Zafer Sırakaya, ‘Otomatik Bilgi Değişimi Sistemi’ne açıklık getirdi.

AK Parti İstanbul Milletvekili, TBMM Yurtdışı Türkler ve Akraba Topluluklar Alt Komisyonu Başkanı Zafer Sırakaya, “Otomatik Bilgi Değişimi Sistemi” hakkında açıklamada bulundu.

AK Parti İstanbul Milletvekili, TBMM Yurtdışı Türkler ve Akraba Topluluklar Alt Komisyonu Başkanı Zafer Sırakaya, “Otomatik Bilgi Değişimi Sistemi” hakkında bir açıklama yaptı.

Sırakaya konuya ilişkin yaptığı açıklamada: “Yurtdışında yaşayan vatandaşlarımızı yakından ilgilendiren ve üzerinde sürekli spekülasyon yapılan Otomatik Bilgi Değişim Sistemi hakkında son günlerde giderek artan asılsız haberler üzerine Gelir İdaresi Başkanlığı tüm sorulara yanıt veren bir bilgilendirme rehberini hizmete sunmuştur” dedi.

Sırakaya, “Yurtdışında yaşayan vatandaşlarımızdan Gelir İdaresi Başkanlığı tarafından yayınlanan “Otomatik Bilgi Değişim Sistemi” rehberini esas almalarını ve burada yer alan bilgilerin dışındaki hiçbir açıklama ve bilgiye itibar etmemelerini önemle rica ediyoruz” ifadelerini kullandı.

Sırakaya konuya ilişkin TRT’ye de şu açıklamada bulundu: “Mevduat hesaplarını, saklama hesaplarını, ortaklık ve borç ilişkisi, nakdi değer ve sigorta sözleşmeleri ile düzenli ödeme sözleşmelerini kapsıyor. Yurtdışında yaşamış oldukları süreçten sonra Türkiye taşınmış iseler bir an önce bankalara gidip Türkiye’deki adresleri ile adreslerini güncellemelerini tavsiye ediyorum.”

Avrupa Birliği ve Dış İlişkiler Daire Başkanlığı’ndan

FİNANSAL HESAP BİLGİLERİNİN VERGİ KONULARINDA KARŞILIKLI OLARAK OTOMATİK DEĞİŞİM STANDARDI BİLGİLENDİRME REHBERİ!..

Giriş:

Otomatik Bilgi Değişiminin Arkaplanı:

Vergi alanında uluslararası işbirliği, pek çok ülkenin katılımıyla sürdürülen ve Avrupa Birliği (AB) ile Türkiye’nin de bir parçası olduğu Ekonomik İşbirliği ve Kalkınma Örgütü (OECD) ve G20 gibi uluslararası kuruluş ve oluşumlarca da takip edilen bir süreçtir.

Ülkeler çifte vergilendirmeyi önleme anlaşmalarının kendilerine sağladığı sınırlar dâhilinde talep üzerine bilgi değişimini uzun yıllardır yürütmekteyken, vergi kayıp ve kaçaklarını önlemek konusundaki işbirliğinin hem çok taraflı hem de otomatik temelde gerçekleşmesini
sağlamak üzere OECD tarafından Vergi Konularında Karşılıklı İdari Yardımlaşma Sözleşmesi oluşturulmuştur.

Avrupa Birliği üyesi ülkelerin tamamının yanı sıra İsviçre, Norveç, Brezilya, Hindistan gibi ülkeler de dahil bugün itibarıyla 136 ülkenin (EK 1) taraf olduğu Sözleşme, uluslararası vergisel işbirliği ve şeffaflığın bir gereği olarak 2011 yılında Türkiye tarafından da imzalanmıştır. Bu tarihten 6 yıl sonra, uygulamayı düzenleyen ve sayıları her yıl artmakla birlikte bugün itibarıyla 107 ülkenin (EK 2) taraf olduğu “Finansal Hesap Bilgilerinin Otomatik

Değişimine İlişkin Çok Taraflı Yetkili Makam Anlaşması”nı da Türkiye 21.04.2017 tarihinde imzalamış ve 31.12.2019 tarihinde onaylamıştır. Bu anlaşmaya göre, imzacı ülkeler, karşılıklılık temelinde, ilgili ülkelerin mukimlerine ait finansal hesap bilgilerini, finansal kuruluşlardan toplayıp ayrı bir talep gerekmeksizin (otomatik olarak) her yıl ilgili ülkeyle paylaşacaktır. Türkiye’de otomatik bilgi değişimi için bilgileri toplamaya ve paylaşmaya yetkili makam, Hazine ve Maliye Bakanlığına bağlı Gelir İdaresi Başkanlığıdır.

Esasen 10 yıllık bir geçmişi bulunan, (mütekabiliyet) karşılıklılık esasına dayalı ve global bir konu olan otomatik bilgi değişimi mekanizması çerçevesinde diğer ülkelerle birlikte ülkemiz de 2018 yılında bilgi değişimine başlama taahhüdünde bulunmuştur. AB ülkeleri ile pek çok diğer ülke ise kendi aralarında otomatik bilgi değişimine 2017 ve 2018 yıllarında başlamıştır.

Otomatik bilgi değişimi taahhüdünün yerine getirilmesi hususu hem OECD hem de Avrupa Birliği nezdinde “kara liste” olarak da adlandırılan vergisel açıdan işbirliği yapmayan veya şeffaf olmayan ülke listeleri ve benzeri uygulamalar ile takip edilmekte ve muhtelif tedbirler üzerinde çalışılmaktadır. Uluslararası finans ve kredi kurumları nezdinde de bu listeleme çalışmaları dikkate alınmaktadır.

Anlaşmaya taraf ülkelerden Almanya, Hollanda, Belçika, Avusturya ve Fransa, Türkiye’nin (2019 yılına ait bilgilerin paylaşılacağı) 2020 yılı bilgi değişimi takvimine alınamamıştır.

Bununla birlikte, Avrupa Birliği, tüm üye devletlerle otomatik bilgi değişimi yapmayan ülkeleri listeleme yoluyla izlemekte ve bu ülkelere yaptırım uygulamayı tartışmaktadır. Önümüzdeki süreçte bilgi değişimi yapılan ülke sayısının arttırılması söz konusudur.

Otomatik Bilgi Değişiminin Kapsamı:

Otomatik bilgi değişimi; kişilerin, yerleşik (mukimi) olduğu ülke dışındaki diğer ülkelerde bulunan finansal hesap bilgilerinin, yerleşik (mukim) olunan ülkeye, her yıl diğer ülke vergi idarelerince, vergisel amaçlarla kullanılmak üzere mütekabiliyet esasında (karşılıklı) ve
otomatik olarak elektronik ortamda gönderilmesidir.

Örneğin; İsveç’te yerleşik bir Türk vatandaşının Türkiye’de bulunan ve kapsama giren banka hesabına ilişkin bilgilerin mütekabiliyet (karşılıklılık) esasında paylaşımıdır. Türkiye’de yerleşik bir İsveç vatandaşının İsveç’te sahip olduğu banka hesabının bilgisi de İsveç’ten
alınacaktır.

Bu kapsamda; mevduat, saklama ve yatırım kuruluşları ile belirli sigorta şirketleri nezdindeki;

 Mevduat hesapları,
 Saklama hesapları,
 Ortaklık ve borç ilişkisi menfaati,
 Nakdi değer sigorta sözleşmeleri,
 Düzenli ödeme sözleşmelerine
ilişkin finansal bilgiler paylaşılacaktır.

Değişime tabi tutulacak bilgiler;

 İlgilinin adı ve soyadı,
 Adresi,
 Yerleşik (mukim) olduğu ülke ve vergi kimlik numarası (VKN),
 Doğum yeri ve tarihi,
 Hesap numarası, hesap bakiyesi ya da değeri,
 Hesaba yıl içinde ödenen faiz, temettü gibi gelirlerin ya da hesapta tutulan varlıklardan elde edilen gelirlerin toplam brüt tutarı gibi bilgilerden oluşmakta olup, gayrimenkul ve taşıt bilgileri otomatik bilgi değişimi kapsamında değildir. Hesap hareketleri detayı da bu kapsamda finansal kuruluşlardan alınmayacak ve paylaşım konusu yapılmayacaktır.

Finansal Hesap Bilgilerinin Karşılıklı Olarak Otomatik Değişimi

Soru 1: Finansal Hesap Bilgilerinin Otomatik Değişimi Nedir?

Cevap 1: Ekonomik İşbirliği ve Kalkınma Örgütü (OECD), G20’nin ve AB’nin uluslararası ölçekte vergi kayıp ve kaçağı ile mücadele çalışmaları sonucunda, Vergi Konularında Karşılıklı İdari Yardımlaşma Sözleşmesi hazırlanmıştır. Bu sözleşme, AB üyesi ülkelerin yanı sıra, İsviçre, Norveç, Brezilya, Hindistan gibi ülkelerin de dahil olduğu bugün itibarıyla 136 ülke (EK 1) tarafından imzalanmıştır.

Türkiye söz konusu bu sözleşmeyi 2011 yılında imzalamıştır. Bu tarihten 6 yıl sonra, uygulamayı düzenleyen ve bugün itibarıyla 107 ülkenin taraf olduğu “Finansal Hesap Bilgilerinin Otomatik Değişimine İlişkin Çok Taraflı Yetkili Makam Anlaşması”nı da Türkiye 21.04.2017 tarihinde imzalamış ve 31.12.2019 tarihinde onaylanmıştır.

Bu anlaşmaya göre, imzacı ülkeler, karşılıklılık temelinde, ilgili ülkelerin mukimlerine ait finansal hesap bilgilerini, finansal kuruluşlardan toplayıp ayrı bir talep gerekmeksizin (otomatik olarak) her yıl ilgili ülkeyle paylaşacaktır. Türkiye’de otomatik bilgi değişimi için bilgileri toplamaya ve paylaşmaya yetkili makam, Hazine ve Maliye Bakanlığına bağlı Gelir İdaresi Başkanlığıdır.

Soru 2: Sadece Türkiye mi bilgi gönderecek?

Cevap 2: Otomatik bilgi değişimi, diğer ülkelerde bulunan finansal hesap bilgilerinin yerleşik (mukim) olunan ülkeye her yıl karşılıklı (mütekabiliyet esasında) ve otomatik olarak elektronik ortamda gönderilmesidir.

Buna göre Türkiye anlaşmaya taraf diğer ülke yerleşiklerinin (mukimlerinin) kapsama giren hesap bilgilerini o ülkelere gönderecek ve o ülkelerden de Türkiye’de yerleşiklerin (Türkiye mukimlerinin) kapsama giren hesap bilgilerini alacaktır. Nitekim bugüne kadar otomatik bilgi değişimi yapılan Norveç ve Letonya’dan hem kapsama giren bilgiler alınmış, hem de bilgi gönderilmiştir.

Bununla birlikte, bazı ülkeler bilgi almadan sadece bilgi vermek istediğinden, Türkiye bu ülkelere bilgi vermeden tek taraflı bilgi alacaktır.

Soru 3: Neden otomatik bilgi paylaşımı yapılmaktadır?

Cevap 3: Uluslararası düzeyde vergide şeffaflık sağlanması amacıyla, dünya genelinde banka bilgilerinin gizlenmemesi konusunda uzlaşılmıştır. Sözleşmeye taraf olan tüm ülkeler işbirliği yaparak vergi kaçaklarını en aza indirmeyi hedeflemektedir.

Otomatik bilgi değişimi taahhüdünün yerine getirilmesi hususu hem OECD hem de Avrupa Birliği nezdinde “kara liste” olarak da adlandırılan vergisel açıdan işbirliği yapmayan veya şeffaf olmayan ülke listeleri ve benzeri uygulamalar ile takip edilmekte ve bilgi değişiminde bulunmayan ülkelere çeşitli tedbirler uygulanması konusunda çalışılmaktadır. Ayrıca ülkelerin otomatik bilgi değişimine ilişkin tutumları, uluslararası finans ve kredi kurumları nezdinde de dikkate alınmaktadır.

Avrupa Birliğinin uygulaması muhtemel yaptırımlara örnek olarak “Sürdürülebilir Gelişme İçin Avrupa Fonu”ndan kesintilerin ve garanti kısıtlamalarının uygulanması, üye ülkeler tarafından belirli işlemlere yönelik sıkı denetimlerin yapılması ve bazı giderlerin reddedilmesi
verilebilir.

Soru 4: Otomatik bilgi değişimi kapsamında bilgi paylaşımı başladı mı?

Cevap 4: Türkiye’nin ilk otomatik bilgi değişimi, 2018 yılında Norveç ve Letonya ile başlamış olup, 21.08.2020 itibarıyla Anlaşma kapsamında 2020 yılında Türkiye’nin otomatik temelde bilgi göndermesi (ve karşılıklılık temelinde bilgi alması) söz konusu olan 54 ülkenin (EK 3)
isimleri ekte paylaşılmıştır.

Listenin önümüzdeki yıllarda da değişiklik gösterebilmesi, yeni ülkelerin eklenmesi ya da çıkması söz konusu olabilecektir. Otomatik bilgi değişimi süreci zaman içerisinde Anlaşmaya taraf tüm ülkeleri kapsayacak şekilde ilerleyecektir. Güncel liste aşağıdaki linkten takip
edilebilir.

https://www.oecd.org/tax/automatic-exchange/international-framework-for-thecrs/exchange-relationships/

Soru 5: Hangi ülkelerle bilgi değişimi yapılacaktır?

Cevap 5: Türkiye’nin ilk otomatik bilgi değişimi, 2018 yılında Norveç ve Letonya ile başlamıştır. 2020 yılında Türkiye’nin otomatik bilgi göndermesi (ve karşılıklılık temelinde bilgi alması) söz konusu olan 54 ülkenin isimleri ekte (EK 3) paylaşılmıştır. Almanya, Fransa, Hollanda, Belçika ve Avusturya Türkiye’nin (2019 yılına ait bilgilerin paylaşılacağı) 2020 yılı bilgi değişimi takvimine alınamamıştır.

Otomatik bilgi değişimi kural olarak karşılıklı şekilde, mütekabiliyet esasında yapılmaktadır. Bununla birlikte, bilgi değişimi yapılacağı gün itibarıyla veri güvenliği noktasında OECD sekretaryası tarafından sorun tespit edilen ülkelere bilgi gönderilmeyecektir. Ayrıca, bazı ülkeler tek taraflı bilgi göndereceğinden bu ülkelere bilgi gönderilmesi söz konusu değildir.

Otomatik bilgi değişimi yapılacak ülke listenin önümüzdeki yıllarda da değişiklik gösterebilmesi, yeni ülkelerin eklenmesi ya da çıkması söz konusu olabilecektir. Otomatik bilgi değişimi süreci zaman içerisinde Anlaşmaya taraf tüm ülkeleri kapsayacak şekilde ilerleyecektir. Güncel liste aşağıdaki linkten takip edilebilir.

https://www.oecd.org/tax/automatic-exchange/international-framework-for-thecrs/exchange-relationships/

Soru 6: Sistem nasıl işleyecek?

Cevap 6: Türkiye’de bulunan finansal kuruluşlar, örneğin bankalar, tespit ettikleri hesaplara ilişkin bilgileri Hazine ve Maliye Bakanlığı Gelir İdaresi Başkanlığına bildirecek ve Başkanlık bu bilgileri güvenli bir elektronik ağ üzerinden ilgili ülkelere gönderecektir. Benzer şekilde karşılıklı olarak (mütekabiliyet esası ile)Türkiye’nin anlaşması bulunan ülkelerde bulunan hesaplara ilişkin bilgiler söz konusu ülkelerin vergi idareleri tarafından ülkemize gönderilecektir. İki ülke arasında bilgi değişimi, hesabın 31 Aralık tarihindeki durumu ile toplanan bilgilere ilişkin olarak bir sonraki yılın Eylül ayının sonuna kadar yapılabilmektedir. Covid-19 pandemisi nedeniyle 2020 yılındaki bilgi değişimi Eylül ayı sonundan Aralık ayı sonuna alınmıştır.

Kapsama giren bir ülkeye yalnızca o ülke yerleşiklerinin (mukimlerinin) bilgisi gönderilecektir. Bir finansal kuruluşun yurtdışına doğrudan bilgi göndermesi söz konusu değildir. Örneğin, Türkiye’deki ABC bankasının Norveç’e doğrudan bilgi göndermesi mümkün değildir. Kapsama giren bilgiler Gelir İdaresi Başkanlığı tarafından bankalardan alınacak ve ilgili ülkelerle paylaşılacaktır. Aynı şekilde, Türkiye yerleşiklerinin (Türkiye mukimi) diğer ülkelerde sahip oldukları finansal hesap bilgileri de bu ülkelerden Türkiye’ye (Gelir İdaresi Başkanlığı) gönderilecektir.

Soru 7: Hangi dönemin bilgileri paylaşılacaktır? Otomatik bilgi değişimi geçmiş yılları
kapsamakta mıdır?

Cevap 7: Almanya, Fransa, Hollanda, Avusturya ve Belçika hariç, 2019 yılına ilişkin bilgiler karşılıklılık sağlanan ülkelere 2020 yılında gönderilecektir. Bu tarihlerden önceki yıllara ilişkin otomatik bilgi değişimi yapılması söz konusu değildir. 2020 yılında bilgi alınacak ve gönderilecek ülkelerin listesi ekte (EK 3) yer almaktadır. Norveç ve Letonya ile ise otomatik bilgi değişimi kapsamında 2018 ve 2019 yıllarında karşılıklı olarak bilgi paylaşımı yapılmıştır.

Otomatik bilgi değişimi kapsamında olmamakla birlikte, talep üzerine bilgi paylaşımı uzun yıllardır çifte vergilendirmenin önlenmesi anlaşmaları çerçevesinde geçmiş yıllara ilişkin sürdürülmektedir.

Soru 8: Kimlerin bilgileri değişime tabi tutulacaktır?

Cevap 8: Anlaşma kapsamında, ilgili ülkelerde yerleşik (mukim)kişi ve kurumların yanı sıra, bu ülkelerde yerleşik kişilerin kontrol ettikleri Türkiye’de yerleşik olan bazı kurumların (örneğin; faiz, temettü gibi pasif gelir elde eden ya da bu amaçla varlık tutan fakat finansal kuruluş
olmayan kurumlar) bilgileri paylaşılacaktır.

Soru 9: Bir ülkede yerleşik (mukim) olmak ne demektir?

Cevap 9: Genel olarak ilgili devletin mevzuatı gereğince ikametgâh, ev, kanuni merkez, iş merkezi veya benzer yapıda diğer herhangi bir kıstas nedeniyle vergi mükellefiyeti altına giren kişi ya da kurumun o ülkede yerleşik (mukim) olduğu kabul edilir.

Örneğin; Japonya vatandaşı bir gerçek kişi sürekli olarak Türkiye’de ikamet ediyorsa vergisel açıdan Türkiye’de yerleşik (Türkiye mukimi) sayılır ve bu kişinin Japonya’da bulunan finansal hesaplarına ilişkin bilgiler Japon Vergi İdaresi tarafından Türkiye ile paylaşılır.

Ülkelerin yerleşikliğe (mukimliğe) ilişkin mevzuatları için daha detaylı bilgi http://www.oecd.org/tax/automatic-exchange/crs-implementation-and-assistance/taxresidency/#d.en.347760 adresinde yer almaktadır.

Bir kişi iki ülkenin mevzuatına göre aynı zamanda iki ülkede de yerleşiklik (mukimlik) statüsü kazandıysa, Çifte Vergilendirmeyi Önleme Anlaşmasının ilgili maddesine göre çifte mukimlik sorunu çözülür.

Soru 10: Kimler Türkiye’de mukim kabul edilir?

Cevap 10: Gelir Vergisi Kanununun 4 üncü maddesine göre “ikametgâhı Türkiye’de olanlar ile bir takvim yılında 6 aydan fazla devamlı olarak Türkiye’de oturanlar Türkiye’de yerleşmiş sayılırlar.” Medeni Kanunun 19 uncu maddesine göre “yerleşim yeri bir kimsenin sürekli
kalma niyetiyle oturduğu yerdir.”

Ayrıca, Türkiye tarafından düzenlenen mukimlik belgesine ilişkin 3 no’lu sirkülere şu linkten ulaşılabilir: http://www.gib.gov.tr/uluslararasi_mevzuat

Soru 11: Çifte vatandaşlığı bulunan Türk vatandaşlarının hem Türkiye’de hem yabancı bir ülkede adresi olması halinde yine de bildirim yapılır mı?

Cevap 11: Bilgi değişiminde kriter vatandaşlık değil, vergi amaçları yönünden yerleşikliktir (mukimliktir). 1/7/2017 tarihinden önce ve sonra açılan hesapların incelenme yöntemleri farklıdır. 1/7/2017 tarihinden sonra açılan hesaplarda kişinin Türkiye’de yerleşik (mukim) olduğunu beyan etmesi ve bu beyanın hesap açılışında alınan diğer bilgiler ile çelişmiyor olması halinde beyanın makul olduğu kabul edilir ve hesaba ilişkin bilgiler bildirilmez. Bu tarihten önce açılan hesaplarda ise finansal kuruluşun kayıtlarındaki tek gösterge, adres bilgisi değildir.

Örneğin; adres Türkiye’de olsa bile, banka kayıtlarında İsveç’te ilgili kişiye ait bir telefon numarası tespit edilmesi halinde hesabın kapsama girmesi söz konusu olabilir. Bununla birlikte, hesap sahipleri 1/7/2017 tarihinden önce açılmış hesapları açısından ilgili finansal kuruluşla iletişime geçerek Türkiye mukimi olduklarını belirten bir kişisel beyan ve kanıtlayıcı belge sunabilir. Türkiye Adres Kayıt Sisteminde kişinin “yerleşim yeri adresi” Türkiye olarak kayıtlı ise, bu bilgi finansal kuruluşa sunulduğunda bu kişinin Türkiye’de yerleşik (mukim) olduğu kabul edilir. Finansal kuruluşun kayıtlarında yurtdışı adresi olan fakat yerleşme maksadıyla Türkiye’ye dönmüş vatandaşlar, Türkiye Adres Kayıt Sistemindeki kaydı düzeltebilecekleri gibi finansal kuruluşa Türkiye’de yerleşik olduklarına ilişkin bir kişisel beyan ve kanıtlayıcı belge ile başvurabilirler.

Soru 12: Bankalar gibi finansal kuruluşların bir süredir müşterilerden beyan ve belge istemesi bildirim yapılması amacına mı yöneliktir?

Cevap 12: Finansal kuruluşlar 1/7/2017 tarihinden itibaren müşterilerinin durumlarını tespit etmeye başlamışlardır. Müşteriler finansal kuruluşların kendilerinden istedikleri bilgi ve belgeleri doğru şekilde vermelidirler. Bu beyan ve bilgilerin verilmesi mutlaka müşteri hakkındaki bilgilerin bildirileceği anlamına gelmemektedir.

Türkiye’de hesap açarken kendisinden talep edilen kişisel beyan hesabın bildirilecek bir hesap olup olmadığını belirlemeye yöneliktir. Örneğin; Türkiye vatandaşı Bay (A) uzun yıllar Yeni Zelanda’da yaşadıktan sonra emekli olarak Türkiye’ye yerleşmiştir. İlçe Nüfus Müdürlüğü’ne başvurarak bu durumu Adres Kayıt Sistemine de işletmiş bulunan Bay (A)’nın Türkiye’de açtıracağı hesap artık Türkiye mukimi olduğu için bildirilmeyecektir.

Ancak, Bay (A) Yeni Zelanda’da yerleşik olmaya devam etseydi, Yeni Zelanda’da yerleşik (Yeni Zelanda mukimi) Bay (A)’nın hesabı bildirime tabi olurdu.

Soru 13: Sadece Türk bankalarından mı bilgi alınır?

Cevap 13: Yabancı finansal kuruluşların Türkiye’de bulunan şubeleri ile Türkiye’de kurulu finansal kuruluşlar Gelir İdaresi Başkanlığına bilgi gönderecektir. Türk finansal kuruluşlarının yurtdışı şubeleri ise bulundukları ülkenin mevzuatına tabi olup, bu kuruluşlardaki müşteri bilgilerinin Türkiye (Gelir İdaresi Başkanlığı) üzerinden diğer ülkelere otomatik bilgi değişimi kapsamında gönderilmesi söz konusu olmayacaktır.

Örnek: İsveç bankası SB’nin Ankara şubesi finansal hesap bilgilerini Gelir İdaresi Başkanlığa bildirecektir. Örnek: Türk bankası olan ABC Bankasının Stokholm şubesi ise İsveç mevzuatına tabi olacağından İsveç Vergi İdaresine bildirim yapacaktır.

Soru 14: Hangi kuruluşlar bildirim yapacak?

Cevap 14: 4 tür finansal kuruluş kapsamdadır:

1- Mevduat kuruluşları (genel olarak bankalar)
2- Saklama kuruluşları (saklama bankaları vb.)
3- Yatırım kurumları (yatırım bankaları ve fonlar gibi)
4- Belirli sigorta şirketleri
Bununla birlikte kamu kurumları, uluslararası kuruluşlar bu kapsamda sayılmaz.

Soru 15: Finansal kuruluşlar bildirim kapsamındaki müşterilerini nasıl tespit edecek?

Cevap 15: Finansal kuruluşlar yeni açılan hesaplar için müşterilerden hangi ülkede yerleşik (mukim) olduklarını gösteren beyanlarını alırlar. Ayrıca 1/7/2017 tarihinden önce açılmış hesaplarda finansal kuruluşlar kayıt taraması yaparlar. Kayıtlarında aşağıdaki göstergelerden birinin bulunması halinde göstergenin bulunduğu ülkeye ilişkin olarak başkanlığa bildirim gönderilir:

 Kişinin ilgili ülkede yerleşik (mukim) olduğuna ilişkin kayıt
 İlgili ülkede güncel yazışma ya da ikametgah adresi
 İlgili ülkede kayıtlı telefon numarası (Türkiye’de bir telefon numarası yoksa)
 Mevduat hesapları dışındaki hesaplardan ilgili ülkedeki hesaplara düzenli fon transferi talimatı
 İlgili ülkede adresi bulunan bir kişiye verilmiş temsil veya imza yetkisi (vekaletname)
 Finansal kuruluşun kayıtlarında başka bir adres olmaması halinde posta bekletme servisi talimatı veya posta gönderisi için belirtilen adres

Bu nedenle, banka hesap sahiplerinin bankadaki adreslerini kontrol etmesi ve güncel ikamet bilgilerini kişisel beyan ve kanıtlayıcı belge ile birlikte bankalarına bildirmesi ve iletişim bilgilerini güncellemeleri önemlidir.

Örnek: Banka müşteriye göndereceği yazışmalar için müşterinin Azerbaycan’da bulunan güncel yazışma adresini kullanmakta ve bu yazışmalar müşteriye tebliğ edilmektedir. Aynı müşteri cep bankacılığı için ise Bulgaristan uluslararası koduna sahip bir telefon numarası kullanmaktadır ve Türkiye’de bulunan bir telefon numarası bankanın kayıtlarında yoktur. Bu durumda bu kişi için hem Azerbaycan’a hem Bulgaristan’a bildirim yapılması söz konusu olabilir.

Soru 16: Finansal kuruluş gösterge bulduğu müşteriyi mutlaka bildirecek mi?

Cevap 16: Finansal kuruluşlar gösterge buldukları müşterileriyle iletişime geçerek onlardan gerçekte nerede yerleşik (mukim)olduklarını gösteren kişisel beyanlarını ve bu beyanı destekleyen bir belgeyi isteyebilir. Eğer ilgili kişi Türkiye’de yerleşik (mukim) olduğunu beyan ediyor ve mukimlik belgesi, yerleşim yeri belgesi vb. gibi bir kanıtlayıcı belge ile bu beyanı destekliyor ise hakkında bildirim yapılmasına gerek kalmaz. Böyle bir beyanda
bulunan kişinin gerçek halini yansıtacak şekilde beyan ve belge sunması sonradan karşılaşılabilecek olası yaptırımlardan sakınmasını sağlayacaktır.

Soru 17: Otomatik Bilgi Değişiminin Kapsamı nedir?

Cevap 17: Türkiye’deki finansal kuruluşlarda tutulan finansal hesap bilgileri bilgi değişimi kapsamına girmekte olup, taşınmaz ve araç gibi taşınır bilgileri otomatik bilgi değişimi kapsamında değildir. Kapsama girmesi durumunda, hem gerçek kişi (bireysel hesaplar) hem de kurumlara ait (kurum hesabı) bilgiler karşılıklı olarak paylaşılabilmektedir.

Kapsamdaki finansal hesaplar;
 Mevduat hesapları,
 Saklama hesapları,
 Borç ve ortaklık ilişkisi menfaati,
 Nakdi değer sigorta sözleşmeleri ve
 Düzenli ödeme sözleşmeleri (anüiteler) olmak üzere 5 kategoridedir.

Tüm hesap türlerinde hesabın yılsonu bakiyesi bildirime tabi olup, hesap bakiyelerinin kaynağına ilişkin (emekli aylığı, kira geliri gibi) bilgiler otomatik bilgi değişimi kapsamında değildir.

Bununla birlikte, mevduat hesaplarında ayrıca hesaba yıl içinde ödenen faiz de bildirilecektir. Saklama hesaplarında hesaba yıl içinde ödenen faiz, temettü ve diğer gelirler ile finansal varlığın satışından doğan gelirler bilgi değişimi kapsamındadır. Mevduat ve saklama hesapları dışındaki hesap türlerinde ise (örneğin anüiteler), hesap sahibine yapılan ödemeler bildirilir.

Örnek: Japonya’da yerleşik (Japonya mukimi) Bay (A)’nın, Türkiye’deki (B) bankasında vadesiz mevduat hesabı bulunmaktadır. Bay (A)’nın hesabına yıl içinde aşağıdaki tutarlar yatırılmış, Bay (A)bu yatırılan tutarlardan 10.000 TL’sini yıl içinde nakit olarak çekmiştir.
24.000 TL: SGK emekli aylığı
30.000 TL: Yıl içinde yatan kira bedelleri
(10.000) TL: Nakit çekilen tutar
Bay (A)’nın 31 Aralık tarihli hesap bakiyesi 44.000 TL olarak, takip eden yılın Eylül ayında Japonya’ya bildirilir. Emekli maaşı ve kira gibi gelirlerini işaret edecek bir ifade bildirimde yer almaz. Karşılıklılık (mütekabiliyet) esası çerçevesinde aynı mahiyetteki hesap bilgileri de Japonya’dan alınacaktır.

Soru 18: Hangi bilgiler paylaşılacaktır?

Cevap 18: Hesap sahibinin ve kurumlarda kontrol eden kişilerin (bazı ortaklar ya da bazen yöneticiler);
 adı-soyadı
 adresi,
 yerleşik (mukim) olduğu ülke
 yerleşik (mukim) olunan ülkedeki vergi kimlik numarası,
 hesabın yılsonu bakiyesi ve
 yıl içinde hesaba ödenen faiz, temettü, hesapta tutulan finansal varlıkların satışından doğan gelirler gibi ödemelerin brüt tutarı paylaşılacaktır.

Örnek: Bay (A)’nın Türkiye’de bulunan (B) Bankasında bir yatırım hesabı bulunmaktadır. Kendisinin İsveç’te yerleşik (mukim) olması halinde adı, soyadı ve adresinin yanı sıra İsveç tarafından verilen vergi kimlik numarası, 31 Aralık 2020 tarihinde 2.000 Euro hesap bakiyesi olduğu, hisse senedi satışından 200 TL gelir elde ettiği hususları 2021 yılının Eylül ayında İsveç’e bildirilir. Türkiye’de yerleşik bir kişinin benzer mahiyetteki bilgileri de İsveç’ten alınır.

Örnek: Yukarıdaki örnekte yer alan Bay (A)hem İsveç hem de Türkiye vatandaşı ise, Bay (A)’ya ait gönderilecek kişisel bilgiler yukarıda belirtilmiş olup Türkiye’deki TC kimlik numarası ya da kendisinin Türk vatandaşlığı bulunduğuna dair bir bilgi İsveç’e gönderilmez.

Soru 19: Yurtdışı yerleşiklerin (yurtdışı mukimlerin) Türkiye’de kurdukları veya ortağı
oldukları şirketler otomatik bilgi değişimi kapsamında mıdır?

Cevap 19: Çok detaylı açıklamaları ve özellikli durumları olmakla birlikte, genel kural olarak Türkiye’de kurulmuş bir şirketin üretim ya da mal alım-satımı gibi aktif bir ticari faaliyetle uğraşması halinde ortağı yurtdışında yerleşik (mukim) de olsa ortaklık payı kaç olursa olsun kurum hesabı otomatik bilgi değişimi kapsamına girmez. Fakat Türk vatandaşlarının yurtdışında kurdukları şirketler adına Türkiye’de açtıkları hesapların bildirimi söz konusu
olabilir.

Örnek: Türkiye’de kurulu TBC Limited Şirketi tekstil ürünleri imal etmektedir. Bu şirketin %51 hissesine sahip ortağı Bay (A) İsveç’te yerleşiktir. İsveç’e Bay (A)’nın ortağı olduğu şirketin Türkiye’deki finansal hesaplarına ilişkin bir bilgi gönderilmez.

Örnek: Norveç’te kurulu NBC şirketinin sahibi Bay (A) Norveç’te yerleşiktir. Bay (A) şirketi adına Türkiye’deki bir bankada hesap açmıştır. Bu hesabın bilgileri hesabın açılış tarihi ve bakiyesine bağlı olarak Norveç ile paylaşılabilir. Karşılıklılık (mütekabiliyet) esası çerçevesinde aynı mahiyetteki hesap bilgileri de Norveç’ten alınabilir.

Ayrıca, hesap sahibi şirketin gelirlerinin ağırlıklı olarak (%50’den fazla) faiz, kar payı gibi pasif gelirlerden oluşması ve yabancı ülke mukiminin şirket ortaklığındaki payının %25’den fazla olması durumunda bu şirketin hesap bilgileri otomatik bilgi değişimi kapsamına girebilir.

Bunun yanı sıra 1/7/2017 tarihinden önce açılmış bir kurum (şirket) hesabının 30/6/2017 tarihindeki bakiyesinin 250.000 ABD dolarının altında olması, müteakip yılların son günü itibarıyla da bu eşiğin aşılmaması ve finansal kuruluşun bu istisnadan yararlanmayı tercih etmesi halinde bu hesaba ilişkin herhangi bir durum tespiti yapılmaması mümkündür. Bu durumda hesap bilgileri otomatik bilgi değişiminin dışında kalır.

Örnek: Norveç mukimi Bay (A)’nın Türkiye’de bulunan şirketinin brüt gelirlerinin %49’u kira gelirlerinden, %51’i ise faiz gelirlerinden oluşmaktadır. Bay (A) bu şirketin tek ortağıdır.

Şirketin Türkiye’de bulunan (B) Bankasında 260.000 Euro tutarında mevduat hesabı bulunmaktadır. Bu hesap Norveç’e bildirilir. Karşılıklılık (mütekabiliyet) esası çerçevesinde aynı mahiyetteki hesap bilgileri de Norveç’ten alınır.

Soru 20: Hangi hesaplar finansal hesap sayılmaktadır?
Cevap 20: Finansal hesaplar;

 mevduat hesapları,
 saklama hesapları,
 ortaklık ve borç ilişkisi menfaati,
 nakdi değer sigorta sözleşmeleri ve
 anüite sözleşmelerinden oluşur.

Soru 21: Gayrimenkul bilgileri paylaşılacak mıdır?

Cevap 21: Gayrimenkuller (ev, bina, arsa vb.) ve araç gibi finansal nitelikte olmayan varlıklara ilişkin bilgilerin otomatik temelde değişimi söz konusu değildir.

Örnek: Japonya’da yerleşik (Japonya mukimi) Bay (A) Ankara’da kiraya verdiği evinden 50.000 TL kira geliri elde etmiş ve kira Türk finansal kuruluşunda bulunan vadesiz mevduat hesabına yatmıştır. Bay (A) yıl içinde hesabından hiç para çekmemiş olup yılın başındaki hesap bakiyesi ise sıfırdır. Bu durumda, Japonya’ya gönderilecek bildirimde hesabın yılsonu bakiyesi 50.000 TL olarak bildirilir fakat otomatik bilgi değişimi kapsamında, Bay (A)’nın Ankara’da evi olduğu, paranın kaynağının kira geliri olduğu ya da hesaba kira yattığına ilişkin
bir bilgi gönderilmez.

Soru 22: Bildirimler için bir limit bulunuyor mu?

Cevap 22: 01/07/2017 tarihinden önce açılmış kurumlara ait hesaplarda hesap bakiyesinin 250.000 ABD dolarını geçmemesi halinde finansal kuruluşun bu hesabı Başkanlığa bildirmesi zorunlu değildir. Bireysel hesaplar için ise böyle bir eşik değer söz konusu değildir.

01/07/2017 tarihinden sonra açılan hem bireysel hesaplar hem de kurum hesapları bakiyesi ne olursa olsun bildirim kapsamındadır.

Örnek: İsveç mukimi Bay (M)’nin Türkiye’de bulunan (B) bankasında 10 TL bakiyeli hesabı bulunmaktadır. Bu hesabın bilgileri İsveç’e bildirilir. Karşılıklılık (mütekabiliyet) esası çerçevesinde aynı mahiyetteki hesap bilgileri de İsveç’ten alınır.

Örnek: Danimarka’da kurulu (M) şirketi Türkiye’de bulunan (B) bankasında 30/05/2016 tarihinde hesap açmıştır. Hesabın 31/12/2020 tarihli bakiyesi 249.000 ABD dolarıdır. Belirlenen eşiği aşmadığı için bankanın bu hesabı 2021 yılında bildirmesi zorunlu değildir.

Soru 23: Bildirimler hangi para birimi ile yapılacak?

Cevap 23: Bildirimler hesabın tutulduğu para birimiyle (Türk Lirası, Avro, İngiliz Sterlini, ABD Doları vb.) yapılacaktır.

Örnek: Bulgaristan’da yerleşik Bay (A)’nın Türkiye’deki (B) bankasında bulunan hesaplarının
31 Aralık tarihli bakiyeleri aşağıdaki gibidir:
1. hesap: 10.000 Euro
2. hesap: 10.000 TL
3.hesap: 10.000 ABD Doları
Hesap bakiyeleri herhangi bir kura dönüştürülmeden 3 ayrı hesap bakiyesi olduğu gibi bildirilir.

Soru 24: Hesap hareketleri bildirim kapsamında mı? Bir hesabın hangi gün itibarıyla
bakiyesi bildirilecek?

Cevap 24: Anlaşma kapsamındaki finansal hesapların 31 Aralık tarihindeki hesap bakiyesi ya da değeri ile bu hesaba yıl içinde ödenen gelir (faiz, kar payı, temettü, finansal varlıkların satışından elde edilen gelirler vb. gibi) bildirim kapsamındadır. Ancak, örneğin bir mevduat hesabına yıl içinde yatırılan gayrimenkul kira ödemesi, borç ödemesi gibi hesap hareketleri otomatik bilgi değişimi kapsamında değildir.

Örnek: İsveç’te yerleşik Bay (A)’nın Türkiye’deki (B) bankasında bir vadeli mevduat hesabı bulunmaktadır. Bay (A)’nın Antalya’daki evine ait kira bedeli her ay bu hesaba yatmaktadır.

Bu hesaba ilişkin31 Aralık tarihi itibari ile olan hesap bakiyesi ve hesaba ödenen faiz bir sonraki yıl en geç Eylül sonu itibari ile otomatik bilgi paylaşımı çerçevesinde bildirilirken; otomatik bilgi değişimi kapsamında, paranın kaynağının kira geliri olduğu ya da hesaba kira yattığına ilişkin bir bilgi gönderilmez. Karşılıklılık (mütekabiliyet) esası çerçevesinde aynı mahiyetteki hesap bilgileri de İsveç’ten alınacaktır.

Soru 25: Pasif (hareketsiz) hesaplar da kapsamda mı?

Cevap 25: Hesap sahibi tarafından; son 3 yıldır para yatırma- çekme vb. bir hesap hareketi gerçekleştirilmeyen ve son 6 yıldır hakkında finansal kuruluş ile iletişime geçilmeyen hesaplar, bakiyesi 1.000 ABD Dolarını aşmamak kaydıyla otomatik bilgi değişimi yönünden hareketsiz hesap olarak değerlendirilir ve bildirim yapılmaz (düzenli ödeme sözleşmelerianüite hariç).

Hesap sahibi, hesabın bulunduğu finansal kuruluşta bulunan başka bir hesabına ilişkin işlem yaparsa, önceki paragrafta belirtilen hesap da bildirime tabidir.

Örnek: Japonya’da yerleşik (Japonya mukimi) Bay (A), Türkiye’de bulunan (B) bankasındaki hesabına ilişkin son 6 yıldır herhangi bir işlem yapmamış olup, hesabını kapatmamıştır. Bu durumda hesap pasif (hareketsiz) olarak nitelendirilse de bakiyesi 1.000 ABD Dolarını aşıyorsa bildirilecektir.

Soru 26: Kapatılan hesaplar da bildirilir mi?

Cevap 26: Hesabın yıl içinde kapatılmış olması halinde kapatılmış olduğu bilgisi hesabın kapatılmasını takip eden yıl bildirilecektir. Örneğin; 2019 yılında kapatılan bir hesap, 2019 yılına ilişkin 2020 yılında yapılacak değişimde yer alacaktır. (2018 yılında veya öncesinde kapatılmış bir hesap 2020 yılında yapılacak değişimde yer almaz).

Hesabın yalnızca kapatıldığı yıl ile ilgili bildirim yapılacaktır. Kapatılmış hesaplara ilişkin hesap bakiyesi veya değeri sıfır “0” olarak bildirilecektir. Bununla birlikte hesap kapatılmış bile olsa kapanma tarihine kadar hesaba işleyen faiz gibi bilgiler bildirime tabidir.

Örnek: Japonya’da yerleşik (Japonya mukimi) Bay (A)’nın Türkiye’de bulunan (B) bankasındaki hesabına 20.000 TL kira geliri yatmış olup, Bay (A) kira gelirini vadeli hesapta tutarak 2.000 TL faiz geliri elde etmiştir. Bay (A) hesabını 14 Nisan 2020 tarihinde kapatmıştır. Hesaba ilişkin 2021 yılında Japonya’ya gönderilecek bilgilerde hesap bakiyesinin “0″ olduğu ve 2.000 TL faiz geliri elde edildiği bildirilecektir.

Soru 27: Ortak hesapların bildirimi nasıl yapılır?

Cevap 27: Müşterek olarak tutulan hesaplarda ortakların her biri hesap sahibi gibi değerlendirilir ve hesap bakiyesinin tümü bildirilir. Bildirimde hesabın bakiyesinin ortak sayısına bölünmesi söz konusu değildir.

Örnek: Japonya’da yerleşik (Japonya mukimi) Bay (A), Türkiye’de bulunan (C) bankasında 100.000 Euro tutarında mevduat hesabına eşi Japonya mukimi Bayan (B) ile ortak olarak sahiptir. Japonya’ya yapılacak bildirimde Bay (A)’nın hesap bakiyesi 100.000 Euro olarak bildirilirken, Bayan (B)’nin de hesap bakiyesi 100.000 EUR olarak yer alacaktır.

Bildirimde hesabın bakiyesinin ikiye bölünmesi söz konusu değildir. Eşlerden birinin yurtdışında mukim olması o ülkeye bildirim yapılması için yeterlidir. Eşlerden biri Türkiye’de mukim olsa bile hesap bakiyesinin tamamı Japonya’ya bildirilir. Karşılıklılık (mütekabiliyet) esası çerçevesinde aynı mahiyetteki hesap bilgilerinin de Japonya’dan alınacağı tabiidir.

Soru 28: Bu bilgilerin paylaşımı çifte vergilendirmeye yol açar mı?

Cevap 28: Otomatik bilgi değişimine bağlı olarak çifte vergilendirme yapılmayacaktır. Elde edilen gelir, ya sadece gelirin elde edildiği ülkede (örneğin Türkiye’de) vergilendirilecek, ya da gelirin elde edildiği ülkede (örneğin Türkiye’de) ödenen vergi, mukim olunan diğer ülkede ödenecek vergiden mahsup edilebilecek, yani Türkiye’de ödenen vergi ilgili ülkede ödenecek tutardan düşülebilecektir.

Türkiye’de elde edilen gelirlerin bazıları diğer ülkelerde de vergilendirmeye tabidir. Örneğin; Türkiye ile (A) ülkesi arasındaki “Çifte Vergilendirmeyi Önleme Anlaşması” kapsamında Türkiye’de temettü gelirlerinden %10 oranında vergi kesintisi yapılıyor ve asıl mukim olunan (A) ülkesinde bu gelirlerden %15 oranında vergi alınıyor ise, aradaki farkın (A) ülkesine ödenmesi söz konusudur.

Örnek: Japonya’da yerleşik (Japonya mukimi) Bay (A), Türkiye’deki vadeli banka hesabından yıl içinde 10.000 TL faiz geliri elde etmiş olup hesabın 31 Aralık’taki yılsonu bakiyesi 100.000 TL’dir. Banka tarafından faiz geliri üzerinden %10 oranında 1.000 TL gelir vergisi kesintisi yapılmıştır.

Bilgi değişimi kapsamında Japonya’ya hesabın yılsonu bakiyesinin 100.000 TL olduğu ve dönem içinde 10.000 TL faiz geliri elde edildiği bildirilecektir. Karşılıklılık (mütekabiliyet) esası çerçevesinde aynı mahiyetteki hesap bilgileri de Japonya’dan alınacaktır.

Japonya mevzuatına göre Bay (A)’nın Türkiye’de elde ettiği faiz gelirini Japon Vergi İdaresine beyan etmesi gerekiyorsa, Türkiye’de kesinti yoluyla ödenen 1.000 TL Gelir Vergisi Japonya’da ödenecek vergiden mahsup edilebilecektir.

Yürürlükteki ÇVÖA(Çifte Vergilendirmeyi Önleme Anlaşmaları) hükümleri yıllardır bu şekilde uygulanmakta olup otomatik bilgi değişimi sonrasında da söz konusu Anlaşmaların vergilendirmeye ilişkin hükümlerinin eskiden olduğu gibi uygulanmasına devam edilecektir.

Türkiye’nin çifte vergilendirmeyi önleme anlaşmalarının Türkçe metinlerine ve bazı anlaşmaların uygulanmasına ilişkin rehberlere aşağıda belirtilen linkten ulaşılabilir: http://www.gib.gov.tr/uluslararasi_mevzuat

Soru 29: Değişilecek bilgiler hangi amaçla kullanılabilecektir?

Cevap 29: Değişilecek bilgiler vergi amaçları için kullanılabilecektir.

Soru 30: Değişilecek bilgiler hangi kurumlarla paylaşılacaktır?

Cevap 30: Otomatik bilgi değişimi OECD tarafından oluşturulan aktarım mekanizması üzerinden karşılıklılık esasına dayalı olarak vergi idareleri arasında gerçekleşecektir. Sadece yerleşik (mukim) olunan ülkeyle sınırlı bir paylaşım yapılacaktır.

Soru 31: Türk vatandaşlarının bu alanda alabilecekleri önlemler nelerdir?

Cevap 31: Türk vatandaşları bulundukları ülkelerdeki vergi kanunlarına uyum sağlamaları halinde otomatik bilgi değişimi uygulamasından olumsuz etkilenmeyecektir.

Soru 32: Gönderilen bilgilerin gizliliği nasıl sağlanacaktır?

Cevap 32: Bilgi gönderilecek ülkeler OECD’nin veri güvenliği ve gizlilik denetiminden geçmiş ülkelerdir. Bu denetim sonucunda uygun görülmeyen ülkelere bilgi gönderilmeyecektir.

Soru 33: Hesap sahiplerinin avukatlar ya da diğer hizmet sağlayıcılara vekalet vererek
otomatik bilgi değişimi dışında kalması mümkün müdür?

Cevap 33: Yukarıda ifade edilen paylaşım kriterlerini taşıyan hesaplara ait bilgilerin, başvuru, dilekçe, itiraz ve dava gibi yöntemlerle otomatik değişim dışında bırakılması mümkün değildir. Vatandaşlarımız finansal hesap bilgilerinin bildirim dışında tutulacağı vaadiyle kendilerinden ücret, T.C. kimlik numaraları, e-devlet şifreleri gibi bilgileri talep eden kişi ve şirketlere karşı dikkatli davranmalı ve bu bilgilerin dolandırıcılık amacıyla kullanılabileceğini göz önünde bulundurmalıdır.

Bu konuda yurtdışında veya Türkiye’de ücret karşılığı hizmet vermek üzere hiçbir avukat, danışman veya şirket yetkilendirilmemiştir. Vatandaşlarımızın, avukatlara ya da danışmanlık firmalarına verilerinin yurtdışına aktarılmasına rıza gösterilmediği yönünde vekaletname
vererek otomatik bilgi değişimini önlemeleri mümkün değildir.

Örnek: Bay (A) İsveç’te yaşamaktadır. Bir televizyon programında danışman olduğunu ve otomatik bilgi paylaşımı kapsamında verileri gizleyebileceğini iddia eden Bay (E)’ye vekalet ücreti olarak 1000 Euro ödemiştir. Bay (E), idari makamlara Bay (A)’nın verilerinin gizlenmesi için başvursa da Bay (A)’nın verileri Anlaşma kapsamına giriyorsa bilgileri paylaşılır.

Soru 34: Otomatik bilgi değişimi ile Kişisel Verileri Koruma Kanunu ihlal ediliyor mu?
Cevap 34: Otomatik bilgi değişimi, karşılıklı olarak (mütekabiliyet esasında) uluslararası anlaşma kapsamında yürütüldüğünden, Kişisel Verileri Koruma Kanununa aykırılık teşkil etmemektedir. 6698 sayılı Kişisel Verilerin Korunması Kanunu kapsamında verilerin yurtdışına aktarılmasına rıza gösterilmediği yönünde dilekçe vererek otomatik bilgi değişimini önlemek mümkün değildir.

Yurtdışında yaşayan vatandaşlarımızın ilgili Kanuna atıfla Kişisel Verileri Koruma Kurumuna ya da Türkiye’deki diğer kamu kurumlarına verdiği dilekçelere verilen cevaplarda; Finansal Hesap Bilgilerinin Otomatik Değişimine İlişkin Çok Taraflı Yetkili Makam Anlaşmasının imzalandığı, anlaşmanın sadece finansal hesapları kapsadığı ve yapılan işlemlerin mevzuata uygun olduğu hususları belirtilmektedir.

Soru 35: Finansal bilgilerin otomatik değişimine ilişkin nereden bilgi edinilebilir?

Cevap 35: Vatandaş odaklı katılımcı ve şeffaf hizmet anlayışı çerçevesinde vatandaşlarımız obd@gelirler.gov.tr e-posta adresine soru ve önerilerini iletebilirler.

Ayrıca Gelir İdaresi Başkanlığına yazı ile başvurarak ya da Cumhurbaşkanlığı İletişim Merkezi (CİMER) aracılığı ile bilgi edinmek mümkündür.

AA

Bir cevap yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir

*

Next Post

Şanlıurfa'da kelaynakların korunması için başlatılan proje başarılı oldu

Sal Eki 13 , 2020
- Kelaynakların elektrik akımına kapılarak telef olmasının önlenmesi için başlatılan proje ile kuşların popülasyonunda artış kaydedildi

Aktüel Haberler

Instagram did not return a 200.

Bize Sponsor olun!..

NEDEN BANNER REKLAMI? EUTURKHABER'e reklam vererek firma tanıtımınızı fotograf, video olarak yapma imkanına sahip olabilirsiniz. Banner reklamı vermeyi cezbeden bir özellik de düşük maliyette olması ve geniş kitleye ulaşılabilmesi. İnternet gazeteciği artık revaçta. Ücretsiz olarak günlük haber takibi imkanı elde eden internet takipçilerinin IAB İnternet ölçümleme araştırmasına göre 12 yaş üzeri kullanıcı sayısı 25 milyonu aşmış durumda., bu her ülke için ortalama böyledir. Bu yaş oranlarının 80'lik bölümünün 35/40 yaşın altında olması da tüketici potansiyeli en yüksek kesim olarak ortaya çıkıyor. EUTURKHABER'E REKLAM VERMEK NEDEN ÖNEMLİ: Dar kesime hitab eden ve anlık reklamlar hemen unutulur. Avrupa Türkleri Haber Portalı'mız, EUTURKHABER İnternet gazetemizde çıkan reklamlar ise; Reklam yayımlandığı sürece 7 GÜN 24 SAAT Okurlarının gözü önünde kalır. Banner reklamları, ek olarak Facebook, Twitter vb. platformlarda da geniş kitleye yönlendirilen haberler sayesinde açılan her sayfada görüntülenir. Bu nedenle MARKANIZ ve İŞYERİNİZ EUTURKHABER'de GERÇEK DEĞERİNİ BULUR!.. EUTURKHABER'e verdiğiniz banner reklamı ile arama motorları hedefleme yapar ve doğrudan firmanıza yönlendirerek potansiyel müşterilerinizle buluşmanızı sağlar. Firmanızın kampanyalarını ve reklamlarınızı sürekli takip ederek, herhangi bir trend değişikliğinde düzenlemeler yapılabilir ve istediğiniz zaman ilana son verebilirsiniz. Karar vermek için acele edin; Bir an önce Avrupa Türkleri Haber Portalı EUTURKHABER'e Banner reklamı vererek tanıtımınızı ve kazancınızı artırın.
BANNER REKLAMI İÇİN; (as@euturkhaber.com) mail adresimizden bizimle irtibata geçebilirsiniz.

Editörden

İSTANBUL'UN FETH-İ

Bugün bazı rakam ve olaylarla açıkladığımız fetih hadisesi, ecdadın yaşadığı zorluklara rağmen İslam‘ı yaymak için gösterdiği azmin eseridir. Hadiseyi okurken bunun bir şehrin zaptedilmesi olarak değil, Peygamber Efendimiz‘in övgüsüne mazhar olmak isteyen ecdadın cihad şuurunun sonucu olduğunu idrak etmeliyiz. Bu sayfadaki rakamlara takılı kalmadan ecdada ve bıraktığı mirasa ne kadar sahip çıkabildiğimizi de düşünelim. Fethi ve fatihleri anlamak ümidiyle: Ya Rabb! Hazret-i Peygamber (sallâllahü aleyhi ve sellem)in müjdesine nail olmuş o büyük cihangir Fatih Sultan Mehmed Han‘ın ruhundaki ulvi hasletlerden, özellikle din gayretinden ve fetih şuurundan şu son asırlarda sahipsiz kalan nesline de bir nasib ihsan ve ikram eyleyip onlar eliyle İslam‘ı ve müslümanları yeniden aziz eyle!... AMİN! O, ne güzel kumandan O, ne güzel ordu 6 Nisan 1453: Birlikler Haliç‘ten Marmara kıyılarına kadar yayıldılar ve kara surlarına 700-800 metre yaklaştılar. Türk ordusunun komutanı Sultan II. Mehmed, 15 bin kişilik yeniçeri birliği ile merkezde, Topkapı ile Edirnekapı arasında bulunuyordu. Sağ kanada Anadolu Beylerbeyi İshak Paşa ile Vezir Mahmut Paşa kumanda ediyordu. Bunlar 50 bin kişilik Anadolu askeri ile Yedikule‘den Topkapı‘ya kadar uzanan bölgeyi tutmuşlardı. Sol kanada Rumeli Beylerbeyi Karaca Paşa kumanda ediyordu. 50 bin kişilik Rumeli askeriyle Edirnekapı‘dan Tekfur Sarayı‘na kadar olan yeri tutmuştu. Zağanos Paşa bugün Beyoğlu denilen ve o zamanlar boş bulunan tepeleri tutuyor, böylece Galata‘daki Cenevizlilerin kalelerinden çıkmalarını ve Bizans‘ı desteklemelerini önlüyordu. 6-7 Nisan 1453: İlk top atışları başladı. Edirnekapı yakınındaki surların bir kısmı yıkıldı. 9 Nisan 1453: Baltaoğlu Süleyman Bey Haliç‘e girmek için ilk saldırıyı yaptı. 9-10 Nisan 1453: Boğazdaki surların bir bölümü ele geçti. Baltaoğlu Süleyman Bey Prens adalarını ele geçirdi. 11 Nisan 1453: Büyük surlar dövülmeye başlandı. Surlarda tahribat önemli boyutlara ulaştı. 12 Nisan 1453: Donanma Haliç‘i koruyan gemilere saldırdı fakat Hristiyan gemilerinin üstün gelmesi Osmanlı ordusunda moral bozukluğuna yolaçtı. Fatih Sultan Mehmed‘in emri üzerine havan topları ile Haliç‘deki gemiler dövülmeye başlandı ve bir kadırga batırıldı. 18 Nisan 1453, Gece : Padişah, ilk büyük saldırı emrini verdi. Dört saat süren saldırı püskürtüldü. 20 Nisan 1453: Yardıma gelen erzak ve silah yüklü, üçü Papalığın, biri Bizans‘ın dört savaş gemisiyle Osmanlı donanması arasında Yenikapı açıklarında bir deniz savaşı meydana geldi. Padişah bizzat kıyıya gelerek Baltaoğlu Süleyman Paşa‘ya gemileri her ne pahasına olursa olsun batırmasını emretti. Fakat düşman gemileri engellenemedi. Bu durumdan istifade etmek isteyen İmparator bir barış önerisinde bulundu. 22 Nisan 1453: Sabahın erken saatlerinde Hristiyanlar, Fatih Sultan Mehmed‘in inanılmaz azminin Haliç sırtlarında, karadaki gemileri hayret ve korkuyla gördüler. Öküzlerle çekilen 70 kadar gemi yüzlerce gemi tarafından halatlarla dengeleniyor ve kızaklar üzerinde ilerliyordu. Öğleden sonra gemiler artık Haliç‘e inmişlerdi. Türk donanmasının umulmadık biçimde Haliç‘de görünmesi Bizans üzerinde büyük bir olumsuz tesir yaptı. Bu arada Bizans kuvvetlerinin bir kısmı Haliç surlarını savunmaya başladığı için, kara surlarının savunması zayıfladı. 28 Nisan 1453: Bizanslılar‘ın Haliç‘deki gemi yakma girişimi yoğun top ateşiyle engellendi. Ayvansaray ile Sütlüce arasına köprü kuruldu ve buradan Haliç surları da ateş altına alındı. Deniz boyu surlarında tamamı kuşatıldı. Bizans İmparatoruna Ceneviz‘liler aracılığıyla koşulsuz teslim önerisi iletildi. İmparator bu teklifi kabul etmedi . 7 Mayıs 1453: 30.000 kişilik bir kuvvetle Bayrampaşa deresi üzerindeki surlara yapılan 3 saatlik saldırı sonuca ulaşamadı. 12 Mayıs 1453: Tekfursarayı ile Edirnekapı arasında surlara yapılan büyük saldırı püskürtüldü. 16 Mayıs 1453: Eğrikapı önüne kazılan lağımla Bizans‘ın açtığı karşı lağım birleşti ve yeraltında şiddetli bir çarpışma oldu. Aynı gün Haliç‘deki zincire yapılan saldırı da başarılı olamadı. Ertesi gün tekrar saldırıldı, yine sonuca ulaşılamadı. 18 Mayıs 1453: Hareketli ağaçtan bir kule ile Topkapı yönünden saldırıya geçildi. Şiddetli çarpışmalar akşama kadar sürdü. Bizanslılar gece kuleyi yaktılar, doldurulan hendekleri boşalttılar. 25 Mayıs 1453: Fatih Sultan Mehmed Han, İmparator‘a İsfendiyar Beyoğlu İsmail Bey‘i elçi göndererek son kez teslim olma teklifinde bulundu. Bu teklife göre imparator bütün malları ve hazinesiyle istediği yere gidebilecek, halktan isteyenler de mallarını alıp gidebilecekler, kalanlar mal ve mülklerini koruyabileceklerdi. Bu teklif de reddedildi. 26 Mayıs 1453: Kuşatmanın kaldırılması, aksi durumda Macaristan‘da Bizans lehine harekete geçmek zorunda kalacağı, ayrıca Batı devletlerinin gönderdiği büyük bir donanmanın yaklaşmakta olduğu gibi söylentilerin artması üzerine Fatih Sultan Mehmed Savaş Meclisini topladı. Bu toplantıda, baştan beri kuşatmaya karşı olan Çandarlı Halil Paşa ve taraftarları kuşatmanın kaldırılmasını savundular. Padişah ile birlikte lalası Zağanos Paşa, Hocası Akşemseddin, Molla Gürani ve Molla Hüsrev gibi zatlar buna şiddetle karşı çıktı. Saldırıya devam etme kararı alındı. 27 Mayıs 1453: Ertesi gün yapılacak genel saldırı orduya duyuruldu. 28 Mayıs 1453: Ordu zamanını ertesi gün yapılacak saldırıya hazırlanmak ve dinlenmekle geçirildi. Tam bir sessizlik hakimdi. Fatih safları dolaşarak askeri yüreklendirdi. Bizanslılar ise bir dini ayin düzenlendi, Bizans imparatoru herkesi Ayasofya‘da toplayarak savunmaya davet etti. Bu tören Bizansın son töreni oldu. 29 Mayıs 1453: Birlikler hücum için savaş düzenine girdiler. Fatih Sultan Mehmed sabaha karşı savaş emrini verdi. Konstantinopolis cephesinde askerler savaş düzenini alırken halk kiliselere doluştu. Osmanlı ordusu karadan ve denizden tekbirlerle ve davul sesleri ile son büyük saldırıya geçtiler. İlk saldırıyı hafif piyade kuvvetleri yaptı, ardından Anadolu askerleri saldırıya geçti. Surdaki gedikten içeriye giren 300 kadar Anadolu askeri şehit olunca, ardından Yeniçeriler saldırıya geçti. Yanlarına kadar gelen Fatih Sultan Mehmed‘in yüreklendirmesiyle gögüs göğüse çarpışmalar başladı. Surlara ilk Türk Bayrağını diken Ulubatlı Hasan bu arada şehit oldu. Her yandan kente giren Türkler, Bizans savunmasını tümüyle kırdı. Beyaz bir at üzerinde ve muhteşem bir alayla Topkapı‘dan şehre giren Fatih Sultan Mehmed, doğruca Ayasofya‘ya gitti. Mabedi temizletti, duvarlardaki tasvirleri kapattı ve ilk Cuma namazını orada gazileriyle birlikte kıldı. Daha sonra Ayasofya‘ nın kıyamete kadar cami kalmasını yazılı vasiyyet ve vakf eyledi. Kuşatma hazırlıkları Sultan II. Mehmed‘e "Fatih" ünvanı verilmesine sebep olan İstanbul‘un fethi, dünya için yeni bir dönemin başlamasına sebep olmuştur. "Dünyada tek bir din, tek bir devlet, tek bir padişah ve İstanbul da cihanın payi tahtı olmalıdır. " diyen Sultan II. Mehmed‘in o güne kadar görülmemiş savaş taktiklerini uyguladığı kuşatmanın hazırlıkları zamanın başkenti Edirne‘de başlamıştır. İstanbul‘un aşılamaz denilen surlarını yerlebir etmeye yarayacak büyük toplar "Şahi" döktürülmüştür. Topların yanısıra Bizans‘a denizden gelebilecek yardımları engelleyebilmek amacıyla büyük bir donanma oluşturulmuş, Yıldırım Bayezid tarafından inşa ettirilen Anadolu Hisarı‘nın karşısına Rumeli Hisarı (Boğazkesen Hisarı) yaptırılmıştır. Kuşatma için hazırlanan asker sayısı ise 20.000‘i yeniçeri olmak üzere toplam 100.000 kişidir. Bütün bunların yanısıra Balkanlar‘dan gelebilecek herhangi bir Hıristiyan yardımı için de bazı bölgelere ordular gönderilmiştir. Böyle yardım toplamaya kalkışabileceklere de gözdağı vermiştir. Yapılan hazırlıkların farkında olan Bizans İmparatoru Konstantin, Avrupa devletlerine yardım çağrısında bulunmuştur. Hıristiyanlar‘ın Katolik Kilisesi ve Ortodoks Kilisesi olarak bölündükleri 1054‘ten o güne kadar birbirlerine hasım olmaları sebebiyle bu yardımlar gelmemiştir. Bazı İtalyan şehir devletleri askerlerini Bizans‘a yardıma göndermişlerdir. Gelen yardımlarla birlikte Bizans ordusu, 2.000‘i paralı olmak üzere 9.000 askerden oluşuyordu. Şehri savunan duvarlar, 22,5 km.yi bulan uzunluklarıyla dönemin en güçlü surları olarak biliniyordu. Ayrıca Bizans İmparatoru, surların önüne geniş hendekler açtırmış, Haliç‘in güvenliğini sağlamak amacıyla da girişine zincir çektirmişti. Rumlar‘ın malına canına ve namusuna dokunulmadı Fatih Sultan Mehmed han, çağına askerlik dersi verirken, insanlık dersini de unutmamıştı. Osmanlı taarruzuna elli gün boyunca dayanan ve yüzlerce Müslüman‘ın kanının akmasına sebep olan Bizanslılara, fetihten hemen sonra herkesin emniyette olduğunu açıklamıştı. Özellikle o çağda ele geçirilen bir şehrin eski yönetimiyle ilgili hiçbir eseri ayakta bırakılmazdı. Fatih‘in askerleri ise yıkılan kiliselere varana kadar herşeyin yeniden imarı için çalışmışlar, hatta Rumları 6 akçe karşılığında çalıştırarak, onların da ekmek parası kazanmalarını sağlamışlardı. Bütün bunların bir açıklaması vardı: Muzaffer komutan ve askerleri "Le tüftahanne‘l-Konstantiyye. Ve le ni‘me‘l-emiru emiruna ve le ni‘me‘l-ceyşu zaIike‘l-ceyş." müjdesinin sırrına nail olmuş komutan ve askerlerdi. Kimsenin malına, canına ve namusuna dokunulmadı. Fetih öncesi son konuşma Sultan Mehmed Han, son akşam bütün yöneticilerini toplayarak şu konuşmayı yaptı: "Bu şehir, eski Roma‘nın başkenti olup, güzellik, zenginlik ve şerefin doruğuna ulaşmış ve adeta dünyanın merkezi olmuş bir şehirdir. Orada siz de servet ve saadet bulacaksınız. Fakat en büyük menfaat, dünyanın en ünlü beldesini zapt etmek, fethetmek olacaktır. Böyle bir zaferden daha ulvî bir şeref ve saadet var mıdır? Bu beldenin görünüşteki azametine, kudretine aldanarak zapt edilmesinin güç olduğunu sanmayınız. Sizin hücumunuza mukavemet edemeyecektir. Şu dolmuş hendeklere, şu delik deşik olmuş surlara bakın. Tunç topların açtığı şu üç delikten, yalnız hafif piyadelerimiz değil, en ağır süvarilerimiz bile geçebilecektir. Şimdi önümüze serilen yol, bir koşu meydanı gibi dümdüzdür. Parlak bir savaş için birbirinizi teşvik ediniz. Hatırlayınız ki parlak bir savaş için üç ana şart vardır: İyi niyet, kötü hareketlerden çekinme ve tam itaat, yani sükûnetle ve disiplin içinde verilen emirlerin tamamen yerine getirilmesi. Şimdi, yüce bir azmin verdiği coşkunluk ile savaşa koşunuz ve malik olduğunuz liyakati gösteriniz. Bana gelince, sizin başınızda dövüşeceğime yemin ederim. Herkesin ne suretle hareket edeceğini bizzat takip edeceğim. Şimdi herkes kendi mevkiine dönsün. Yiyip içiniz ve birkaç saat istirahat ediniz. Emrinizdekiler de aynı şekilde hareket etsinler. Her tarafta mutlak bir sessizliğin sağlanmasını emrediniz. Sonra, tan vaktinde, kalkar kalkmaz taburlarınızı tam bir düzen içinde hazırlayınız. Hiç bir şey ile ve hiç kimsenin tesiriyle ağırbaşlılığınızı, temkininizi bozmayınız. Sakin ve rahat olunuz. Fakat savaş borusunun çalındığını işitince ve sancakların rüzgârla dalgalandığını görünce, silah elde, derhal ileriye atılınız!" "Dünyada tek bir din, tek bir devlet, tek bir padişah ve İstanbul da cihanın payi tahtı olmalıdır" Fatih Sultan Mehmed, İstanbul‘un feth edilmesiyle birlikte, Osmanlı Devleti‘ ni bir Cihan İmparatorluğu haline getirme ve İslamiyet‘ i bütün dünyaya yayma mücadelesine girişti. O; "Dünyada tek bir din, tek bir devlet, tek bir padişah ve İstanbul da cihanın payi tahtı olmalıdır. " diyordu. Nitekim bu gaye ile Fatih kısa zamanda Anadolu‘ da İsfendiyar, Trabzon, Karaman ve Akkoyunlu memleketlerini ilhak etti. Dulkadir Beyliği ile Kırım Hanlığını tabiiyeti altına aldı. Yunanistan, Arnavutluk, Bosna-Hersek, Sırbistan (Belgrad hariç), Eflak Boğdan ve sair ülkeleri fethetti. Bir çok krallık, imparatorluk, hanlık ve beylik ortadan kaldırıldı ve Osmanlı toprakları Tuna‘dan Fırat‘a kadar yayıldı. Anadolu‘ da milli birlik tesis edildi. Sultan Mehmed Han‘ın ömrü muazzam ideallerin gerçekleştirilmesi yolunda büyük gayretlerle geçmiştir. O, bizzat katıldığı 25 harbin yanında her türlü imar faaliyetlerinden ve ilmi gayretlerden de geri kalmamış, bu sahalarda da daima zirveyi yakalamıştır. Özellikle İstanbul‘un imarına önem veren Mehmed Han, saray, camiler, medreseler, imaretler, su kemerleri, çarşılar, vakıflar ile hamamlardan başka, şehrin çeşitli yerlerinde dört bin dükkan yaptırarak vakfetmiştir. Büyük camilerin yanındaki medreseler haricinde 24 medrese, 12 han, 40 çeşme ve Halkalı su tesisleri ile iki gemi tersanesi ve kışla, Fatih devri eserlerindendir. Fatih Sultan Mehmed Han, bunlara ilaveten Bursa‘da 37, Edirne‘de 28, diğer şehirlerde de 60 cami inşa ettirmiştir. "Karayı denize tahvil etti ve gemileri dalgalar yerine dağların tepelerinden geçirdi" Fetihle ilgili Bizanslı tarihçi Dukas(1400-1470) kitabında şu sözleri sarfediyor: "Böyle bir harikayı kim gördü ve kim duydu? Keyahsar [Keyhüsrev] denizde köprü inşa ederek, karada yürür gibi, bu köprü üstünden karşıya asker geçirdi. Bu yeni Makedonyalı İskender ve bana kalırsa neslinin en büyük padişahı olan II. Mehmed, karayı denize tahvil etti ve gemileri dalgalar yerine dağların tepelerinden geçirdi. Binaenaleyh bu adam, Keyahsar‘ı da geçti. Zira Keyahsar, Çanakkale Boğazı‘nı geçti ve Atinalılar‘a mağlub olarak muhakkar [hakarete uğramış] bir halde geri döndü. Mehmed ise, karayı denizde olduğu gibi geçti ve Bizanslıları mahvetti ve hakiki altın gibi parlayan İstanbul‘u, yani dünyayı tezyin eden şehirlerin kraliçesini fetheyledi." Kaynak: Milli Gazete

Quick Jump