meydanı, Yürüyüş Yolu, Fethiye Caddesi ile Fevziye ve Yenicuma parkları boş kalırken insanlar zorunlu olmadıkça evlerinden çıkmadı. Sokağa çıkanların büyük kısmının ise maske taktığı kentte Anadolu Otoyolu ve D-100 kara yolunda trafiğe çıkan araç sayısı ciddi oranda azaldı.

Bursa'da, 15 Temmuz Demokrasi Meydanı, Tarihi Kapalı Çarşı ile Ulu Cami civarı ve Kent Meydanı başta olmak üzere yoğunluk yaşanmıyor. Güneşli havaya rağmen kent genelindeki cadde ve sokaklardaki sakinlik "Evde kal Türkiye" çağrılarına büyük oranda riayet edildiğini gösteriyor.

Yalova'da da sakinlik hakim. Kentin sahil şeridi başta olmak üzere 15 Temmuz Demokrasi ve Cumhuriyet Meydanı ile Gazipaşa Caddesi'nde iş yerlerinin tamamına yakınının kapalı, araç ve yaya hareketliliğinin ise çok az olduğu görüldü.

Bilecik'te Cumhuriyet Meydanı ve Tevfik Bey Caddesi gibi işlek noktaların kalabalık olmadığı görüldü.

Trakya'da da zorunlu ihtiyaçlar dışında "Evde kal" çağrısına uyuluyor. Edirne'de salgından önce turizm açısından da yoğunluk yaşanan Selimiye Meydanı en sakin günlerini yaşıyor. Saraçlar Caddesi ise ara ara yoğunluğun artmasıyla göze çarpıyor. Girişi ve ara yolları bariyerlerle kapatılan caddeye vatandaşlar ateşi ölçülerek alınıyor. Bankacılık işlemi ya da fatura ödeme konusunda mazereti olmayanlar caddeye alınmıyor.

Tekirdağ'da ise kent sakinlerinin sıklıkla gittiği Köprübaşı, Cumhuriyet Meydanı, Bedesten Çarsısı ve Değirmenaltı bölgelerinde çok az sayıda kişi görülüyor.

Kırklareli'nde koronavirüs tedbirleri kapsamında, vatandaşların büyük çoğunluğu "Evde kalın" çağrısına uyuyor.

– İç Anadolu'da "Evde kal" çağrıları yanıt buldu

Eskişehir kent merkezinde de polis ekiplerinin önlemlerinin ardından İki Eylül, İsmet İnönü ve Hamamyolu caddelerinde insan yoğunluğunun azaldığı gözlendi.

Kayseri'nin işlek yerlerinden Cumhuriyet Meydanı, Millet Caddesi, Sivas Caddesi, İnönü Bulvarı ve Mimarsinan Parkı gibi normal günlerde vatandaşların yoğun bulunduğu yerlerde sakinlik olduğu görüldü.

Yozgat'ta da kentin en kalabalık meydanı Cumhuriyet Meydanı ve Lise Caddesi en sakin günlerini yaşıyor. Alınan çeşitli önlemlerle vatandaşlar arasındaki sosyal mesafe korunmaya çalışılıyor.

Sivas'ta vatandaşlar polis ekiplerince sosyal mesafeye uymaları konusunda uyarılırken şehrin işlek caddelerinde sakinlik yaşanıyor.

Nevşehir’de "Evde kal" çağrısına halkın büyük çoğunluğu uyuyor. Kent merkezinde bazı caddelerin trafiğe kapatılması uygulaması devam ediyor.

Kırıkkale'de Cumhuriyet Meydanı'nın yanı sıra park ve bahçelerde sakinlik yaşanıyor. Gün içerisinde iş yerlerinin bulunduğu bazı caddelerde az da olsa yoğunluk yaşanıyor.

Ömer Halisdemir Meydanı ile Cumhuriyet Meydanı'nda yoğunluk görülmeyen Niğde'de insanların zorunlu olmadıkça dışarıya çıkmadıkları gözleniyor.

Kırşehir'de, kentin en işlek yerleri olan Cacabey Meydanı, Ahi Evran Külliyesi Meydanı, Terme ve Atatürk caddelerinin sakin olması dikkati çekti.

Konya’da Mevlana Meydanı'nın yanı sıra Alaaddin Bulvarı, Zafer Meydanı, Kültür Park, Kılıçarslan Şehir Meydanı, Konya Büyükşehir Belediye Stadı çevresi ile Otogar ve Kule Kavşağı’nın bugün de boş olduğu görüldü. Şehrin bazı noktalarında trafik denetimi yapan polis ekipleri, yolcu ve sürücüleri Kovid-19 tedbirleri konusunda bilgilendirdi.

Karaman'da Aktekke 15 Temmuz Demokrasi Meydanı'nın yanı sıra İsmet Paşa Caddesi, 1'inci ve 2'nci İstasyon caddelerinde sakinlik sürüyor.

Aksaray'da da şehir merkezindeki meydanlar, işlek caddelerde sessizlik devam ediyor, kentteki diğer işlek caddelerde de vatandaşlar sokağa çıkmayarak "Evde kal" çağrısına kulak veriyor.

Çankırı'da kentin işlek noktalarından Atatürk Bulvarı ve Belediye Meydanı'nda araç ve yaya trafiğinde yoğunluk bulunmuyor.

– Balıklıgöl'deki balıklara ekipler yem verdi

Gaziantep'te, Valilik ve belediyeler tedbirler kapsamında vatandaşlara uyarılarda bulunurken bahar dönemlerinde yoğun turist hareketliliği olan bölgelerde sakinlik gözlendi.

Şanlıurfa'da da tarihi Balıklıgöl Yerleşkesi'nde sessizlik hakim olurken belediye ekipleri tarafından göldeki balıklara yem verildi.

Malatya'da kent meydanı ve parklarda yoğunluğun oldukça azaldığı görüldü.

Diyarbakır, Batman, Bingöl, Elazığ, Mardin, Siirt ve Şırnak'ta tedbirler kapsamında polis ve jandarma ekipleri de sık sık araçlardan evde kalınması konusunda Türkçe ve Kürtçe anonslarla uyarıda bulunuyor. Vatandaşların tedbirlerle uyması ile bölge genelinde cadde, sokak, meydan ve parklarda sakinlik gözleniyor.

– Doğu Anadolu

Van'da insanların büyük bir bölümünün evde kalmayı tercih etmesiyle kentin en işlek caddelerinden Cumhuriyet, Kazım Karabekir ve İskele ile Beşyol Meydanı sessizliğe büründü.
Hakkari, Bitlis ve Muş'ta da vatandaşların çağrılara uymasıyla en işlek cadde ve meydanlar boş kaldı.

"Evde kal" çağrısına büyük oranda uyulduğu Erzurum'da, en işlek caddeler ile meydanlar boş kaldı. Kentteki en hareketli yerlerden Cumhuriyet Caddesi, Yakutiye Kent Meydanı ve Havuzbaşı Kent Meydanı sessizliğe büründü.

Turizm sezonunda yerli ve yabancı turistlerin ziyaret ettiği Çifte Minareli Medrese, Tarihi Ulu Cami ve Erzurum Kalesi de boş kaldı.

Kars Emniyet Müdürlüğü Asayiş Şube Müdürlüğü ekipleri, "Evde kal" çağrısını sürdürürken alınan tedbirlerle ilgili de denetim yapıyor. Ekipler, parkları tek tek gezerek buralardaki az sayıda vatandaşı bölgeden uzaklaştırdı.

Ardahan'da da en işlek cadde, meydan ve parklar, vatandaşların evlerinde olması nedeniyle boş kaldı.

– Akdeniz

Antalya'da her yıl milyonlarca yerli ve yabancı turistin kullandığı Konyaaltı ve Lara sahillerinin yanı sıra her gün binlerce kişinin yürüyüş ve spor yaptığı Falez Parkı, Kaleiçi Yat Limanı, Balıkçı Barınağı'nda da sessizlik hakim oldu.

Adana'da, Yeşil, Gazipaşa ve Ziyapaşa bulvarları, Uğur Mumcu ve 5 Ocak Meydanları ile Atatürk ve Merkez Parklar boş kaldı.

Mersin'de, kentin en büyük büyük yeşil alanlarından biri olan Toroslar ilçesindeki Yeşilvadi'de sakinliğin hakim olduğu gözlendi. Vatandaşların yoğun olarak kullandığı sahil şeridindeki Adnan Menderes Bulvarı ile Beşiktaş, Mersin İdmanyurdu, Fenerbahçe ve Galatasaray meydanlarında da tedbirlerin ardından sessizlik hakim oldu.

Hatay'da ise insanların yoğunluk oluşturduğu Atatürk Caddesi ve 15 Temmuz Milli İrade Parkı'nın sakin olduğu görüldü.

Osmaniye'de, Devlet Bahçeli, Musa Şahin, Atatürk ve Alparslan Türkeş Bulvarları ile Devlet Bahçeli ve Cumhuriyet Meydanları boş kaldı.

– Karadeniz'de vatandaşlar evde kaldı

Trabzon, Ordu ve Giresun'da vatandaşların "Evde kal" çağrılarına dikkat etmesiyle işlek cadde, sokak, meydan ve park gibi yerlerde insan yoğunluğu gözükmüyor.

Trabzon'da Atatürk Alanı, Ordu'da Demokrasi ve Köprübaşı meydanları ile Giresun'da Atatürk Meydanı sakin günler yaşıyor.

Düzce'de, İstanbul Caddesi, Anıtpark Meydanı ve Avni Akyol Parkı'nın şeritlerle kapatılmasının ardından şehrin en işlek noktaları en sakin günlerini yaşadı.

Zonguldak'ın en işlek caddelerinden Gazipaşa Caddesi ile Madenci Anıtı önü boş kalırken insanlar zorunlu olmadıkça evlerinden çıkmadı.

Karabük, Bolu ve Bartın'da işlek cadde, bulvarlar ve parklar ile meydanlar boş kaldı.

Samsun'un Atakum ilçesinde normal günlerde yoğunluk yaşanan Adnan Menderes Bulvarı ve sahillerinde sessizlik hakim.

Sinop'ta meydan, sahiller ile turizm merkezlerindeki az sayıda insan yoğunluğu bulunuyor.

Tokat'ta, Cumhuriyet Meydanı ile kentin en işlek noktalarından Meydan bölgesinde araç ve yaya yoğunluğu büyük oranda geriledi.

Çorum'daki Hürriyet ve Kadeş meydanları ile kentin en işlek noktalarından olan Gazi Caddesi'nde araç ve yaya yoğunluğu kısmen azaldı.

Amasya'da Mustafa Kemal Paşa Caddesi ve vatandaşların sıklıkla gittiği Şehzedeler Gezi Yolu'nun boş kaldığı gözlendi.

Kastamonu'da her gün çok sayıda vatandaşı ağırlayan Cumhuriyet Meydanı da en sakin günlerini yaşıyor. Kentte yaya ve araç trafiği oldukça sakin seyrediyor.

Bir cevap yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir

*

Next Post

Bilecik'te çilek yüklü kamyon devrildi: 1 yaralı

Cum Nis 10 , 2020
BİLECİK (AA) – Bilecik'te çilek yüklü kamyonun devrilmesi sonucu D-650 kara yolunda ulaşım aksadı. Beytullah Y. idaresindeki 33 AEM 240 plakalı çilek yüklü kamyon, D-650 Bilecik-Bozüyük yolunun Karaköy kavşağında, sürücüsünün direksiyon hakimiyetini kaybetmesi sonucu devrildi. Sürücü Beytullah Y. yaralandı, kamyonun kasasında bulunan çilek kasaları karşı şeride döküldü. Kamyon sürücüsü 112 […]

Aktüel Haberler

Instagram did not return a 200.

Bize Sponsor olun!..

NEDEN BANNER REKLAMI? EUTURKHABER'e reklam vererek firma tanıtımınızı fotograf, video olarak yapma imkanına sahip olabilirsiniz. Banner reklamı vermeyi cezbeden bir özellik de düşük maliyette olması ve geniş kitleye ulaşılabilmesi. İnternet gazeteciği artık revaçta. Ücretsiz olarak günlük haber takibi imkanı elde eden internet takipçilerinin yaş oranlarının 80'lik bölümünün 35/40 yaşın altında olması da tüketici potansiyelinin en yüksek kesim olarak ortaya çıkıyor. EUTURKHABER'E REKLAM VERMEK NEDEN ÖNEMLİ: Günlük basılı veya TV reklamları sadece belirli bir kesime, bölgeye, sınırlı sayıda ve belirli saniyelerde görülür ve o saniye unutulur. Avrupa Türkleri Haber Portalı'mız, EUTURKHABER İnternet gazetemizde çıkan reklamlar ise; Reklam yayımlandığı sürece 7 GÜN 24 SAAT Okurlarının gözü önünde kalır. Banner reklamları, ek olarak Facebook, Twitter vb. platformlarda da geniş kitleye yönlendirilen haberler sayesinde açılan her sayfada görüntülenir. Bu nedenle Markanızı, İşyerinizi EUTURKHABER'de değerlendirin. EUTURKHABER'e verdiğiniz banner reklamı ile arama motorları hedefleme yaparak ve sizi doğrudan firmanıza yönlendirerek sizi arayan potansiyel müşterilerinizle buluşmanızı sağlar. Firmanızın kampanyalarını ve reklamlarınızı sürekli takip ederek, herhangi bir trend değişikliğinde düzenlemeler yapılabilir ve istediğiniz zaman ilana son verebilirsiniz. Karar vermek için acele edin; Bir an önce Avrupa Türkleri Haber Portalı EUTURKHABER'e Banner reklamı vererek tanıtımınızı ve kazancınızı artırın.
BANNER REKLAMI İÇİN; (as@euturkhaber.com) mail adresimizden bizimle irtibata geçebilirsiniz.

Editörden

İSTANBUL'UN FETH-İ

Bugün bazı rakam ve olaylarla açıkladığımız fetih hadisesi, ecdadın yaşadığı zorluklara rağmen İslam‘ı yaymak için gösterdiği azmin eseridir. Hadiseyi okurken bunun bir şehrin zaptedilmesi olarak değil, Peygamber Efendimiz‘in övgüsüne mazhar olmak isteyen ecdadın cihad şuurunun sonucu olduğunu idrak etmeliyiz. Bu sayfadaki rakamlara takılı kalmadan ecdada ve bıraktığı mirasa ne kadar sahip çıkabildiğimizi de düşünelim. Fethi ve fatihleri anlamak ümidiyle: Ya Rabb! Hazret-i Peygamber (sallâllahü aleyhi ve sellem)in müjdesine nail olmuş o büyük cihangir Fatih Sultan Mehmed Han‘ın ruhundaki ulvi hasletlerden, özellikle din gayretinden ve fetih şuurundan şu son asırlarda sahipsiz kalan nesline de bir nasib ihsan ve ikram eyleyip onlar eliyle İslam‘ı ve müslümanları yeniden aziz eyle!... AMİN! O, ne güzel kumandan O, ne güzel ordu 6 Nisan 1453: Birlikler Haliç‘ten Marmara kıyılarına kadar yayıldılar ve kara surlarına 700-800 metre yaklaştılar. Türk ordusunun komutanı Sultan II. Mehmed, 15 bin kişilik yeniçeri birliği ile merkezde, Topkapı ile Edirnekapı arasında bulunuyordu. Sağ kanada Anadolu Beylerbeyi İshak Paşa ile Vezir Mahmut Paşa kumanda ediyordu. Bunlar 50 bin kişilik Anadolu askeri ile Yedikule‘den Topkapı‘ya kadar uzanan bölgeyi tutmuşlardı. Sol kanada Rumeli Beylerbeyi Karaca Paşa kumanda ediyordu. 50 bin kişilik Rumeli askeriyle Edirnekapı‘dan Tekfur Sarayı‘na kadar olan yeri tutmuştu. Zağanos Paşa bugün Beyoğlu denilen ve o zamanlar boş bulunan tepeleri tutuyor, böylece Galata‘daki Cenevizlilerin kalelerinden çıkmalarını ve Bizans‘ı desteklemelerini önlüyordu. 6-7 Nisan 1453: İlk top atışları başladı. Edirnekapı yakınındaki surların bir kısmı yıkıldı. 9 Nisan 1453: Baltaoğlu Süleyman Bey Haliç‘e girmek için ilk saldırıyı yaptı. 9-10 Nisan 1453: Boğazdaki surların bir bölümü ele geçti. Baltaoğlu Süleyman Bey Prens adalarını ele geçirdi. 11 Nisan 1453: Büyük surlar dövülmeye başlandı. Surlarda tahribat önemli boyutlara ulaştı. 12 Nisan 1453: Donanma Haliç‘i koruyan gemilere saldırdı fakat Hristiyan gemilerinin üstün gelmesi Osmanlı ordusunda moral bozukluğuna yolaçtı. Fatih Sultan Mehmed‘in emri üzerine havan topları ile Haliç‘deki gemiler dövülmeye başlandı ve bir kadırga batırıldı. 18 Nisan 1453, Gece : Padişah, ilk büyük saldırı emrini verdi. Dört saat süren saldırı püskürtüldü. 20 Nisan 1453: Yardıma gelen erzak ve silah yüklü, üçü Papalığın, biri Bizans‘ın dört savaş gemisiyle Osmanlı donanması arasında Yenikapı açıklarında bir deniz savaşı meydana geldi. Padişah bizzat kıyıya gelerek Baltaoğlu Süleyman Paşa‘ya gemileri her ne pahasına olursa olsun batırmasını emretti. Fakat düşman gemileri engellenemedi. Bu durumdan istifade etmek isteyen İmparator bir barış önerisinde bulundu. 22 Nisan 1453: Sabahın erken saatlerinde Hristiyanlar, Fatih Sultan Mehmed‘in inanılmaz azminin Haliç sırtlarında, karadaki gemileri hayret ve korkuyla gördüler. Öküzlerle çekilen 70 kadar gemi yüzlerce gemi tarafından halatlarla dengeleniyor ve kızaklar üzerinde ilerliyordu. Öğleden sonra gemiler artık Haliç‘e inmişlerdi. Türk donanmasının umulmadık biçimde Haliç‘de görünmesi Bizans üzerinde büyük bir olumsuz tesir yaptı. Bu arada Bizans kuvvetlerinin bir kısmı Haliç surlarını savunmaya başladığı için, kara surlarının savunması zayıfladı. 28 Nisan 1453: Bizanslılar‘ın Haliç‘deki gemi yakma girişimi yoğun top ateşiyle engellendi. Ayvansaray ile Sütlüce arasına köprü kuruldu ve buradan Haliç surları da ateş altına alındı. Deniz boyu surlarında tamamı kuşatıldı. Bizans İmparatoruna Ceneviz‘liler aracılığıyla koşulsuz teslim önerisi iletildi. İmparator bu teklifi kabul etmedi . 7 Mayıs 1453: 30.000 kişilik bir kuvvetle Bayrampaşa deresi üzerindeki surlara yapılan 3 saatlik saldırı sonuca ulaşamadı. 12 Mayıs 1453: Tekfursarayı ile Edirnekapı arasında surlara yapılan büyük saldırı püskürtüldü. 16 Mayıs 1453: Eğrikapı önüne kazılan lağımla Bizans‘ın açtığı karşı lağım birleşti ve yeraltında şiddetli bir çarpışma oldu. Aynı gün Haliç‘deki zincire yapılan saldırı da başarılı olamadı. Ertesi gün tekrar saldırıldı, yine sonuca ulaşılamadı. 18 Mayıs 1453: Hareketli ağaçtan bir kule ile Topkapı yönünden saldırıya geçildi. Şiddetli çarpışmalar akşama kadar sürdü. Bizanslılar gece kuleyi yaktılar, doldurulan hendekleri boşalttılar. 25 Mayıs 1453: Fatih Sultan Mehmed Han, İmparator‘a İsfendiyar Beyoğlu İsmail Bey‘i elçi göndererek son kez teslim olma teklifinde bulundu. Bu teklife göre imparator bütün malları ve hazinesiyle istediği yere gidebilecek, halktan isteyenler de mallarını alıp gidebilecekler, kalanlar mal ve mülklerini koruyabileceklerdi. Bu teklif de reddedildi. 26 Mayıs 1453: Kuşatmanın kaldırılması, aksi durumda Macaristan‘da Bizans lehine harekete geçmek zorunda kalacağı, ayrıca Batı devletlerinin gönderdiği büyük bir donanmanın yaklaşmakta olduğu gibi söylentilerin artması üzerine Fatih Sultan Mehmed Savaş Meclisini topladı. Bu toplantıda, baştan beri kuşatmaya karşı olan Çandarlı Halil Paşa ve taraftarları kuşatmanın kaldırılmasını savundular. Padişah ile birlikte lalası Zağanos Paşa, Hocası Akşemseddin, Molla Gürani ve Molla Hüsrev gibi zatlar buna şiddetle karşı çıktı. Saldırıya devam etme kararı alındı. 27 Mayıs 1453: Ertesi gün yapılacak genel saldırı orduya duyuruldu. 28 Mayıs 1453: Ordu zamanını ertesi gün yapılacak saldırıya hazırlanmak ve dinlenmekle geçirildi. Tam bir sessizlik hakimdi. Fatih safları dolaşarak askeri yüreklendirdi. Bizanslılar ise bir dini ayin düzenlendi, Bizans imparatoru herkesi Ayasofya‘da toplayarak savunmaya davet etti. Bu tören Bizansın son töreni oldu. 29 Mayıs 1453: Birlikler hücum için savaş düzenine girdiler. Fatih Sultan Mehmed sabaha karşı savaş emrini verdi. Konstantinopolis cephesinde askerler savaş düzenini alırken halk kiliselere doluştu. Osmanlı ordusu karadan ve denizden tekbirlerle ve davul sesleri ile son büyük saldırıya geçtiler. İlk saldırıyı hafif piyade kuvvetleri yaptı, ardından Anadolu askerleri saldırıya geçti. Surdaki gedikten içeriye giren 300 kadar Anadolu askeri şehit olunca, ardından Yeniçeriler saldırıya geçti. Yanlarına kadar gelen Fatih Sultan Mehmed‘in yüreklendirmesiyle gögüs göğüse çarpışmalar başladı. Surlara ilk Türk Bayrağını diken Ulubatlı Hasan bu arada şehit oldu. Her yandan kente giren Türkler, Bizans savunmasını tümüyle kırdı. Beyaz bir at üzerinde ve muhteşem bir alayla Topkapı‘dan şehre giren Fatih Sultan Mehmed, doğruca Ayasofya‘ya gitti. Mabedi temizletti, duvarlardaki tasvirleri kapattı ve ilk Cuma namazını orada gazileriyle birlikte kıldı. Daha sonra Ayasofya‘ nın kıyamete kadar cami kalmasını yazılı vasiyyet ve vakf eyledi. Kuşatma hazırlıkları Sultan II. Mehmed‘e "Fatih" ünvanı verilmesine sebep olan İstanbul‘un fethi, dünya için yeni bir dönemin başlamasına sebep olmuştur. "Dünyada tek bir din, tek bir devlet, tek bir padişah ve İstanbul da cihanın payi tahtı olmalıdır. " diyen Sultan II. Mehmed‘in o güne kadar görülmemiş savaş taktiklerini uyguladığı kuşatmanın hazırlıkları zamanın başkenti Edirne‘de başlamıştır. İstanbul‘un aşılamaz denilen surlarını yerlebir etmeye yarayacak büyük toplar "Şahi" döktürülmüştür. Topların yanısıra Bizans‘a denizden gelebilecek yardımları engelleyebilmek amacıyla büyük bir donanma oluşturulmuş, Yıldırım Bayezid tarafından inşa ettirilen Anadolu Hisarı‘nın karşısına Rumeli Hisarı (Boğazkesen Hisarı) yaptırılmıştır. Kuşatma için hazırlanan asker sayısı ise 20.000‘i yeniçeri olmak üzere toplam 100.000 kişidir. Bütün bunların yanısıra Balkanlar‘dan gelebilecek herhangi bir Hıristiyan yardımı için de bazı bölgelere ordular gönderilmiştir. Böyle yardım toplamaya kalkışabileceklere de gözdağı vermiştir. Yapılan hazırlıkların farkında olan Bizans İmparatoru Konstantin, Avrupa devletlerine yardım çağrısında bulunmuştur. Hıristiyanlar‘ın Katolik Kilisesi ve Ortodoks Kilisesi olarak bölündükleri 1054‘ten o güne kadar birbirlerine hasım olmaları sebebiyle bu yardımlar gelmemiştir. Bazı İtalyan şehir devletleri askerlerini Bizans‘a yardıma göndermişlerdir. Gelen yardımlarla birlikte Bizans ordusu, 2.000‘i paralı olmak üzere 9.000 askerden oluşuyordu. Şehri savunan duvarlar, 22,5 km.yi bulan uzunluklarıyla dönemin en güçlü surları olarak biliniyordu. Ayrıca Bizans İmparatoru, surların önüne geniş hendekler açtırmış, Haliç‘in güvenliğini sağlamak amacıyla da girişine zincir çektirmişti. Rumlar‘ın malına canına ve namusuna dokunulmadı Fatih Sultan Mehmed han, çağına askerlik dersi verirken, insanlık dersini de unutmamıştı. Osmanlı taarruzuna elli gün boyunca dayanan ve yüzlerce Müslüman‘ın kanının akmasına sebep olan Bizanslılara, fetihten hemen sonra herkesin emniyette olduğunu açıklamıştı. Özellikle o çağda ele geçirilen bir şehrin eski yönetimiyle ilgili hiçbir eseri ayakta bırakılmazdı. Fatih‘in askerleri ise yıkılan kiliselere varana kadar herşeyin yeniden imarı için çalışmışlar, hatta Rumları 6 akçe karşılığında çalıştırarak, onların da ekmek parası kazanmalarını sağlamışlardı. Bütün bunların bir açıklaması vardı: Muzaffer komutan ve askerleri "Le tüftahanne‘l-Konstantiyye. Ve le ni‘me‘l-emiru emiruna ve le ni‘me‘l-ceyşu zaIike‘l-ceyş." müjdesinin sırrına nail olmuş komutan ve askerlerdi. Kimsenin malına, canına ve namusuna dokunulmadı. Fetih öncesi son konuşma Sultan Mehmed Han, son akşam bütün yöneticilerini toplayarak şu konuşmayı yaptı: "Bu şehir, eski Roma‘nın başkenti olup, güzellik, zenginlik ve şerefin doruğuna ulaşmış ve adeta dünyanın merkezi olmuş bir şehirdir. Orada siz de servet ve saadet bulacaksınız. Fakat en büyük menfaat, dünyanın en ünlü beldesini zapt etmek, fethetmek olacaktır. Böyle bir zaferden daha ulvî bir şeref ve saadet var mıdır? Bu beldenin görünüşteki azametine, kudretine aldanarak zapt edilmesinin güç olduğunu sanmayınız. Sizin hücumunuza mukavemet edemeyecektir. Şu dolmuş hendeklere, şu delik deşik olmuş surlara bakın. Tunç topların açtığı şu üç delikten, yalnız hafif piyadelerimiz değil, en ağır süvarilerimiz bile geçebilecektir. Şimdi önümüze serilen yol, bir koşu meydanı gibi dümdüzdür. Parlak bir savaş için birbirinizi teşvik ediniz. Hatırlayınız ki parlak bir savaş için üç ana şart vardır: İyi niyet, kötü hareketlerden çekinme ve tam itaat, yani sükûnetle ve disiplin içinde verilen emirlerin tamamen yerine getirilmesi. Şimdi, yüce bir azmin verdiği coşkunluk ile savaşa koşunuz ve malik olduğunuz liyakati gösteriniz. Bana gelince, sizin başınızda dövüşeceğime yemin ederim. Herkesin ne suretle hareket edeceğini bizzat takip edeceğim. Şimdi herkes kendi mevkiine dönsün. Yiyip içiniz ve birkaç saat istirahat ediniz. Emrinizdekiler de aynı şekilde hareket etsinler. Her tarafta mutlak bir sessizliğin sağlanmasını emrediniz. Sonra, tan vaktinde, kalkar kalkmaz taburlarınızı tam bir düzen içinde hazırlayınız. Hiç bir şey ile ve hiç kimsenin tesiriyle ağırbaşlılığınızı, temkininizi bozmayınız. Sakin ve rahat olunuz. Fakat savaş borusunun çalındığını işitince ve sancakların rüzgârla dalgalandığını görünce, silah elde, derhal ileriye atılınız!" "Dünyada tek bir din, tek bir devlet, tek bir padişah ve İstanbul da cihanın payi tahtı olmalıdır" Fatih Sultan Mehmed, İstanbul‘un feth edilmesiyle birlikte, Osmanlı Devleti‘ ni bir Cihan İmparatorluğu haline getirme ve İslamiyet‘ i bütün dünyaya yayma mücadelesine girişti. O; "Dünyada tek bir din, tek bir devlet, tek bir padişah ve İstanbul da cihanın payi tahtı olmalıdır. " diyordu. Nitekim bu gaye ile Fatih kısa zamanda Anadolu‘ da İsfendiyar, Trabzon, Karaman ve Akkoyunlu memleketlerini ilhak etti. Dulkadir Beyliği ile Kırım Hanlığını tabiiyeti altına aldı. Yunanistan, Arnavutluk, Bosna-Hersek, Sırbistan (Belgrad hariç), Eflak Boğdan ve sair ülkeleri fethetti. Bir çok krallık, imparatorluk, hanlık ve beylik ortadan kaldırıldı ve Osmanlı toprakları Tuna‘dan Fırat‘a kadar yayıldı. Anadolu‘ da milli birlik tesis edildi. Sultan Mehmed Han‘ın ömrü muazzam ideallerin gerçekleştirilmesi yolunda büyük gayretlerle geçmiştir. O, bizzat katıldığı 25 harbin yanında her türlü imar faaliyetlerinden ve ilmi gayretlerden de geri kalmamış, bu sahalarda da daima zirveyi yakalamıştır. Özellikle İstanbul‘un imarına önem veren Mehmed Han, saray, camiler, medreseler, imaretler, su kemerleri, çarşılar, vakıflar ile hamamlardan başka, şehrin çeşitli yerlerinde dört bin dükkan yaptırarak vakfetmiştir. Büyük camilerin yanındaki medreseler haricinde 24 medrese, 12 han, 40 çeşme ve Halkalı su tesisleri ile iki gemi tersanesi ve kışla, Fatih devri eserlerindendir. Fatih Sultan Mehmed Han, bunlara ilaveten Bursa‘da 37, Edirne‘de 28, diğer şehirlerde de 60 cami inşa ettirmiştir. "Karayı denize tahvil etti ve gemileri dalgalar yerine dağların tepelerinden geçirdi" Fetihle ilgili Bizanslı tarihçi Dukas(1400-1470) kitabında şu sözleri sarfediyor: "Böyle bir harikayı kim gördü ve kim duydu? Keyahsar [Keyhüsrev] denizde köprü inşa ederek, karada yürür gibi, bu köprü üstünden karşıya asker geçirdi. Bu yeni Makedonyalı İskender ve bana kalırsa neslinin en büyük padişahı olan II. Mehmed, karayı denize tahvil etti ve gemileri dalgalar yerine dağların tepelerinden geçirdi. Binaenaleyh bu adam, Keyahsar‘ı da geçti. Zira Keyahsar, Çanakkale Boğazı‘nı geçti ve Atinalılar‘a mağlub olarak muhakkar [hakarete uğramış] bir halde geri döndü. Mehmed ise, karayı denizde olduğu gibi geçti ve Bizanslıları mahvetti ve hakiki altın gibi parlayan İstanbul‘u, yani dünyayı tezyin eden şehirlerin kraliçesini fetheyledi." Kaynak: Milli Gazete

Quick Jump